ABD-Çin mücadelesinde orta güçler alternatif arıyor: Türkiye hangi yolu izleyecek?

Avrupa ülkeleri esnek ticaret ve güvenlik anlaşmaları peşinde

Trump'ın ikinci döneminde ABD-Çin rekabeti, Tayvan meselesi ve gümrük tarifeleri nedeniyle daha da kızıştı (Reuters)

ABD-Çin rekabetinin küresel düzeni belirlediği bir dönemde "orta güçler" arasında işbirliği artıyor. 

Wall Street Journal'ın analizinde, aralarında Türkiye'nin de yer aldığı "orta güç" diye tanımlanan ülkelerin ticaret, tedarik zincirleri ve güvenlik alanlarında birbirleriyle daha fazla işbirliği arayışına girdiği yazılıyor. 

Uzmanlara göre bu ülkeler ABD ve Çin'e bağımlılığı azaltacak "denge politikaları" izlediği gibi belirli konularda birbirleriyle esnek ortaklıklar da kuruyor. 

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Ancak yeni işbirliği arayışlarının, küresel istikrarı güçlendirmek yerine yeni gerilimler yaratabileceği de savunuluyor.

Analizde Türkiye ve İsrail, bölgesel nüfuz mücadelesi yürüten orta güçler olarak istikrarı bozabilecek aktörler arasında yer aldığı iddia ediliyor. Ankara ve Tel Aviv'in Ortadoğu'daki güç mücadelelerinin yeni sürtüşmelere yol açabileceği belirtiliyor. 

Orta güçlerin denge arayışları, Avrupa Birliği'nin (AB) dış politikasını da şekillendiriyor. AB, üyeleri arasında Arjantin, Brezilya, Paraguay, Uruguay, Bolivya ve Venezuela'nın yer aldığı Güney Ortak Pazarı (Mercosur) ülkelerinin yanı sıra Japonya, Güney Kore ve Hindistan'la da serbest ticaret anlaşmalarını ilerletmeye çalışıyor. 

AB Ticaret ve Ekonomik Güvenlik Komiseri Maros Sefcovic, bu girişimlere dair şunları söylüyor: 

Bilinçli bir tercih yapıyoruz. Korumacılık yerine açıklık, parçalanma yerine işbirliği ve öngörülemezlik yerine kurallara dayalı ticareti seçiyoruz.

Diğer yandan Avrupa ülkeleri, savaş teknolojisi ve nükleer caydırıcılık gibi önemli konularda ABD'ye bağımlılığını hızlıca sonlandıramayabilir. 

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin 26 Ocak'ta Avrupa Parlamentosu'nda (AP) yaptığı açıklama tartışma yaratmıştı: 

Avrupa'nın ABD olmadan kendini savunabileceğini düşünen varsa hayal görmeye devam etsin. Yapamazsınız. Yapamayız.

Avrupa ülkeleri arasında savunma bütçesinde gittiği artışla dikkat çeken Almanya'nın lideri Friedrich Merz, Davos'ta 19-23 Ocak'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmada, "Sadece gücün geçerli olduğu bir dünya tehlikeli bir yerdir. Öncelikle küçük devletler, ardından orta ölçekli güçler ve sonunda büyük güçler için" demişti. 

ABD'nin Grönland'ı ilhak etme tehditlerini eleştiren Merz, diğer yandan "Transatlantik ittifakını tek kalemde silmemeliyiz" ifadelerini kullanmıştı. 

Geçen ay Hindistan'ı ziyaret eden Şansölye, bu hafta Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne gidecek. Ay sonuna doğru da Çin'i ziyaret etmesi bekleniyor. Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da son dönemde Pekin'i ziyaret eden Avrupalı liderler arasında. 

Kanada Başbakanı Mark Carney'nin, Davos'taki konuşması orta güçlerin stratejik işbirliği arayışını yönlendiren kaygıların özeti niteliğindeydi: 

Orta güçler birlikte hareket etmeli çünkü masada yoksak menüdeyiz.

 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, AA 

Derleyen: Yasin Sofuoğlu

DAHA FAZLA HABER OKU