İsrail Dışişleri Bakanlığı, Suriye’deki azınlıkların durumuna ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, özellikle Rojava’daki Kürt nüfusun ciddi bir insani krizle karşı karşıya olduğunu bildirdi. Bakanlık, uluslararası kamuoyunun farklı başlıklara odaklandığı bir dönemde Suriye’deki azınlık topluluklarının sessizlik içinde yok olma tehlikesi yaşadığını vurguladı.
Bakanlığın resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Suriye’deki etnik ve dini azınlıkların tehcir, baskı ve sistematik şiddetle karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi. Açıklamada, özellikle Rojava’daki Kürtlerin yaşadığı hak ihlallerinin yalnızca kimliklerinden kaynaklandığı ifade edilerek, bunun ağır bir insan hakları sorunu olduğu belirtildi.
İsrail Dışişleri Bakanlığı, dünya genelinde yaşanan sessizliği de eleştirerek, insan haklarının evrensel olduğunu ve seçici biçimde ele alınamayacağını vurguladı. Tel Aviv yönetimi, cinayetler ve zorla kaybedilme vakaları karşısında sessiz kalmanın tarafsızlık anlamına gelmeyeceği uyarısında bulundu.
Açıklama, Suriye Arap Ordusu’nun 6 Ocak’tan bu yana Demokratik Suriye Güçleri’nin kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarını artırdığı bir döneme denk geldi. Geçtiğimiz cumartesi günü DSG ile Suriye hükümeti arasında varılan 15 günlük ateşkes uzatmasına rağmen, sahadaki çatışmaların tamamen durmadığına dikkat çekiliyor. Tarafların karşılıklı olarak ateşkes ihlali suçlamalarında bulunması, bölgedeki kırılgan güvenlik ortamının sürdüğünü gösteriyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Dünya manşetleri tartışırken, azınlıklar sessizlik içinde siliniyor. Suriye'deki Kürtler; sadece kimlikleri nedeniyle yerinden edilme, baskı ve şiddetle karşı karşıya kalıyor. İnsan hakları seçici değildir. Sessizlik tarafsızlık değildir.”
Independent Türkçe