MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecinde çerçeve yasanın kabul edilmesiyle önemli bir aşamaya gelindiğini belirterek, Abdullah Öcalan’ın sürece katkısının devamını sağlayacak şartların oluşturulması gerektiğini söyledi. Bahçeli, yasanın kabulünün son değil, yeni bir hukuki ve idari sürecin başlangıcı olduğunu belirterek AİHM kararlarının uygulanması dahil tartışmalı konuların yeniden ele alınabileceğini ifade etti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir’e verdiği röportajda “Terörsüz Türkiye” sürecine ve TBMM’de kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”a ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bahçeli, MHP’nin 22 Ekim 2024’te yaptığı çağrıyla başlayan sürecin, PKK’nın fesih ve silah bırakma kararı ve ardından çerçeve yasanın Meclis’ten geçmesiyle yeni bir aşamaya ulaştığını söyledi.
“İnsanlığı özlemini duyduğu adalete, huzura ve barışa kavuşturma ülküsüyle üç kıta yedi iklimde hüküm süren Âli Devlet geleneğimizden aldığımız ilhamla yaklaşık iki yıldan beri ilmek ilmek ördüğümüz ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi, TBMM’de kabul edilen ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’ ile önemli bir aşamaya gelmiştir.” diyen Bahçeli, yasanın 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesinin güçlü bir mutabakat gösterdiğini savundu.
Bahçeli, “‘Terörsüz Türkiye’, bir devlet politikası, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekûn milletimizin eseri olacaktır. Anadolu irfanının gücüyle, Türk milletinin ferasetiyle ve devlet aklıyla bu süreci nihayete erdirecek ve kalıcı kılacağız.” ifadelerini kullandı.
“Gizli kapaklı herhangi bir pazarlık söz konusu olmadı”
Sürecin şehit ve gazilerin mücadelesi gözetilerek yürütüldüğünü belirten Bahçeli, “‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde vatan, millet, bayrak ve tüm mukaddes değerler uğruna toprağa düşmüş aziz şehit ve gazilerimiz ile onların muhterem ailelerinin hatıralarına en küçük bir leke sürdürülmemiştir. Vurgulamak isterim ki bu aşamaya onlar sayesinde, onların kutlu mücadelelerinin sonucunda gelinmiştir.” dedi.
Bahçeli, sürecin yürütülmesinde herhangi bir gizli pazarlık yapılmadığını da belirterek, “Gizli kapaklı herhangi bir pazarlık, vatandaşlarımızın bilgisi dışında bir yol söz konusu olmamıştır.” ifadelerini kullandı.
Bahçeli, sürecin temel hedefini ise “Tek hedef; terörün, terörizmin ve bölücülüğün ülkemizin gündeminden ve milletimizin zihinlerinden tamamen çıkarılması, terörün büyüdüğü ve beslendiği bütün unsur ve alanların ortadan kaldırılması, milli birlik ve dayanışma duygusunda uzlaşarak geleceğin güçlü Türkiye’sinin inşa edilmesidir.” sözleriyle açıkladı.
“Kanun bir af düzenlemesi değil”
Çerçeve yasanın bir af düzenlemesi olmadığını vurgulayan Bahçeli, “Kanun mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir.” dedi.
Devam eden soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin hukuki sonuçlarıyla varlığını koruyacağını belirten Bahçeli, düzenlemenin ceza adalet sistemi ve infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme olduğunu söyledi.
Bahçeli, yasanın “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun ortak raporu doğrultusunda hazırlandığını belirterek, “‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda ortak aklı ve asgari müşterekleri önceleyen bir yaklaşımla ortaya çıkan rapor doğrultusunda hazırlanan kanun, öngörülen hukuki düzenlemelerin ilk adımını teşkil eden temel bir çerçeve oluşturmaktadır.” diye konuştu.
“Yeni bir safhanın başlangıcı”
Bahçeli, yasanın kabul edilmesiyle sürecin tamamlanmadığını, bundan sonra yeni hukuki ve idari düzenlemelerin gündeme gelebileceğini söyledi.
“Bununla birlikte, kanunun kabulüyle ulaşılan merhale bir nihayet değil, hukuki ve idari bakımdan yapılması lazım gelen düzenlemeler için yeni bir safhanın başlangıcı olacak, bu kapsamda AİHM kararlarının uygulanması dahil tartışmalı konuların gözden geçirilmesi ve adaletin tesisine ilişkin çalışmaların etkinleştirilmesi gündeme gelebilecektir.” ifadelerini kullandı.
Bahçeli, bundan sonraki aşamada “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” tarafından hazırlanan ortak raporda yer alan diğer adımların atılmasının ve ihtiyaç duyulan yasal ve idari düzenlemelerin yapılmasının kritik olduğunu belirtti.
AİHM kararları ve adalet vurgusu
Bahçeli’nin AİHM kararlarına ilişkin değerlendirmesi, çerçeve yasanın ardından gündeme gelebilecek hukuki adımlar açısından dikkat çekti.
Bahçeli, yasanın kabulüyle ulaşılan aşamanın bir son olmadığını vurgularken, AİHM kararlarının uygulanması dahil tartışmalı konuların yeniden gözden geçirilmesi ve adaletin tesisine ilişkin çalışmaların etkinleştirilmesini yeni dönemin başlıkları arasında saydı.
Bu mesaj, özellikle AİHM kararları nedeniyle gündemde olan tutuklu ve hükümlü siyasetçiler bakımından da dikkat çekici bir başlık oluşturdu. Bahçeli’nin açıklamaları, AİHM kararlarının uygulanmasının “Terörsüz Türkiye” sonrasında ele alınabilecek tartışmalı hukuki meseleler arasında bulunduğuna işaret etti.
Bahçeli’den Öcalan açıklaması
Bahçeli, bundan sonraki süreçte Abdullah Öcalan’ın rolüne ilişkin de dikkat çeken bir mesaj verdi.
Öcalan’ın PKK’nın fesih ve silah bırakma kararındaki rolüne işaret eden Bahçeli, “PKK’nın kurucu önderliği olarak yaptığı ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ile birlikte PKK’nın fesih ve silah bırakma kararında önemli bir fonksiyon ifa eden Abdullah Öcalan’ın, önümüzdeki dönemde de sürece katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması gerekmektedir.” dedi.
Bahçeli, sürecin hedefinin terör ve şiddetin tamamen gündemden çıkarılması, siyasetin ise terör vesayetinden arındırılması olduğunu belirtti.
“Provokasyonlara karşı duyarlı olunmalı”
Süreci baltalamaya yönelik girişimlere karşı da uyarıda bulunan Bahçeli, “Şüphesiz fitne fesat çıkarmak, iftira ile gelişmeleri enfekte etmek isteyen dahili ve harici karanlık odaklar olacaktır. Provokasyonlara karşı aziz milletimizi duyarlı olmaya davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecinin yarım asra yaklaşan terör sorunundan kurtulmak açısından önemli olduğunu belirterek, çerçeve yasanın 86 milyon yurttaş açısından kazanım olduğunu savundu.
“Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda önemli bir eşik aşılmıştır. Hep söylediğim gibi bu mesele siyaset üstü bir konudur ve yasa ile 86 milyon vatandaşımız, aynı zamanda da yakın coğrafyamızdaki halklar kazanmıştır.” diyen Bahçeli, süreci aynı zamanda demokratikleşme ve kalkınma hamlesi olarak nitelendirdi.
“Terörsüz Türkiye, MHP politiğinin ilk ve en güçlü adımı”
Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin MHP’nin siyasi yaklaşımındaki yerini de değerlendirdi.
“Terörsüz Türkiye, MHP Politiğinin ‘Türk ve Türkiye Yüzyılı’ çerçevesinde ilk ve en güçlü adımıdır.” diyen Bahçeli, MHP’nin milli güvenlik ve milli kalkınma gibi başlıklara siyaset üstü bir yaklaşımla baktığını söyledi.
Bahçeli, “MHP Politiği, Türk siyasetinin pusulası, milletimizin yol göstericisidir.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin 2053 yılında “Lider Ülke” ve “Süper Güç” olması hedefinden söz eden Bahçeli, terör sorununun kalıcı biçimde sona erdirilmesinin bu hedefe ulaşmanın önündeki engellerden birinin kaldırılması anlamına geleceğini belirtti.
Bahçeli, “Milli birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Hep birlikte Türkiye olalım gaye ve gayretindeyiz. Birlikten doğan kuvvetle çağın kudretli Türkiye Cumhuriyeti’ni inşa etme kararlılığındayız.” dedi.
Türkgün, Independent Türkçe