Büyük Paris Sergisi ve Ferruh Karakaşlı'nın kaotik evreni

Prof. Dr. Uğur Batı Independent Türkçe için yazdı

Kolaj: Independent Türkçe

Asla bakarak resim yapmadım; bütün imgeler beynimdekilerin yansımasıdır. Resimlerimdeki figürlerin bildiğimiz evrendeki figürlerden çoğu zaman farklılaşmasının özünde, özgün dünyamın yansıması vardır. Ve bu figürler sanat ve modayı zaman zaman iliştiren şık giyimli varlıklara dönüşürler. Bazen bir at, bazen bir köpek kravat ya da papyon takar ve çok sevdiğimiz köpeğimiz Jude'un partilerine katılırlar. Resimlerimdeki ana figürlerden biri de köpeğim Jude ve arkadaşlarıdır.


Ferruh Karakaşlı Paris'te, Collection Arije Paris'te Uğur Batı küratörlüğünde öylesine etkili bir solo sergi açtı ki… Hikâyesi çok hoştu.

Türkiye'nin en uluslararası sanatçılarından Ferruh Karakaşlı, Paris'teki solo sergisini kentin en prestijli caddelerinden Avenue George V üzerinde yer alan Collection Arije Paris'te gerçekleştirdi.

Bunu Arije markasıyla gerçekleştirdi ki, sanat, artisan mücevher ve koleksiyon saatleri alanında uluslararası itibara sahip seçkin bir marka, persona olarak Ferruh Karakaşlı'yı görüyor.

Bu ülkemiz sanatı için de büyük bir başarı.

Açılışa; küratörler, Fransız SECAM sanat danışmanı Isabelle de Marcellus, danışmanlığını yaptığı koleksiyonerler, Türk ve Avrupalı sanat koleksiyonerleri ile seçkin iş insanları katıldı.

Sergi aralık ortasına kadar ziyaret edilebilecek.
 

 

Sergi, Türkiye Cumhuriyeti Paris Büyükelçisi Yusuf Demirer'in himayelerinde, Türk Büyükelçiliği'nde düzenlenen özel bir resepsiyonla kutlandı.

Büyükelçi Demirer, resepsiyonda yaptığı Fransızca konuşmada, sanatçının disiplinler arası yaklaşımının Avrupa sanat piyasasına yeni bir dinamizm kazandıracağını vurguladı.

Ferruh Karakaşlı'nın küresel sanat yolculuğundaki bir sonraki durak Brüksel olacak.
 

 

Ferruh Karakaşlı: Dünya sanatında bir Türk Çipa!

Karakaşlı, üniversite eğitimi için gittiği Viyana'da uzun yıllar kaldı.

Hundertwasser, Alfed Hrdlicka gibi önemli sanatçıların atölyelerinde çalışmasının yanında Salzburg Yaz Akademisi'ne katıldı.

Eserlerini sanat piyasasına ilk defa Viyana'da çıkaran Karakaşlı; Milano, Berlin, New York, Londra gibi şehirlerde de alıcılarla buluştu.

Türkiye sanat piyasasında da yer almaya başlayan sanatçı, hem moda kariyerine hem de resim çalışmalarına devam ediyor.

Kariyerden çok daha öncesine, çocukluğuna dayanan bir tutkunun ürünü olan resimleri renkli, canlı, dolu ve dikkat çekici.

Yaratıcılıkla temellenen modacılık ve yaratıcılıktan beslenen sanat, Karakaşlı'nın iki farklı üretimi olarak yan yanalar ama kendi ayaklarının üstünde yükseliyorlar.
 

 

Ferruh Karakaşlı'nın estetik kaotik evreni

İstanbul'un dar sokaklarında, Boğaz'ın mavi dalgalarıyla Viyana'nın gri taş döşemeleri arasında bir köprü kuran adam: Ferruh Karakaşlı.

1950'lerde Anadolu'nun renkli dokularında doğan bu ressam-modacı, hayatı bir tuval gibi boyamış; moda iğnesini fırçaya dönüştürmüş, kaosu harmoniye çevirmiş.

2025'in sonbaharında, Paris'in Arije Collection galerisinde açılacak "L'Euphonie des Couleurs" sergisiyle, bir kez daha dünyanın nabzını tutuyor.

Karakaşlı'nın resimleri, sadece renk lekeleri değil; kentsel yalnızlığın, alt kültürlerin ve insan ruhunun patlayan bir manifestosu.

Pop-sürrealizmin Türk yorumuyla, Andy Warhol'un seri üretim ironisini Salvador Dalí'nin eriyen gerçeklikleriyle harmanlıyor.

Bu makale, onun yolculuğunu geniş bir perspektiften ele alıyor: Çocukluk hayallerinden günümüz sergilerine, modanın keskin hatlarından tuvalin özgür fırtınasına kadar.

Ve evet, o 10 özgün özellik -ki Onedio'da yazdığım derinlemesine incelemeyle aydınlanıyor- bu evrenin pusulası.

Özellikle "Authentics" serisi, bu özelliklerin somut bir yankısı: Altın bir hafıza duvarında, içsel kabilelerin hikayesi, kaostan dinginliğe uzanan bir yolculukla örülüyor.
 

 

Erken yaşam: Gri gerçeklikten renkli kaçışa

Ferruh Karakaşlı'nın hikâyesi, bir çocuğun beyninde gizlenen bir galeride başlar. 1950'lerin Türkiye'sinde, sıradan bir ailenin oğlu olarak büyürken, dış dünyanın gri tonlarından kaçmak için iç dünyasında bir sığınak kurar: Renkli hayvanlar, masalsı figürler ve sonsuz bir hayal podyumu.

Bu erken kaçış, onun "renklerin adamı" kimliğini şekillendirir.

Üniversite yıllarında Viyana'ya adım attığında, bu içsel fırtına dışa vurulur.

Avusturya'nın sanat başkentinde, Friedensreich Hundertwasser'ın organik kıvrımlarını ve Alfred Hrdlicka'nın figüratif sertliğini emer.

Salzburg Yaz Akademisi'nde kent çizerliğiyle yoğrulur; sokakların nabzı, kalem ucunda atar.

Bu eğitim, Karakaşlı'yı sıradan bir ressamdan avangart bir vizyona taşır; bir eğitim ki, onun hakkındaki eleştirilerde vurgulandığı gibi, "hayli önemli bir resim görgüsüne sahip" olmasını sağlar.

Viyana'nın sisli sokakları, onun tuvaline sızar: Kent, bir karakter olur; figürler, sokak lambalarının altında dans eder.

Bu kökler, daha sonra "Authentics" serisinde meyve verir: Çocukluk karalamaları, olgun bir altın levhada totemlere ve gliflere dönüşür, hafızanın kalabalık dokusunu titreştirir.
 

 

Moda dünyasının zamansız ikonu: İğneden fırçaya

Karakaşlı'nın moda kariyeri, bir tesadüf değil; sanatın pratik uzantısı.

1970'lerde Viyana'da terzi dükkanı açar, "zamansız modanın temsilcisi" unvanını kapar.

Jet-set'in tercihi olur: Ezel dizisinden fırlamış gibi şık takım elbiseler, papyonlu köpekler kadar ikonik.

Hürriyet'in 2016 makalesinde vurgulandığı üzere, "dünya jet-set'inin tercihi"dir o; Milano'dan Londra'ya uzanan bir imparatorluk kurar.

Ama moda, onun için bir duruş tasarımıdır; kişiye özel, kaotik bir uyum.

2019'da Şamdan Plus'a anlattığı gibi, hazır giyim sektörüne girişi bir devrim:

"Markamızı dünyaya açtık."


Bu yıllarda, ölümden dönen bir kaza yaşar; Hızırtepe'nin haberine göre, bu deneyim sanatını derinleştirir.

Moda atölyesi, tuvalin laboratuvarı olur: Kravatlar figürlere sızar, kumaşlar renk patlamalarına dönüşür.

Onedio'nun ikinci özelliği tam burada devreye girer:

"Tasarımda Türkiye ikonu."


Karakaşlı, modayı sanatla birleştirir; ikisi, "kendi ayakları üzerinde duran iki üretim" olarak yan yana durur.

2025'te bile bu miras canlı: Eylül ayında Odatv'nin haberinde, İngiliz kumaş devi Moxon ile İstanbul buluşması, lüks modayı Türk imzasıyla taçlandırır.

X'te (eski Twitter) paylaştığı gibi, "Lüks modaya Türk imzası"nda, yeni dostlar trenin rotasını değiştirir.

Hatta, Famex DigiClub projesiyle kahve çeşitleri ve limitli sanat eserleri sunar; moda, sanata, tüketim kültürüne evrilir.

Bu sentez, "Authentics"te de yankılanır: Moda ikonları, altın bir yüzeyde içsel kabilelerin parçası olur, zamansız duruşu hafızanın altın tabakasıyla korur.
 

 

Sanata tam gaz: Avangart bir dönüşüm

90'ların sonundan beri resim, Karakaşlı'nın ana sahnesi.

Moda, fon olur; tuval, özgürleşir.

Oggusto'nun 2024 portresinde, "kaotik bir disiplinle işler çalışan" bir yıkıcı olarak tanımlanır: Pop-sürrealizmle, kentsel kaosu estetikleştirir.

Röportajlarında tekrarlar:

Sanat, enerjiye ve pozitif oluşa katkıda bulunursa iyi iş yapmış olur.


2023'te Fatih Altaylı ile YouTube'da, kültür-sanatın insan hayatındaki rolünü sorgular; 2024'te Ahu Orakçıoğlu ile günlük kaosunu paylaşır.

Onedio'nun dördüncü özelliği, bu avangart ruhu özetler:

"Avangart bir sanatçı."


Soyut kent-çizer dışavurumculuğu, semantik göndergelerle yenilik peşinde koşar.

Uluslararası koleksiyonlar -Viyana'dan Berlin'e- onun cazibe merkezi olduğunu kanıtlar; üçüncü özellikte vurgulandığı gibi, "uluslararası koleksiyonerlerin cazibe merkezi."

2025, zirve: Şubat'ta Galeri MİZ'de "Kaotik Harmoni" açılır; kentsel dinamikler ve kozmik düzenin keşfi.

Mayısta "Urban Tribes & Authentic" ile alt kültürleri kutlar; bu serideki eserler, iç arşivlerin altın bir haritası gibi, "ben" ile "biz"i asılı bırakır.

Kasımda Paris'te "L'Euphonie des Couleurs" -renklerin senfonisi- sanatseverleri bekler.

X'te paylaştığı teaser'lar, heyecanı körükler:

Sanat, şiddetli duyguların aniden ortaya çıkışı.


"Authentics" burada doruklanır: Bir tablo, ışıkla titreşen altın bir rölyef olarak belirir, kaosun içinden sızan yeşil bir imza ile hikâyeyi devam ettirir.
 

 

Resimlerinin 10 özgün özelliği: Tuvalin gizli kodları

Karakaşlı'nın resimleri, bir şifre gibi: Her katman, yeni bir okuma sunar.

Bu 10 özgün özelliği şöyle deşifre eder ve anlatabiliriz.

Ki her biri, sanatçının felsefesini yansıtır.

İşte detaylı bir bakış, "Authentics" serisinin altın dokusuyla zenginleşmiş şekilde şöyle sıralanabilir:

  1. Hayli önemli bir resim eğitimi ve görgüsü: Viyana ve Salzburg'daki ustalık, kent çizerliğini doğurur.
    Örnek: "Harmony of Crowd"da sokaklar figürlere karışır. "Authentics"te bu görgü, altın bir hafıza duvarında totemlere dönüşür -hafızanın titreşen izleri, yaratıcılığı birleştirir.
     
  2. Tasarımda Türkiye ikonu: Moda-sanat sentezi.
    Örnek: Papyonlu köpekler, "Jude's Party"de moda alegorisi olur. "Authentics"te ikonlar, iç kalabalığın parçası: Zamansız duruş, altın tabakayla korunmuş bir hikâye taşır.
     
  3. Uluslararası koleksiyonerlerin cazibe merkezi: Eserler, Avrupa başkentlerini süsler.
    Örnek: Milano koleksiyonlarında asılı "Festival of Species". "Authentics", küresel bir harita gibi: Kolektif hafıza, Türk sanatını yükseltir.
     
  4. Avangart bir sanatçı: Yenilik ve sorgulama.
    Örnek: Soyut kaos, "Blue Harmony"de semantik göndergelerle parlar. "Authentics"te avangart ruh, dokunun yoğunluğunda gizli: Kaostan rafine sükûnete yükselen bir öncü estetik.
     
  5. Evrensel-özgün bir doku/yüzey yaratıp anlamsal çeşitlilik işliyor: "Urban Tribes" serisi, alt kültürleri birleştirir.
    Örnek: Bears ve furries, çizgisel üslupta dans eder. "Authentics"te doku, alttan üste yoğunlaşır -iç kalabalık aşağıda gürler, yukarıda arınır; geleceğe yönelik semantik unsurlar, kabile enerjisini içe yöneltir.
     
  6. Gerçek bir renk sihirbazı: Sert ışıklar ve renk alternatifleri.
    Örnek: Kırmızı-sarı patlamalar, "Innocent"te siluetleri rahatsız eder. "Authentics"te altın/bronzu, mor ve kırmızı ipuçlarıyla gizli tonlar: Değerli duygular, yeşil bir "hava deliği"nden nefes alır; kentsel parçalı anlatılarla derinlik yaratır.
     
  7. Özgün bir estetik geliştiren kalitesi dünya çapında bir ressam: Kendine has düşünme kaynağı.
    Örnek: Estetik, yalnızca ona özgü; "Authenticity"de yankılanır. "Authentics"te eşsizlik, altın levhada belirir: Çağdaş miras, kişisel ve kolektif bir arşivle taçlanır.
     
  8. Boşluksuz ama eksiksiz bir yenilik sanatçısı: Kompozisyon derinliği.
    Örnek: "Authenticity"de tüm dünya tuvaldeymiş gibi. "Authentics"te boşluksuz yenilik, hafıza yüzeyinde tam: Soyutlama, iletişimi engelsiz kılar; tüm katmanlar, tek bir altın haritada birleşir.
     
  9. Psikik etkiler yaratan deneysel ressam: Espazsız düzlem, kaotik örgütlenme.
    Örnek: Bakışı hapseden hipnoz, "Golden Rebellion"da. "Authentics"te psişik etki, titreşen rölyefte: Yüzey manipülasyonu, içsel dinginliğe hipnotik bir yükselişle dönüşür.
     
  10. Renk çizgiden önce gelir: Tayfın saflığı, fırça önceliği.
    Örnek: Spatuladan ziyade fırça darbeleri, ayrılık manifestosu.
    "Authentics"te renk, altın ışıkla ön planda: Aristoteles'e karşı cesaret, yeşil imzayla hikâyeyi devrimleştirir -teknik, hafızanın devam eden nefesi olur.

Bu özellikler, limitli edisyonlarda somutlaşır.

Ki şimdi Ferruh Karakaşlı ipekleri de geliyor.

Bu eserler beyin imgeleriyle figür farklılaşmasında vurgulanır.

"Authentics DNA'sı", tam burada parlar: İç arşiv / iç kabile katmanı, çocukluktan olgunluğa, Urban Tribes'ın enerjisinden kişisel dinginliğe uzanır; altın bir levha, "ben" ile "biz"i sonsuza dek asılı bırakır.
 

 

Etkiler, felsefe ve miras: Kaosun ötesinde

Karakaşlı, Walter Benjamin'in "estetiğin politize edilmesi"nden ilham alır; alt kültürleri -punk'lardan rap'çilere- estetikleştirir.

X'te, "En zor şey, gözünün önündekini görmek" der; kaos, bir uyarıdır.

Etkileri Doğu-Batı sentezinde: Anadolu dokuları, Viyana modernizmi, New York grafitisi.

Felsefesi basit: "Keşke'nin maliyeti..." - X'te ima ettiği gibi, fırsatları kaçırmamak.

Mirası? Türkiye'den dünyaya uzanan bir köprü: Ekşi Sözlük'te sosyete terzisi, YouTube'da vizyoner.

"Authentics" bu mirası altınla mühürler: Hafızanın korunan hazinesi, kaosun ötesinde bir parti daveti.


Sonuç: Sonsuz bir parti

19 Kasım 2025'te, Paris'e giderken Karakaşlı, tuvalini bir kez daha renklendirir.

"L'Euphonie des Couleurs", renklerin asi senfonisini çalacak -kaotik, ama harmonik.

Onun evreninde, Jude'un papyonu gibi sıradan bir detay, sonsuz bir hikâye doğurur; "Authentics"in altın duvarı gibi, iç kalabalıklar dingin bir yeşille nefes alır.

Ferruh Karakaşlı, sadece ressam değil; bir kültür antropoloğu, moda devrimcisi, kaosun şairi.

Ve biz, o tuvalin karşısında dururken, kendimizi buluruz: Renklerin, kaosun ve harmoninin içinde.

Belki de sıradaki sergi, Boğaz'ı SoHo'yla karıştırır -ve sanat, bir kez daha dans eder.
 

 

Brüksel'deki serginin de küratörü Uğur Batı olacak. 

Sergi Künye:

  • Ressam: Ferruh Karakaşlı
  • Küratör: Uğur Batı
  • Yer: Frans, Paris, Collection Arije Paris
  • Tarih: 22 Kasım-05 Aralık 2025

 

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU