Uluslararası ödüllü fotoğrafçı Dilek Yurdakul: Fotoğraf görünmeyeni görünür kılmalı

Avukatlıktan uluslararası ödüllere uzanan yolculuğunu anlatan fotoğrafçı Dilek Yurdakul, iyi fotoğrafın yalnızca estetik değil, toplumsal bir anlam da taşıması gerektiğini söyledi

Hukuk bürosundan çıkıp dünyanın dört bir yanındaki görünmez hikâyeleri kadrajına alan bir fotoğrafçı.

2017'de National Geographic Seyahat Fotoğrafçısı Yarışması'nda dünya birinciliği kazanan ilk Türk kadın fotoğrafçı olan Dilek Yurdakul, bugün 200'den fazla uluslararası ödülün sahibi.

Sony World Photography Awards, Siena International Photography Awards ve International Photography Awards (IPA), HIPA, XPOSURE gibi dünyanın saygın yarışmalarında ödüller kazanan Yurdakul, fotoğrafı yalnızca bir sanat değil, toplumsal sorunları görünür kılan bir anlatım aracı olarak görüyor. 
 

 

"Fotoğraf benim için bir tutku"

Kendisi için sıkça kullanılan "profesyonel fotoğrafçı" tanımına mesafeli yaklaşan Yurdakul, fotoğrafın hiçbir zaman temel gelir kaynağı olmadığını belirtti.

Fotoğraf çalışmalarını yıllar boyunca avukatlıktan elde ettiği gelirle finanse ettiğini anlatan Yurdakul, şunları söyledi:

Avukatlıktan kazandığımı fotoğrafa ayırarak fotoğraflarımı çektim. Fotoğraftan düzenli bir gelir elde etmedim. Bu benim tamamen tutkumdu.


Yaklaşık 15 yıllık fotoğraf geçmişine dönüp baktığında başarısının temelinde sürekli öğrenme isteğinin bulunduğunu söyleyen Yurdakul, insanların çoğu zaman anlamadıkları şeyleri değersizleştirerek öğrenme fırsatını kaçırdığını düşünüyor. 

Yurdakul, bu konuda şunları söyledi:

Öğrenmenin önündeki en büyük engel anlayamadıklarımıza kötü demek. Neden bazı işler başarılı bulunuyor, neden bazı fotoğraflar insanlarda karşılık buluyor anlamaya çalıştım. Bahanelere sığınmadım. Her zaman sınırlarımı zorlamaya çalıştım.


"National Geographic'ten sonra kendime yeni hedefler koydum"

Yurdakul'un kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri 2017 yılında National Geographic Seyahat Fotoğraf Yarışması'nda elde ettiği dünya birinciliği oldu.

Ancak ödüllü fotoğrafçıya göre önemli olan bir başarıya ulaşmak değil, onun üzerine yenilerini ekleyebilmek.

Başarısının ardından kendisini sürekli geliştirmeye çalıştığını belirten Yurdakul, şöyle konuştu:

National Geographic'teki başarının ardından kendime hep şunu söyledim; bunun üzerine bir şey koymam lazım. Bir başarının üzerine yatıp kariyerimi onun üzerine kurmadım. Her yıl ses getirecek yeni bir iş yapmaya çalıştım.


National Geographic'teki başarının ardından uluslararası alanda dikkat çekmeye devam eden Yurdakul, öncesinde iki kez Ulusal kategori kazananı olduğu 2021 yılında Sony World Photography Awards'ta Dünya birinciliği elde eden ilk Türk fotoğrafçı oldu.

Yine Kovid-19 döneminde yaptığı fotoğraf projesiyle IPA’ta ilk defa bir Türk fotoğrafçı Yılın Keşfi seçilerek en büyük ödülü aldı.
 

Fotoğraf: Dilek Yurdakul
Fotoğraf: Dilek Yurdakul

 

Aynı Proje Xposure, HIPA, 35 Awards ve RISE Documentary Photographer of the Year gibi önemli ödüllere de layık görüldü.

2025 yılında bir başka fotoğraf projesiyle XPOSURE’da Asya Kıtasının en iyi kadın fotoğrafçısı olarak seçildi.

Yurdakul'a göre bu süreçte eleştirilere açık olmak da büyük önem taşıyor.

Başarılı olmanın yolunun sürekli kendini sorgulamaktan geçtiğini vurgulayan Yurdakul, farklı görüşleri dinleyerek kendini geliştirmeye çalıştığını ifade etti.
 

Fotoğraf: Dilek Yurdakul
Fotoğraf: Dilek Yurdakul

 

"Yurt dışında takdir gördüm, Türkiye'de eleştirildim"

Uluslararası yarışmalarda kadın ya da erkek ayrımı yapılmadığını belirten Yurdakul, buna karşın Türkiye'de kadınların hâlâ önemli zorluklarla karşılaştığını düşünüyor.

Yurt dışında gördüğü ilginin Türkiye'de her zaman karşılık bulmadığını söyleyen Yurdakul, şu değerlendirmede bulundu:

Yurt dışında çok takdir gördüm, yurt içinde ise yerden yere vuruldum. Kadınların ön plana çıkmasını istediğimizi söylüyoruz ama uygulamada aynı tabloyu göremiyoruz. Bir kadın olarak aynı noktaya gelebilmek için erkeklerden çok daha fazla başarı göstermeniz gerekiyor.


Kadınların özellikle aile içindeki sorumluluklar nedeniyle yaratıcı alanlarda üretim yaparken daha fazla mücadele etmek zorunda kaldığını belirten Yurdakul, erkeklerle kadınların aynı koşullarda üretim yapamadığını söyledi.

Yurdakul şu noktaya dikkat çekti: 

Bir erkek rahatlıkla fotoğrafa gidebilirken kadın için ev, çocuk ve diğer sorumluluklar nedeniyle bu süreç çok daha zor olabiliyor.
 

Fotoğraf: Dilek Yurdakul
Fotoğraf: Dilek Yurdakul

 

"Fotoğrafın bir anlamı olmalı"

Yurdakul'un çalışmalarının önemli bir bölümü sağlık, çevre, işçi, tarım, kadınlar ve sosyal eşitsizlikler gibi toplumsal konulara odaklanıyor.

Kanser hastalarından, mevsimlik tarım işçilerine, Kovid-19'dan metal geri dönüşüm işçilerine kadar birçok farklı konuda projeler yürüten Yurdakul, fotoğrafın yalnızca güzel görüntüler üretmekten ibaret olmadığını belirterek şunları söyledi:

Fotoğrafın da ses olması, görünmeyeni görünür kılması gerektiğine inanıyorum. Sadece güzel manzaralar ya da estetik görüntüler peşinde değilim. Toplumsal sorunları görünür kılan, insanları düşündüren ve farkındalık yaratan işler üretmek istiyorum.
 

Fotoğraf: Dilek Yurdakul
Fotoğraf: Dilek Yurdakul

 

Pandemi döneminde Gazi Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım servisinde bir ay boyunca çalıştığını anlatan Yurdakul, bu süreçte çektiği karelerin estetik kaygılarla değil, tarihe tanıklık etmek amacıyla ortaya çıktığını söyledi.

Yurdakul, şunları anlattı: 

Aşının olmadığı dönemde yoğun bakımda bir ay çalıştım. Bu kareler göze hoş gelen kareler değildi ama belgelemek dediğimiz olay tam da buydu. Bir hikâye yaratmak, yaşananlara tanıklık etmekti.


Son dönemde mevsimlik tarım işçileri üzerine yürüttüğü projeye de dikkat çeken Yurdakul, yaşanan sorunları şöyle anlattı:

Bu insanların büyük bölümü elektrikten ve temiz sudan yoksun koşullarda yaşıyor. Bu yalnızca onların sorunu değil. Bu insanlar çalışmayı bıraktığında tarladaki ürünleri toplayacak kimse kalmayacak. Bu mesele gıda zincirinin geleceğini ve toplumun gıdaya ulaşımını da temelden ilgilendiriyor.
 

Fotoğraf: Dilek Yurdakul
Fotoğraf: Dilek Yurdakul

 

İyi fotoğrafın yalnızca teknik olarak kusursuz bir kare olmadığını vurgulayan Yurdakul, şöyle devam etti:

Kadrajın içinde görünenden çok daha fazla hikâye olmalı. İyi fotoğraf, izleyiciyi düşündüren, içinde tutan ve hatta değiştiren fotoğraftır.
 

Fotoğraf: Dilek Yurdakul
Fotoğraf: Dilek Yurdakul

 

"Hayallerinizin peşinden gidin demek kolay"

Yerleşik mesleklerini bırakıp yaratıcı alanlarda kariyer yapmak isteyenlere de tavsiyelerde bulunan Yurdakul, romantik söylemler yerine gerçekçi planlamanın önemine dikkat çekti.

Fotoğraf üretmenin ciddi maliyetler gerektirdiğini vurgulayan Yurdakul, insanların karar verirken ekonomik gerçekleri de göz önünde bulundurması gerektiğini söyledi. Yurdakul, şu önerilerde bulundu: 

Hayallerinizin peşinden gidin, her şeyi bırakın demek kolay ama gerçek hayat böyle değil. Fotoğraf üretmek ciddi maliyet gerektiriyor. İnsanların bu kararı verirken ekonomik gerçekleri de hesaba katması gerekiyor.


Buna rağmen fotoğrafın hayatına çok şey kattığını belirten Yurdakul, bugün olsa yine aynı yolu seçeceğini ifade etti.

Yurdakul, "Fotoğraf önce bana kendimi gösterdi. Kendimi gördükçe dünyayı daha iyi görmeye başladım. Bugün olsa yine aynı yolu seçerdim" dedi.
 

Fotoğraf: Dilek Yurdakul
Fotoğraf: Dilek Yurdakul

 

"En büyük motivasyonum kendimden ödün vermemek"

Bugün hâlâ kendisini uluslararası yarışmalar ve projeler üzerinden test ettiğini söyleyen Yurdakul, sözlerini şöyle tamamladı:

Sanıyorum artık bu işi iyi yaptığımı biliyorum. Güzel hikâyeler anlatabildiğimi görüyorum. En büyük motivasyonum, tüm zorluklara rağmen bunu yapmış ve kendimden zerre ödün vermemiş olmak. Bunu söyleyebilmek beni mutlu ediyor.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU