Dünya Fikri Mülkiyet Günü kapsamında düzenlenen basın toplantısında, Türkiye müzik sektörünün 2024-2025 dönemine ilişkin verileri kamuoyuyla paylaşıldı. MESAM, MSG ve MÜYAP tarafından açıklanan veriler, Türkiye’nin müzik endüstrisinde tarihi bir büyüme ivmesi yakaladığını, küresel rekabette yükseldiğini ve Avrupa’nın en hızlı büyüyen müzik pazarlarından biri haline geldiğini ortaya koydu. Toplantıda telif hakları, dijital dönüşüm, streaming ekonomisi, yapay zekâ kaynaklı riskler, lisanslama modelleri ve Türkiye’nin küresel müzik pazarındaki konumu ele alındı.
Uluslararası verilere göre küresel müzik endüstrisi büyümesini sürdürdü. CISAC 2024 verilerine göre küresel eser sahibi telif gelirleri yüzde 6,6 artarak 13,97 milyar euroya ulaştı. Müzik telif gelirleri ise yüzde 7,2 artışla 12,59 milyar euro seviyesine yükseldi ve toplam telif gelirlerinin yüzde 90’ını oluşturdu. Telif gelirlerinin yüzde 51,2’si Avrupa’da toplanırken, dijital gelirler ilk sırada yer aldı, radyo ve televizyon gelirleri ikinci sıradaki yerini korudu. IFPI 2026 Küresel Müzik Raporu’na göre ise küresel kayıtlı müzik gelirleri ilk kez 30 milyar dolar barajını aşarak 31,7 milyar dolara ulaştı. Toplam büyüme yüzde 6,4 olurken, streaming gelirleri toplam gelirlerin yüzde 69,6’sını oluşturdu.
Türkiye, dünyanın en hızlı büyüyen müzik pazarlarından biri oldu
Açıklanan verilere göre Türkiye, dünya kayıtlı müzik endüstrisinde önemli bir sıçrama gerçekleştirdi. IFPI 2026 raporuna göre Türkiye, dünya sıralamasında 24. sıraya yükselerek bir önceki yıla göre 9 basamak ilerledi. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de toplam kayıtlı müzik geliri 144,3 milyon dolar olurken, yıllık büyüme oranı yüzde 60,1 olarak gerçekleşti. Dünya ortalaması yüzde 6,4, Avrupa ortalaması ise yüzde 5,6 seviyesinde kaldı. Bu veriler, Türkiye’nin dünya ortalamasının yaklaşık 10 katı büyüdüğünü ve Orta ve Doğu Avrupa bölgesinin ana büyüme motoru haline geldiğini gösterdi. Bölgede ikinci sırada yer alan Romanya’nın büyüme oranı da Türkiye’nin gerisinde kaldı.
Türkiye’de müzik gelirlerinin büyük bölümünü dijitalleşme belirledi. Kayıtlı müzik gelirlerinin yüzde 59,7’si ücretli aboneliklerden, yüzde 27,4’ü ise reklam destekli streaming gelirlerinden oluştu. 2025 yılı itibarıyla ücretli abonelik gelirleri 86,2 milyon dolara ulaşırken yüzde 72,6 artış gösterdi. Reklam destekli ses streaming gelirleri 16,4 milyon dolar, video streaming gelirleri ise 23,1 milyon dolar oldu. Toplam streaming geliri 125,7 milyon dolar olarak kaydedildi. Temsili alan hakları 13,6 milyon dolar, senkronizasyon gelirleri 2,7 milyon dolar, indirmeler ve diğer dijital gelirler 0,2 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Fiziki satışlar ise 2,1 milyon dolara ulaşarak yüzde 129,6 büyüme gösterdi.
Eser sahiplerine 2,1 milyar TL’nin üzerinde dağıtım
MESAM ve MSG verilerine göre eser sahiplerine yönelik telif dağıtımları da tarihi seviyelere ulaştı. 2025 yılı itibarıyla toplam üye sayısı 27 bin 327 olurken, lisanslama gelirleri 2 milyar 545 milyon 823 bin 690 TL, dağıtım bedelleri ise 2 milyar 117 milyon 357 bin 524 TL olarak açıklandı. Lisanslı mecra sayısı 25 bin 419 olarak kaydedildi.
MÜYAP verileri de bağlantılı haklarda güçlü bir performansa işaret etti. 220 yapımcı üyeye sahip kuruluşun 2025 yılı lisanslama gelirleri 569 milyon 354 bin 511 TL olurken, toplam sözleşme sayısı 25 bin 635’e ulaştı. Aynı dönemde 4 bin 197 albüm ve 16 bin 843 tekli üretildi. Bandrol verileri, fiziki pazarın yeniden canlandığını ortaya koydu. MÜYAP üyeleri için 57 bin 495 CD ve 939 bin 605 plak olmak üzere toplam 997 bin 100 bandrol düzenlenirken, üye olmayan yapımcılar için 15 bin 200 CD ve 136 bin 857 plak olmak üzere toplam 152 bin 57 bandrol verildi.
Recep Ergül: Türkiye çok önemli bir noktaya geldi
Toplantıda konuşan MESAM Başkanı Recep Ergül, Türkiye’nin fikri mülkiyet alanında önemli bir dönüşüm yaşadığını belirtti. Ergül, geçmişte küresel dijital platformların Türkiye’yi düşük gelirli pazar olarak değerlendirdiğini, ancak MESAM, MSG ve MÜYAP’ın ortak çalışmaları sayesinde bugün gelişmiş ülkelerle benzer gelir seviyelerine ulaşıldığını ifade etti. Telif konusunun yalnızca dijital platformlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Ergül, radyo, televizyon, oteller, restoranlar, kafeler, barlar, kuaförler, güzellik merkezleri ve toplu taşıma araçları gibi müziğin ticari kullanıldığı tüm alanların lisanslama kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ferhat Göçer: Dijitalde diyet politikası uygulanıyor
MSG Başkanı Ferhat Göçer ise Türkiye müzik sektörünün en büyük kayıplarını radyo-televizyon ve dijital yayıncılık alanlarında yaşadığını belirtti. Göçer, küresel şirketlerin Türkiye’ye yönelik yaklaşımını eleştirerek, İstanbul’un dünya müziğinde önemli bir merkez olmasına rağmen düşük ücretlerle karşı karşıya kalındığını ve dijital alanda uygulanan politikaların sektör üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.
Toplantıda söz alan MÜYAP Genel Koordinatörü Bülent Forta ile MÜYAP Başkanı Bülent Serhan da sektörün mevcut yapısına ve yapımcıların karşılaştığı sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapımcıların sürdürülebilir müzik ekonomisinin temel aktörlerinden biri olduğu vurgulandı.
Yapay zeka kaynaklı telif riski büyüyor
Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de yapay zekâ kaynaklı telif riskleri oldu. Paylaşılan verilere göre Deezer platformuna her gün 75 binden fazla tamamen yapay zekâ üretimi eser yüklendiği, bu içeriklerin toplam yüklemenin yüzde 44’ünü oluşturduğu belirtildi. Dinlemelerin yüzde 85’inin sahte veya manipülatif olduğu tespit edilirken, Spotify’ın son 12 ayda 75 milyondan fazla spam niteliğinde yapay zekâ üretimi eseri kaldırdığı ifade edildi. Bu durumun telif gelirlerinin azalması, gerçek sanatçıların gelir kaybı yaşaması ve lisanslama sisteminin zayıflaması gibi riskler doğurduğu kaydedildi. Ayrıca HORECA sektöründe kullanılan “royalty-free” yapay zekâ müziklerinin de yeni bir tehdit alanı oluşturduğu belirtildi.
Sektör temsilcileri, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda güncelleme yapılmasının kaçınılmaz hale geldiğini vurguladı. Yapay zekâ eğitiminde kullanılan eserler için hak sahiplerine ödeme yapılması, yapay zekâ çıktılarının lisans kapsamına alınması, genişletilmiş toplu lisanslama modelinin uygulanması, etkin denetim sistemlerinin kurulması, radyo-televizyon ve dijital yayıncılıkta gelir paylaşımı modeline geçilmesi, sahte dinlemelere karşı zorunlu denetim mekanizmalarının oluşturulması ve tek elden lisanslama sisteminin yaygınlaştırılması öneriler arasında yer aldı.
Toplantıya çok sayıda ulusal ve yerel basın temsilcisi katıldı. Soru-cevap bölümünün ardından sona eren toplantıda, MESAM, MSG ve MÜYAP tarafından yapılan ortak değerlendirmede müziğin ekonomik ve kültürel değerinin korunması gerektiği vurgulandı. Türkiye’nin büyüyen müzik ekonomisinin sürdürülebilirliği için telif sisteminin güçlendirilmesi, lisanslama altyapısının geliştirilmesi ve yaratıcı emeğin korunmasının önemine dikkat çekildi.
© The Independentturkish