Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Saadet Partisi Genel Merkezi'ni ziyaret ederek Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile görüştü. Görüşmenin ardından iki lider gazetecilerin sorularını yanıtladı.
DEVA Partisi ve Saadet Partisi'nin yer aldığı Yeni Yol Grubu çatısında Yeniden Refah Partisi ile bir birleşmenin gündeme gelip gelmediği sorulan Arıkan, görüşmelerin hedefinin mevcut oyları korumak ya da artırmak olmadığını söyledi.
Arıkan, "Bizim şu an görüştüğümüz hususlar mevcut oylarımızı muhafaza etmek ya da mevcut oylarımızı bir miktar artırmak değil; Türkiye'de sıkışan siyaseti açacak, yeniden büyük Türkiye'nin hayata geçirilmesine imza atacak birliktelikleri inşa etmek" dedi.
Yeni süreçte başka parti ve isimlerin de bu birlikteliğe katılabileceğini belirten Arıkan, "Elbette bu birlikteliğimize yeni katılacak partiler, yeni isimler mutlaka olacaktır. Ama bu çok yeni bir gelişme, yeni başlanan bir süreç" diye konuştu.
Arıkan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve diğer siyasi parti liderlerinin de ilerleyen dönemde birlikte yürümek istedikleri isimler arasında olabileceğini ifade etti.
"Hedef sıkışan siyaseti açmak, kararsız diye tarif edilen seçmene bir adres olmak, yeniden büyük Türkiye'nin inşasını temin etmek olacak" diyen Arıkan, görüşmelerin bu doğrultuda sürdürüleceğini kaydetti.
"Tepkileri çok kıymetli buluyorum"
TBMM'de yasalaşan "Çerçeve Yasa"ya Saadet Partisi'nin verdiği "evet" oyuna teşkilatlardan gelen tepkilerin hatırlatılması üzerine Arıkan, farklı görüşlerin demokratik biçimde ifade edilmesinin önemli olduğunu söyledi.
Arıkan, "Ben tepkileri çok kıymetli buluyorum. Bütün konuşmalarımda ifade ediyorum; farklılıkları zenginlik gibi görmek gerekiyor" dedi.
Teşkilatların görüşlerini rahatça ifade ettiğini belirten Arıkan, farklı kanaatlere sahip teşkilatların çalışmalarına devam edeceklerini ve Milli Görüş'ü iktidara taşımak için daha gayretli çalışacaklarını söylediklerini aktardı.
Arıkan, "Türkiye'nin özlediği tablonun, aslında olması gereken tablonun bu olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
"En önemli iki kriz ahlak ve güven krizi"
Siyasetteki tıkanmışlık ifadesiyle neyi kastettiği sorulan Arıkan, Türkiye'de en önemli iki krizin "ahlak ve güven krizi" olduğunu savundu.
Toplumda ciddi bir güvensizlik bulunduğunu öne süren Arıkan, TBMM'de yüksek oyla kabul edilen "Çerçeve Yasa" konusunda da toplumun bir bölümünde uygulamaya ilişkin kaygılar bulunduğunu söyledi.
Arıkan, "Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde rekor diyebileceğimiz bir 'evet' ile çerçeve yasa çıktı. Ama toplumun büyük bir kesiminde güvensizlik olduğunu görüyoruz. 'Bu yasayı çıkardınız ama tam manasıyla uygulayacak mısınız, geri planda acaba başka bir şeyler var mı?' kaygısının toplumun büyük bir kesiminde olduğunu görüyoruz. Bu, bir güven krizinin olduğunun işareti" diye konuştu.
Ekonomi eleştirisi
Ekonomik göstergelere de değinen Arıkan, emekli maaşı ve asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını savundu. İcra dosyalarındaki artışa ve bankaların kârlarına dikkat çeken Arıkan, toplumun tamamının güvenebileceği bir düzen oluşturmak istediklerini söyledi.
Arıkan, "86 milyon vatandaşına eşit davranabilecek, toplumun tamamının güvenebileceği bir Türkiye'yi inşa etmek istiyoruz. Buradaki amaç Yeniden Refah Partisi'nin, Saadet Partisi'nin kazanımı değil; 86 milyonun kazanımını sağlayacak bir düzeni inşa etmek" ifadelerini kullandı.
Mevcut siyasi ve ekonomik düzenin sürdürülebilir olmadığını savunan Arıkan, toplumda "alternatif yok" algısının oluşturulduğunu ileri sürdü.
Arıkan, "Bu toplantıdaki mesajlardan biri de 86 milyon insanımıza; asla çaresiz değilsiniz, asla alternatifsiz değilsiniz. Çok güzel kadrolar var her iki partinin etrafında, çok güzel projeler var. Biz bu tıkanmışlığı beraber yol yürüyeceğimiz arkadaşlarla açma iddiasındayız" dedi.
ANKA