Türkiye’de popüler olan 27 milyon kişinin üye olduğu Çin merkezli alışveriş sitesi Temu 6 Şubat’tan itibaren gümrük beyannamesine tabi olup, fiyat avantajını tümüyle yitirecek. Önceki gün de bu sitenin Türkiye ofisine baskın yapılarak bilgisayarlarına da el kondu.
Yurt dışı alışveriş sitelerinden yapılan alışveriş önceleri 150 Avro iken bu oran 29 Avro’ya çekilmişti. Yüzde 60 oranındaki gümrük vergisi ile Türkiye’deki fiyatlarla eşitlenmesine karşın, şimdi tümüyle Türkiye’den çekilmelerini istiyoruz.
Pratikte kargo süresi de işin içine girince yurt dışı alışveriş siteleri 24 Ocak itibariyle Türkiye’de tarihe karıştı.
Soru şu: Bu tür sitelerin Türkiye faaliyetlerinin engellenmesi Türkiye ne kazandırır, ne kaybettirir?
Anlatayım:
Yıllar önce Alman Real’in Fulya’daki grosmarketinden kızıma oyuncak bir bebek almıştım. Ancak iki, üç gün sonra oyuncak arızalandı. Ve ürünü aldığım mağazaya getirdim. Görevli tereddütsüz paramı iade etti. *(söz konusu kurum artık Türkiye’de bulunmuyor)
Şaşırmıştım.
Görevliye, bakın bu ürünün ambalajını da, satış fişini de size ibra etmedim. Siz yine de paramı iade ettiniz. Yerli bir mağazada olsa, sorun yaşardım, dedim.
Mağaza görevlisinin sözü, halen kurumsallık mottomdur.
“Önemli olan, ambalaj ya da fiş değil Sizsiniz. Sizin mutlu olmanızı önceliyoruz!”
Sonraları tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de e-ticaret gelişti.
Türkiye’de ilk akla gelen o dev alışveriş sitelerinden birinden kızıma cep telefonu aldık. Telefonun yetkili servisi ürünü henüz ambalajından çıkartırken, “Bu ürünün sıfır olduğundan emin misiniz?” diye sordu. Bilgisayara bağlanınca sıfır diye, ikinci el bir ürün gönderildiğini öğrendik.
Yapılandırılmış ürünleri sıfır diye satmak yaygın
Zaten o e-ticaret sitesini aradığımda da şaşırmadılar. “Tedarikçilerimizden kaynaklanıyor” dediler. Ve aynı ürünün orijinalini garanti edemeyeceklerini belirterek, bize o telefonun yerine Google anlaşması olmayan bir ürün verdiler ki, ciddi bir mağduriyet yarattılar.
E-ticaret sitelerinin en önemli kalemi…
Yetkili servis, bu durumun Türkiye’de çok yaygın olduğunu belirtti.
“İkinci el -yapılandırılmış- telefonları, yerel alışveriş sitelerinde sıfır ürün diye satmak çok yaygın bir durum. Zaten söz konusu site de reklamı yaptığı ürünün sıfırının olmadığını itiraf etmiş. Çoğu yenilenmiş ürünleri on katına satabiliyorlar. Siz ürünü yetkili bir serviste değil de kendiniz açarsanız, yasal haklarınızı yitiriyorsunuz. Aslında e-ticaret sitelerinin Türkiye’de en önemli gelir kalemi bu!”
Bu durumla ilgili tüm yetkililerle yazışılmış, ancak hiçbir sonuç alınamadı.
Ürünün sahte olmamasını garanti edemiyoruz!
Ve daha sonra yine Türkiye’nin önde gelen ve ilk akla gelen alışveriş sitelerinden birinden telefonumla aynı markanın Türkiye garantili kulaklığını sipariş ettim. Yetkili servis daha kutuyu açmadan, “Bunun orijinal olduğundan emin misiniz?” diye sordu. Bilgisayara bağlandığında ürünün taklit ve arızalı olduğu belgelendi. Ürünü aldığım o çok büyük e- ticaret sitesini aradım. “Belgeyi göndermenize gerek yok. Ürünü iade edin incelemeden sonra paranızı iade edelim” dediler.
Parayı değil, ürünü istiyordum. Orijinal olması şartıyla…
Beş hafta sonra o meşhur e-ticaret sitesinden yeni bir kablosuz kulaklık geldi. Ve teknik servis ikinci ürünün de sahte olduğunu belirtince, kurumu aradım. “Sitenizde reklamını yaptığınız gibi Türkiye garantili, orijinal ürünü gönderemiyor musunuz?” diye sordum.
Böyle bir garanti veremiyoruz, dediler.
İlk ürünü sipariş verdiğim tarihten bu yana iki buçuk ay geçmiş ve ürünün fiyatı da artmıştı.
Yani param iade edilse de, artık, mağdur edilmiştim.
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Avukat Bülent Deniz’in, yönlendirdiği tüm kurumlara konuyu belgeleriyle ilettim. Gelen yanıt, düşündürücüydü.
“Tüketici hakem heyetine başvurun.”
Bu en güvenilir e-ticaret firması, aylarca bu sahte ürünü sitesinde satmaya devam etti.
Ayıplı hizmetimin bedelini asla müşterime ödetmem
Şimdi fiyat avantajını tamamen yitiren Temu’ya dönelim.
Bu firma, tıpkı Batılı firmalar gibi size taahhüt ettiği ürünü, açıkladığı takvim içinde iletiyor. Olur da belirttiği tarihi geçirirse size tazminat ödüyor. Vazgeçerseniz hemen iade alıyor ve siz henüz ürünü teslim ederken paranızı ödüyor. Arada geçen sürede fiyat artışlarından etkilenmeyin diye. Ürün kullanım aşamasında kırıldığında da paranızı ödüyor. Siz siyah ürün istediniz de farklı bir renkte mi geldi. Ürün sizde kalıyor, paranızı anında (fotoğrafını gönderir göndermez) iade ediyor.
Ve bu durumu şöyle açıklıyor. Ayıplı hizmetimin bedelini asla müşterime ödetmem!..
”Sen artık Türkiye’de iş yapma!”
TBF Başkanı Deniz, 20 Avro’luk ürün alan vatandaş gümrük beyannamesi vermek istemeyeceğinden, uygulama, bu firmalara mesajının net olduğunu belirtiyor.
“Sen artık Türkiye’de iş yapma.”
Deniz, uygulamanın yabancı sermayeli Türkiye’de yerleşik alışveriş sitelerinin tekelleşmesini getireceğini kaydederek uyarıyor.
“Gündemdeki yasaklamalar, Özal öncesinde denenmiş başarısızlığı görülmüştür. Yerli üreticiyi korumuyor. Rekabet ortadan kalkınca, iş kalitesiz ürünlere halkı mahkûm etmeye dönüşüyor. Zaten tüketici haklarına uymayan satıcılar şimdi meydanı iyice boş bulacaklarından, artık hiçbir kural tanımayacak, monopole döneceklerdir.”
Deniz, rekabet şartlarının korunmasının iç denetimi ve kaliteyi getirdiğini, üreticiyi ihracata hazırladığını kaydederek, kanun koyucuya belli orandaki ithal ürünlerde gümrük vergisi almamasını öneriyor.
Belki de, biz kurumsallığı öğrenmek yerine, kurumsal firmalara bariyerler koyduğumuzu zannederken, o bariyerleri rekabet kültürümüze koyuyoruz!
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish