Gazze savaşı Amerikan işçi sendikalarını ikiye böldü

Onlarca yıldır İsrail'i destekleyen ABD'deki işçi hareketi büyük bir nesil değişimine tanık oluyor

Gazze'de ateşkes talep eden Filistin yanlısı göstericiler, 26 Kasım 2023'te New York City'de Manhattan ile Brooklyn arasındaki Manhattan Köprüsü'nü her iki yönde kapatıyor

ABD'deki en önde gelen sendikalar uzun zamandır büyük ölçüde İsrail'i destekliyor.

Ancak bugün, Amerikan işçi hareketinin yeni yükselişinin ortasında, bazı aktivistler sendikalarını Gazze'de derhal ateşkes çağrısında bulunmaya çağırıyor ve bunu da başarıyorlar.

Fakat birçok sendika hangi pozisyonun alınacağı veya herhangi bir pozisyonun alınıp alınmayacağı konusunda bölünmüş durumda. 

New York Times gazetesinin konuyla ilgili haberinde, İsrail ile Hamas arasında devam eden savaşın, Amerikan işçi sendikalarında kuşaklar arasında önemli, somut değişimi gösteren ve büyümeye devam eden ayrışmayı ortaya çıkardığı ifade edildi.

Gazeteye göre üst düzey sendika liderleri İsrail'in savaşını desteklemeye devam etti ve Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırılarını derhal kınadı.

Aynı zamanda, bazı durumlarda İsrail'in bir Yahudi devleti olarak varlığına karşı çıkan genç kuşak aktivistlerin görüşlerine de karşı çıkıyorlar.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Sendikaların İsrail'e tarihi desteği

New York Times, Amerikan işçi hareketi ile İsrail arasındaki, Yahudi işçi liderlerinin İsrail devletine daha kuruluşundan önce onlarca yıldır verdikleri güçlü destekten kaynaklanan yakın geleneksel ilişkiye dikkat çekti.

1917'de Amerikan İşçi Federasyonu, Filistin'de bir Yahudi devleti kurulması çağrısında bulunan Balfour Deklarasyonu'nu destekleyen bir karar yayımladı.

1920'ler ve 1930'lar boyunca sendikalar İsrail'deki ulusal işçi sendikası Histadrut'a milyonlar bağışladılar.

1948'de İsrail'in kuruluşunun ardından Amerikan sendikaları, grev fonlarından ve emeklilik maaşlarından elde edilen parayı kullanarak ülkenin tahvil programına yatırım yapmaya başladı.

Empire State Üniversitesi işçi hareketi tarihçisi Jeff Shorke'un arşiv araştırmasına göre, 1994 yılına gelindiğinde yaklaşık bin 700 Amerikan işçi sendikası bu tahvillere yaklaşık 1 milyar dolar yatırmıştı.

Sendikaların İsrail'e verdiği destek zaman zaman iç gerilimlere yol açıyor ve bazı sendika üyeleri bu ilişkiyi protesto ediyor.

Uluslararası Kadın Konfeksiyon İşçileri Sendikası'nın 1 milyon dolar değerinde İsrail tahvili satın aldığı 1949 yılında, üyelerinden bir grup sendikadan Filistinli mültecileri desteklemesini istedi.

1973'te Detroit'teki binlerce Arap-Amerikalı otomotiv işçisi, Birleşik Otomobil İşçileri'nin İsrail'e mali desteğini protesto etmek için kısa bir süre greve gitti.


Mesleki sonuçlar

İsrail ile Gazze arasındaki savaşın patlak vermesinden bu yana, sendikaların farklı üyelerini nasıl temsil ettiği ve siyasi savunuculuğun mesleki çıkarımlarla nasıl dengeleneceği konusundaki tartışmalar daha derin bölünmeleri ortaya çıkardı.

Film, televizyon, radyo ve internet medya sektörlerindeki yazarları temsil eden Yazarlar Birliği, sendikanın 7 Ekim'deki Hamas saldırılarını hemen kınamaması nedeniyle 300'den fazla üyeden gelen bir öfke dalgasıyla karşı karşıya kaldı.

Starbucks ve Starbucks İşçi Sendikası, sendikanın Filistin yanlısı bir sosyal medya paylaşımında şirket görsellerini kullanması nedeniyle birbirlerine dava açıyor.

Amazon İşçi Sendikası başkanı Chris Smalls da, birçok kişinin İsrail'in yok edilmesi çağrısı olarak gördüğü eski bir Filistin milliyetçi sloganı olan "nehirden denize" ifadesini içeren Filistin yanlısı bir gönderi üzerine tepkilere yol açtı.

New Yorker sendikası da 2021'de bu ifadeyi sosyal medyada yayınlamasıyla protestolarla karşı karşıya kalmıştı.

Kasım ayı başlarında Hukuki Yardım Avukatları Derneği'nde ateşkes çağrısında bulunan bir bildiri yayımlandığında, hararetli bir iç tartışma çıktı.

Karşı çıkanlar ise sendikanın neden konuya müdahil olmak zorunda kaldığını anlamadıklarını, bunun da kendi işleriyle doğrudan ilgisi olmadığını söyledi.

Hukuki anlaşmazlıkların ardından ateşkes bildirisi 570 oya karşı bin 67 oyla kabul edildi.

New York Times gazetesi, gazetecilerinin üyesi olduğu sendikanın bazı üyelerinin sendikaya ateşkesi destekleyen bir tutum benimsemesi çağrısında bulunduğunu açıkladı.

Ancak New York Times'tan bir grup gazeteci, bunun savaşla ilgili haberlerini baltalayacağı endişesini dile getirdi ve sendika içinde bağımsız bir grup oluşturdular.

Diğer sendikalarda ateşkes konusunda çekinceler vardı. Örneğin Google'ın ana şirketi olan ve yaklaşık bin 400 üyesi olan Alfabe İşçileri Sendikası, kısmen genç bir sendika olması ve potansiyel yeni üyelerin, özellikle de İsrail’de teknoloji alanında çalışanların ürkütülmesinden endişe duyması nedeniyle ateşkes çağrısına oy vermedi.
 


Neslin değişimi

Sendikaların İsrail'e yönelik tutumlarındaki değişiklikler, Amerikan işçi hareketi için geniş bir yenilenme anına denk geliyor.

Gallup anketine göre, Hollywood ve otomobil fabrikalarındaki grevlerin ardından sendikalara verilen destek, 10 yıl önceki yüzde 54'e kıyasla geçen yıl yüzde 67'ye ulaştı.

New York Times, bugün birçok aktivistin, Amerikan işçilerinin ulusal ve uluslararası politikaya katılım tarihinin bir parçası olarak gördükleri ilerici konularda cesur pozisyonlar alarak sendikalarının bu dönemdeki ivmeyi yakalamasını görmeyi sabırsızlıkla beklediklerini söylüyor.

Örnek olarak işçi sendikaları, adil ücret ve sivil hak taleplerini birbirine bağlayan 1963 Washington İş ve Özgürlük Yürüyüşünün düzenlenmesine yardımcı oldu.

Sendikalardaki bazı çalışanlar, eğer kendi ülkelerinde siyasi mücadele veriyorlarsa, yurtdışında da mücadele vermeleri gerektiğini düşünüyorlar.

İşçi hareketindeki uzmanlar, Amerikan sendikalarının ateşkesi destekleyen açıklama yapma talebinin nesiller arası bir değişimin kanıtı olduğunu söylüyor.

1990'larda Oslo barış sürecinin çöküşünden sonra ortaya çıkan genç aktivistler arasında yeni bir lider dalgası var.

"Bu hareket, toplumsal hareket aktivistleri, Z kuşağı ve Y kuşağı tarafından üretiliyor" diyen Amazon İşçi Sendikası'nda çalışan işçi avukatı Seth Goldstein, sözlerini şöyle tamamladı:

Onların kesinlikle İsrail karşıtı olduklarını düşünmüyorum. Fakat İsrail'de gördükleri şey Netanyahu hükümetidir.


 

DAHA FAZLA HABER OKU