Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'la görüştü.
Erdoğan, görüşmenin ardından Suudi Arabistan merkezli Şarku'l Avsat gazetesine verdiği söyleşide Türkiye'nin Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması için çalışmaya devam edeceğini söyledi.
Gazze'de barışın sağlanmasına, gerekirse askeri katkı da dahil destek vermeye hazır olduklarını vurguladı. İsrail yönetimiyse Türkiye'nin Gazze'ye konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne asker göndermesine karşı çıkıyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında oluşturulması planlanan ittifak da görüşmede merak edilen konular arasındaydı. Ancak Riyad ya da Ankara'dan ittifaka dair bir açıklama yapılmadı.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Bloomberg'ün 9 Ocak'taki haberinde, Türkiye'nin üçlü ittifaka katılmak için taraflarla görüşme yürüttüğü öne sürülmüştü. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da 23 Ocak'taki açıklamasında, kapsamlı bir bölgesel güvenlik platformu kurulmasını istediklerini, böyle bir üçlü ittifakı desteklediklerini söylemişti. Görüşmelerin yapıldığını doğrularken henüz bir anlaşma imzalanmadığını vurgulamıştı.
AFP'nin hafta sonu yayımladığı haberde, Riyad'la İslamabad arasında Eylül 2025'te imzalanan savunma paktına Ankara'nın dahil edilmeyeceği savunulmuştu. Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen Suudi Arabistanlı bir yetkiliye dayandırılan haberle ilgili Türk yetkililerden yorum henüz yorum gelmedi.
Birleşik Krallık'taki Birmingham Üniversitesi'nden Umar Karim, AFP'ye açıklamasında Türkiye'nin Suudi Arabistan'la yakınlaşırken bölgedeki diğer ülkelerle dengeleri gözetmesi gerekeceğini söylüyor:
Birleşik Arap Emirlikleri'yle (BAE) rekabet ve İsrail'den gelen güvenlik tehdidi konusunda Türkiye'nin Suudilere neler taahhüt edebileceğinin bu ziyaretle netleşeceğini düşünüyorum. Bu üçlü anlaşma, Türkiye'nin yapabilecekleri ve yapamayacaklarına bağlı olarak belirlenecek.
Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'un analizinde, gelecekte NATO'nun güvenilirliğini yitirmesi halinde Türkiye'nin bölgede daha geniş ittifaklar kurarak "riskten korunma" stratejisi izlemek istediği yazılıyor.
Geçen yılki Hindistan-Pakistan çatışmalarında Ankara'nın İslamabad yönetimine destek verdiği de hatırlatılıyor. Ayrıca Riyad'ın Suriye'deki Ahmed Şara yönetimiyle iyi anlaştığı, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye ordusuna entegrasyonuna sıcak baktığına dikkat çekiliyor.
Erdoğan, Suudi Arabistan'daki ziyaretinin ardından bugün Mısır'a gidecek. Arapça ve İngilizce yayın yapan ABD merkezli Al Hurra'nın analizinde, Ankara'nın "bölgesel işbirliğini güçlendirme" adımları atmak istediği, olası üçlü ittifaka Kahire'nin de dahil edilebileceği yazılıyor.
Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye dev enerji yatırımı
Görüşmelerin ardından Türkiye'yle Suudi Arabistan arasında 31 maddelik ortak bildiri yayımlandı. Tarafların ekonomi, ticaret ve yatırım sektörlerinde işbirliğini artıracağı belirtildi.
Ayrıca adalet, yenilenebilir enerji, uzayın barışçıl amaçlarla kullanımı ile AR-GE ve inovasyon işbirliği dahil olmak üzere çeşitli alanlarda anlaşmalar imzalandı.
En dikkat çekici anlaşmalardan biri enerji alanında yapıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Suudi Arabistan'la Türkiye arasında 2 milyar dolarlık güneş enerjisi yatırımı anlaşması imzalandığını bildirdi.
Anlaşma kapsamında Riyad yönetimi, 1000 megavatı Sivas'ta 1000 megavatı da Karaman'da Taşeli'nde olacak şekilde 2 bin megavatlık güneş enerjisi çiftliği inşa edecek. Bayraktar, burada üretilen elektriğin yaklaşık 25 yıl boyunca kilovatsaat başına 1,99 avro/sentten satın alınacağını ifade etti. Projenin toplam kapsamıysa 5 bin megavatı bulacak.
Independent Türkçe, Times of Israel, Reuters, Al Hurra, Chatham House, AA