Uyuşturucu bağımlılığı ve suçları: Türk Ceza Kanunu ne diyor?

Avukat Turgut Özal Tekpınar Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

Uyuşturucu kavramı, merkezi sinir sistemi üzerinde uyuşturucu, uyarıcı veya halüsinojenik etkiler meydana getiren, kullanımın sürdürülmesine dair isteği artırabilen ve kullanılmadığında yoksunluk belirtilerine sebep olabilen doğal ya da sentetik maddeleri ifade eder. Bu maddeler, farmakolojik özellikleri ve kişi üzerindeki etkileri bakımından farklılık göstermekle beraber, kullanım şekline ve süresine bağlı olarak bağımlılık gelişimine de zemin hazırlayabilir.

Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayımlanan Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı DSM-5'e (2013) göre;

1. Maddenin amaçlanandan daha yüksek dozlarda veya uzun süreden beri kullanılıyor olması
2. Madde kullanımı için yoğun istek duyulması
3. Maddeyi almamayı veya azaltmayı 1 veya birden fazla kez denemiş olmaya rağmen madde kullanımının bırakılamaması
4. Maddeyi elde edebilmek, kullanmak veya etkilerinden kurtulabilmek için uzun zaman harcanması
5. Tekrarlayan madde kullanımı sonucu iş, okul veya evdeki sorumlulukların yerine getirilememesi
6. Madde kullanımı sonucu aile veya arkadaş çevresiyle yapılan etkinliklerin azalması veya bunlardan vazgeçilmesi sonucu ilişkilerin zayıflaması
7. Madde kullanımı ve bağımlılığının sosyal, psikolojik ve fiziksel sorunlara neden olduğu bilinmesine rağmen madde kullanımına devam edilmesi
8. Maddeye karşı bedensel toleransın artması
9. Maddenin uzun süreli ağır kullanımının sürdürülmesi sonucu kişide kan veya doku konsantrasyonlarının azalması ve çekilme sendromunun ortaya çıkması

gibi kriterlerden en az ikisinin görülmesi, uyuşturucu bağımlılığı tanısının konulması için yeterli olacaktır.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Son zamanlarda özellikle göz önünde olan kişilere yapılan operasyonlarla beraber uyuşturucu madde kullanımının ne denli yaygın olduğu gözler önüne serilildi. Uyuşturucu madde kullanımı hem dünyada hem ülkemizde sürekli olarak artıyor. Bunun sebepleri arasında eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği, ekonomik sıkıntılar ve teknolojinin hızla gelişmesi gösteriliyor. Ayrıca, sentetik olarak ifade edilen uyuşturucu ve uyarıcı maddenin ucuz ve kolay bir şekilde elde edilmesi de bu suç tipinin yaygınlaşmasına sebep oldu.

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 2025 yılında hazırlanmış Türkiye Uyuşturucu Raporu'nda bitkisel uyarıcı maddelerin yerini metamfetamin, ecstasy, sentetik kannabinoidler gibi türlerin ve sentetiklerin aldığı görülüyor. Özellikle bu türlerin yakalanma oranlarının tonlara ulaştığını söylemek mümkün. Aynı raporda kullanım yaşının düştüğü de düşündüren bir veri olarak karşımıza çıkıyor.

Ülkemizde yapılan düzenlemelerle uyuşturucu madde ile kapsamlı bir şekilde mücadele ediliyor. Bu bağlamda Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) uyuşturucu veya uyarıcı maddelerle bağlantılı çeşitli fiiller suç olarak düzenlendi. Söz konusu maddelerin imal edilmesi, ticaretinin yapılması veya temin edilmesinin yanı sıra, kişisel kullanım amacıyla satın alınması, kabul edilmesi ya da bulundurulması ile uyuşturucu kullanımını kolaylaştıran veya teşvik eden davranışlar cezai yaptırıma tabi tutululdu.

TCK'nın 191'inci maddesinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı ve 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebileceği ifade edildi.

TCK'nın 188'inci maddesinde uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişinin 20 yıldan 30 yıla kadar hapis ve 2 bin günden 20 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı belirtildi.

Bunun yanı sıra TCK'nın 190'ıncı maddesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak için özel yer, donanım veya malzeme sağlayan, kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan, kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren kişinin 5 yıldan 10 yıla kadar hapis ve bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı ve devamında madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan kişinin 5 yıldan 10 yıla kadar hapis ve bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı ifade edildi.

Kullanılan uyuşturucu maddenin kullanmak açısından mı bulunduğu yoksa ticaret amaçlı mı bulunduğu hususu oldukça tartışmalı bir nokta. Yargıtay içtihatlarında, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kişisel kullanım amacıyla mı yoksa ticaret amacıyla mı bulundurulduğunun tespitinde tek bir ölçüt esas alınmamakta; olayın özellikleri bir bütün olarak değerlendiriliyor.

Bu kapsamda maddenin miktarı ve türü, çeşitliliği, ele geçiriliş şekli, paketlenme biçimi, sanığın olay sırasındaki tutum ve davranışları, maddenin bulunduğu yer ve olayın diğer koşulları birlikte dikkate alınıyor. Dolayısıyla iki bulundurma biçimi arasındaki hukuki ayrımın yapılabilmesi, yalnızca ele geçirilen maddenin miktarına dayanılarak sonuca ulaşılmasını değil; somut olayın nesnel verilerinin, bilimsel inceleme sonuçlarının ve yerleşik Yargıtay içtihatlarının birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.

Örneğin tespit edilen uyuşturucu maddenin kişinin yıllık yahut aylık olarak kullanım sınırının üstünde olması hâlinde ticaret olarak değerlendirilebilecektir. Bununla birlikte kişinin üzerinde ticaret olarak değerlendirilebilecek çeşitlilikte uyuşturucu madde bulunması da önemli bir kriter olarak düşünülüyor. Özellikle şüphelilerin telefon, bilgisayar gibi materyallerinin incelenerek iletişim kayıtlarının tespiti yapılmak suretiyle ticaret mi kullanım mı olduğu belirlenebiliyor.

Uyuşturucu madde kullanımı açısından TCK'nın 192'nci maddesinde etkin pişmanlık hükümleri kanun koyucu tarafından öngörüldü. Buna göre uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişinin, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber vermesi ve verilen bu bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmayacaktır.

Yine kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmayacaktır.

Soruşturmadan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte 1'den yarısına kadarı indirilir.

Son olarak uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse cezaya hükmolunmayacaktır.

Ancak önemle ifade etmek gerekir ki fail tarafından verilen suç ortaklarının yakalanmasını sağlayacak bilgilerin iştirak hâlindeki suçlular ile faillerin ortaya çıkmasını ve yakalanmalarını sağlayabilecek özellikte olması gerekmektedir.

Uyuşturucu bağımlılığı, sosyoekonomik, psikolojik ve çevresel etkenlerin birleşimiyle meydana gelen, beyin işlevlerinde kalıcı değişikliklere yol açan tekrarlayıcı ve kronik bir nöropsikiyatrik rahatsızlıktır. Bu sebeple bağımlılıkla mücadele için yalnızca bireysel müdahaleleri değil, multidisipliner devlet politikası olan stratejileri kapsayan bütüncül bir yaklaşım zorunlu olarak uygulanmalıdır.

Bununla beraber özellikle arzın azaltılmasına dönük hukuki yaptırımların, talebin azaltılmasına yönelik kolluk faaliyetlerinin ve kamu sağlığı politikaları gibi adımların eş zamanlı yürütülmesi, bağımlılığın yayılımını sınırlandırmada kritik role sahip.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU