ABD ve İran, haziranın ortasında savaşı sona erdirmeye yönelik 60 günlük müzakere süreci öngören mutabakat zaptını imzalasa da çatışmalar sürüyor.
Wall Street Journal (WSJ), İranlı ve Arap yetkililere dayandırdığı haberde o dönem Tahran'daki şahinlerin gizli bir plan yaptığını bildiriyor.
Bu kişilerin, Washington ve Tel Aviv'in küresel ekonomi üzerindeki baskıyı azaltmak ve ileride düzenlenecek daha büyük saldırılar için zaman kazanmak amacıyla bu uzlaşmaya yanaştığına inandığı öne sürüldü.
İranlı yetkililerin son iki ayda müzakerelere bel bağlamaktansa daha büyük bir savaşa hazırlandığı belirtildi.
Devrim Muhafızları'nın düzenli ordu üzerindeki kontrolünün artırıldığı, sertlik yanlısı ve deneyimli isimlerin önemli görevlere getirildiği, ülke içindeki karşı istihbarat operasyonlarının genişletildiği ve füzelerle drone'ların üretiminin artırıldığı öne sürüldü.
İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmak amacıyla bölgedeki gemilere saldırdığı ve Basra Körfezi üzerindeki baskıdan kaçarak Kızıldeniz'e yönelen Suudi Arabistan'ın da önünü Husi operasyonlarıyla kestiği hatırlatıldı.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Arap istihbarat görevlilerinin İran'la Yemen ve Irak'ta desteklediği milis örgütlerinin arasındaki iletişime sızdığı ve savaşın genişletilerek ABD'nin daha fazla zarar görmesinin hedeflendiğinin görüldüğü iddia edildi.
Lübnan, Yemen ve Irak'a gönderilen danışmanların ihtiyaç duyulması halinde düzenlenecek saldırılar için hazırlık yaptığı da haberde aktarılan iddialar arasında.
Tahran'ın, maruz kaldığı saldırıların bir daha tekrarlanmamasını sağlayacak kadar ağır bir bedel ödetmeyi amaçladığı ileri sürüldü.
İran yönetimine yakın olduğu bildirilen, Tahran merkezli savunma analisti Muhammed Hasan Sangtaraş, Amerikan gazetesine şu yorumu yaptı:
İran'da asıl savaşın henüz başlamadığı görüşü yaygın. Şimdiye kadar görülen çatışmaların 'salam dilimleme' yani daha büyük bir çatışma öncesinde karşı tarafın kabiliyetlerini zayıflatmak amacıyla uygulanan sınırlı ve kademeli tırmandırma taktikleri olduğu değerlendirmeleri ağırlık kazanıyor.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan gibi daha pragmatik liderlerin ülkenin ekonomisinin çökme tehlikesine dikkat çektiği belirtildi. Savaşı tamamen sona erdirecek ve yaptırımların hafifletilmesini sağlayacak bir anlaşma için müzakerenin önemini vurguladıkları aktarıldı.
Diğer yandan İsrailli yetkililere göre, İran'ın altyapısını yenileme ve füze üslerine yeniden erişim sağlama konularında beklenenden çok daha hızlı ilerlediği ifade edildi.
Bölgedeki Amerikan üslerini hedef alan İran'ın, Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri ve Körfez'deki enerji altyapısını tehdit etmeye yetecek gücünün olduğunu gösterdiği bildirildi.
Geçmişte İran'la nükleer müzakerelerde görev almış eski ABD diplomatı Alan Eyre, "İran muhtemel saldırılara karşı hazırlanmaya devam edecek" dedi.
Aynı zamanda İran'ın baş müzakerecisi olan Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın danışmanı Mehdi Muhammedi durumu fırtına öncesi sessizliğe benzetti.
Kendisi de müzakere heyetinde olan Muhammedi'nin şu ifadeleri de haberde yer aldı:
İran halkının Trump'la hâlâ tamamlanmamış çok işi var. İran büyük hesaplaşmaya hazır.
Independent Türkçe, WSJ, AA
Derleyen: Eren Umurbilir