Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, dün bir Amerikan kanalına verdiği ilk televizyon röportajında, ABD'nin baskısı altında istifa etmeyeceğini ve açık diyalog çağrısında bulunduğunu söyledi.
Díaz-Canel NBC'ye verdiği demeçte, "Egemen, özgür bir ülkemiz var" diyerek, "Kendi kaderimizi tayin etme ve bağımsızlık hakkına sahibiz ve ABD'nin planlarına tabi değiliz" ifadelerini kullandı.
65 yaşındaki başkan, "Küba'ya karşı düşmanca politika izleyen ABD hükümetinin Küba'dan herhangi bir şey talep etmeye hakkı yoktur" diye ekledi.
"İsyancıların teslim olup mevzilerinden çekilmesi kavramı bizim sözlüğümüzde yer almıyor" diye devam etti.
Washington, komünist Küba'ya baskı uyguluyor ve adaya petrol satmaya çalışan herhangi bir ülkeye gümrük vergisi uygulama tehdidiyle fiili bir petrol ambargosu getirmiş durumda.
Küba, Nicolás Maduro'nun devrilmesinin ardından Venezuela'dan gelen ana enerji kaynağının kesilmesinden sonra ocak ayından beri ciddi bir enerji krizi yaşıyor.
Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Karayip adası, altmış yılı aşkın süredir ABD'nin ticaret ambargosu altında bulunuyor.
Trump, "Grönland, Kanada ve Venezuela'da yaptığı gibi Küba'yı da ele geçirme" fikrini kamuoyuna açık olarak dile getirirken, yönetimi Havana liderlerini ABD ulusal güvenliğine "tehdit" olarak nitelendiriyor.
Küba kökenli ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Havana ile müzakerelerde öncülük etti ve yetersiz bulduğu Küba liderliğinde değişiklikler yapılması çağrısında bulundu.
Ancak Rubio, Diaz-Canel'in istifasını istediği iddialarını reddediyor.
Küba Devlet Başkanı, Havana'nın "ön koşulsuz olarak diyalog kurmak ve her konuda görüşmek" istediğini söyledi.
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir