Adalet Bakanı'ndan gündeme ilişkin açıklamalar: İmralı, Demirtaş ve İBB davasıyla ilgili neler söyledi?

Yılmaz Tunç; Devlet Bahçeli'nin İmralı çıkışıyla ilgili komisyonu işaret ederken, Selahattin Demirtaş'ın tahliyesiyle ilgili istinaf mahkemesinin kararının beklendiğini söyledi

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ankara’da "Yargısal Süreçlerde Çocuklar için Koruyucu ve Onarıcı Yaklaşımlar Projesi" açılış töreninde konuşmasının ardından soruları yanıtladı.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Tunç şunları söyledi:

Bugün burada Avrupa Birliği projesinin açılış toplantısında çocuk yargılamalarıyla ilgili bir projemiz söz konusu. Özellikle çocukların yargısal süreçlerde yıpranmaması, gerek suç mağduru çocukların gerekse suça sürüklenen çocukların suçtan korunması ve çocuk adalet sisteminin daha etkin hale getirilmesi bakımından projeyi önemsiyoruz. Bu anlamda mevzuatımızda çocuklara yönelik, Çocuk Hukuku ve Çocuk Koruma Kanunu başta olmak üzere çok sayıda düzenleme yaptık. Hem suç mağduru çocukların suçtan korunması, hem çocukların suça sürüklenmesinin nedenlerinin ortadan kaldırılması hem de suça sürüklenmişse, suç işlemişse onların yargısal süreçlerde daha onarıcı ve koruyucu bir yaklaşımla ele alınması bakımından önemli bir proje olarak görüyoruz. Üç yıl devam edecek bu proje, Avrupa Birliği projesi ve bu proje kapsamında geçtiğimiz yıllarda, 2005 yılından itibaren Çocuk Koruma Kanunu’yla beraber Türkiye, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne taraf bir ülke. Çocukların istismarının önlenmesine yönelik sözleşmelere de taraf bir ülke. Bu anlamda uluslararası sözleşmelerin tümüne imza atan bir ülkeyiz ve kendi mevzuatımızda da çocuklara yönelik düzenlemeleri gerçekleştirdik. Tabii bu projeyle beraber bu mevzuatın daha etkin uygulanabilmesi anlamında önemli görüyoruz. Çünkü çocuk yargılamaları çok önemli. Türk Ceza Kanunumuzun 31. maddesinde çocuklarımızın suç işlediğinde hangi usulle yargılanacakları açıklanmış. 12 yaşından önceki çocukların ceza sorumluluğu söz konusu değil. 12-15 yaş grubundaki çocuklar suç işlediğinde yetişkinlere göre 1/2 indirim yapılıyor. 15-18 yaş grubundaki çocuklar için de yetişkinlere göre 1/3 indirim söz konusu. Tabii son zamanlarda meydana gelen bazı olaylar var. Özellikle kamuoyunun gündeminde yer tutan, yargılamaya intikal eden, hepimizi derinden üzen Minguzi ailesini biliyorsunuz. Pırıl pırıl evladımız maalesef çocuk yaşta kişilerin işlediği suç nedeniyle hayatını kaybetti. Ondan sonra ortaya çıkan tartışmalar var. Özellikle dünya ülkelerinin uygulamalarına baktığımızda hemen hemen bu üç grup her ülkenin uyguladığı bir sistem ama üçüncü grup, yani 15-18 yaş grubuyla ilgili farklı uygulamalar var. Burada özellikle suçun işleniş şekli, suçun tekrar tekrar işlenmesi, suç işleme eğilimi gibi hususlar göz önünde bulundurularak bazı suç tiplerinde hâkimlerin indirim yapmayabileceğine yönelik düzenlemeler var bazı ülkelerde. Bu kapsamda Türkiye’de de böyle bir düzenleme yapılabilir mi? Bunlar tartışılıyor. Tabii Meclisimiz bu konuda yetkili. Meclisimize biz bazı öneriler, taslaklar, teknik yardımlarda bulunduk. Onlar, milletvekillerimiz çalışıyorlar. Bu konuda Meclisimizin kamuoyuna yansıdığı şekliyle bir araştırma komisyonu kurması da söz konusu olabilecek ve bu çerçevede özellikle çocukların yargısal süreçlerde yıpranmaması ve suça sürüklenen çocukların da suça sürüklenmesinin önlenmesi ve caydırıcılığın ortaya konması bakımından önemsiyoruz. Bu proje de bu kapsamda… Bugün başlayan oturumlar üç gün sürecek ve ülke genelinde de bu toplantıları bu proje kapsamında gerçekleştireceğiz. 

İBB duruşmaları canlı yayınlanır mı?

İBB duruşmalarının canlı yayınlanmasına ilişkin de konuşan Tunç, "Ceza Mahkemesi Kanunumuzun 182. Maddesi duruşmaların aleni olmasını düzenliyor. Duruşmalar herkese açıktır. Ancak 183. Maddesinde görüntü alınması konusunda yasak söz konusudur. Bir değişiklik söz konusu olursa Meclis'imizin takdiridir" dedi.

"İmralı'ya gitme takdiri komisyonun"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısındaki İmralı ziyaretine ilişkin ifadeleri sorulan Tunç, şunları kaydetti:

Terörsüz Türkiye’yi çok önemsiyoruz. Ülkemizin geleceği için, çocuklarımızın geleceği için, Türkiye Yüzyılı için terörden kurtulmak çok önemli. 41 yıldan bu yana terörle mücadele eden bir ülkeyiz. Bu konuda trilyonlarca maddi kaybımız oldu.
Binlerce şehit verdik, büyük acılar yaşadık. Bu acıların bir daha yaşanmaması konusunda hepimiz millet olarak gerçekten hemfikiriz ve büyük bir beklenti içerisindeyiz. Bu 41 yıllık mücadelede gerek güvenlik güçlerimiz terörsüz Türkiye için canlarını verdiler ve sonrasında özellikle son 23 yıldan bu yana, başta 2002’de olağanüstü halin kaldırılmasıyla başlayan normalleşme süreci, Sayın Cumhurbaşkanımızın 2005 yılında Diyarbakır’da yaptığı tarihi konuşma, sonrasında demokratikleşme adımları, teröre mazeret teşkil etmeye çalışılan bütün unsurların tek tek ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar, Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen yıl Ahlat’ta yaptığı konuşma, yine bu sene Ahlat’ta, yine Sayın Devlet Bahçeli’nin Milliyetçi Hareket Partisi Grup Toplantısı’nda geçen sene 22 Ekim’de yaptığı tarihi çağrı çok önemliydi. Çok önemli bir sürecin başlamasına neden oldu ve büyük bir kapı araladı bu anlamda. Ve bu tarihi çağrı sonrasında terör örgütünün feshine yönelik İmralı’dan yapılan açıklamalar ve terör örgütünün fesih kararı ve silahları yakması, silahları bırakmasıyla beraber önemli bir sürece geldi ülkemiz. Tabii bu sürecin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından desteklenmesi ve sürecin sahiplenmesi noktasında, millî iradenin tecelligâhı olan Meclisimizde kurulan komisyon çok önemli bir aşamayı kaydetti. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu önemli çalışmalar yaptı. 16 kez toplandı. Geçen haftaki toplantısına ben de katıldım. Adalet Bakanlığı olarak bu süreçte yaptığımız çalışmaları, uygulamaları milletvekillerimizle paylaştık. Meclisimizde bu anlamda büyük bir konsensüs var.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen partilerimizin hemen hemen tamamına yakını o komisyonda görüşlerini ifade ediyorlar. Demokratik bir şekilde herkes görüşlerini ifade ediyor. 16. toplantıda Adalet Bakanlığı olarak yürüttüğümüz çalışmaları milletvekillerimizle paylaştık ve sürecin özellikle tüm devlet kurumları tarafından bir devlet politikası hâline gelmesi anlamında, hem Sayın Cumhurbaşkanımızın koyduğu irade hem Sayın Bahçeli’nin özellikle yol açmasıyla beraber çok önemli bir aşama kaydedildi. Meclis Komisyonu’nda demokratik bir şekilde herkes görüşlerini ifade ediyor. Bu anlamda Bahçeli’nin de bugün ifade ettiği İmralı’ya Meclis Komisyonu’nun ziyareti konusu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki  Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun vereceği karar doğrultusunda gerçekleşebilecektir. Bu yöndeki takdir yetkisi tamamen komisyona aittir. Hep beraber komisyonun bu yönde vereceği kararı bekleyeceğiz arkadaşlar.

Demirtaş sorusunu nasıl yanıtladı?

Selahattin Demirtaş'la ilgili AİHM kararlarına ilişkin ise Tunç, şöyle konuştu:

Şu anda AİHM kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nde, dairenin vereceği karar bekleniyor. Bu dava Kobane davasıyla ilgili. İlk derece karar vermişti, muhtelif sürelerde hapis cezaları verilmişti. İlk derece kararı istinafa götürüldü. Bu süreç içerisinde AİHM'ne başvuru yapıldı. AİHM 2. Daire'si hak ihlali kararı verdi. Daire kararına karşı büyük dairede değerlendirilmesi hususunu Bakanlık olarak talep etmiştik. Bu talep reddedildikten sonra daire kararı kesinleşti ve mahkemesine gönderildi. Mahkemenin kararını bekleyeceğiz.

Rojin Kabaiş dosyası: İspanya'da şifre çözüldüğünde araştırma genişleyecek

Tunç, Rojin Kabaiş dosyasıyla ilgili gelişmelere dair de şu bilgiyi verdi:

Rojin Kabaiş geçen sene 27 Eylül'de kaybolmuştu. 18 gün sonra cansız bedeni Van Gölü’nün kenarında bulundu ve hepimizi derinden üzdü. Bir üniversite öğrencisi kızımızın, daha birinci sınıfa başlamışken hayatının baharında hayatını kaybetmesi hepimizi büyük bir üzüntüye sevk etti. Hemen acil soruşturma başladı. Bu konuda gerekli incelemeler yapıldı, bedeninden alınan örnekler adli tıpta incelendi. Yaklaşık 67 örnek alındı. Bunlarla ilgili araştırmalar yapıldı ve özellikle failler varsa bunlara ulaşılabilmesi, ölüm sebebinin belirlenmesi için titiz bir çalışma yürütüldü. Gerek kullandığı bilgisayarlar gerek dijital verileri incelendi. Sonuç elde edilemeyince cep telefonunun incelenmesine yönelik çalışma başlatıldı. Cep telefonunun şifresi TÜBİTAK’ta kırılamadı. Bu konuda bir çözüm elde edilemedi. Bunun üzerine dünya çapında bir araştırma yapıldı ve İspanya Kriminal Polisi'nin bu şifreyi çözebileceğine dair bir sonuç elde edildi.

Geçen hafta İspanya ziyaretimizde, İspanya Adalet Bakanı ile de bu konuyu görüştük. İspanya Kriminal Polisi’nin cep telefonunun şifresini çözme kabiliyetine sahip olduğunu öğrendik. Bu anlamda cep telefonunun İspanya’ya gönderilmesiyle ilgili süreç devam ediyor. Gerekli görevlendirmeler yapıldı. İspanya İçişleri Bakanı ve polisle de görüşmeler sürüyor. İspanya ile güzel bir adli yardımlaşmamız var. İnşallah şifre çözüldüğünde, telefondan elde edilebilecek deliller olursa, ölüm sebebiyle ilgili ya da ölümüne neden olan olay veya failler varsa gerekli titiz araştırmayı gerçekleştirmeye çalışacağız. Özellikle bir kez daha ailesine başsağlığı ve sabır diliyorum. Şundan emin olsunlar: Adaletin ve hakkaniyetin ortaya çıkması, Rojin evladımızın ölüm sebebinin belirlenmesi için tüm imkânlarımızı gerek yurt içinde gerek yurt dışında değerlendirmeye devam ediyoruz.

Böcek ailesi soruşturması

Almanya'dan ülkemize gelen Böcek ailesinin bu şekilde vefatı hepimizi derinden sarstı. Maalesef iki evlatlarıyla anne ve dün de baba vefat etti. Şu anda babanın adli tıptaki incelemeleri devam ediyor. Tabii hemen adli soruşturma başladı. Bu konuda özellikle yemek yedikleri yerlerle ilgili — çünkü 9 Kasım'da ülkeye giriş yapmışlar, 10 Kasım’dan itibaren 11–14 Kasım arasında kaldıkları otelden itibaren — gezdikleri ve yemek yedikleri yerlerle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titiz bir soruşturma yapılıyor ve devam ediyor. Çeşitli tutuklamalar var. Yemek yedikleri yerlerle ilgili özellikle sorumlu olduğundan şüphelenilen kişilerle ilgili dün tutuklama kararları verilmişti. Hâlâ gözaltı süreci devam eden kişiler var. Özellikle kaldıkları otelle ilgili, ilaçlamadan kaynaklanan bir şüphe var mıdır, bu konuda gerekli araştırmalar yapılıyor ve adli tıbbın incelemeleri neticesinde ortaya çıkacaktır. Bütün deliller toplanıyor. Özellikle yapılan olay yeri incelemeleri, elde edilen deliller ve kimyasal incelemeler adli tıpta gerçekleştirilecek. Bunun yemekten, gıdadan mı zehirlenme yoksa oteldeki kimyasal ilaçlamadan mı kaynaklandığı soruşturma sonucunda ortaya çıkacak hususlar. Sayın Cumhurbaşkanımız da dün kabine sonrasında kamuoyuyla paylaştı; ailenin acısını paylaştı ve bu anlamda soruşturmanın hassasiyetle, titizlikle sürdürüldüğünü ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması noktasında büyük bir gayret gösterildiğini milletimizle ifade etti. Bu süreci, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmayı biz de hassasiyetle takip ediyoruz.

 

Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU