Halep'te Suriye Ordusu ve SDG arasında çatışmalar başladı: Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan "askeri operasyon" açıklaması

Çatışmaların özellikle Kürt nüfusun yoğun yaşadığı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yoğunlaştığı bildirildi

Fotoğraf: SANA

Halep’te Suriye hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında çatışmalar yeniden başladı.  Yerel kaynaklara göre, öğle saatlerinde SDG’nin Halep’te sivil yerleşimler ve Suriye ordusuna ait askeri noktalara yönelik saldırılar düzenlediği iddiasının ardından çatışmalar tırmandı. Suriye devlet ajansı SANA, Halep Medya Müdürlüğü’nün açıklamasına dayanarak, SDG’nin Şihane Kavşağı yakınlarını hedef aldığını, bu saldırıda Savunma Bakanlığı’na bağlı bir askerin hayatını kaybettiğini, üç askerin ise yaralandığını duyurdu.

Açıklamada, Halep’te yaşayan sivillere “bölge tamamen güvenli hale gelene kadar temas noktalarından uzak durmaları”, Eşrefiye ve Şeyh Maksud çevresinde toplanmamaları ve İç Güvenlik Kuvvetleri ile polisle iş birliği yapmaları çağrısı yapıldı.

Suriye Ordusu'ndan açıklama

Suriye ordusunun, SDG'ye Halep'te sınrlı bir askeri operasyon başlatacağı duyuruldu. Suriye Enformasyon Bakanlığı Dış Medya Müdürlüğü Ofisinden yapılan açıklamada, son bir ay içinde terör örgününün saldırılarında 20'den fazla sivil ve 25'ten fazla askerin hayatını kaybettiği, 150'den fazla kişinin de yaralandığı öne sürüldü. Söz konusu saldırıların Halep'te günlük yaşamı ve ticareti ciddi şekilde olumsuz etkilediği kaydedilen açıklamada, "Suriye Arap Ordusu, SDG'nin sivil mahallelere, ana yollara ve güvenlik güçlerine yönelik süregelen saldırılarına karşılık olarak Halep'te sınırlı bir askeri operasyon başlatacaktır." denildi. Operasyonun, yerel bir karar ve Halep halkının talebi doğrultusunda yürütüleceği ifade edilen açıklamada, hedefin; süregelen topçu atışlarını, keskin nişancı ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını durdurmak, güvenliği yeniden sağlamak, Halep-Azez yolunu açmak ve sivilleri korumak olduğu vurgulandı. Askeri faaliyetlerin uluslararası hukuka uygun şekilde icra edileceği, sivillerin tahliyesine öncelik verileceği ve yalnızca saldırılardan sorumlu silahlı grupların hedef alınacağı belirtildi.

Kuzey Doğu Suriye yönetimi: Söz konusu mahallelerde SDG güçleri yok, asayiş var

Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi ise yaptığı yazılı açıklamada, Halep’in Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerine yönelik saldırılara dikkat çekti. Açıklamada, Suriye geçici hükümetine bağlı güçlerin bu mahalleleri “meşru askeri hedef” ilan etmesinin kaygı ve utançla izlendiği belirtildi. Özerk Yönetim, söz konusu mahallelerde SDG güçlerinin bulunmadığını, buraların sivillerin yaşadığı yerleşim alanları olduğunu vurguladı. Açıklamada, mahalle sakinlerinin büyük bölümünün Kürtlerden oluştuğu ve Efrîn’den zorla göç ettirilen çok sayıda kişinin bu bölgelerde yaşadığı kaydedildi. Her türlü askeri saldırının, top atışının ve hedef almanın uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğu ifade edilirken, bu saldırıların Suriye’deki istikrarsızlığı derinleştirdiği ve ulusal uzlaşıyı zayıflattığı belirtildi. Özerk Yönetim, 1 Nisan’da varılan anlaşmaya bağlı kalındığını ancak karşı tarafın anlaşma maddelerini uygulamadığını, kuşatma ve askeri tırmandırma politikasını sürdürdüğünü ifade etti. 

