YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin genel merkezinde, MYK toplantısına başkanlık etti. YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, toplantı devam ederken basın toplantısı düzenledi.
Emre, Üsküdar Belediyesi'nde gerçekleştirilen başkan vekili seçimlerine de tepki göstererek şöyle devam etti:
Bu ülke çok seçimler gördü, çok iktidarlar geldi gitti ama hiçbir dönem siyaseten bu kadar kötülüğün, ahlaksızlığın, edepsizliğin yaşandığı bir dönemi görmedi. Üsküdar'da bir seçim gerçekleşti ve sonuçlandı. 31 Mart 2024 seçiminde aldığımız oy, yüzde 50, AKP-MHP bloğunun aldığı yüzde 43. Sahip olduğumuz meclis üyesi sayısı 29. 7 Nisan'da, Üsküdar Belediyesi'ne bir operasyon oldu. Operasyondan sonra belediye başkanımız Sinem Dedetaş'ın tutuklanacağına yönelik haberler yapıldı. Sürecin sonunda Dedetaş 29 Temmuz'da gözaltına alındı. 31 Temmuz'da tutuklandı. Beş gün sonra belediye başkan vekili seçimi yapıldı. Bunun üzerine il başkanı, oradaki arkadaşlar dedi ki 'Üsküdar halkının verdiği iradeye nasıl ihanet edilir? İçimizden kim bunu yaptıysa söylesin ya da çıksın gitsin. Böyle bir irade hırsızlığı yapılabilir mi?' Biri çıktı dedi ki 'Benim oğlum yurt dışında firarda. Bana söz verdiler. Eğer onlara oy verirsem oğlum gelecek, burada serbest kalacak.' Bunu kim, nerede söylüyor? Meclis üyesi Ahmet Başbaydar'ın çocuğu gerçekten yurt dışında aranıyor mu, kontrol edilebilir. Çocuğu KCK'dan aranıyormuş. Serbest kalma taahhüdü vermişler.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
"Rüşvet iddiaları, milyon dolarlar havada uçuşuyor"
Bir başka isim açıklama yapmadan ayrılıyor. Öğreniyoruz ki onun da çocuğu tutukluyken oylamaya birkaç gün kala tahliye edilmiş. Rüşvet iddiaları, milyon dolarlar havada uçuşuyor. Niye? 'Üsküdar Belediyesi'ni alacağız.' Buna rağmen o gün gerçekleşen seçimde adayımız 22'ye 19 belediye seçimini kazanıyor. İtiraz ediyorlar usulsüzlük oldu diye. 20 gün sonra idare mahkemesi yürütme durdurma kararı veriyor. Bu süre zarfında meclis üyeleri bazıları tanık, bazıları şüpheli sıfatıyla adliyeye çağrılıyor, baskı altına alınıyor. Meclisi yöneten başkan vekili adliyeye savcı çağırıyor. Avukatınla gelme diyor. Avukatıyla gidince avukatı içeri almıyor. Meclisi nasıl yönetmesi gerektiğini söylüyor. Bu da yeterli olmuyor. Seçime çok az bir süre kala, başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri gözaltına alınıyor. Başkan yardımcısı Amine Cansu Çelik tutuklandı. Seçimde oy kullanamadı. Üsküdar ve İBB Meclis Üyesi olan Ekrem Baki Bey'i oylamadan önce tutukladılar.
“Adliyeler nasıl olur da bir seçime hile karıştırmak üzere çalışır”
3 Eylül Perşembe, dört isme AKP rozeti takıldı. Oylama öncesi tutuklanmayan ama tutuklanma tehdidi, ailesinin iş yerlerini batırma tehdidi, baskının artık arşa değdiği bir durum. İstanbul Valisi 16 milyonun valisidir. İstanbul Valisi nasıl olur da yazı yazar, der ki ‘Grubu bulunmayan siyasi partiler buraya alınmasın.’ Hani biz orada geçişi tamamlamadık ya henüz. Peki bunun üzerine YENİ Parti olarak hemen orada grup kurduk. Bu sefer ikinci yazıyı yazıyor. ‘Grubu bulunsa da hiç kimseyi içeri almayın’ diye. İstanbul Valisi nasıl olur da bu kadar tutuklama ve gözaltı olduğu güne seçim koyabilir. Yani adalet dağıtması gereken adliyeler, nasıl olur da bir seçime hile karıştırmak üzere çalışır? Nasıl olur da siyasileri tehdit eder? İşin içinde bakanlık, valilik var. Üsküdar'ın bir önceki belediye başkan yardımcısı, şimdi Adalet Bakan Yardımcısı. Kartal Adliyesi var. Orada meclis üyeleri aleni şekilde bunu söylüyor. Her türlü baskıyı yiyoruz, çağırıp diyorlar ki ‘Buna oy vereceksin.’
“Bunun adı hırsızlıktır, bir belediye çalınmıştır”
Bunun adı hırsızlıktır. Bir belediye çalınmıştır. Halkın iradesi çalınmıştır. Üsküdar halkına, İstanbul halkına saygısızlık yapılmıştır. Milli iradeye darbe yapılmıştır. Elbette sandıkta bunun hesabı sorulur. Hani sözü aldıklarında ‘Güneş Motel’ diyorlar ya bin beteri. Emin olun, tıpkı Susurluk gibi bir çeteye işaret etmektedir. Bir yuvalanmış çete almış, istediği gibi at koşturuyor. ‘Tutuklarım’ diyor, ‘malına çökerim’ diyor, ‘Aileni tutuklarım, aileni serbest bırakırım’ diyor. Bu çeteden Türkiye'yi kurtarmamız lazım. Bugün burada yaşadıklarımız, gördüklerimiz sadece YENİ Parti’nin, bize oy veren seçmenlerin problemi değildir. Bu tüm Türk siyasetinin sınavıdır, herkesin problemidir, tüm siyasi partilerin problemidir. Bu haliyle seçimlerin anlamsızlaştığı, sıradanlaştığı bir döneme doğru gidilmektedir. Üsküdar Belediyesi işgal edilmiş durumdadır. Bu tablo çok açık şekilde orta yerde durmaktadır. Demokrasi, milli irade hepimize lazım. Cumhuriyet’i el birliğiyle korumamız, kollamamız lazım. Bu yapılan tamamen ülkedeki Anayasal düzenin değiştirilmesidir, ortadan kaldırılmasıdır.
“Biz butlanla hareket etmiyoruz”
Emre, “Üsküdar Belediyesi’nde yaşananlar sonrasında esas hedefin İBB olduğuna dair MYK'da bir değerlendirme oldu mu? Üsküdar'da CHP ile fiili bir iş birliği söz konusu oldu. İBB’ye yönelik olası bir hamlede CHP ile ilgili birlikte hareket söz konusu olur mu” sorusuna şu yanıtı verdi:
Bizim butlanla hareket etmemiz yok. Buralardan bir şey çıkarmaya çalışmasın. Otoriterleşme eğilimi gösteren ülkelerde, son aşamaya yaklaştığınız zaman, zamanında muhalefet etmiş bazı aktörleri iktidarın yanında görürsünüz. Önce AK Parti vardı, MHP eklemlendi, başka partiler eklemlendi, şimdi butlan eklemleniyor. Olan biten bunun dışında değil. Başka okuma yapmak, halk yaratmak olur. İşin gerçeği bu. Böylesine organize bir kötülüğün olduğu durumda, bu kadar ahlaksızca bir şekilde belediyeleri ele geçiriyorlar. Daha önce Bayrampaşa'da gördük, Gaziosmanpaşa'da gördük, Menderes'te gördük. Birbirlerine sarılıyorlar, sanki seçim kazanmış gibi kutlama yapıyorlar. Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, sadece tutuklu şu anda. Onu seçti, sizi seçmedi. Peşine bir de görüntülü genel başkanlarına bağlıyorlar. Bir tebrik oradan. Büyük bir zafer elde etmişler. Ne yapmışlar? Ahlaksızlıkla çalmışlar. Zafer de bu yani. İstanbul'a ilişkin yapamayacakları kötülük yok. Çünkü ne zaman ki oradan hortum kesildi, ne zaman ki oradaki rant düzenine son verdik, millet son verdi; o günden bugüne bunu sindiremiyorlar. Altı yıldır yaşadıklarımız bu aslında. Önce hizmeti engellemeye çalıştılar. Baktılar olmadı, bu sefer içeri attılar. Çok mu normal 26 ilçe belediyesinden şu anda dokuzu bizde kalmış. Bağımsız, tarafsız yargıya işaret ediyor.
“CHP fiilen kapanmış durumda”
Emre, “Mustafa Balbay'ın CHP'ye ilişkin açıklamaları, ‘CHP kapatılsın’ diye algılandı. Kamuoyunda bir tartışma yarattı. Buna dair bir değerlendirmeniz olur mu” sorusun şu yanıtı verdi:
Normalde, başka bir zaman olsa talihsiz bir gaf olarak değerlendirebiliriz ama CHP zaten kapatıldı. CHP’ye saray kayyum atadı. Bu CHP'nin Mustafa Kemal Atatürk'ün CHP'siyle, Bülent Ecevit'in CHP'siyle Deniz Baykal'ın CHP'siyle, Özgür Özel'in CHP'siyle bir alakası var mı? Yok. DSP'nin şimdi Bülent Ecevit ile bir ilgisi kaldı mı? Yok. Saraya eklemlendi. Burası da bir yargı operasyonuyla, butlan kararıyla, saçma sapan bir kararla, üç yıl sonrasında geçmişe dönük bir iptal kararı. Yani fiilen kapanmış durumda orası. İnşallah, bir gün açılır. Daha önce de bunlar yaşandı. Şu an fiilen kapanmış durumda. Ve orası kapandığı için biz milletimizle birlikte YENİ Parti’yi kurduk. Yeni bir yola çıktık. Siyasetin tamamen kontrol altına alındığı, formalite bir işe dönüştüğü düzeni yıktık. Milletimize birlikte iktidar yolculuğunda yürüyoruz.
ANKA