19 Şubat 2026 tarihli açıklamasında Öcalan, raporun yayınlanmasının siyasal önemine dikkat çekerek, “TBMM ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ dün itibariyle raporunu yayınladı. Raporun yayınlanmasıyla birlikte ülke ve bölge gündemine oturması, siyasal açıdan ne kadar önemli olduğunu göstermektedir” ifadelerini kullandı.
“Diyalog sürecinin bir sonucu”
Öcalan Mezopotamya Ajansı'nda yayınlanan aççıklamada, raporun ortaya çıkış sürecine de değinildi. Öcalan, “Bu rapor, Sn. Cumhurbaşkanı'nın ortaya koyduğu iradeyle Sayın Bahçeli'nin çağrısına benim cevap olmamla İmralı'da başlayan diyalog sürecinin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır” dedi.
Burada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrılarına işaret eden Öcalan, “İlgili tüm tarafların bu gerçekliği teslim ederek, raporun gerektirdiği yasal, kurumsal pratik süreci başlatması, silahın kesin olarak gündemimizden çıkmasını garanti edecektir” değerlendirmesinde bulundu.
Raporun hazırlanmasına katkı sunanlara teşekkür eden Öcalan, “Raporun çıkarılması için çalışan hem partilerin ve hitap ettikleri kitlelerin siyasal beklentisine hem de bu sürecin ilerlemesi için canla başla çalışan, emek veren herkese hem de barış süreci için çalışırken vefat eden değerli yoldaşımız Sırrı Süreyya Önder'in emekleri için teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
“Bu bir başlangıçtır”
İmralı’da yürütülen sürecin “ciddi bir mücadele” olduğunu vurgulayan Öcalan, “Geleceğimizi kurtarmak isteyen herkesin yoğun emekleriyle sürdürülmektedir. Aynı şekilde Komisyon'un değerli üyeleri de oy hesabı yapmadan, bu süreci parlamentonun çözümüne sunmuşlardır” ifadelerini kullandı.
Komisyon raporunun tarihsel önemine dikkat çeken Öcalan, “Ortaya çıkan raporu, şimdiye kadar Meclis komisyonlarının çıkardıkları raporlara benzetmek, atılan adımın tarihsel önemini idrak etmemek demektir. Onlarca yılı kapsayan demokrasi ve özgürlük mücadelesinin bir sonucu olarak rapora yaklaşmak en doğrusudur” dedi.
Ancak raporun tüm sorunları çözeceği yönündeki beklentilere karşı da uyarıda bulundu:
Bu raporla sorunların tümden çözüldüğü/çözüleceği yanılgısına da dikkat çekmek gerekir. Bu bir başlangıçtır. Türkiye'nin demokratikleşmesi, demokrasi ikliminin merkeze, yerele ve tüm çevrelere yayılması ve daha sayısız birikmiş sorunlara bir raporla cevap olunamayacağı açıktır.
Öcalan, raporun “önemli bir başlangıç” olduğunu belirterek, sonuç alıcı hale gelmesinin mücadeleye bağlı olduğunu ifade etti.
“Artık ülke gündemini silah değil siyaset belirlemeli”
Sürecin sabote edilmek istenebileceğini ancak buna karşı eskisi kadar kırılgan olunmadığını söyleyen Öcalan, “Doğru bir yaklaşımla böylesi hamleleri de atlatabiliriz. Rapor bir kavram seti sunmaktadır. Demokratik bir mücadele ve diyalogla hayata geçirilecek olan kavram ve kurumlar, cumhuriyetin nasıl demokratikleştirileceğine dair de bir yol haritası sunmaktadır” dedi.
Örgütün sürecin ruhuna uygun adımlar atmasının “tarihi anın gereği” olduğunu belirten Öcalan, şu ifadeleri kullandı:
Demokratik inşa silahla, çatışmayla değil, diyalogla, karşılıklı birbirini anlamayla gerçekleşecektir. Hukuki güvence olduğu müddetçe, hiçbir kesim şiddete, silaha, çatışmaya meyletmez; meyletmesi durumunda da tecrit olmaktan kurtulamaz. Artık ülke gündemini silahın değil, siyasetin belirleyeceği bir dönem başlamış olacaktır.
Hukuki güvence kadar “demokratik bilinç” ve siyasal sahiplenmenin önemine vurgu yapan Öcalan, süreci başarıya götürecek olanın demokratik siyaset çalışmaları olduğunu belirtti.
“Kürt-Türk kardeşliği önemli bir adım”
Raporda Kürt-Türk kardeşliğine yapılan vurguyu da değerlendiren Öcalan, “Geçen yüzyılda tarifsiz acılar yaşandı. Sonuçta ilk kez resmi bir raporda Kürt-Türk kardeşliğine vurgu yapılması, önemli bir adımdır” dedi.
Siyasetin gereği gibi yürütülmemesi halinde bu adımın da sönümlenebileceğini ifade eden Öcalan, “Demokratik mücadele, demokratik bilinç olmadan, istenilen tarzda bir anayasa çıksa bile bir anlam ifade etmez. Yine bir norm-dışı güç ortaya çıkacak, anayasayı rafa kaldırıp kendi yasalarını topluma dayatacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
“Siyasetin gücü silahın gücünden çok daha sonuç alıcıdır” diyen Öcalan, siyasetin “mümkün olanın sanatı” olduğunu ve mümkün olanı sağlayacak olanın demokratik mücadele olduğunu kaydetti.
“Asıl mücadele şimdi başlıyor”
Açıklamasının sonunda sürecin bir sonuç değil, “bir kapı aralama” olduğunu vurgulayan Öcalan, “Hiç kimsenin rehavete kapılma lüksü yoktur. Asıl mücadele şimdi başlamaktadır. Zor, ama başarının imkân dahilinde olduğu bir sürece girmiş bulunuyoruz” dedi.
Son bir yılda yürütülen diyalog sürecinin bu noktaya gelinmesini sağladığını belirten Öcalan, yüzyıllık yaraların sarılması için bunun yalnızca bir yol haritası sunduğunu ifade etti.
İmralı’dan yapılan açıklama, raporun içeriğinin “demokrasiye açık” olduğunu vurgulayarak, sürecin başarıya ulaşmasının demokrasi güçlerinin çabasına bağlı olduğu mesajıyla son buldu.
Independent Türkçe