Araştırmacılar beynin bağışıklık hücrelerini yaşa bağlı bozulmalardan koruyan bir protein keşfetti. Bu keşif, gelecekte Alzheimer hastalığına yönelik tedavilerin geliştirilmesine kapı aralayabilir.
TIMP2 adlı bu protein, bağışıklık hücrelerinin sağlıklı kalmasında önemli rol oynuyor ve beynin yaşla birlikte nasıl değiştiğine dair ipuçları sunuyor. Mount Sinai Tıp Fakültesi'nden araştırmacıların Nature Communications adlı akademik dergide yayımlanan çalışmasına göre, TIMP2'nin yokluğu, "mikroglia" diye bilinen bu hücrelerin yaşlanmayla ilişkilendirilen özellikler kazanmasına yol açıyor.
Yaşlı farelerin kan dolaşımına yeniden TIMP2 verildiğinde, mikroglianın hücre kalıntılarını temizleme becerisi gelişiyor ve iltihaplanmaya işaret eden moleküler belirtiler azalıyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Araştırmacılara göre elde edilen bulgular, yaşlanma sürecinde beyindeki sağlıklı bağışıklık faaliyetlerinin sürdürülmesinde TIMP2'nin kritik bir faktör olabileceğini gösteriyor.
Yaşlanma, Alzheimer için bilinen en büyük risk faktörü olsa da bilim insanları yaşlanan beyni bu tür nörolojik hastalıklara karşı giderek daha savunmasız hale getiren biyolojik süreçleri henüz tam olarak çözebilmiş değil.
Hücresel atıkların temizlenmesinde ve nöronların birbiriyle iletişim kurduğu ağların korunmasında kilit rol oynayan mikroglia, Alzheimer'la bağlantıları nedeniyle giderek daha fazla araştırmaya konu oluyor. Bu hücreler, yaşlanmayla birlikte temel görevlerini yerine getirme yeteneklerini kısmen kaybedebiliyor. Bunun yerine iltihabı tetikleyen ve normal beyin işlevlerini sekteye uğratan durumlara geçiş yapabiliyorlar.
Çalışmanın yazarlarından Joseph Castellano, "TIMP2, beynin bağışıklık hücrelerinin sağlıklı çalışmasını kolaylaştırıyor" diyor.
Mikroglianın kalıntıları temizleme ve uyumsuz tepkileri sınırlama becerisini destekleyen TIMP2, yaşla birlikte bozulan mikroglia işlevlerinin yeniden kazanılmasına yardımcı olabilir.
Yeni çalışma, bu işlevin normal beyin faaliyetleri için kritik öneme sahip çeşitli süreçlerin kesişim noktasında yer aldığını ortaya koyuyor.
Çalışmada bilim insanları, vücutlarında TIMP2 bulunmayacak şekilde genetik olarak değiştirilmiş fareleri çeşitli gelişmiş tekniklerle incelediğinde, TIMP2 eksikliğinde çarpıcı değişimler meydana geldiğini gözlemledi.
Bu farelerdeki mikroglia, genellikle yaşlanma ve beyin hasarıyla ilişkilendirilen özellikler sergilemeye başladı.
Hücrelerin kalıntıları temizleme becerisi zayıfladı ve yaşlanmayla, stresle bağlantılı göstergeler ortaya çıktı. Beyin hücrelerinin çevresindeki ortamda da iltihaplanma ve stresle ilişkili proteinlerin düzeyleri daha yüksekti.
Bulgular, TIMP2'nin mikroglianın zararlı olabilecek hale gelmesini önlemeye katkı sunduğunu doğruluyor.
Yaşlı farelere enjekte edilen TIMP2'nin vücut genelinde dolaşıma girmesiyle uygulama umut verici sonuçlar verdi.
Mikroglia, hücresel kalıntıları temizlemede daha etkili hale geldi ve iltihaplanmayla bağlantılı belirtilerde azalma görüldü.
Dr. Castellano, "Ek çalışmalara ihtiyaç duyulsa da bu araştırma, gençlikle ilişkili faktörlerin beyin yaşlanması ve yaşa bağlı nörolojik hastalıklarla ilgili yolları nasıl etkilediğine dair yeni bir bakış açısı sağlıyor ve bu da nihayetinde tedavi stratejilerine ışık tutabilir" dedi.
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir
independent.co.uk/news/science
Independent Türkçe için çeviren: Çağatay Koparal
© The Independent