AK Parti Grup Başkanı Güler'den "ara zam" açıklaması: Gündemimizde herhangi bir çalışma yok

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'e, "Asgari ücrete ve emeklilere ara zam" soruldu. Güler'den milyonlarca çalışan ve emekliye kötü haber geldi

Fotoğraf: AA

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, nisan ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından gündeme gelen ara zam taleplerine ilişkin yaptığı açıklamada, "Şu anda halihazırda bu mahiyette gündemimizde herhangi bir çalışma yok" dedi.

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti fuaye alanında düzenlediği basın toplantısında, TBMM'de şirketlere vergi avantajları sağlayan ve "varlık barışı" ile ilgili düzenlemeler öngören kanun teklifinin detaylarını paylaştı. 

Güler, teklifin detaylarını açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından nisan ayı enflasyonun aylık yüzde 4,18, yıllık ise yüzde 32,37 açıklandığı, Memur-Sen'den ara zam talebi geldiği anımsatılarak "Ara zamla ilgili olarak sizin görüşünüzde bir çalışma var mı" sorusu üzerine Güler, "Şu anda halihazırda bu mahiyette gündemimizde herhangi bir çalışma yok" dedi. 

Güler, ara zam gündemine ilişkin şunları söyledi:

Özellikle petrol fiyatlarındaki bu kadar kırılgan bir fiyatlandırma ve değişkenlik, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de enflasyonda ciddi bir baskı oluşturdu, artışına sebebiyet verdi. Biz hem çalışanlarımızı hem emeklilerimizi hem diğer dar gelirlilerimizi, sabit gelirlilerimizi her zaman destekledik, desteklemeye de devam edeceğiz. Ama şu anda halihazırda bu mahiyette gündemimizde herhangi bir çalışma yok; onu da ifade etmek isterim.

"Yurt dışında bulunan para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin 31 Temmuz 2027'ye kadar ekonomimize kazandırılmasının önünü açıyoruz"

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, TBMM'de AK Parti fuaye alanında düzenlediği basın toplantısıyla, TBMM'de şirketlere vergi avantajları sağlayan ve "varlık barışı" ile ilgili düzenlemeler öngören kanun teklifinin detaylarını paylaştı. 

Güler, 15 maddeden oluşan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Knaun Teklifini, TBMM Başkanlığına sunduklarını belirtti. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Finans Merkezi (İFM) ve yatırım ortamını güçlendirmeye yönelik yeni teşviklere ilişkin açıklamalarını hatırlatan Güler, "Türkiye Yüzyılı'nda yatırımlar için güçlü merkez programı ile özellikle İstanbul'un küresel ölçekte bir yatırım ve finans üssü olma iddiasını daha ileriye taşımayı arzu ediyoruz. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde ülkemizin 'istikrar adası', 'güvenli liman' olma konumunu somut adımlarla güçlendiriyoruz" dedi. 

İhracatçıya 16 puanlık vergi avantajı

Üretim ve ihracatı desteklemek amacıyla kurumlar vergisi oranlarında ciddi indirimlere gidileceğini açıklayan Güler, doğrudan ihraç yapan kurumlar için verginin yüzde 9’a indirileceğini dile getirdi. Güler, "İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden kurumlarımızın bu kazançlarına uygulanan vergiyi yüzde 9'a, diğer ihracatçı kurumlarımız, şirketlerimiz için ise yüzde 14'e indiriyoruz. Böylece imalatçı ihracatçımıza 16 puanlık bir vergi avantajı da sağlamış oluyoruz" dedi.

İFM katılımcılarına kazanç indirimi yüzde 100'e çıkarıldı

İFM'ye yönelik düzenlemelere ilişkin bilgi veren Güler, İFM'nin küresel rekabet gücünü korumak için tarihi adımlar attıklarını belirtti. Güler, merkezin sadece bir bina topluluğu değil, bir "finansal akış merkezi" olacağını ifade ederek şu detayları paylaştı:

Transit ticaretin merkezi olma hedefimiz doğrultusunda İstanbul Finans Merkezi katılımcılarının bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazanç indirimini yüzde 50'den yüzde 100'e çıkararak tam muafiyet sağlıyoruz. Bu teşviki İFM dışındaki kurumlarımıza da yayarak transit ticaret kazançlarının yüzde 95'ini vergi dışı bırakıyoruz. Ülkemize nitelikli yatırımcı ve döviz girişini artırmak amacıyla son üç yıl Türkiye'de yerleşik olmayan gerçek kişilerin yurt dışı kazançlarını 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutuyoruz. Bu kişilerden veraset yoluyla mal intikallerinden ise vergi oranını sadece yüzde 1 olarak uygulayarak mülkiyet geçişini de kolaylaştırıyoruz. Ayrıca İFM’nin küresel rekabet gücünü korumak için kurumlar vergisi indirim süresini 2047 yılına kadar uzatıyoruz. Finansal faaliyet harç muafiyetini ise 5 yıldan 20 yıla çıkararak yatırımcıya uzun vadeli bir hukuki öngörülebilirlik sağlıyoruz.

Nitelikli personel ve "küresel merkez" hamlesi

Türkiye’yi uluslararası firmalar için bölgesel bir operasyon merkezi haline getirmek istediklerini söyleyen Güler, nitelikli insan kaynağını korumak adına getirilen vergi avantajlarını da açıkladı. En az üç farklı ülkede faaliyeti olan küresel grupların Türkiye’de hizmet merkezi kurabileceğini dile getiren Güler, şu ifadeleri kullandı:

Bu merkezlerde görev yapacak nitelikli personelin ücretlerine; mevcut asgari ücret istisnasına ilave olarak brüt asgari ücretin üç katına kadar, İstanbul Finans Merkezi bünyesinde ise beş katına kadar gelir vergisi istisnası getiriyoruz. Böylece toplamda brüt asgari ücretin dört ve altı katına kadar bir vergi avantajı sağlayarak nitelikli insan kaynağımızı koruma altına alıyoruz. Diğer bir madde ile genç girişimcilerimize ve teknoloji ekosistemimize önemli destekler sağlıyoruz. Tekno-girişim şirketlerinde çalışan personelimize verilen pay senetlerindeki vergi istisnası sınırını mevcut olan bir yıllık brüt ücret tutarından, brüt ücretin iki katına çıkarıyoruz. Ayrıca bu pay senetlerinin elde tutulma sürelerini de kısaltarak girişim ekosistemini daha akışkan bir hale getiriyoruz. Böylece nitelikli personelimizin teknoloji şirketlerine ortak olmasını kolaylaştırıyoruz.

Varlık Barışı: 31 Temmuz 2027’ye kadar vergi incelemesi yapılmayacak

Teklifin en dikkati çeken maddelerinden biri olan yurt dışı ve yurt içi varlıkların ekonomiye kazandırılmasına dair düzenlemeyi detaylandıran Güler, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar bildirimde bulunanlar için hukuki teminat sağlandığını belirtti. Güler, söz konusu düzenlemeye ilişkin şu ifadeleri kullandı:

Yurt dışında bulunan para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin 31 Temmuz 2027 tarihine kadar ekonomimize kazandırılmasının önünü açıyoruz. Sadece yurt dışı değil; yurt içinde olan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıkların da sisteme dâhil edilmesini sağlıyoruz. Normal şartlarda yüzde 5 olarak uygulanan vergi oranını; varlıkların devlet iç borçlanma senetlerinde veya kira sertifikalarında tutulma taahhüdüne göre sıfıra kadar indiriyoruz. Bildirilen bu varlıklar için hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacağını da kanuni teminat altına alıyoruz.

Esnafa ve tacire borç kolaylığı: 72 ay vade, 1 milyon liraya kadar teminatsız teci

Vergi borcu ödemek isteyen ancak zorluk yaşayan vatandaşlar ve esnaf için Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da değişiklik yapıldığını açıklayan Güler, tecil süresinin iki katına çıkarıldığını duyurdu. Güler, "Amme borçlarının tecil ve taksitlendirilmesindeki 36 aylık azami süreyi iki katına çıkararak 72 aya yükseltiyoruz. Bununla birlikte teminatsız tecil sınırını da artırarak 50 bin liradan 1 milyon liraya çıkarıyoruz. Böylece 1 milyon liraya kadar olan borçlardaki teminat gösterme şartını da burada kaldırmış oluyoruz" dedi.

Nitelikli personele ve genç girişimciye vergi istisnası

Küresel grupların Türkiye’de merkez kurmasını kolaylaştırmak adına nitelikli personel ücretlerinde gelir vergisi istisnası getirildiğini ifade eden Güler, teknoloji ekosistemine yönelik teşvikleri de paylaştı. Tekno-girişim çalışanlarına verilen pay senetlerindeki vergi istisnası sınırının brüt ücretin iki katına çıkarılacağını belirten Güler, "Dijital şirket" tanımıyla kuruluş maliyetlerinin düşürüleceğini ve kuluçka girişimcilerinin üç yıl boyunca oda aidatlarından muaf tutulacağını ekledi. 

"Varlık Barışında geçmiş dönemlerden daha fazla akış bekliyoruz"

Güler, varlık barışı düzenlemesiyle Türkiye’ye ne kadar sermaye girişi beklendiğineilişkin soru üzerine, ellerinde kesin bir etki analizi olmadığını belirtti. Geçmiş yıllarda yedi farklı dönemde bu tür düzenlemelerin yapıldığını hatırlatan Güler, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Elimizde öyle bir etki analizi yok ama geçmiş yıllarda da 2008'den itibaren değişik dönemlerde yaklaşık yedi başlıkta çıkartılmıştı. Dünyamız küresel bir krizden geçiyor. Bölgesel savaşlar, güvenli liman arayışı hem vatandaşlarımız açısından hem diğer farklı ülke vatandaşlarının yatırımları açısından önem arz ediyor. Elimizde bir etki analizi yok ama o yedi başlıkta çıkan varlık barışı diye ifade ettiğimiz dönemlerden çok farklı bir dönemden geçiyoruz. Daha fazla olacağını düşünüyoruz ve işaretler o yönde."

"Şirketini burada kuran bütün şirketlere, yatırımcıya, girişimciye kapımız açık"

Söz konusu düzenlemeyle hedeflenen sermaye akışının hangi bölgelerden beklendiği ve Körfez sermayesinin ülkeye girişine ilişkin soruyu Güler, şöyle yanıtladı:

Biz dünyanın her bölgesine hitap ediyoruz, bizim özellikle öyle bir alanımız yok. Tabii özellikle varlık barışı başlığında dünyanın her bölgesinde, ülkesinde yatırımı olan, faaliyet yürüten, ticaret yapan sektörlerdeki vatandaşlarımız olmak üzere; biz ülkemizin bulunduğu jeopolitik konumu, özelliği, küresel ticaretin özellikle enerji güvenliği açısındaki bölgesel risklerin bu kadar arttığı bir dönemde çok önemli bir konumda görüyoruz. Dolayısıyla dünyanın her yerinde biz güvenli bir liman olarak ülkemizin; hem finansta hem yeni girişimcilikte hem teknolojik yatırımlarda, nitelikli hizmet merkez üslerinde uyum yönüyle hep değerlendirdik. Şirketini burada kurup dünyanın her yerinde ticaret yapabilecek bütün şirketlere, yatırımcıya, girişimciye kapımız açık.

Varlık getirene vergi muafiyeti şartları

Yurt dışından getirilecek varlıklarda vergi oranının "sıfır" olup olmayacağına dair teknik ayrıntıları paylaşan Güler, sisteme dahil edilen varlıkların kalış süresine göre bir kademelendirme yapılacağını açıkladı. Güler, "Siz getirdiğiniz varlığınızı; altın, döviz veya diğer yatırım araçlarını beş yıl ve üzerinde herhangi bir devlet tahvili veya kira sertifikası veya diğer alanlarda sisteme dahil ettiğinizde herhangi bir muafiyet, herhangi bir vergi şeyi yok. Ama bunun süresi kısaldıkça belli oranlarda bunun stopaj payı olarak yüzde 5'e kadar ödemeler olacak. Dört yıl, üç yıl, iki yıl... yüzde 1'e kadar inebilecek ama çok kısa süreli kayda alınanlarda yüzde 5 stopaj vergisi alınacak" ifadelerini kullandı. 

"Terörsüz Türkiye" hedefi ve silah bırakma süreci

"Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar ve silah bırakma sürecine dair soruları da yanıtlayan Güler, sürecin kalıcı hale gelmesi için güvenlik birimlerinin tespitlerinin esas alınacağını belirterek, şunları kaydetti:

Silah bırakmanın varlığının ve PKK terör örgütünün kendisini feshedip dağıtmasının çok güçlü bir şekilde kurumlarımız tarafından - Türk Silahlı Kuvvetleri, güvenlik kuvvetlerimiz ve MİT Başkanlığımız tarafından - ortaya konulması gerekiyor ki bu süreci destekleyecek hukuki yasal düzenlemeler hayata geçebilsin. İmralı'dan yapılan 27 Şubat çağrısı açıklaması da açıkça ortaya koyuyor ki, 'Artık bu bölgede silaha ve şiddete asla yer yoktur. Sadece ben size silah bırakmaktan bahsetmiyorum, zihinlerinizden de silahı ve şiddeti yok edin' diye bir talimat var. Biz bu talimatın gereği noktasında bekleyeceğiz, izleyeceğiz, ama bizim inancımız, kararlılığımız sonuna kadar devam ediyor.

Okul kantinleri için yeni yönetmelik hazırlığı

Okul kantinlerindeki "okul gıdası" ibaresi ve gıda güvenliği konusundaki bir soru üzerine AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Meclis çatısı altında bir kanun çalışması olmadığını, ancak bakanlıkların yönetmelik düzeyinde hazırlık yaptığını belirtti. Güler, "Daha nitelikli, daha özellikli bir yönetmelik, bir uygulama... Bu konuda hem Milli Eğitim Bakanlığımız hem Tarım Bakanlığımız daha özelde bir çalışmayı yapıyorlar. Bunun için herhangi bir kanun düzenlemeye ihtiyaç yok" dedi.

AK Parti, "varlık barışı" ve yeni vergi teşviklerini düzenleyen kanun teklifini TBMM'ye sundu

AK Parti, vergi sistemi, yatırım ortamı ve finans sektörüne yönelik vergi muafiyet ve indirimlerini de kapsayan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundu. Teklifle, yurt dışındaki ve yurt içindeki kayıt dışı varlıkların 31 Temmuz 2027 tarihine kadar ekonomiye kazandırılması amaçlanıyor. Düzenleme kapsamında, bildirilen varlıkların devlet iç borçlanma senetlerinde tutulma süresine göre yüzde 0 ile 5 arasında vergi uygulanması, bu varlıklar için vergi incelemesi yapılmaması öngörülüyor. 

AK Parti Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, vergi sistemi, yatırım ortamı ve finans sektörüne yönelik kapsamlı değişiklikler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni TBMM Başkanlığı'na sundu. Teklifin yasalaşması halinde, vergi sistemi ve yatırım ortamında kapsamlı değişiklikler yapılması ve Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar açısından cazibesinin artırılması hedefleniyor.

İstanbul Finans Merkezi'ndeki şirketlere yüzde 100 vergi indirimi

Teklife göre; üretim ve ihracatı desteklemek amacıyla kurumlar vergisi oranlarında indirim yapılacak. İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden kurumların ihracat kazançlarına yüzde 9, diğer ihracatçı kurumların kazançlarına ise yüzde 14 vergi oranına indirilecek. 

Kanun teklifinde Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na eklenen madde ile; Türkiye’nin nitelikli hizmet ihracatını artırmak ve uluslararası firmalar için bölgesel bir merkez olmasını sağlamak amacıyla "Nitelikli Hizmet Merkezi" tanımı yapılıyor. Buna göre bu merkezlerde çalışan personele yönelik gelir vergisi ve damga vergisi istisnaları getiriliyor. Ayrıca bu merkezlerin kazançlarına yönelik kurumlar vergisi indirimi oranı yüzde 95’e kadar çıkarılıyor; İstanbul Finans Merkezi kapsamındaki şirketler için bu oran yüzde 100 olacak.

Yurt dışı kazançlar gelir vergisinden muaf tutulacak

Teklifle birlikte Türkiye’ye yeni yerleşen kişilere yönelik önemli bir vergi avantajı da getiriliyor. Son üç yılda Türkiye’de mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin yurt dışı kazançları 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutulacak.

Teklifle en az üç ülkede faaliyet gösteren ve yıllık hasılatının yüzde 80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde eden sermaye şirketlerine bu statü verilecek. Düzenlemeyle, finansal danışmanlık, stratejik yönetim ve teknoloji danışmanlığı gibi yüksek katma değerli hizmetlerin Türkiye’den yürütülmesi ve ülkenin uluslararası şirketler için bölgesel bir merkez haline getirilmesi hedefleniyor.

Teknogirişim çalışanlarına vergi avantajı

Teklifte, teknogirişim alanında da dikkat çeken değişiklikler yer alıyor. Çalışanlara verilen pay senetlerindeki vergi istisnası genişletilirken, hisselerin vergisiz elden çıkarılma süresi 12 yıldan 6 yıla indiriliyor. Ayrıca belirli sürelerden önce satış yapılması halinde kademeli vergi geri alınması uygulanacak.

İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik teşvikler de genişletiliyor. Merkezde çalışan personele sağlanan vergi avantajlarının kapsamı artırılırken, finansal hizmet ihracatına yönelik yüzde 100 kurumlar vergisi indiriminin süresi 2047 yılına kadar uzatılıyor.

Kamu borçlarının yapılandırılmasına kolaylık

Teklife göre, kamu borçlarının yapılandırılmasında önemli kolaylıklar getiriliyor. Amme alacaklarının tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılırken, teminatsız tecil edilebilecek borç tutarı 50 bin TL’den 1 milyon TL’ye yükseltiliyor. Düzenleme ile hem mükelleflerin ödeme kapasitesinin artırılması hem de kamu alacaklarının daha etkin tahsil edilmesi hedefleniyor.

Varlık barışında yeni düzenleme

Vergi düzenlemeleri kapsamında, yurt dışı kazançlarına yönelik istisnalardan yararlanan kişilerin veraset yoluyla edindikleri varlıklar için vergi oranının yüzde 1 olarak uygulanması öngörülüyor. Buna göre, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye'de bulunan ancak defter kaydı bulunmayan varlıklarını bildirmeleri sağlanacak. 

Bu adımla, yüksek gelir grupları ve yabancı sermaye açısından Türkiye’yi daha cazip hale getirmesinin amaçlandığı belirtildi.

Teklifle, 31 Temmuz 2027’ye kadar bildirilen kayıt dışı varlıklar için yüzde 0 ila yüzde 5 arasında değişen oranlarda vergi uygulanması, belirli şartlarla bu varlıklara inceleme yapılmaması da öngörülüyor.

 

ANKA

DAHA FAZLA HABER OKU