Özel’den Burcu Köksal’a tepki: CHP iktidar olunca sakın kapımızda yalvarma, bu tehditse daniskasını ediyorum

Burcu Köksal'ı eleştiren Özel, "6 ay önceki gidişinde demiştim, şüphen kocandansa ayrılırsın, bu parti ailen olur sana sahip çıkar, senin hırsız olduğuna inanmıyorum" dedi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Meclis'teki haftalık grup toplantısında konuştu.

Özel konuşmasında şunları söyledi:

Türkiye'nin dört bir yanından siz değerli konuklarımızı ağırlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bizleri izleyen, dinleyen tüm vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum, hoş geldiniz. Engelliler Haftası'nın yanı sıra bugün Hemşireler Günü. Korona döneminde büyük emek veren ve hakları ödenmeyen sağlık emekçilerinin de gününü kutluyorum. Pazar günü de Anneler Günü'nü kutladık, bütün annelerimizin ellerinden öpüyoruz. Geçmişte pırıl pırıl subaylara sahip çıkıp yanlarında durduysak, bugün de 19 Mart darbesine karşı aynı yerde doğruları savunuyoruz. Bir gün haklılığımız mutlaka ortaya çıkacak demiştik, çıktı. Bir gün gelecek ve bu sefer iktidar kürsüsünde, “Biz baş verdik ama baş eğmedik” diyeceğim ve yine haklı çıkacağız.

“Erdoğan’ın memleketi Rize’de, yıllardır o ölçüde dolduramadığı meydanı dolduran hemşerileri verdi”

Cumartesi günü 108. eylemimizi Rize'de gerçekleştirdik. Rize'ye, Karadeniz'in yiğit insanlarına tekrar teşekkür ediyorum. Sandığa, seçme ve seçilme hakkına sahip çıkanlara helal olsun, selam olsun. Partimize yönelik saldırılara en güzel cevabı, Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize’de, yıllardır o ölçüde dolduramadığı meydanı dolduran hemşerileri verdi. Akın Gürlek'in yargı çetesine karşı dimdik ayaktayız. Biz doğru tarafta durduk, doğru insanları savunduk, suçsuzları savunduk, iftiracılara karşı baş eğmedik. Gerekirse baş verdik ama eğilmedik. Buradan tarihin önüne şerh düşüyorum: Bir daha çıkacağım ve bugünü hatırlatacağım. Biz o gün doğruları savunurken, “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” diyenler...

“Dünyadaki 100 ülke, bir yılda, bizim bir ayda yaşadığımız enflasyondan daha azını yaşıyor”

81 ilden yurttaşların yaşadığı sıkıntıların yer aldığı bir videonun izletilmesinin ardından Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

İktidar olarak haksızlıkları bitirmek boynumuzun borcudur ve görevimizin farkındayız. Yıllık enflasyon yüzde 32,4'e yükseldi. Yıl sonunda enflasyon yüzde 16'ya düşecek demişlerdi. Bu sene her ay üst üste binen enflasyon büyük bir tehlikeye dikkat çekiyor. Bundan sonra enflasyonda her ay artış, bundan sonra kartopu gibi büyüyecek. Dünyadaki 100 ülke, bir yılda, bizim bir ayda yaşadığımız enflasyondan daha azını yaşıyor. Yani dünyada böyle bir sorun yok. Açlık sınırı 35 bin TL ve 28 bin liraya asgari ücretli, 20 bin TL'ye emekli ayakta kalma mücadelesi veriyor. İğneden ipliğe her şeye zam geliyor. Dünyanın 17 katı bir gıda enflasyonuyla boğuşmak zorunda kalıyoruz. Kendi emeğiyle çalışan bir gencin bir araba ya da ev alması mümkün değil. Eskiden insanlar 10 yılda bir ev ile bir araba sahibi olabiliyordu. İnsanlar 5 yılda bir araba alabiliyordu. Herkesin evladı ilk kez kendisinden, anasından, babasından daha fakir. 47 yıl sonra bir kez daha iktidara talibiz.

60 bin TL maaş alan bir işçiden iki maaş kadar, 138 bin TL vergi kesiliyor. Şimdi AK Parti yeni bir vergi barışı getiriyor. Nasıl kazanırsan kazan, yüzde 5'inden biraz daha azını bize ver, istediğini yapabilirsin diyor. Önümüz Kurban Bayramı. AK Parti iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşı 257 TL'ydi ve iyi bir koç 150 TL'ydi. Yani emekli, 1,5 koç alabiliyordu. Şimdi bir koç 40 bin TL, iki asgari ücretli ancak bir koç alabiliyor. 2018'de bin TL olan emekli ikramiyesi ile 1 koç alınıyordu, şimdi ise emekli ikramiyesi 4 bin TL, emekli ancak alabilirse bir but alabilir. Et ve Süt Kurumu, 14 milyar TL kâr elde etmiş. Senin işin kâr elde etmek değil. Senin işin Türkiye'de ucuza et temin etmektir. Etin üretimine destek sağlamaktır. Gıda enflasyonunda dünyada sondan 5'inciyiz. AK Parti geldiğinde ortalama çiftçi yaşı 37'yken, şu an ortalama çiftçi yaşı 58'e yükselmiş durumda. Genç çiftçiler bir iş bulup kendisini şehre atmayı düşünmeye devam ederse, gıda enflasyonu daha artacaktır.

Erişim engeli kararına tepki

akpden.com'da geçen hafta 1,2 milyon liralık bir aracın 2,75 milyon liraya satıldığını göstermiştik. Bir telefon 65 bin 400 TL'ye Türkiye'ye geliyor. Yüksek teknolojiyle üretilen dünyanın en önemli telefonlarından birisinin fiyatı 133 bin 164 TL'ye yükseliyor. Sepete ekle deyince, “Dur bakalım” diyorlar, hemen ekleyemezsiniz. TRT bandrol ücreti ve vergilerle 133 bin 164 lira. Oturdukları yerden 67 bin lira vergi koyuyorlar. Gönder AKP'yi, alırsın bu fiyata. Vergilerin toplamı 67 bin lira, telefonun fiyatı 65 bin lira. O yarım elmalı şirketin telefonunu genç almaya kalktığında, telefonun fiyatı 65 bin TL, vergisi 67 bin TL. Geçen hafta tanıtımını yaptığımız siteye erişim engeli geldi. Gerekçesi ise milli güvenliğe tehdit. Ancak bu gerekçeyle kapatabiliyor ve cep telefonundaki vergiye isyanı milli tehdit olarak ifade ediyor. Bir devlet, bir partinin organı hâline getirilirse biz daha ne söyleyelim.

Akıl almaz bir şey, bu siteye erişim engeli getirdiler. Bir gün içinde. Onu da engellerse 3'ten, 4'ten devam. Erişim engeli gerekçesi milli güvenliğe tehdit. Cep telefonundaki vergiye isyanı milli güvenliğe tehdit olarak görüyorlar. Yazıklar olsun sizin gibilerin milliyetçiliğine. Bir devlet bir partinin bu kadar organı hâline getirilirse biz ne diyelim. 20 bin liraya hayatta kalmaya çalışan emeklilerin ülkesindeyiz. Herkesin kendi evladının geleceği, kendi geleceğinden daha karanlık. AK Parti'nin kara düzeni bozulmadan hiçbir sorun çözülmez. Ege'nin bir tek ilini başka bir partiye bırakmadan yerel seçimlerde bir zafer kazandık. 47 yıl sonra gelen bir birincilik. Yüzde 45 ile seçilen belediye başkanlarımız, yüzde 58-59'lara ulaşan bir beğeniyi elde ettiler. Her gün saldırı altındayız, her gün. Saldırılar adaylarımızdan bürokratlarımıza, yani Türkiye'yi yönetecek kadrolardan partimizin kurumsal kimliğine döndü. Partimize kapatma davası açacak hadsizliğe kadar. 3 kere yapılan kurultaya rağmen butlan davasına... Bunlar daha önce yaşanmamış şeyler. Ankara'ya yeniden yollanan, Ankara'dan yeniden yollanan, hâkimken bütün siyasi kararları veren, birçoğu oy birliği ile bozulan birisinin İstanbul'a gittiğindeki planı... “Reklam panosu varsa yolsuzluk var” demişler buna. Bahçeleri kazdılar, tek kuruş bulamadılar. Bizim bir belediye başkanımıza aday gösterilmeden önce ilçeye verilmiş sesli aracı bir ay kullandı diye, bunu aday olmadığı, memur olduğu dönemden rüşvete sokup arkadaşımızı 8-9 aydır iddianamesiz içeride tutanlar... Koca bir seçim kampanyası, 50 milyon TL Murat Kurum lehine Kalyon Ajans'a yapıyor. Bir tweet attı, “İftiradır.” Oysa mahkeme kayıtlarında var. Kalyon Ajans'a ödenen para.

Böcek ve ailesi hakkında açıklama

Özel, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, oğlu ve gelini hakkında şunları söyledi:

Şimdi gelelim, örnek bir vaka üzerinden bir kişi nasıl alınır, tehdit edilir, zorlanır ve itirafçı yapılır, bunu bir görelim. Örnek, maalesef Muhittin Böcek ve Böcek ailesi. Biz bu 16 tapuyu açıkladığımız gün, kendisine ertesi gün 'Bir şey söyle' dediler. Cep telefonuyla, titreyen elleriyle, göz içine bakamayan ruh haliyle 4 tane aktif tapuyu, o an üzerinde olan aktif tapuyu, öbürlerini filtrelemiş gösteriyor. Üçünün de yanında üçgen var. O şu demek; son 3 ayda edinilmiş. Nereden, şimdi laf lafı açıyor, son 3 ayda nereden edinilmiş? Mahal'den. Bir tanesi İzmir'de, ikisi Ankara'da. İzmir'dekilerden birinden bir 'Topuklayan Efe'nin' izi çıkarsa şaşırma. Bunu da bu kenara yazayım. O söylediğimi anladı. Son 3 ayda edinilmiş. Bunu bana, bunu bana söyleyen o kadar emindi ki İzmir'deki Mahal'in kim tarafından kime verildiğine...

O gözle oraya da bakacağız. Dört tapuyu gösteriyor. Göze bakamadan, basına bakamadan, yere bakarak 4 tapuyu gösteriyor. Ve sonra diyor ki; 'Özgür Özel bu tapuları açıklarken' diyor 'iki şeyi var: Bir, asrın yolsuzluğunu örtmeye çalışıyor. Bir de' diyor 'kendisinin bir işi var. Muhittin Böcek itirafçı olacak, daha vakti var. 15 Ocak tarihinde' tarihi veriyor ağzıyla, videosu var, 'Manisa'da bir benzin istasyonunda baz çakışması var. Muhittin Böcek onu itiraf edecek. Özgür Özel o yüzden bunu yapmaya çalışıyor' diyor. Sonra ne oldu? Tam bunu söyledikten sonra Muhittin Böcek'in şoförleri, korumaları ve o gün yanında olanlar ifadeye alındı. Beklenmedik bir şey oldu. Beklediği şu: Muhittin Böcek orada baz vermiş, orada biri daha bizden baz verir Manisa'da. O kişiye yüklenirler, 'Bu kişiye para verdi' denirler. Muhittin Böcek'in şoförleri, bulunulan mekanın kamera kaydı, her şey Muhittin Böcek'in oraya gittiğini sonra Manisa'ya doğru tek başına hareket ettiğini gösteriyor. Bir şey gösteremiyor. O gün söylediği tutar 50 milyon Euro. Yani bir kamyonet para çantayla taşınacak falan gibi anlatılıyor, öyle ifade verilmiş falan. Muhittin Böcek'in de önüne bu ifadeyi, 6 ay önce ben getirdiklerinde söylemişim otobüsün üstünden. Koyup, 'Özgür Özel'e verilmek üzere 50 milyon Euro', sonra o gün 20 milyona düşürüyorlar, 'Benzinlikte verdim diye imza at çık kurtul' diyorlar. Muhittin Böcek atmıyor. Bana, Cavit Arı'ya, kendisini ziyaret eden bütün milletvekillerimize bu belgeyi gösterdi. Altında İstanbul'daki bir savcının ifade imzasından getirmişler. 'Bunu imzala kurtul' diyorlar, atmadı. Bakın ne oldu biliyor musunuz? Oradaki koruma polisinin cep telefonuna bir adres atıldığı ortaya çıktı. O adresi açıp kendileri gittikleri, kimseyle buluşmadıkları çıktı. Adresi atanın rahmetli Ferdi Zeyrek olduğu ortaya çıktı.

“İtirafçı olursan vereceğiz dediler”

Tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında da konuşan Özel, “İlk günden beri söyledik. Ne gerekiyorsa yapacağız diye. İlk toplantıda disipline verdik. Her parti gibi savunma süresinden sonra partiden attık. Özkan Yalım'ın yurt dışında ve burada firmasına çöktüler. İtirafçı olursan vereceğiz dediler” dedi.

Burcu Köksal'a tepki

AK Parti'ye biz Mustafa Kemal'in askerleriyiz, siz Trikopis'in askerlerisiniz deyince benim "Dur Burcu, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir partisine tamam rakip olabiliriz, düşmanlık görüyor olabiliriz ama Yunan ordusunun partisi denmez." diye susturmaya çalıştım. Her fırsatta siz Fesli Deli Kadir'in Atatürk'ün cenazesine giden şu diyenlerin partisisiniz, alçaklar. "Yapma Burcu." dedim. İzmir kadın milletvekiline bunu öldürmezsem içime sinmeyecek deyince ya da AK Parti Grup Başkanvekiline küfürlerle saldırınca zor durdurduğumuz...

İskilipli Atıf'ın partisi mi dememiş? Oraya katılan şeye katılırken bir teğmen katılırken sen Atatürk düşmanlarını seçtin, İskilipli'yi seçtin, Fesli Deli Kadir'i seçtin, Trikopis'çileri seçtin. Sana sahip çıkan partini bırakıyoruz demiş. Şimdi daha önceki Topuklu Efe'deki gibi ya AK Parti'ye katılacaksın ya diğerleri gibi içeri atılacaksın da bir günde, burada belediye başkanlarımızı ziyaret edip en güzel şeyleri söylerken, arıyorum dün size gelmiş diyorum, o kadar mutluydu ki seni öve öve bitiremedi diyor. Çıkmış diyor ki: "Partide siyaset imkanım kalmadı." Seni bu koltuğa oturttum. Oralara oturttuk, buralara oturttuk. Miting yaptık. Üç kere Afyon'da miting yapmışım. Seçimi kazanmış, ilk tebriğe gitmişiz. Yeter ki Afyon'u tutsun diye. Diyor ki: "Geçmişi unutmadılar. Beni koltuğumdan etmek için aday yaptılar." Aday yaparken Afyon'u kazanamam, Grup Başkanvekilliği'ni bırakmayayım demiş. Bırakma, kaybedersen yerin hazır ama sen kazanacaksın demişim. Önce ben inanmışım. Önce ben, sonra o.

Geçenlerde annesi hastalanmış. Annesi şimdi beni izliyordur. Takılıyorum teyzeye. Kumandanın pilleri 6 yıldır bitmiyor diye. Sadece Halk TV açık. Her grubu ağlayarak izleyen, o 2 yaşındayken'den beri MS hastası olan, geçen sefer AK Parti'ye geçiyor söylentilerinde kaskatı katılan, sinir krizi geçiren teyzeme ben 2 ay önce evinde ziyarete gittim. Elini öptüm. Defalarca öptü beni. O anne ve oradan sonra beni yemeğe götürdü. Her seferinde övgüler, övgüler, övgüler, övgüler. Şimdi diyor ki orada siyaset imkanım kalmadı. Son konuşmasında AK Parti grubuna diyor ki: "MS hastası anneme küfrettiniz, alkışladı bu AK Parti grubu." diyor. Bekliyor ki yarın Afyon'a gidince onu Mustafa Kemal'in kurduğu partinin grubu değil, o annesine küfredeni alkışlayanların, bunun da gelin alın beni be, yolsuz dediniz, rüşvetçi dediniz, dolandırıcı dediniz, teslim olmayacağım, alın beni içeri diye meydan okuduğu gruba gidiyor. Ve diyor ki ve diyor ki: "Özgür Özel beni tehdit etti." Ona sadece şunu dedim: 6 ay önceki gidişinde demiştim, şüphen kocandansa ayrılırsın, bu parti ailen olur sana sahip çıkar, senin hırsız olduğuna inanmıyorum, o laf o.

Bu sefer de dedim ki: "Ey Burcu Hanım, 2 yıl kolay geçmez ama çabuk geçer. Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olunca sakın gelip kapımızda yalvarma." Bu tehditse, daniskasını ediyorum ulan! Daniskasını ediyorum! Hadi bakalım. Cumhuriyet Halk Partisi tehditten yılanların, teslim olanların değil, hep birlikte ayağa kalkanların, iktidara yürüyenlerin partisidir. Bu partinin iktidar yürüyüşü süngünün üstüne yürüyerek başladı. Düşman kurşununa açık yüreğiyle, göğüsüyle yürüyenlerle başladı. Yürüyelim arkadaşlar!

 

Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU