Gazze'den Mısır'a uzanan hayatta kalma mücadelesi

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında yakınlarını ve uzuvlarını kaybeden Filistinliler, Mısır’da hayatlarını yeniden kurmaya çalışıyor. Kahire’deki Beytül Eman’da kalan savaş mağdurlarının ortak hayali, Gazze’ye dönebilmek

Gazze'den Mısır'a uzanan zorunlu yolculuk, savaşın gölgesinde büyüyen çocukların hayatlarını da değiştirdi / Fotoğraf: Independent Türkçe

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları binlerce Filistinliyi evsiz, yaralı ve yakınlarından mahrum bıraktı.

Savaşın ağır bilançosunu bedenlerinde taşıyan Gazzelilerin bir kısmı tedavi için Mısır'a sevk edildi.

Kahire'deki Beytül Eman adı verilen güvenli evlerde kalan savaş mağdurları, bir yandan tedavilerini sürdürürken diğer yandan parçalanan hayatlarını yeniden kurmaya çalışıyor.

Kimi gözlerini, kimi bacağını, kimi eşini ve çocuklarını kaybetti.

Ancak hepsinin ortak bir hayali var: Gazze'ye yeniden dönebilmek.
 


Yaklaşık 17 yıldır abluka altında bulunan Gazze, 7 Ekim 2023 sonrasında çok daha ağır bir yıkımın içine sürüklendi. İsrail'in saldırıları yalnızca binaları ve altyapıyı değil, yüz binlerce insanın hayatını da paramparça etti.

Saldırılarda yaralanan Gazzelilerin bir bölümü tedavi amacıyla Refah Sınır Kapısı üzerinden Mısır'a geçti.

Yakınlarını, evlerini ve geçim kaynaklarını geride bırakan savaş mağdurları, şimdi Mısır'da hem sağlıklarına kavuşmaya hem de kendilerine yeni bir yaşam kurmaya çalışıyor.
 

 

Bu insanların bir kısmı Kahire'de bulunan ve Arapça "Beytül Eman" olarak adlandırılan güvenli evlerde kalıyor. Şehit ailelerinin, yaralıların, yetim çocukların ve savaş mağduru ailelerin bulunduğu bu merkezler, Gazzeliler için yalnızca bir barınma alanı değil, savaşın ardından tutunmaya çalıştıkları yeni hayatlarının merkezi haline gelmiş durumda.

Biz de Visal Derneği ile birlikte Kahire'de bulunan Gazzeli aileleri ziyaret ederek savaşın ardından Mısır'da sürdürmeye çalıştıkları yaşamlarına tanıklık ettik. Beytül Eman'da yaşayan aileler, İsrail saldırılarının hayatlarında açtığı derin yaraları ve Mısır'da yeniden ayağa kalkma mücadelelerini anlattı.
 

 

Bomba, gözlerindeki ışığı da söndürdü

Gazze'den Mısır'a tedavi amacıyla gelen savaş mağdurlarından biri, yaşadığı ağır yaralanmaların ardından hayata tutunmaya çalışıyor. Savaş sırasında aldığı yaralar ve bombardımanların oluşturduğu duman nedeniyle görme yetisini kaybettiğini anlatan Gazzeli, yaşadıklarını anlatırken tedavi olabilmenin kendisi için taşıdığı öneme dikkat çekti.

"Göğsüm, kalbim… Gözlerim artık görmüyor. Duman nedeniyle görme yetimi kaybettim. Roketler, bombardımanlar ve bütün bunlar nedeniyle artık göremiyorum" diyen Gazzeli, Mısır'da tedavi görebilmesine imkân sağlayanlara teşekkür etti.

Savaşta ağır yaralanan bu insanlar için tedavi süreci yalnızca fiziksel bir iyileşme anlamına gelmiyor. Birçoğu savaşın en ağır anlarını geride bırakmış olsa da saldırıların izlerini bedenlerinde taşımaya devam ediyor. Kimisi protezle yürümeyi öğreniyor, kimisi görme kaybıyla yaşamayı öğrenmeye çalışıyor, kimisi ise vücudundaki şarapnel parçalarının açtığı yaralarla mücadele ediyor.

Gazzeli savaş mağduru, kendisine destek olan Türkiye'ye, Türk devletine ve sivil toplum kuruluşlarına da teşekkür ederek tedavisi için kendisine yardım eden herkese minnettar olduğunu söyledi.
 

 

"Savaş her şeyi mahvetti"

Beytül Eman'da kalan ailelerden biri de Ansam Hamam ve kızı. 42 yaşındaki Hamam, savaş sırasında hem kendisinin hem de kızının yaralandığını anlattı.

Hamam'ın kızı gözünü kaybederken kendisinin de eli yaralandı. Gazze'de kalan diğer çocuklarının da saldırılardan etkilendiğini anlatan Hamam, ailesinin sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için Mısır'a geldiğini söyledi.

"Savaşta yaralandık, kızım da yaralandı. Gözünü kaybetti ve vücudunda yaralar var. Benim de elim yaralı. Gazze'de çocuklarım var, onlar da yaralı. İki oğlum ve bir kızım var" diyen Hamam, savaş öncesindeki hayatlarını ise şu sözlerle anlattı:

Hayatımız normaldi. Savaştan önce mutluyduk. Savaş her şeyi mahvetti.


Bu cümle, Beytül Eman'da karşılaşılan birçok ailenin hikâyesini de özetliyor. Savaş öncesinde sıradan bir hayat süren insanlar, saldırıların ardından kendilerini bir anda hastanelerde, protez merkezlerinde, güvenli evlerde ve başka bir ülkede buldu.

Hamam'ın 19 yaşındaki kızı da savaşın izlerini bedeninde taşıyor. Saldırı sırasında yaralanan genç kız, gözünü kaybettiğini, gözünde kanama meydana geldiğini ve artık göremediğini anlattı. Lensinin kırıldığını belirten genç kız, sırtındaki şarapnel parçalarının ise ameliyatla çıkarıldığını söyledi.

Genç kızın kardeşleri ise hâlâ Gazze'de. Böylece savaşın yarattığı parçalanmışlık, yalnızca kaybedilen hayatlarla değil, birbirinden koparılan ailelerle de kendisini gösteriyor.
 

 

24 yaşında hayatının en ağır kayıplarını yaşadı

Beytül Eman'da kalan ailelerin hikâyeleri arasında en ağırlarından biri ise 24 yaşındaki Nermin Şaat'a ait.

Nermin, 14 Ocak 2025 tarihinde evinin hedef alınması sonucu eşini, kızını, oğlunu ve eşinin ailesini kaybetti. Saldırıda kendisi de ağır yaralandı. Sağ bacağı kesildi, sol bacağında ise 2 kırık meydana geldi.

Bir gecede ailesinin büyük bölümünü kaybeden Nermin, hayatta kalmasının ardından yeni bir mücadeleyle karşı karşıya kaldı: Kendi hayatını yeniden kurmak.

Sol bacağına platin yerleştirilen ve ameliyat edilen Nermin, tedavisi için 1 Mart 2025'te Mısır'a sevk edildi. Burada protezine kavuştu. Şimdi ise Beytül Eman'da fizik tedavi görüyor ve proteziyle yeniden hareket edebilmenin yollarını öğreniyor.

Nermin, yaşadığı büyük kayıplara rağmen kendisine destek olan insanların varlığının hayatını kolaylaştırdığını belirterek "Bana kardeşlerim gibi destek oldukları için hepsine teşekkür ediyorum. Çok şükür, hiçbir ihtiyacımızı eksik bırakmadılar. Her konuda yanımızda oldular" dedi.

Nermin'in hikâyesinde savaşın insan hayatından götürdüğü şey yalnızca kaybedilen canlar değil. Bir ev, bir aile, günlük yaşam, beden bütünlüğü ve gelecek hayali de bombaların altında kaldı. Mısır'daki tedavi ise bu kayıpları geri getirmese de hayatta kalanların yeniden ayağa kalkabilmesi için bir imkân sunuyor.
 


Beytül Eman'da yeni bir hayat kuruluyor

Kahire'deki Beytül Eman evleri, Gazze'den ayrılmak zorunda kalan savaş mağdurlarının yeni hayatlarına uyum sağlamaya çalıştıkları merkezler olarak öne çıkıyor.

Bu binalarda şehit aileleri, yaralılar, yetim çocuklar ve savaş mağduru aileler birlikte yaşıyor. Çocukların eğitimlerine devam edebilmesi için sınıflar oluşturulurken yetişkinlerin sağlık ve barınma ihtiyaçları da karşılanmaya çalışılıyor.

Ancak Beytül Eman'ın anlamı yalnızca 4 duvar ve bir çatıdan ibaret değil. Gazze'de evlerini kaybeden, ailelerinden ayrılan veya yakınlarını savaşta yitiren insanlar için burası, yeniden güven duygusu oluşturabilecekleri bir sığınak niteliği taşıyor.
 

 

Savaşın en ağır günlerinden geçen aileler burada birbirlerinin hikâyelerine ortak oluyor. Aynı acıyı yaşayan insanlar, birbirlerine destek olarak hayata tutunmaya çalışıyor.

Beytül Eman'da yaşayan anneler, çocuklar ve yaralılar, bütün bu sürecin geçici olduğuna inanmak istiyor. Onların gözünde Mısır'daki yaşam, Gazze'ye yeniden dönecekleri güne kadar süren zorunlu bir bekleyiş.

Ortak hayalleri ise savaşın sona ermesi ve güvenli bir şekilde Gazze'ye dönebilmek.
 

 

"Bir insanın hayatına, onuruna ve geleceğine dokunmak"

Gazzelilerin Mısır'daki yaşamına destek veren kuruluşlardan biri de Visal Derneği.

Dernek yetkilisi Saadet, Visal'in resmî kuruluş tarihinin Haziran 2025 olduğunu ancak derneğin hikâyesinin çok daha eskiye dayandığını belirtiyor. Saadet'e göre bu hikâye, 2010 yılında başlayan ve Filistin davası merkezinde şekillenen uzun soluklu bir yardım faaliyetinin devamı.

Visal'in temel yaklaşımının yalnızca yardım malzemesi ulaştırmak olmadığını belirten Saadet, insani yardımın insanın hayatına, onuruna ve geleceğine dokunması gerektiğini ifade ediyor.
 

 

"Bizim nazarımızda mesele sadece yardım kolisi dağıtmak değil; bir insanın hayatına, onuruna ve geleceğine dokunabilmek" diyen Saadet, Filistin başta olmak üzere farklı mazlum coğrafyalarda ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı hedeflediklerini söylüyor.

Dernek, Filistin davasını çalışmalarının temel dinamiklerinden biri olarak tanımlarken Afrika, Suriye ve Afganistan gibi farklı coğrafyalardaki ihtiyaç sahiplerine de yardım ulaştırmayı amaçlıyor. Çalışmalarında adalet, şeffaflık, güven, samimiyet ve sürdürülebilir iyilik anlayışını esas aldıklarını belirtiyor.
 

 

Yüz binlerce insana ulaşan yardım ağı

Visal Derneği, bugüne kadar insani yardım kapsamında çok sayıda projeyi hayata geçirdiğini belirtiyor. Çadır, gıda kolisi ve su desteğinin yanı sıra eğitim, sağlık, kurban, sağlık merkezi, ameliyat, sıcak yemek ve doktor desteği gibi farklı alanlarda çalışmalar yürütülüyor.

Dernek yetkilileri, yardım faaliyetlerinin yalnızca kriz anında ihtiyaç sahibine ulaşmakla sınırlı olmadığını, uzun vadede insanların kendi hayatlarını yeniden kurabilmelerine destek olmayı amaçladıklarını ifade ediyor.

Bu anlayış Mısır'daki Gazzeli ailelere yönelik çalışmalarda da kendisini gösteriyor. Çünkü savaş mağdurlarının ihtiyaçları yalnızca bir öğün yemek ya da bir koli gıdadan ibaret değil. Yaralı bir insanın proteze, tedaviye ve fizik tedaviye; eğitim çağındaki bir çocuğun eğitime; geliri olmayan bir ailenin düzenli desteğe; evini kaybetmiş bir ailenin güvenli bir barınma alanına ihtiyacı bulunuyor.

Dolayısıyla Mısır'daki yardım çalışmaları sağlık, barınma, eğitim ve geçim gibi farklı alanları kapsayan çok katmanlı bir yapıya dönüşmüş durumda.
 

 

Mısır'daki Gazzeliler için düzenli saha çalışması

Visal Derneği, Mısır'a sığınmak zorunda kalan Gazzelilerin durumunu yakından takip etmek amacıyla düzenli olarak ekiplerini bölgeye gönderiyor.

Dernek yetkilisi Saadet, savaş mağduru Gazzelilerin önemli bölümünün ağır travmalar ve kalıcı fiziksel engellerle mücadele ettiğini belirtiyor. Çalışma imkânlarının bulunmaması ve düzenli gelir elde edememeleri de bu ailelerin hayatını daha da zorlaştırıyor.

Bu nedenle yardım faaliyetlerinin yalnızca tek seferlik desteklerden oluşmadığını belirten dernek, Mısır'daki ailelerin ihtiyaçlarını yerinde tespit ederek düzenli destek sağlamaya çalışıyor.

