Dervişoğlu'ndan "fon krizi" açıklaması: İktidar gözetiminde hırsızlık

Dervişoğlu fon olaylarını "saadet zinciri" olarak tanımlayarak "Bu bir magazinsel olay değildir. Üç beş zenginin yatını, katını, arabasını, servetini sayma ve muhasebesini yapma meselesi hiç değildir. Bu, iktidar gözetiminde hırsızlıktır" dedi

Fotoğraf: AA

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Sermaye piyasasında gerçekleştirilen fon vurgununa değinen Dervişoğlu, “Hepimiz biliyoruz ki bu çapta bir vurgun,siyasetten onay almadan, yargıdan zırh kuşanmadan, bürokrasiden yol bulmadan yapılamaz” ifadelerini kullandı.

"Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunlarından"

Dervişoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

Yeni yasama yılına Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunlarından biriyle girdik. Her şeyden önce adını doğru koyalım; bu münferit bir olay değildir. Bu bir magazinsel olay değildir. Üç beş zenginin yatını, katını, arabasını, servetini sayma ve muhasebesini yapma meselesi hiç değildir. Bu, iktidar gözetiminde hırsızlıktır. İnsanların alın terinin, emeklinin, kıdem tazminatının, çocuğuna iyi bir gelecek bırakmaya çalışan ailenin tasarrufunun, enflasyon karşısında iki kuruşunu korumaya çalışan vatandaşın birikiminin, devletin gözü önünde bir saadet zincirine heba edilmesidir.

"Türkiye'nin önüne hangi fatura konuluyor?"

Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, daha önce Türkiye'nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na katılımına ilişkin uyarılarda bulunduklarını anımsatan Dervişoğlu, "Bu anlaşma bize hangi güvenliği sağlıyor? Yok aranan şey güvenlik değilse soruyorum; ne arıyoruz? Türkiye'nin önüne hangi faturanın konulduğunu bilmek bu milletin hakkıdır" şeklinde konuştu.

Ekonomik sorunlara değinen Dervişoğlu, enflasyon rakamlarına dikkati çekerek "Devleti düzeltmeden piyasayı güçlendiremezsiniz" dedi.

İktidar mesajı veren Dervişoğlu, "Bu millet artık sizin bu çürümüş düzeninizin bir parçası asla olmayacak. 'Bunlar gitmez' diyenler bilsin ki, bunları millet gönderecek. O gün yavaş yavaş geliyor. Millet sandıkta cevabını verecek ve Allah'ın izniyle İYİ Parti'yi iş başına getirecek" diye konuştu.

Dervişoğlu'ndan "Erdoğan'ın adaylığı" sorusuna yanıt: Siyasi meşrebine yakışıyorsa, kanuni açıdan bunu yapabilme imkanları vardır

Dervişoğlu, partisinin Grup Toplantısı sonrasında gazetecilerin sorunlarını yanıtladı.

Dervişoğlu, "Dün yoklama talebiyle Genel Kurul kapatıldı. Siz de tepkinizi gösterdiniz. Bugün Cevdet Yılmaz bir bilgilendirme yapacak size. İçeride söylediklerinizi anlatacak, ne bekliyorsunuz?" sorusuna, şu yanıtı verdi:

Vallahi Cevdet Yılmaz’ın neyi açıklayacağını bilmiyorum. Bu kolay açıklanacak bir durum da değil. Zannediyorum kendisi de bunun farkındadır. Ama milletin cevabını aradığı sorulara doğru cevap vermesini temenni ediyorum. Cevdet Yılmaz’dan sonra partimizi temsilen de arkadaşlarımız konuşacaklar. Ekonomi Politikaları Başkanımız da Kalkınma Politikaları Başkanımız da bu zamana kadar kamuoyuna yaptıkları eleştirileri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde dile getirecek. Bu bir çare toplantısı değil. Çare, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bütün siyasi partilerin eşit sayıda katıldıkları bir komisyonun kurulmasından geçiyor ki sorun doğru bir biçimde araştırılabilsin. Karar nisabını iktidarın ayarladığı ve düzenlediği bir komisyon çalışmasının ya da komisyon kuruluşunun, derdin çözümüne çare olabileceği kanaatinde değilim. Ama iktidar bu sıkıntıdan kaçamaz."

Dervişoğlu, "Dün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir çağrısı oldu erken seçim için ama 2028’i işaret ediyor. 'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı bir kez daha seçelim' dedi. Ne dersiniz?" sorusunu da şöyle yanıtladı:

Anayasada Cumhurbaşkanına yeniden aday olma imkanı veren madde açıkça görev, bütün görev döneminin başındaki bir süreci kapsıyor. Görev dönemini tamamlamış bir cumhurbaşkanına yeni bir yetkinin verilmesi hali, ki bundan yararlanarak erken seçimden aday olarak çıkmasını temin etmiş olma hali, Anayasa'nın doğrudan doğruya arkasından dolanmak anlamına gelir. Türkiye’yi uzunca bir zamandan beri yöneten Sayın Erdoğan’ın Anayasa'daki bir boşluktan yararlanarak anayasanın arkasından dolaşmasını, onun siyasi ahlakına uygun bir davranış olmayacağı gerçeğini de beraberinde getirir. Zannediyorum ki bu gerçeği görür. Anayasa'mızda cumhurbaşkanı iki defa seçilebiliyor. Mevcut Cumhurbaşkanımız zaten üç defa seçilmiştir. Bu tartışmalar zamanında doğru biçimde yapılmadığı için de bugün böyle birtakım garabetlerle karşı karşıya kalıyoruz. Hukukçulara sorun, o madde niye koyuldu? Ona bir baksınlar. Cumhurbaşkanının görev süresinin azaltılmasına vesile olabilecek Meclis aritmetiğinden kaynaklı olumsuzluklara karşı tedbir olarak konuldu. Yani Cumhurbaşkanı hem görev müddetini tamamlayacak hem de o maddeden istifade ile yeniden aday olacaksa o Sayın Cumhurbaşkanının da şayet siyasi meşrebine yakışıyorsa, kanuni açıdan bunu yapabilme imkanları vardır. Ama her kanuni olan şey meşru değildir.

"Kimilerinin yağmur beklentisi varmış, fırtına onları bekliyor, sel olup götürecek"

Dervişoğlu, "Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş önümüzdeki hafta bir siyasi parti turuna çıkacak. Bu bekleniyor ve çerçeve yasada işaret edilen komisyonun kurulması için. O komisyonu 3. göz diye nitelendiriyor. Bir öncekinde olmadınız, yasa çıkaracak ve o konuşmaları yapacak komisyonda. Ama bunda olacak mısınız?" sorusunu yanıtlarken, şunları kaydetti:

Öncelikle şunu söyleyeyim, böyle sorularda siz benim direkt kararımı soruyorsunuz. Biz bir siyasi partiyiz. Dolayısıyla bizim hem karar kurullarımız var hem de icra kurullarımız var. Bizim partimizde yarına dair ne olacağını partinin genel başkanı tek başına söyleyemez. Dolayısıyla milletvekillerimizle, Genel İdare Kurulumuzda, Başkanlık Divanımızda bu konuları konuşuyoruz. Bugün eğer böyle bir komisyona dahil olup böyle bir suçun ortağı sayılmadıysak bunu müşterek ortak kararlar almamıza borçluyuz. Tıpkı o zaman nasıl aldıysak, bugün de aynı ortak kararı yine birbirimizle istişare ederek alacağız. Benim bir kanaatim var mı? Elbette ki var. Ama ihsasırey sayılır, şimdi söylersem arkadaşlarıma da haksızlık ve saygısızlık yapmış olurum. Öyle bir batağa düşmek istemiyorum. Ben gerçekçi olunmasından yanayım, siyasette de her alanda da. Ama birileri birilerini yönetiyormuş gibi bir tavrın mümessili gibi davranıyor. Kimilerinin de yağmur beklentisi varmış. Fırtına onları bekliyor. Sel olup götürecekler. Millet öyle yapacak.

 

Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU