Tedirginliği adım adım büyüten 5 tekinsiz gerilim dizisi

Yavaş temposu, tekinsiz atmosferi ve yaklaşan felaket duygusuyla öne çıkan Something Very Bad Is Going to Happen'dan sonra izleyebileceğiniz en iyi alternatifler burada

Something Very Bad is Going to Happen'ın 28 yaşındaki yıldızı Camila Morrone, oyunculuk kariyerine James Franco'nun 2013 yapımı Bukowski filmiyle başladı (Netflix)

En ürkütücü hikayeler, ne olacağını az çok kestirebilsek de engelleyemediğimiz olayları anlatır. Something Very Bad Is Going to Happen tam da bunu yapıyor: İzleyiciyi yaklaşan felaketin kaçınılmazlığıyla baş başa bırakıyor. 

Stranger Things'in finalinin üzerinden sadece birkaç ay geçmişken Duffer Kardeşler yine boş durmadı; yönetmen ve senarist Haley Z. Boston'la birlikte yeni projeleriyle hızlı bir dönüş yaptı.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Netflix'te kısa sürede dikkat çeken Something Very Bad Is Going to Happen, yavaş temposu ve giderek artan gerilimiyle izleyiciyi kolayca içine çeken yapımlardan biri. Dizi, evlilik arifesindeki bir kadının giderek kararan dünyası ve bozulan psikolojisi üzerinden ailesine musallat olan laneti ve sırları merkeze alıyor. Dizi boyunca artan o tekinsiz his, her sahnede biraz daha yoğunlaşıp sonunda kaçınılmaz bir karanlığa dönüşüyor. 

Eğer Something Very Bad Is Going to Happen gibi gerilimi ilmek ilmek işleyen yapımlar sizi içine çekiyorsa, yalnız değilsiniz. Benzer bir atmosfer arayanlar için son dönemde öne çıkan alternatifleri bir araya getirdik.

Gece Yarısı Ayini (Midnight Mass) inanç ve korku arasında gidip gelen atmosferiyle seyircide benzer bir ağırlık kurarken, Archive 81 geçmişin hayaletlerini bugüne taşıyan rahatsız edici bir deneyim sunuyor. A Murder at the End of the World, modern paranoya ve izolasyon hissini öne çıkarırken, Poe meraklılarını mest eden Usher Evi'nin Çöküşü (The Fall of the House of Usher), aile trajedisini kaçınılmaz bir lanetle birleştiriyor. Brand New Cherry Flavor ise gerçeklik ve halüsinasyon arasındaki çizgiyi David Lynch gibi silerek silerek izleyiciyi bilinmezliğe itiyor. 

Bu listede, Something Very Bad Is Going to Happen'la aynı huzursuzluk hissini sürdüren ve ıskalamak istemeyeceğiniz gerilim dizilerini bulabilirsiniz.


Usher Evi'nin Çöküşü

Usher Evi'nin Çöküşü
Usher Evi'nin Çöküşü, yozlaşmış bir ilaç imparatorluğunun başındaki Roderick Usher ve ikiz kardeşi Madeline'in, servetlerini korumak için işledikleri günahların bedelini çocuklarının korkunç ölümleriyle ödemelerini anlatıyor (Netflix)​​​​​​​


Mike Flanagan imzasını taşıyan Usher Evi'nin Çöküşü, Edgar Allan Poe'nun klasik gotik öykülerini, ödül rekortmeni Succession'ın modern ve iğneleyici tarzıyla harmanlayarak karşımıza çıkarıyor. Dizi, servetini kurduğu ilaç imparatorluğuna borçlu olan ultra zengin Usher ailesinin, geçmişlerindeki karanlık sırlar yüzünden birer birer trajik ölümlerle yüzleşmesini anlatıyor.

Tıpkı Something Very Bad Is Going to Happen'da olduğu gibi, burada da bir aile soyunu izleyen ve kaçınılmaz görünen uğursuz bir lanet merkeze yerleşiyor. Her iki dizi de geçmişte yapılan hatalı seçimlerin ve verilen sözlerin, sadece bireyi değil tüm sevdiklerini içine alan yıkıcı sonuçlar doğurabileceği fikrine yaslanıyor. Flanagan, Usher klanının çöküşünü adım adım anlatırken, izleyiciye her an "çok kötü bir şeylerin olacağı" duygusunu iliklerine kadar hissettiren o tekinsiz atmosferi başarıyla kuruyor.

Poe'nun Kızıl Ölümün Maskesi (The Masque of the Red Death) ve Kuzgun (Raven) gibi ikonik eserlerini modern bir anlatıda bir araya getiren Usher Evi'nin Çöküşü, standart edebi uyarlamalardan fazlasını vaat ediyor. Carla Gugino'nun canlandırdığı gizemli figür ve Mark Hamill gibi isimlerin yer aldığı güçlü kadro, dizinin çarpıcı ve rahatsız edici atmosferini daha da güçlendiriyor. Aile sırlarının kanlı bedellerle ödendiği, gotik dehşeti modern bir hicivle buluşturan yapımlar ilginizi çekiyorsa, Usher Evi'nin Çöküşü'nü izleme listenizin üst sıralarına ekleyebilirsiniz.

IMDb: 7,9
Nereden izlenir: Netflix


Gece Yarısı Ayini

Midnight Mass
Gece Yarısı Ayini, izole bir adada yaşayan küçük bir topluluğun, karizmatik bir rahibin gelişiyle doğaüstü olaylarla yüzleşmesini anlatıyor (Netflix)


Listeye Flanagan imzalı bir başka diziyle devam edelim. Yavaş yavaş tırmanan gerilimiyle tıpkı Something Very Bad Is Going to Happen gibi izleyiciyi içine çeken Gece Yarısı Ayini, ana karadan kopuk küçük bir adada, eski bir mahkumun dönüşü ve karizmatik bir rahibin gelişiyle değişen dengeleri konu alıyor.

Mini dizinin merkezinde, geçmişiyle yüzleşmek için kasabasına dönen Riley yer alırken, ada halkının inanç ve korku arasında sıkışan ruh hali de gerilimi besliyor. Rahip Paul'un gelişiyle adada mucizeler yaşanmaya başlasa da bu dini uyanışın altında çok geçmeden karanlık ve gotik bir doğaüstü dehşet filizleniyor. 

İnanç, suçluluk ve kefaret gibi ağır temaları işleyen yapım, karakterlerin iç dünyalarındaki yıkımı dini bir alegori üzerinden ustalıkla işliyor. İki dizi konu olarak farklı yönlere gitse de en büyük ortak noktaları, izleyicinin iliklerine kadar hissettiği o kaçınılmaz ve "kötü bir şeyler olacak" duygusu. 

Aksiyon odaklı kurgular yerine psikolojik gerilimi ve ağır tempoyu tercih eden Gece Yarısı Ayini, tekinsiz ve boğucu bir atmosfer kurmakta ustalaşıyor. Crockett Adası'nın dış dünyaya kapalı yapısı, her iki dizide de hissedilen o "klostrofobik kaçışsızlık" hissini pekiştirerek finaldeki kabusa zemin hazırlıyor. 

Özgün ve cesur anlatımıyla dikkat çeken Gece Yarısı Ayini, gerilimin dozunu her bölümde sinsice artıran yapısıyla türün meraklıları için izlenmesi gereken bir cevher.

IMDb: 7,7
Nereden izlenir: Netflix


Archive 81

Archive 81
Archive 81, hasarlı video kasetlerini onaran arşivci Dan Turner'ın, belgeselci Melody'nin tehlikeli bir tarikatı araştırırken yaşadıklarına sürüklenmesini anlatıyor (Netflix)


Gönül isterdi ki Netflix bu karanlık ve tekinsiz macerayı iptal ederek kalbimizi kırmamış olsun... Yapımcılığını Testere (Saw) ve Ruhlar Bölgesi (Insidious) gibi meşhur korku serilerinin yaratıcısı James Wan'ın üstlendiği Archive 81, izleyiciyi gerçeklikle kabus arasındaki o ince çizgide yürütmeye davet eden, son yılların en etkileyici doğaüstü gerilimlerinden biri. 

Dizi, 1994'te çıkan gizemli bir yangında zarar görmüş VHS kasetleri onarmakla görevlendirilen arşivci Dan Turner'ın hikayesini anlatıyor. Dan kasetleri onardıkça, Visser adlı esrarengiz apartman kompleksindeki uğursuz bir tarikatı araştırırken ortadan kaybolan belgeselci Melody Pendras'ın izini sürmeye başlıyor. Tıpkı Something Very Bad Is Going to Happen'da olduğu gibi, bu dizi de "buluntu film" estetiğini kullanarak izleyiciyi kaçışı olmayan sinsi bir dehşetin içine çekiyor.

Her iki dizi de "bir şeylerin ters gittiği" hissiyatını ilmek ilmek işleyerek, ana karakterlerin içine çekildiği durumun bir sanrı mı yoksa devasa bir komplo mu olduğu sorusunu sürekli canlı tutuyor. 

Ücra bir tesiste geçmişin hayaletleriyle baş başa kalan Dan'in yaşadığı izolasyon, dizinin klostrofobik ve tekinsiz atmosferini her bölümde daha da pekiştiriyor. Okült ayinler ve geçmişten gelen sırlar, psikolojik gerilimi doğaüstü unsurlarla harmanlayarak izleyiciyi zihinsel bir labirentin içine sürüklüyor. 

Yavaş ilerleyen ama her anında tüylerinizi ürperten öyküleri seviyorsanız, 8 bölümlük bu gizemli yolculuk tam size göre. 

IMDb: 7,3
Nereden izlenir: Netflix


Brand New Cherry Flavor

Brand New Cherry Flavor
40 yaşındaki Amerikalı oyuncu Rosa Salazar, Brand New Cherry Flavor'da ilk uzun metrajlı filmini çekme hayaliyle Hollywood'a gelen genç ve yetenekli bir yönetmeni canlandırıyor (Netflix)​​​​​​​


Sizi sadece Netflix'te değil, herhangi bir dijital platformdaki belki de en tuhaf ama akılda kalıcı diziyle tanışmaya davet ediyoruz. 

1990'ların Los Angeles atmosferinde geçen Brand New Cherry Flavor, hayallerini çalan bir yapımcıdan intikam almak isteyen genç yönetmen Lisa Nova'nın sürreal ve kanlı yolculuğunu anlatıyor. Rosa Salazar'ın hayat verdiği Lisa, kariyerini sabote eden Lou Burke'e bedel ödetmek için gizemli bir cadıyla anlaşma yapınca kendini büyü ve lanetlerin orta yerinde buluyor. 

Something Very Bad Is Going to Happen'la en belirgin ortak noktası, merkezine yerleştirdiği "kaçınılmaz lanet" teması ve başkarakterin kendi eliyle tetiklediği karanlık bir kadere sürüklenmesi. Her iki dizi de izleyiciyi gerçeklikle halüsinasyon arasındaki o tekinsiz çizgide yürüterek, her an "kötü bir şeylerin olacağı" duygusunu başarıyla besliyor. Başlangıçta kişisel bir mesele gibi görünen olaylar, giderek daha büyük ve ürkütücü sonuçlara evriliyor. 

David Lynch tarzı rahatsız edici sahneleri ve sarsıcı "body horror" unsurlarıyla öne çıkan yapım, klasik intikam öykülerini tamamen farklı bir boyuta taşıyor. Catherine Keener ve Eric Lange gibi isimlerin güçlü performansları, hikayenin absürt ama bir o kadar da dehşet verici tonunu mükemmel şekilde dengeliyor. Olay örgüsündeki tahmin edilemezlik ve görsel estetik, izleyicide merakın yanı sıra derin bir zihinsel huzursuzluk da yaratıyor. 

Bedeli ağır olan karanlık pazarlıklar ve atmosferik gerilimi seviyorsanız, bu dizi sizin için benzersiz bir deneyim vaat ediyor.

IMDb: 7,1
Nereden izlenir: Netflix


A Murder at the End of the World

A Murder at the End of the World
The OA'in yaratıcılarının imzasını taşıyan A Murder at the End of the World, milyarder Andy Ronson'ın gizemli inzivasına katılan hacker Darby Hart'ın hikayesini anlatıyor (FX)


Brit Marling ve Zal Batmanglij imzalı A Murder at the End of the World, teknolojiyle iç içe geçen öyküsünde gizemli bir cinayeti dondurucu İzlanda atmosferine taşıyor.  

Emmy adayı Emma Corrin'in canlandırdığı, Z kuşağından amatör dedektif Darby Hart, münzevi bir milyarderin ücra malikanesine davet edildiğinde, kendini hacker kültürüyle yapay zeka etrafında büyüyen gerilimin ortasında buluyor. Buz gibi bir coğrafyada geçen anlatı, yalnızlık ve güvensizlik duygusunu merkeze alarak gerilimi katman katman inşa ediyor.

Tıpkı Something Very Bad Is Going to Happen gibi A Murder at the End of the World de hızlı cevaplar vermek yerine ağır ilerleyen bir anlatımı tercih ediyor. Her iki dizide de karakterler, kapalı bir ortamda giderek büyüyen bir tehdit hissiyle yüzleşirken, izleyicinin içine sürekli yaklaşan bir felaket duygusu işleniyor. Özellikle "bir şeylerin ters gittiği" hissi, daha ilk bölümlerden itibaren gerilim dozu yüksek atmosferin temelini oluşturuyor.

Dizinin en dikkat çekici yönlerinden biri, hacker kültürü, yapay zeka korkusu, sınıf ayrımı ve gerçeklik algısının bozulması gibi güncel kaygılarımızı hikayeye ustaca yedirmesi. Bu yönüyle Something Very Bad Is Going to Happen'ın ilişkiler ve lanetler üzerinden kurduğu psikolojik baskıyı, daha teknolojik ve toplumsal bir düzleme taşıyor. Darby'nin kuşkucu ve sistem karşıtı bakışı, hikayeyi klasik bir "Katil kim?" anlatısından çıkarıp daha derin bir sorgulamaya dönüştürüyor.

Modern dedektiflik unsurlarını klasik Agatha Christie esintileriyle birleştiren A Murder at the End of the World, çağın kaygılarını da yansıtan, atmosferiyle izleyiciyi içine çeken güçlü bir gerilim. Soğuk, izole ortamı ve katmanlı anlatımıyla, Something Very Bad Is Going to Happen'ın yarattığı o tedirgin edici hissi farklı bir bağlamda yeniden kurmayı başarıyor.

IMDb: 7
Nereden izlenir: Disney+

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU