CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Tokat’ın Erbaa ilçesinde katıldığı halk buluşmasında yaptığı konuşmada, iktidarın CHP’ye yönelik siyasi baskı uyguladığını savunarak, “Önce cumhurbaşkanı adayımızı aldılar, şimdi partimizi almaya çalışıyorlar. Partinin genel başkanına saldırıyorlar. Bizi kağıt üzerinde yargı darbeleriyle görevden uzaklaştırabilirsiniz. Bizi devletin polisini üzerimize yollayarak, binalardan dışarı atabilirsiniz. Ama bizi bu millet bağrına bastıkça siz bizden asla kurtulamayacaksınız. And olsun ki durmayacağım, baş vereceğim ama baş eğmeyeceğim. Bu düzeni değiştirene kadar, partimizi iktidar yapana kadar, bu iktidarı değiştirene kadar durmayacağım” ifadelerini kullandı.
Özel, Tokat’ın Erbaa ilçesinde düzenlenen halk buluşmasında geniş bir kalabalığa hitap etti. Konuşmasında Karadeniz ve İç Anadolu’daki ziyaretlerinden örnekler veren Özel, vatandaşların yoğun ilgisinden bahsetti.
“Trabzon’da bir kalabalık, bir bağra basış, bir sahip çıkış... Oradan Gümüşhane’ye geçtik, Tekke beldesinde adayımıza destek verdik, Tekkelilerle kucaklaştık. Gümüşhane’den yola çıktık, Tokat’ın Çevrecik’inde miting yapacağız derken, her gittiğimiz yerde yolu kesenler, selam verenler, sahip çıkanlar, destek verenler var. Buradan Amasya’ya geçerken, ‘Erbaa’da o kadar büyük bir kalabalık var ki bir selam verseniz’ dediler. Bu kalabalık nereden çıktı, ne kadar güzelsiniz. Hepinize ayrı ayrı sarılıyorum. Annemler var, ellerinden öpüyorum. Kardeşlerime, gençlere sımsıcak sarılıyorum. İyi ki varsınız” dedi.
“İstanbul’u kazananı aday yapmadık ve seçimleri kaybettik”
Özel konuşmasında 14 Mayıs 2023 seçimlerine değinerek Ekrem İmamoğlu üzerinden değerlendirmelerde bulundu:
“Demek ki buraya miting diye gelsek, bu Erbaa bize Kadıköy’ü, Çankaya’yı, Konak’ı, Bornova’yı aratmayacak. Bugün hep beraber tarihin doğru yerinde duruyoruz. Atatürk’ün emaneti cumhuriyetin en büyük kazanımı olan sandığa, seçme seçilme hakkına, seçtiklerinize sahip çıkıyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi yıllarca sandığa girdi, seçildi ve yönetti. Kendileri seçim kazanırken her şey yolundaydı, milli irade hep baştacıydı. Biz maalesef 47 yıl boyunca hiç birinci parti olamadık. 23 yıl boyunca Adalet ve Kalkınma Partisi’ni hiç yenememiştik. Ama son yenilgiden sonra yola çıktığımızda, kadın kollarına ya da partili partisiz ama seçim akşamları gözyaşı dökenlere, üzülenlere, seçimden sonra hasta yatanlara, morali bozulup da sokağa çıkamayan gençlere bir söz vermiştim. Demiştim ki, ‘CHP değişecek, Türkiye değişecek’. Söz vermiştim, nasıl Bülent Ecevit 1970’lerde girdiği seçimlerden partiyi birinci parti çıkardıysa, biz de girdiğimiz seçimlerde ya birinci olacağız ya da bu görevi bırakacağız. Partinin başında bir seçime girdim. 31 Mart 2024 günü 47 yıl sonra CHP’yi birinci parti yaptık. Ne olduysa ondan sonra oldu. Çünkü Tayyip Erdoğan bir şeyi biliyordu, İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır diyordu. İstanbul’u 2019’da kazanmıştık ama İstanbul’u kazananı aday yapmadık ve maalesef seçimleri kaybettik. Ben kendim aday olacağım demedim. Kim kazanacaksa o aday olacak, CHP iktidar olacak dedim.”
“Önce cumhurbaşkanı adayımızı aldılar, şimdi partimizi almaya çalışıyorlar”
Özel, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ve diploma iptaline ilişkin iddiaları da gündeme getirerek şunları söyledi:
“Dedik ki adayımızı 2 milyon üyemiz belirleyeceğiz, sandık koyacağız. O sandığı koymadan dört gün önce Ekrem Başkan’ı hem tutukladılar hem diplomasını iptal ettiler. Sandığı koyduk, kuyruklar oldu. 15,5 milyon kişiyle cumhurbaşkanı adayı belirledik. Erdoğan kendinden sonraki cumhurbaşkanına darbe yapıyor. Erdoğan, partisi yenen partiden kurtulmak için darbe yapıyor, kendisini yenen genel başkandan kurtulmak için Türkiye siyasetine darbe yapıyor. Önce cumhurbaşkanı adayımızı aldılar, şimdi partimizi almaya çalışıyorlar. Partinin genel başkanına saldırıyorlar. Öfkeyi enerjiye, enerjiyi mücadeleye çevirmek durumundayız. Bir şeyler oluyor, görmüyor musunuz? Erbaa ayağa kalkmış, Tokat ayağa kalkmış, Gümüşhane, Trabzon ayağa kalkmış, Türkiye ayağa kalkmış, bu darbeye direniyor. Partisine, sandığa, demokrasiye sahip çıkıyor. O yüzden birilerine kızıp öfke söylemenin zamanı değil. Türkiye ayağa kalkmış, Gazi’nin partisine sarılmanın ve iktidara yürümenin zamanı.”
“Türkiye büyük bir değişime yürüyor”
“Cumhuriyet Halk Partiliyiz. Partimizde yürüyoruz. Bir yürüyüşün içindeyiz. Ancak bu yürüyüş partiyi aşan, sokaklara taşan, tüm siyasi partilerin, muhalefet partilerinin de yapılan bu darbeye bizim yanımızda bu darbeye karşı durmasıyla, sendikalarıyla, meslek örgütleriyle ve sivil toplumuyla ve hangi görüşten olursa olsun sandığı seven, bu ülkede Atatürk’ten emanete sandığa sahip çıkanların sahiplenmesiyle bir başka şey oluyor. Hissediyoruz ve Türkiye büyük bir değişime yürüyor. Bu yürüyüş ilk gün Atatürk’ün evinden, baba ocağımızdan polis zoruyla söke söke atıldığımızda o yağmurun altında adım adım yürüdük ve Meclisimize vardık. Ertesi gün bu sefer Güvenpark’tan Atamıza yüz binlerle yürüdük. Bu yürüyüş her gün Türkiye’nin dört bir yanından bizi çağırıyor. Millet, hayatı boyunca hizmet ettiği bu devletten adeta kendisine tarihin en büyük vefasızlığı yaparak açlık sınırının altında verilen asgari ücreti, emekli maaşlarını ya da bir çiftçinin aylık gelirinin 19 bin TL’ye düşmesini gören bu millet, umudu artık büyük bir değişimde görüyor. Bir devri kapatmaya, bir devri açmaya hazırlanıyor.”
“Baş vereceğim ama baş eğmeyeceğim”
“Emeklinin ümidi de, asgari ücretlinin ümidi de, devlet memurunun ümidi de, çiftçinin, esnafın ümidi de birdir. Ümit değişimdedir. Ümit artık kurtuluştadır. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz. Geçen sene 19 TL olan üre gübre 34 TL oldu. DAP gübre yüzde 56 zam aldı. Mazota yüzde 50 zam geldi. Her şeye zam geldi. Bunlar buna karşı meydan meydan gezen, mücadeleyi yükselten, bütün anketlerde birinci parti olan bizlere büyük bir darbe yaparak, son dört kurultayı kazanmış genel başkana darbe yaparak bizi görevden uzaklaştırmaya çalışıyor. Bak Erdoğan şunu bilsinler, bizi kağıt üzerinde yargı darbeleriyle görevden uzaklaştırabilirsiniz. Bizi devletin polisini üzerimize yollayarak, binalardan dışarı atabilirsiniz. Ama bizi bu millet bağrına bastıkça siz bizden asla kurtulamayacaksınız. And olsun ki durmayacağım, baş vereceğim ama baş eğmeyeceğim. Bu düzeni değiştirene kadar, partimizi iktidar yapana kadar, bu iktidarı değiştirene kadar durmayacağım. Siz benimle birlikte bir devri kapatıp bir devri açmaya hazır mısınız? Birlikte başaracak mıyız? Türkiye İttifakı’nı kuracak mıyız?”
Konuşmanın ardından Özel’e 60 numaralı Erbaaspor forması hediye edildi. Ayrıca sahneye çıkan bir çocukla birlikte vatandaşları selamladı.
ANKA