Kadın aktivist ve gönüllülerden gelen talep üzerine yalnızca kadınlardan oluşan ekiplerin de oluşturulduğu belirtiliyor. Bu ekiplerle kadınların ve çocukların ihtiyaçlarına daha yakından ulaşılması hedefleniyor.

Saadet Gelem de bu özel çalışmanın üçüncü ekibine mihmandarlık ederek Mısır'daki Gazzeli ailelerle bir araya geldi.


 

Tekerlekli sandalyeden proteze, tedaviden barınmaya

Mısır'da yürütülen çalışmaların önemli bir bölümünü sağlık destekleri oluşturuyor.

Savaş sırasında engelli hâle gelen Gazzelilere tekerlekli sandalye temin edilirken durumlarına uygun profesyonel protezlerin sağlanmasına da destek veriliyor. Amaç, savaşta hareket kabiliyetini kaybeden insanların günlük hayata yeniden katılabilmelerine imkân sağlamak.

Yaralılar için ameliyat ve tedavi masrafları da karşılanıyor. Küçük müdahalelerden daha kapsamlı operasyonlara kadar farklı sağlık ihtiyaçları için destek sunulurken hastane süreçlerinde ailelerin yanında olunuyor.

Özellikle savaşta ağır yaralanan insanlar açısından bu desteklerin önemi büyük. Çünkü yaralanmanın ardından tedavi süreci sona ermiyor. Protez kullanmaya başlamak, fizik tedavi görmek ve yeni bedensel koşullara alışmak uzun bir süreci beraberinde getiriyor.

Beytül Eman'da kalan Nermin Şaat'ın yaşadığı süreç de bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Sağ bacağını kaybeden Nermin, Mısır'a sevkinin ardından protezine kavuştu ve şimdi fizik tedavi sürecini sürdürüyor.
 

 

Ailelere nakit ve barınma desteği

Savaşın ardından Mısır'a gelen ailelerin önemli bir bölümü ekonomik olarak da büyük bir çıkmazın içerisinde.

Düzenli gelir elde etme imkânı bulunmayan aileler için nakit destekleri sağlanırken özellikle yetim ailelerin kendi ayakları üzerinde durabilmelerine katkı sunulması hedefleniyor.

Barınma da en önemli sorunlardan biri. Şehit, yaralı ve savaş mağduru ailelerin güvenli bir yerde yaşayabilmeleri için ev kiralarının organize edilmesine yönelik destekler veriliyor.

Bu çalışmaların temelinde, savaş mağduru ailelerin yalnızca hayatta kalmalarını değil, insani koşullarda yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlama amacı bulunuyor.
 

 

Çocukların eğitimi de ihmal edilmiyor

Savaşın en büyük mağdurları arasında çocuklar bulunuyor. Gazze'de eğitim hayatları kesintiye uğrayan çocuklar, Mısır'a geldiklerinde de yeni bir hayatın belirsizliğiyle karşı karşıya kalıyor.

Beytül Eman gibi merkezlerde çocukların eğitimlerine devam edebilmesi için imkânlar oluşturulurken üniversite öğrencilerine de eğitim desteği veriliyor.

Amaç, savaş nedeniyle eğitim hayatından kopmak zorunda kalan gençlerin geleceklerini tamamen kaybetmelerinin önüne geçmek.

Çünkü savaşın yıkımı yalnızca bugünü değil, bir neslin geleceğini de tehdit ediyor. Bu nedenle eğitim desteği, Mısır'daki Gazzeli ailelere yönelik çalışmaların önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
 

 

Yeni bir yuva kurmak isteyenlere de destek

Savaşın bütün yıkımına rağmen hayat devam ediyor.

Mısır'da yeni bir düzen kurmaya çalışan Gazzeliler arasında evlilik hazırlığı yapan gençler de bulunuyor. Visal Derneği, yeni bir yuva kurmak isteyen çiftlere evlilik masrafları ve mehir konusunda destek sağlıyor.

Ailelerin sosyal bağlarını koruyabilmesi amacıyla toplu yemek programları da düzenleniyor.

Böylece yardım çalışmaları yalnızca fiziksel ihtiyaçlara değil, savaşın parçaladığı toplumsal ve ailevi bağların yeniden güçlendirilmesine de uzanıyor.

Dernek yetkilileri, Mısır'daki çalışmaların oradaki insanların hayatlarına dokunmaya ve yaralarını sarmaya devam edeceğini belirtiyor.
 

 

"Yalnız değilsiniz" demek için sahadalar

Visal Derneği açısından Mısır'a yapılan her ziyaret yalnızca yardım malzemesi götürülen bir organizasyon olarak görülmüyor.

Dernek yetkililerine göre bu ziyaretlerin en önemli anlamlarından biri, savaş mağduru Gazzelilere "yalnız değilsiniz" mesajını doğrudan verebilmek.

Çünkü Mısır'daki birçok Gazzeli, sadece fiziksel yaralarıyla değil, geride bıraktıkları aileleriyle, kaybettikleri yakınlarıyla ve ne zaman sona ereceğini bilmedikleri bir bekleyişle mücadele ediyor.

Bir hastane odasında tedavi gören yaralı, protez kullanmayı öğrenen bir kadın, eğitimine devam etmeye çalışan bir çocuk ya da hayatını yeniden kurmaya çalışan bir aile için verilen destek, yalnızca maddi bir yardım anlamına gelmiyor. Aynı zamanda savaşın ortasında unutulmadıklarını hissettiren bir dayanışma mesajı taşıyor.


"Onların sadece bugününü değil, geleceğini de inşa etmeliyiz"

Visal Derneği yetkilisi Saadet, Mısır'daki Gazzelilerin durumunun yalnızca ekonomik bir sorun olarak ele alınamayacağını vurguluyor.

Savaşın ortasından çıkan insanların yakınlarını kaybettiğini, ağır yaralandığını ve kalıcı engellerle yaşamak zorunda kaldığını belirten Saadet, bu insanların Mısır'da yeni bir hayat kurmaya çalışırken çalışma ve düzenli gelir imkânlarından da mahrum kaldığını ifade ediyor.

Bu nedenle yardım anlayışının acıma duygusuyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Saadet, Gazzelilerin sağlık, eğitim, barınma ve geçim ihtiyaçlarının yanı sıra kaybettikleri gelecek duygusunun da yeniden inşa edilmesi gerektiğini söylüyor.

"Acıma duygusunun ötesine geçip, onların elinden tutacak kesintisiz bir kalkınma ve dayanışma ağı örmek lazım" diyen Saadet, yapılan çalışmaların temelinde bu anlayışın bulunduğunu ifade ediyor.

"Bizim yapmamız gereken; sadece bir yardım eli uzatmak değil, o insanların kaybettikleri onuru, sağlığı ve geleceğe dair umudu yeniden inşa etmektir" sözleriyle yaklaşımını özetleyen Saadet, Mısır'a düzenlenen düzenli seferlerle bu iradeyi sürdürmeye çalıştıklarını belirtiyor.


Gazze'ye dönüş hayali

Kahire'deki Beytül Eman evlerinde savaşın farklı yüzleriyle karşılaşılıyor.

Bir odada gözünü kaybetmiş genç bir kız tedavisini bekliyor. Başka bir odada bacağını kaybeden Nermin fizik tedavi görüyor. Bir başka aile savaşta yaralanan çocuklarının tedavisiyle ilgileniyor. Çocuklar sınıflarında eğitimlerine devam etmeye çalışıyor.

Hepsinin hikâyesi farklı olsa da yaşadıkları travmanın kaynağı aynı.

Gazze'de başlayan savaş, onları evlerinden, ailelerinden ve hayatlarından kopardı. Mısır ise şimdi onların yaralarını sarmaya çalıştıkları geçici bir durak.

Beytül Eman'da yaşayan ailelerin dile getirdiği en güçlü duygu ise Gazze'ye geri dönme arzusu.

Onlar için Mısır yeni bir hayatın başlangıcı olsa da asıl hayatlarının başladığı yer Gazze. Kaybettikleri evlerin, ailelerin ve anıların yerini başka hiçbir yerin tutmayacağını düşünüyorlar.

Bu nedenle Kahire'de kurulan her yeni hayatın içinde Gazze'ye dönüş umudu da yaşamaya devam ediyor.

Savaş bedenlerinde ağır yaralar bıraktı. Bombalar evlerini yıktı, ailelerini parçaladı, geleceklerini belirsiz hâle getirdi.

Ancak Beytül Eman'da yaşayan Gazzeliler, bütün bu yıkımın ortasında hayata tutunmaya çalışıyor. Bir protezle yeniden yürümeyi, kaybettikleri gözlerinin yokluğunda yaşamayı, çocuklarını yeniden okula göndermeyi ve en önemlisi, bir gün Gazze'ye dönmeyi bekliyorlar.

Mısır'daki hayatları şimdilik bir sığınak; asıl hedefleri ise savaşın ardından yeniden kendi topraklarında hayat kurabilmek.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU