Serbest dalış insan vücudunu nasıl etkiliyor?

Serbest dalışçıların kalp atış hızının dakikada 11'e düştüğü ortaya çıktı

Dmitriy Ross, 2018'de 32 yaşında serbest dalış yaparken hayatını kaybetmişti (Della Ross)

Araştırmacılar, dünyanın en ekstrem sporlarından biri olan serbest dalışın insan vücuduna etkisine ışık tuttu.

Bulgular, serbest dalışçıların kalp atış hızının dakikada 11'e, beynindeki oksijenin yüzde 25'e kadar düştüğünü gösterdi.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Serbest dalış, solunum cihazı olmaksızın tek nefeste suyun derinliklerine inilen bir aktivite.

Tek nefeste 100 metreden fazla derinliğe ulaşabilen ve 4 dakikayı aşan sürelerde su altında kalabilen sporcular, insan vücudunun sınırlarını zorluyor.

Ancak bugüne kadar dalışın, sporcuların vücudu üzerindeki etkilerini anlamak epey zordu. Zira önceki araştırmalar, laboratuvarda yapılan dalışlara dayanıyordu.

Şimdiyse Orta İsveç Üniversitesi'nde hayvan fizyolojisi profesörü olan Erika Schagatay'ın yönettiği araştırma ekibi, laboratuvarın dışına çıkarak bir çalışma yürüttü.

LED kullanarak kalp atış hızını, kan hacmini ve beyindeki oksijen seviyesini ölçebilen bir sistem geliştiren uzmanlar, 107 metre derinlikteki serbest dalışçıları inceledi.

Bulgular, sporcuların beynindeki oksijen seviyesinin dünyanın en iyi dalışçılarından olan foklardakinden bile az olduğunu gösterdi. Zira bazı kişilerin oksijen seviyesi yüzde 25'i gördü.

Araştırma ekibinden Chris McKnight, bu seviyenin Everest Dağı'nın tepesinde ölçülen en düşük değerlere eşit olduğunu söyledi.

 

 

Yapılan açıklamada, bir kişinin beynindeki oksijen seviyesinin normalde yüzde 98 civarında olduğu, yüzde 50'nin altına düşmesi halinde muhtemelen bayılacağı kaydedildi.

McKnight, dalgıçların kalp atış hızının dakikada 11'e düştüğünü de keşfettiklerini söyledi. Uzmanlar vücudun bu davranışı, kandaki oksijeni korumak için yaptığını söyledi.

Dalgıçların kalp atışlarının da foklarınki kadar yavaş olduğu görüldü. Bu deniz memelisi, dalma konusunda epey başarılı. Örneğin fok ailesine mensup deniz filleri, yemek ararken su altında iki saat nefesini tutabilir.

Araştırma ekibi, hakemli bilim dergisi Philosophical Transactions of the Royal Society B'de yayımlanan bulguların deniz memelilerinin fizyolojisini anlamayı, insanları tedavi etmede yeni yöntemler geliştirmeyi ve serbest dalışçıların güvenliğini artırmayı sağlayabileceğini düşünüyor.

 

Independent Türkçe, Science Live, Phys.org

Derleyen: Uğurcan Yıldız

DAHA FAZLA HABER OKU