SDG Basın ve Medya Merkezi adına Sipan Hamo tarafından yapılan açıklamada, Şeyh Maksud ve Eşrefiye’nin “direnişin ve azmin sembolü” olduğu vurgulandı. Açıklamada, mahalle sakinlerinin uzun yıllardır kuşatma ve saldırılara maruz kaldığı belirtilerek, halkın birlik ve direncinin saldırıları boşa çıkaracağı ifade edildi. SDG tarafından yapılan açıklamada saldırıların sivilleri hedef aldığı öne sürüldü. Açıklamada, “Güçler doğrudan sivillerin evlerini hedef alıyor. Bu saldırılar Şam hükümetine bağlı gruplar tarafından gerçekleştiriliyor. Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleri yoğun topçu ateşi altında. Bu, yerel halkın hayatını tehdit eden düşmanca bir saldırıdır ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalidir” denildi.

İlham Ehmed: Bu bir imha savaşı

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Eş Başkanı İlham Ahmed de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yoğun nüfuslu Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine karşı savaş ilan edilmesini sert sözlerle eleştirdi. Ahmed, bunun daha önce de baskıya maruz kalan Kürt halkına yönelik bir imha savaşı olduğunu savundu ve hükümeti diyalog yoluna dönmeye çağırdı.

Ehmed, “Suriye halkı savaşlardan yeterince acı çekti. Tüm Suriyelilere, özellikle gençlere, şiddeti reddetme ve adaletin yanında durma çağrısında bulunuyoruz” dedi.

Halep Valisi’nden açıklama

Halep Valisi Azzam El-Garib, Şeyh Maksud ve Eşrefiye’den ayrılmak isteyen sivillerin El-Avarid ve El-Zuhur Caddesi’ndeki insani koridorları kullanabileceğini açıkladı. Koridorların saat 15.00’e kadar açık olacağı duyuruldu.

Vali, X platformunda yaptığı paylaşımda, SDG’nin Şeyh Maksud mahallesi, yerleşim alanları, hastaneler ve hizmet kuruluşları yakınındaki Suriye Arap Ordusu mevzilerine saldırılar düzenlediğini, bu saldırılarda ölü ve yaralıların olduğunu belirtti. Suriye ordusunun saldırılara “uygun silahlarla” karşılık verdiğini ifade etti.

Sokağa çıkma yasağı

Suriye Arap Ordusu Operasyonlar Heyeti, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerindeki tüm SDG mevzilerinin meşru askeri hedef olduğunu duyurdu. Yetkililer, saat 15.00’ten itibaren bu mahallelerin “kapalı askeri bölge” ilan edildiğini ve tam sokağa çıkma yasağı uygulandığını açıkladı.

DEM Parti'den 'katliam girişimi' iddiası

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılara tepki göstererek, yaşananların bir "katliam girişimi" olduğunu vurguladı. Açıklamada, Şam yönetiminin 10 Mart Mutabakatı’nı ihlal ettiği vurgulanarak, bölgedeki 200 bin sivilin can güvenliğinin tehlikede olduğu belirtildi. DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, Halep’te tırmanan gerilime ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

Şam yönetiminin dün geceden bu yana sürdürdüğü bombardımanların sivil katliamına yol açtığı belirtilen açıklamada, uluslararası güçlere sorumluluk alma çağrısı yapıldı. Saldırıların hukuki ve siyasi zeminine değinilen açıklamada, 10 Mart Mutabakatı ve sonrasındaki nisan ayı anlaşmaları hatırlatıldı. SDG'ninbu anlaşmalar uyarınca ağır silahlarla mahallelerden çekildiği ve güvenliği yerel asayişe devrettiği vurgulanarak "Şam Yönetiminin yürüttüğü bu saldırı hem 10 Mart Mutabakatını hem de 1 Nisan’da yapılan anlaşmayı ortadan kaldırmakta, 200 binin üzerinde sivilin yaşamını da tehlikeye sokmaktadır. Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırılar bir imha operasyonudur" denildi.

Kuzey Doğu Suriye yönetimi ile Şam arasında arabuluculuk yapan devletlere seslenen DEM Parti, şu çağrıda bulundu:

Garantör olmanın sorumluluğunu derhal yerine getirin ve bütün Suriye’yi yeni çatışmaların alanına dönüştürme riski taşıyan bu askeri saldırıları engelleyin. Suriye’deki kaosun son bulmasının tek yolu, tüm halkların demokratik ve eşit haklar temelinde ortak yönetim oluşturmasıdır.

Suriye güvenlik kaynakları: Egemenlik ve toprak bütünlüğümüzü sonuna kadar koruyacağız

Suriye güvenlik kaynaklarından yapılan açıklamada, hükümetin tüm vatandaşlarının güvenliğini etnik ve mezhepsel ayrım gözetmeksizin sağlamaya kararlı olduğu vurgulandı. Açıklamada, SDG'nin saldırıları karşısında Suriye’nin ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma hakkını sonuna kadar kullanacağı belirtildi.

Açıklamada, Suriye’nin ikinci büyük şehri Halep’te 6 Ocak’ta başlayan ve 7 Ocak’ta da devam eden olayların, SDG milisleri tarafından sistematik olarak başlatılan saldırılar zincirinin bir sonucu olduğu ifade edildi.

Güvenlik kaynakları, SDG unsurlarının kontrol ettikleri Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden, Suriye Ordusu mevzileri ve hükümetin kontrolündeki sivil alanlara, kamu kurumlarına ve kritik altyapılara yönelik yoğun topçu, havan, roket ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlediğini belirtti.

Bu saldırılar sonucunda:

- Üç asker hayatını kaybederken, çok sayıda asker yaralandı.

- En az üç sivil (iki kadın dahil) yaşamını yitirdi; çok sayıda sivil (çocuklar dahil) yaralandı.

- Tarım Müdürlüğü’ndeki dokuz kamu görevlisi yaralandı.

Suriye Ordusu, yalnızca meşru müdafaa hakkı kapsamında saldırıların kaynaklandığı noktaları hassas şekilde hedef aldı ve sivillerin zarar görmemesi için azami özen gösterdi.

Açıklamada, SDG saldırılarının Suriye’nin birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğünü doğrudan tehdit ettiği, örgütün barış ve entegrasyon süreçlerine bağlı olmadığını tekrar gösterdiği ifade edildi. Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye çevresi geçici olarak kapalı askeri bölge ilan edilmiş, siviller için tahliye koridorları açılmış ve güvenlik gerekçesiyle okullar, kamu kurumları ve bazı ulaşım hatları geçici olarak kapatılmıştır.

Suriye hükümeti açıklamasında ayrıca, SDG ile diyalog ve uzlaşı kapısının açık tutulduğu, provokasyonlara ve saldırılara karşı gereken yanıtların verilmeye devam edeceği vurgulandı. Uluslararası topluma da SDG'ye verilen desteği gözden geçirme ve Suriye’nin egemenliği ile toprak bütünlüğüne saygı gösterme çağrısı yapıldı.

Mesud Barzani’den 'Halep' açıklaması: Savaş ve şiddet sivilleri tehdit ediyor, Kürtlere yönelik etnik temizlik riski var

Mesud Barzani, Halep’te devam eden çatışmalara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Barzani, kentte yaşanan mevcut durumun son derece tehlikeli olduğunu belirterek, savaş ve şiddetin sivil halkın ve masum vatandaşların hayatını ciddi biçimde tehdit ettiğini vurguladı. Barzani, bölgede Kürtlere yönelik bir etnik temizlik tehlikesinin bulunduğuna dikkat çekti.

Açıklamasında Suriye’deki siyasi gelişmelerin, Kürt halkının meşru haklarının gözetilmesi ve sorunların barışçıl yollarla çözülmesi açısından bir fırsat sunduğunu ifade eden Barzani, bu doğrultuda tüm taraflarla diyalog ve uzlaşı temelinde yoğun çaba sarf ettiklerini belirtti. Ancak gelinen aşamada Halep’te yaşanan çatışmaların bu zemini ortadan kaldırdığını kaydetti.

Barzani: Siyasi anlaşmazlıklar etnik çatışmaya dönüştürülmemeli

Barzani, Suriye makamlarına çağrıda bulunarak siyasi anlaşmazlıkların ulusal ya da etnik bir çatışmaya dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi. Halep ve çevresinde Kürt vatandaşların baskı, şiddet, ata topraklarından zorla sürülme ve etnik temizliğe maruz bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Barzani, bu konuda açık bir sorumluluk bulunduğunu dile getirdi.

Barzani ayrıca Kürt taraflara ve özellikle SDG'ye de seslenerek, çatışmaların durdurulması ve daha fazla kan dökülmesinin önlenmesi için azami çaba gösterilmesini istedi. Sorunların çözüm yolunun diyalog ve görüşmeden geçtiğini belirten Barzani, siyasi anlaşmazlıkların sivillerin hayatını tehlikeye atmasına ve Kürt halkına karşı etnik temizliğe yol açmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Diyarbakır Barosu: Toplumsal barış için Halep’teki saldırılar durdurulmalıdır

Diyarbakır Barosu, Suriye hükümetine bağlı silahlı grupların Halep’in Kürt nüfusunun yoğun olduğu Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılarını kınadı. Baro, sivillerin hedef alınmasının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu vurguladı.

Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde, Suriye hükümetine bağlı silahlı gruplar ile Asayiş güçleri arasında çatışmaların devam ettiği bildiriliyor.

Diyarbakır Barosu’nun yazılı açıklamasında, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kamuoyu, saldırıların derhal durdurulması için Suriye Geçiş Hükümeti üzerinde etkili girişimlerde bulunmaya davet edildi.

Baro ayrıca, Türkiye’nin de barışçıl bir çözümün inşası için aktif rol alması ve sivillerin korunmasına yönelik uluslararası girişimleri desteklemesi gerektiğini belirtti.

“Toplumsal barış için Halep’teki saldırılar durdurulmalıdır” başlığıyla yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

“Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların, Halep’te Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı mahalleleri hedef alan saldırıları sonucunda çok sayıda sivil yaşamını yitirmiş, sivillerin can güvenliği ağır biçimde ihlal edilmiştir. Sivil yerleşim alanlarına yönelik bu saldırılar, uluslararası insancıl hukukun ve savaş hukukunun açık ihlali niteliğindedir.

Sivillerin hedef alınması hiçbir koşulda meşru değildir ve bu tür eylemler insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirilmelidir. Öte yandan Suriye’de kalıcı bir barış; Alevilerin, Kürtlerin, Türkmenlerin, Dürzilerin ve Suriye’de yaşayan tüm halkların, tüm inanç ve kimliklerin eşit ve güvenli biçimde bir arada yaşayabildiği demokratik bir sistemin inşa edilmesiyle mümkündür. Bu çerçevede, Suriye’de insan haklarını esas alan, tüm inançları ve kimlikleri eşit gören bir yönetim anlayışının tesis edilmesi hayati önemdedir.

Suriye’de çatışmalardan uzak, toplumsal bir barış için Türkiye’nin de barışçıl, demokratik ve hukuka dayalı bir çözümün inşası için aktif çaba göstermesi, sivillerin korunmasına yönelik uluslararası girişimleri desteklemesi ve çatışmaları derinleştiren politikalardan kaçınması büyük önem taşımaktadır.

Diyarbakır Barosu olarak, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kamuoyunu ve ilgili tüm uluslararası kuruluşları, Colaniye bağlı güçlerin sivillere yönelik gerçekleştirdiği bu saldırılar karşısında açık ve net bir tutum almaya, Suriye Geçiş Hükümeti üzerinde etkili girişimlerde bulunarak saldırıların derhal durdurulması için sorumluluk üstlenmeye davet ediyoruz.”

Suriye Enformasyon Bakanı: Diyalog için tek şart “tek devlet ve tek ordu”

Suriye Enformasyon Bakanı Hamza Mustafa, El Cezire televizyonuna yaptığı açıklamada, Halep’teki son gelişmelere ve SDG ile yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mustafa, SDG’yi Halep’te sivil tesisleri hedef almakla ve daha önce varılan mutabakatları ihlal etmekle suçladı.

Bakan Mustafa, Halep’in Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde yürütülen operasyonların, bölgedeki güvenlik güçlerine ateş açılmasıyla başladığını belirtti. Bu mahallelerin statüsünün Nisan ayında yapılan anlaşmayla netleştiğini hatırlatan Mustafa, “Halep şehri, vatandaşlarının hayatına yönelik günlük tehditlere daha fazla dayanamaz. Bu bölgeler, titizlikle uygulanması gereken bir anlaşmaya tabidir” dedi.

SDG’nin 10 Mart’ta varılan mutabakatın gereklerini yerine getirmediğini ifade eden Mustafa, örgütün sivil tesisleri topçu ateşine tuttuğunu ileri sürdü. Mustafa, “SDG artık oyalama taktiklerinden ve boş vaatlerinden vazgeçmelidir. 10 Mart anlaşmasını derhal uygulamaya koymaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Hükümetin siyasi çözüme kapıyı kapatmadığını vurgulayan Suriye Enformasyon Bakanı, diyalog için tek çerçevenin net olduğunu belirterek, “Suriye olarak ‘tek devlet ve tek ordu’ çatısı altında SDG ile her türlü diyaloğa açığız” dedi.

Uluslararası Af Örgütü’nden Halep için acil çağrı: “Sivillere yönelik saldırılar derhal durdurulmalı”

Suriye’nin Halep kentinde Şam yönetimi ile Rojava Özerk Yönetimi’ne bağlı İç Güvenlik Güçleri arasında süren ve üçüncü gününe giren çatışmalara ilişkin Uluslararası Af Örgütü acil kodlu bir çağrı yayımladı. Örgüt, artan sivil kayıplar ve zorla yerinden edilmeler konusunda ciddi endişe duyulduğunu belirtti.

Açıklamada, taraflara saldırıları derhal durdurma ve sivillerin güvenli şekilde bölgeden çıkışına izin verme çağrısı yapıldı. Uluslararası Af Örgütü, çatışmalarda uluslararası insancıl hukukun ihlal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Savaş suçu işlemeyin” başlığıyla yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Suriye makamları ile DSG arasındaki çatışmaların üçüncü gününde, sivil kayıpların arttığına ve halkın yerinden edildiğine dair raporlar son derece endişe vericidir. Tarafları, uluslararası insancıl hukuka; özellikle de ayırt etme ve orantılılık ilkelerine uymaya çağırıyoruz. Sivillere ve sivil mülklere yönelik saldırılar derhal durdurulmalı; doğası gereği sivil ile askeri hedefleri ayırt edemeyen silahların kullanımından kaçınılmalıdır.”

Örgüt ayrıca, insani yardımların Halep’e girişine engel olunmamasını ve çatışma bölgelerinden kaçmak isteyen sivillere “zarar verilmeden, korkutulmadan ve engelsiz geçiş hakkı” tanınmasını talep etti.

ABD Dışişleri’nden Halep açıklaması: Şiddet döngüsüne değil, barışçıl çözüme odaklanılmalı

ABD Dışişleri Bakanlığı, Suriye’nin Halep kentinde yaşanan çatışmalara ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık sözcüsü, Halep’teki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, tüm taraflara itidal çağrısında bulundu.

Suriye hükümetine bağlı güçler ile Halep’in Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerindeki Asayiş güçleri arasında süren çatışmalara ilişkin Rûdaw’a konuşan sözcü, tarafların yeniden bir şiddet sarmalına sürüklenmemesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, “Amerika Birleşik Devletleri durumu yakından takip etmektedir. Tüm taraflara itidal çağrısında bulunuyoruz. Tüm taraflar, ülkeyi yeniden bir şiddet döngüsüne itmek yerine, tüm Suriyelilerin çıkarlarını koruyan ve onlara hizmet eden barışçıl, istikrarlı bir Suriye’nin nasıl inşa edileceğine odaklanmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

ABD Dışişleri Sözcüsü ayrıca, ABD’nin Suriye hükümeti SDG arasındaki diyaloğu desteklemeyi sürdürdüğünü belirtti. Açıklamada, Büyükelçi Barrack’ın, taraflar arasındaki görüşmeleri kolaylaştırmaya devam ettiği ve bu toplantıların 10 Mart’ta varılan entegrasyon anlaşmasının uygulanması ile anlaşmaya yeniden bağlı kalınmasına odaklandığı kaydedildi.

SANA, Rudaw, AA, Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU