Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Washington'ın uyguladığı yaptırımları kastederek, ülkesinin "emsalsiz bir emperyalist kuşatma altında" olduğunu söylerken ABD'ye kaçan çok sayıda Kübalı da Havana yönetiminin düşüşünü bekliyor.
Bunlardan biri de Küba Devrimi'nin önderi Fidel Castro'nun kızı Alina Fernández Revuelta.
Washington Post, Miami'de yaşayan Fernández'in, ülkesindeki gelişmeleri yakından takip ettiğini bildiriyor.
30 yılı aşkın bir süre önce Küba'dan kaçan 70 yaşındaki kadın, gece 3'lere kadar Instagram'a bakıp ülkesinden haber almaya çalıştığını söylüyor:
Bu bizim tek bilgi kaynağımız. Ne korkunç!
Washington Post, Fernández'in annesinin zengin bir aileden gelen Natalia Revuelta Clews olduğunu ve Fidel Castro'yla Diktatör Batista'ya karşı mücadele verdiği sırada tanıştığını hatırlatıyor.
Natalia Revuelta Clews'un mücevherlerini vererek devrim için silah satın alınmasını sağladığı, sonrasında ikilinin arasının açıldığı belirtiliyor.
Alina Fernández Revuelta, 10 yaşına gelene kadar babasının Castro olduğunu bilmiyormuş.
Amerikan gazetesi, 37 yaşındayken sahte bir pasaportla Küba'dan kaçan kadının, babasıyla düzgün bir iletişim kuramadığını ve komünist yönetimi sevmediğini ifade ediyor.
Bir gün ülkesine dönmeyi amaçladığını belirten Fernández, "Benim kuşağım devrimi başlatmadı ama onun yüzünden her gün acı çektik" diyor.
Babası içinse "Üzerimde duran devasa bir gölge gibi… Ondan hep kaçmaya çalıştım ama bunu hiçbir zaman başaramadım" ifadesini kullanıyor.
Yıllar boyunca ABD'de Castro rejimini yeren bir radyo programı yapan ve kendi akrabalarını çeşitli suçlarla itham eden kadın, babasının öldüğü 2016'dan beri Küba'da çok fazla şeyin değişmediğini öne sürüyor.
Fernández, ABD Başkanı Donald Trump'ın hamlelerini yakından izlediğini ancak henüz sonuç göremediklerini vurguluyor:
50 yıldan fazla bir süredir iktidarı sıkı bir şekilde elinde tutan bir yönetimi tencere tava çalarak deviremezsiniz. Diktatörlükler dışarıdan biraz yardım alınarak kurulur. Devrilmeleri de dışarıdan biraz darbe almalarıyla olur.
ABD Başkanı Donald Trump da Axios'a verdiği röportajda Küba'ya bir operasyon düzenlenmesi ihtimalini değerlendirdi.
Böylesi bir hamlenin, ABD'nin 3 Ocak'ta askeri müdahaleyle alıkoyduğu Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı düzenlenen operasyon gibi kısa sürede tamamlanmasının "ihtimal dahilinde" olduğunu belirtti.
Trump, "Venezuela'nın petrolü var, Küba'nın yok. Küba'nın güzel toprakları ve güzel bir kıyı şeridi var" diye konuştu.
Küba'ya yönelik olası bir operasyona dair net ifadeler kullanmaktan kaçınan Trump, Küba kökenli ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun bu konuyla yakından ilgilendiğini kaydetti.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Diğer yandan Küba Halk İktidarı Ulusal Meclisi (ANPP), son on yılların en derin ekonomik krizlerinden birini yaşayan ülkede serbestleşme ve yerelleşme adımlarını içeren reform paketini kabul etti.
Başbakan Manuel Marrero, başkent Havana'da milletvekillerine sunduğu reform paketini "stratejik etkiye sahip önlemler" olarak nitelendirerek, düzenlemelerin sosyalist sistemden uzaklaşmayı değil, onu korumayı amaçladığını ifade etti.
Ulusal Meclis'in onayladığı reform paketi, turizm sektöründe yeni işletme modellerine geçilmesini, özellikle yurt dışında yaşayan Kübalıların yatırımlarının teşvik edilmesini ve özel sektörün ekonomide daha etkin rol üstlenmesini hedefliyor.
Reform paketi, şirketlerin iflas ve yeniden yapılandırma süreçlerini düzenlemenin yanı sıra kamu işletmelerinin hisse yapısına sahip ticari şirketlere dönüştürülmesine de imkan tanıyor.
Merkez Bankası'nın denetimine tabi özel bankaların kurulmasının önünü açması beklenen reform paketi, finansal faaliyetlerde özel sermayenin daha fazla yer almasına olanak sağlıyor.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, önceki gün Ulusal Meclis'te yaptığı konuşmada, yeni ekonomik reform paketinin ABD'nin baskılarına bir yanıt olarak hazırlandığı iddialarını reddetmişti.
Halkın yararına çalıştıklarını belirten Diaz-Canel, "Eğer Küba halkına gerçekten yardım etmek istiyorlarsa, bırakın halk huzurluca yaşasın. Bu yüzyılın en zor saatlerini yaşıyoruz ve ülkeyi kurtarmak için tarihi bir sorumluluğa sahibiz" değerlendirmesinde bulunmuştu.
Küba ekonomisi son 6 yıldır derin bir krizle mücadele ederken, ülkede elektrik kesintileri ve temel ürün kıtlığı yaşanıyor. Üretimdeki düşüş, yüksek enflasyon ve değer kaybeden peso ekonomik sorunları daha da ağırlaştırıyor.
Uzmanlar, Küba ekonomisinin 2026'da yüzde 7,2 daralacağını öngörüyor.
Independent Türkçe, Washington Post, AA
Derleyen: Eren Umurbilir