Lübnan, onlarca yıldır ülkenin güneyinde görev yapan ve bu yıl görev süresi sona erecek olan Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) yerine geçecek uluslararası bir güç oluşturulmasını hedefliyor. Bu arayış, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların sürmesi ve ABD ile İsrail’in artan baskıları eşliğinde yürütülüyor.
İsrail’in Güney Lübnan’daki bazı sınır bölgelerini kontrol altında tutmayı sürdürdüğü ve iki ülkenin onlarca yıllık düşmanlığı sona erdirmeyi amaçlayan doğrudan müzakereler yürüttüğü bir dönemde, UNIFIL’in yerine yeni bir yapı oluşturulmadan bölgeden çekilebileceği yönündeki endişeler giderek artıyor.
UNIFIL, 1978 yılından bu yana İsrail sınırı yakınındaki Güney Lübnan’da konuşlu bulunuyor. Ancak gücün varlığı, geçen yıllar boyunca taraflar arasında tekrarlanan çatışma dalgalarının yaşanmasını engellemeye yetmedi.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin 1 Haziran’a kadar BM Güvenlik Konseyi’ne sunması beklenen rapor öncesinde, AFP olası senaryoları mercek altına aldı.
Lübnan ne istiyor?
UNIFIL bünyesinde halen yaklaşık 50 ülkeden gelen 7 bin 500 asker görev yapıyor. Birlikler, Lübnan ile İsrail arasındaki fiilî sınırı oluşturan ve uzunluğu 120 kilometreyi bulan Mavi Hat boyunca, çatışmaların yaşandığı Güney Lübnan bölgesinde konuşlanmış durumda.
Kimliğinin açıklanmasını istemeyen bir Lübnanlı yetkili, AFP’ye yaptığı açıklamada, UNIFIL’in görev süresinin 31 Aralık’ta sona ermesinin ardından Lübnan’ın tercihinin, ‘BM çatısı altında uluslararası bir varlığın sürdürülmesi’ olduğunu söyledi.
Adının gizli kalmasını isteyen bir diğer Lübnanlı yetkili de, UNIFIL’e benzer nitelikte bir BM gücünün varlığının son derece önemli olduğunu belirterek, bunun asker sayısının azaltılması veya görev tanımında bazı değişiklikler yapılmasıyla birlikte gerçekleşebileceğini ifade etti.
Yetkili, “UNIFIL olmadan 1701 sayılı kararın uygulanmasından nasıl söz edebiliriz?” dedi.
BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararı, İsrail ile Hizbullah arasında 2006 yılında yaşanan savaşı sona erdirmiş ve UNIFIL’in rolünü güçlendirerek birliklerine ateşkesi denetleme görevi vermişti.
Söz konusu karar ayrıca, 2024 yılında varılan ve İsrail ile Hizbullah arasındaki önceki çatışma turunu sonlandıran ateşkesin de temel dayanağını oluşturdu. Lübnan hükümeti ise İran destekli Hizbullah’ın silahsızlandırılması yönündeki çabalarını sürdürüyor.
Uluslararası seçenekler
BM raporunun yayımlanmasından önce görüşmelerin sürdüğünü belirten çeşitli kaynaklar, masadaki seçeneklerden birinin daha düşük personel sayısına sahip bir BM gücünün bölgede görev yapmaya devam etmesi olduğunu aktardı.
Değerlendirilen seçenekler arasında, 1948 yılında kurulan bölgesel barış gücü niteliğindeki Birleşmiş Milletler Ateşkes İzleme Örgütü’nün (UNTSO) görev alanının genişletilmesi de bulunuyor. Teşkilatın Lübnan’da küçük ve silahsız bir birimi görev yapıyor.
Lübnanlı iki yetkili, hükümetin uluslararası destek talebinde bulunmadan önce BM raporunun içeriğini görmeyi beklediğini söyledi.
Ancak geçen yıl BM Güvenlik Konseyi’nde UNIFIL’in görev süresinin sona erdirilmesi yönünde girişimlerde bulunan İsrail ve ABD’nin, yeni bir BM misyonuna ilişkin herhangi bir öneriyi engellemeye çalışabileceği değerlendiriliyor.
İkinci Lübnanlı yetkili, Washington’un yeni bir BM yapılanmasına karşı çıkması durumunda bile en azından veto hakkını kullanmamasını umduklarını ifade etti.
Öte yandan BM Güvenlik Konseyi üyelerinden bazıları, aralarında Çin’in de bulunduğu ülkeler, sahada bir BM gücünün varlığının sürdürülmesini destekliyor.
Finansman konusu da yeni bir engel olarak öne çıkıyor. BM’nin yaşadığı mali kaynak sıkıntısı, barışı koruma operasyonlarını olumsuz etkilerken, UNIFIL’in de son aylarda personel sayısını azaltmasına yol açtı.
BM dışındaki seçenekler
Yeni bir BM düzenlemesi üzerinde uzlaşma sağlanamaması halinde, alternatif seçenekler arasında Avrupa Birliği (AB) bünyesinde bir gücün oluşturulması veya Lübnan ile çeşitli ülkeler arasında ikili askerî iş birliği düzenlemelerinin hayata geçirilmesi bulunuyor.
Kaynaklar, halihazırda UNIFIL’e önemli katkı sağlayan İtalya, Fransa ve İspanya’nın Lübnan’daki askerî varlıklarını sürdürmeye hazır olduklarını bildirdi.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn da şubat ayında, UNIFIL’in deniz görev gücüne komuta eden Almanya’dan, BM gücünün bölgeden ayrılması durumunda ‘temel bir rol’ üstlenmesini talep etmişti.
Bununla birlikte, çok sayıda ikili askerî anlaşmanın yürürlüğe girmesi, olası güvenlik misyonunun koordinasyonunu daha karmaşık ve yönetilmesi daha zor hale getirebilir.
Kimliğinin açıklanmasını istemeyen Batılı bir diplomat AFP’ye yaptığı değerlendirmede, “Herkes açısından artık en mantıklı seçenek, BM çatısı altındaki bir çerçeveye geri dönmek gibi görünüyor” ifadesini kullandı.
Boşluk
Lübnan açısından en olumsuz senaryo, UNIFIL’in bölgeden çekilmesi ve yerine herhangi bir alternatif mekanizmanın oluşturulamaması olarak görülüyor.
Batılı diplomatik kaynak, böyle bir boşluğun hem İsrail hem de Lübnan için ‘son derece tehlikeli bir durum’ yaratacağını söyledi.
Kaynak, İsrail ile Lübnan arasında yürütülen müzakereler sonucunda varılabilecek herhangi bir anlaşmanın sahada düzgün şekilde uygulanıp uygulanmadığını denetleyecek uluslararası bir gözlem mekanizmasının bulunmayacağına dikkat çekti.
Bir BM kaynağı ise uluslararası bir varlığın bulunmaması durumunda ‘anlatı mücadelesinin’ de sertleşeceğini belirtti. Kaynağa göre her taraf, sahada yaşanan gelişmelere ilişkin kendi anlatısını hâkim kılmaya çalışacak.
Kimliğinin açıklanmasını istemeyen BM yetkilisi, “UNIFIL gelişmeleri tarafsız biçimde izliyor ve raporluyor. Şu anda sahada bunu aynı tarafsızlıkla yapabilecek başka bir taraf ya da kuruluş bulunmuyor” ifadelerini kullandı.
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir
Şarku'l Avsat'ın haberlerine ulaşmak için tıklayın