27 Şubat’ın birinci yılı: Silahların sustuğu, siyasetin öne çıktığı tarihsel dönemeç

Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısının üzerinden bir yıl geçti

Kolaj: Independent Türkçe

Bu bir yıl; PKK’nın feshi, silahların yakılması, PKK güçlerinin Türkiye’den çekilmesi, Meclis Komisyonu’nun kurulması ve ortak raporun kabulü, Suriye’de ateşkes ve entegrasyon anlaşmaları ile “ikinci aşama” tartışmalarıyla tarihe geçti. Şimdi gözler yeniden İmralı’dan gelecek olası mesajda.

Bugün, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı ve sürecin seyrini değiştiren “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısının birinci yıl dönümü. Geçen bir yıl boyunca yalnızca Türkiye’de değil, bölgesel ölçekte de dengeleri etkileyen kritik gelişmeler yaşandı. Silahlı mücadelenin sona erdirilmesi, PKK’nın kendini feshetmesi, PKK güçlerinin geri çekilmesi, Meclis’te komisyon kurulması, İmralı ziyaretleri, Suriye sahasında ateşkes ve entegrasyon anlaşmaları bu sürecin temel başlıklarını oluşturdu.

Kamuoyu ise yıl dönümünde Öcalan’dan gelecek yeni bir mesajın olup olmayacağını merak ediyor.

Yeni dönemin başlangıcı

DEM Parti heyeti; Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, Ahmet Türk, Eş Genel Başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, milletvekili Cengiz Çiçek ve Av. Özgür Faik Erol’dan oluşan bir grupla 27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’la üçüncü görüşmesini gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından Öcalan’ın deklarasyonu kamuoyuna açıklandı.

Öcalan, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ancak demokrasiyle kalıcı hale gelebileceğini vurguladı. Demokratik uzlaşmayı tek yöntem olarak tanımladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısına ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradeye atıf yaparak silah bırakma çağrısında bulunduğunu ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstlendiğini ifade etti.

En kritik bölüm ise PKK’ya yönelik açık çağrıydı: Kongrenin toplanması, silahların bırakılması ve PKK’nın kendini feshetmesi istendi.

PKK’nın fesih kararı ve ilk tepkiler

Çağrının ardından PKK Yürütme Komitesi ateşkes ilan ettiğini ve Öcalan’ın çağrısına uyacağını duyurdu. Kongrenin güvenli bir ortamda toplanması ve Öcalan’ın süreci bizzat yürütmesi gerektiği vurgulandı.

12 Mayıs’ta yapılan açıklamada PKK, 5-6 Mayıs tarihlerinde düzenlenen 12. Kongre’de silahlı mücadeleyi sonlandırma ve örgütsel yapıyı feshetme kararı aldığını ilan etti. Karar hem Türkiye’de hem dünyada geniş yankı buldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan süreci “kritik eşik aşıldı” sözleriyle değerlendirdi. Bahçeli, “Kazanan siyaset ve demokrasidir” dedi ve yasal çerçevenin belirlenmesi gerektiğini vurguladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise kararı “kritik eşik” olarak tanımlayarak çözümün adresinin Meclis olduğunu söyledi. DEM Parti de yeni bir döneme girildiğini belirterek Meclis’in aktif rol alması gerektiğini ifade etti.

Meclis’te Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu

Bahçeli’nin “Ok yaydan çıktı, geri dönüş yok” açıklamasının ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş girişim başlattı. “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” adıyla kurulan komisyon 5 Ağustos’ta ilk toplantısını yaptı.

Komisyonda AKP 21, CHP 10, DEM Parti ve MHP 4’er milletvekiliyle temsil edildi. Diğer partiler de birer ya da üçer üyeyle yer aldı. Komisyon 20 toplantı boyunca 134 kurum ve kişiyi dinledi. İnsan hakları örgütleri, barolar, akademisyenler ve bakanlar çözüm önerilerini sundu.

26 yıl sonra görüntülü mesaj

9 Temmuz’da Abdullah Öcalan’dan 26 yıl aradan sonra ilk kez sesli ve görüntülü mesaj geldi. PKK’nın fesih kararını “tarihsel dönüşüm” olarak nitelendiren Öcalan, Demokratik Toplum Manifestosu’nu duyurdu. Silahların gönüllü bırakılmasının önemine dikkat çekerek demokratik siyaset ve hukuk zemininde yeni bir sürece girildiğini söyledi.

Süleymaniye’de silahlar ateşe verildi

11 Temmuz’da Irak Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kırsalında düzenlenen törende 30 kişilik bir PKK grubu silahlarını ateşe verdi. Törene çok sayıda siyasetçi ve sivil toplum temsilcisi katıldı.

KCK yöneticilerinden Bese Hozat, bu adımın Öcalan’ın çağrısı doğrultusunda atıldığını belirterek, demokratik siyaset ve entegrasyon yasaları temelinde silahların gönüllü olarak imha edildiğini söyledi. Görüntüler ulusal ve uluslararası basında geniş yer buldu.

İkinci aşama: Demokratikleşme ve entegrasyon

Ağustos sonunda İmralı’da yapılan görüşmede Öcalan, sürecin üç temel kavramını “demokratik toplum, barış ve entegrasyon” olarak tanımladı. Pervin Buldan, birinci aşamanın silah bırakma, fesih ve komisyon süreci olduğunu; ikinci aşamanın ise demokratikleşme ve entegrasyon yasalarının çıkarılması olduğunu söyledi.

Ekim sonunda PKK, Türkiye’deki PKK güçlerinin çekilmeye başladığını duyurdu. Açıklamada geçiş hukuku ve demokratik entegrasyon düzenlemeleri çağrısı yapıldı.

Komisyonun İmralı ziyareti ve siyasi tartışmalar

Komisyonun Öcalan’la görüşmesi tartışmalara yol açtı. Bahçeli “Gerekirse ben giderim” diyerek dikkat çekici bir çıkış yaptı. 21 Kasım’daki oylamada komisyonun İmralı’ya gitmesine karar verildi.

CHP heyete üye vermeme kararı aldı ve sürecin yalnızca İmralı ziyareti eksenine sıkıştırılmasına karşı çıktı. Karşılıklı açıklamalar siyasette gerilimi artırdı.

24 Kasım’da komisyon heyeti İmralı’ya giderek Öcalan’la görüştü. Görüşmede hem Türkiye’deki süreç hem de Suriye sahasındaki gelişmeler ele alındı.

Rojava’da çatışmalar ve 30 Ocak Anlaşması

2026 başında Halep’in Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinde Suriye güçleri ile SDG güçleri arasında başladı. Ardından Rakka, Tabka ve Deyr Zor hattında çatışmalar yaşandı. Suriye Demokratik Güçleri geri çekilerek Kürt bölgelerine yöneldi.

30 Ocak’ta SDG ile Şam yönetimi arasında uluslararası garantörlük altında ateşkes ve entegrasyon anlaşması imzalandı. Askeri ve idari yapıların aşamalı entegrasyonu konusunda mutabakata varıldı. Öcalan’ın taraflara mesaj ilettiği ve çatışmaların büyümesinin bölgesel felakete yol açabileceği uyarısında bulunduğu açıklandı.

Şubat ortasında SDG Komutanı Mazlum Abdi ve İlham Ahmed, Münih Güvenlik Konferansına katılarak üst düzey temaslarda bulundu.

Komisyonun nihai raporu çıktı

20 Şubat’ta komisyon 197 günlük çalışmanın ardından nihai raporu oyladı. 47 kabul oyuyla rapor benimsendi. TİP ve EMEP’ten iki üye ret oyu verirken CHP’li Türkan Elçi çekimser kaldı.

DEM Parti ise raporda kullanılan “terör” tanımına itiraz ederek muhalefet şerhi düştü ve Kürt meselesinin güvenlik değil siyasal bir mesele olduğunu vurguladı.

Öcalan’ın statüsü tartışması

Son haftalarda “umut hakkı” ve Öcalan’ın statüsü tartışmaları öne çıktı. Bahçeli, İmralı’nın statüsünün ele alınması gerektiğini söyledi. Tülay Hatimoğulları ise Öcalan’ın statüsünün yasal güvence altına alınması çağrısı yaptı.

DEM Parti ve çeşitli çevreler; kayyum uygulamalarının sona erdirilmesi, AİHM ve AYM kararlarının uygulanması gibi adımların yeni yasa beklenmeden atılabileceğini savunuyor. Ahmet Türk de bu başlıkları güven artırıcı önlemler arasında saydı.

27 Şubat çağrısı bir yıl içinde silahlı mücadelenin sona ermesine, PKK’nın kendini feshetmesine, PKK güçlerinin Türkiye’den çekilmesine, Meclis’te kapsamlı bir komisyon çalışmasına ve bölgesel düzeyde entegrasyon anlaşmalarına uzanan bir süreci başlattı.

Şimdi süreç, “ikinci aşama” olarak tanımlanan demokratikleşme ve entegrasyon adımlarına odaklanmış durumda. Birinci yıl dönümünde ise kamuoyunun gözü yeniden İmralı’da. Gelecek mesajın, sürecin yönünü nasıl şekillendireceği merak konusu.

 

Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU