Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Selimiye Camii Şerifi'nin Restorasyon Sonrası Yeniden İbadete Açılışı ile Yapımı Tamamlanan Tesis ve Projelerin Toplu Açılışı ve Anahtar Teslim Töreni'nde konuştu.
Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde:
Özellikle şunu biliniz ki siz bu kardeşinizi nasıl seviyorsanız bizim de gönlümüzde Edirne'nin özel bir yeri var. Bizim Edirne'ye muhabbetimiz denizler gibidir. Bizim Edirne'ye muhabbetimiz ırmaklar gibidir. Meriç gibidir. Tuna gibidir. Özellikle Tunca gibidir. Bizim Edirne'ye muhabbetimiz sıradağlar gibidir. Bizim Edirne'ye muhabbetimiz alperenlerin, akıncıların, çağ açıp çağ kapayan fatihlerin, şehri bayındır kılan mimarların aşkıyla mayalanmıştır. Çünkü Edirne sıradan bir şehir değil, bir cihan imparatorluğunun rüyasını gören, İstanbul'un fethini müjdeleyen, her sokağı tarih kokan bir mekteptir. Edirne, Meriç'in huzuru, Tunca'nın zarafeti, Sarayiçi'nin ihtişamıdır. Edirne, er meydanlarında asırlardır yankılanan dualardır. Kırkpınar'ın pehlivan nefesi, Balkanlardan Anadolu'ya uzanan kardeşlik köprüsüdür. Edirne, asırlar boyunca Balkanlara açılan kapımız, fetihlerin karargâhı, ilmin, sanatın ve mimarinin merkezidir. İşte bugün tarihin huzurunda, ecdadın gölgesinde Edirne'ye, Osmanlı'nın kadim payitahtına, Balkanların mütevazı ama başı dik kapısına, sultanlar şehrine birbirinden güzel eserler kazandırmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz.
"Selimiye Camisi, bu toprakların Türk-İslam yurdu olduğunu gösteren tapu senedimizdir"
Sevgili Edirneliler, çok değerli kardeşlerim, tören alanımıza gelmeden evvel Selimiye Camii'ndeydik. Selimiye, Mimar Sinan'ın yüksek sanat dehasının taşa, mermere, zamana ve mekâna işlendiği muhteşem bir eserdir. Gökyüzüne uzanan o dört zarif minaresiyle bu toprakların ebediyen Türk-İslam yurdu olduğunu gösteren tapu senedimizdir. Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" dediği Selimiye'yi bakınız, merhum Arif Nihat Asya nasıl tarif ediyor? "Selimlerden kalma muhteşem miras. Sinanlardan kalma şanlı hediye. Kuvvetin tuğrası, sanatın mührü. Kubbeler kubbesi bir Selimiye. Kükreyen, şahlanan, koşan, atılan o mutlu yiğitler, o mutlu iman. Sınırlar aşmayı kuşlardan değil öğrenirdi senin ezanlarından.
Şu anda karşımda muhteşem bir katılım var. Emniyetten aldığım rakamları söyleyeyim. 32 bin kişi şu anda karşımda. Sadece Türk-İslam mimarisinin değil, aynı zamanda dünya mimarisinin de en estetik eserlerinden biri olan Selimiye Camii'ni aslına uygun şekilde restore ederek, hamdolsun bugün yeniden ibadete açtık. Dört yıl süren restorasyon sürecimiz, Selimiye'nin 450 yıllık mazisindeki en kapsamlı onarım çalışması oldu. Camiimizin restorasyonu, seçkin isimlerin yer aldığı bilim kurulumuzun rehberliğinde Vakıflar Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütüldü. Kalem işlerinden taş dokusuna, iç mekân düzenlemelerinden çevre ihyasına kadar her adımda eserin aslına sadık kalınması esas alındı. Yapıya zarar veren eski çimentolu uygulamalar temizlenirken, ana kubbe, minareler ve statik sistemlerin tamamında güçlendirmeler yapıldı. Cümle kapısından müezzin mahfiline, mihrap çinilerinden ahşap doğramalarına kadar, tabiri caizse, dokunulmadık, restore edilmedik, temizlenmedik, güçlendirilmedik tek bir nokta dahi bırakmadık.
"Selimiye'ye bir yüz sene daha kazandırdık"
Balkan Savaşları sırasında Bulgar kuvvetlerinin ateşi sonucu gülle isabet eden ve cami cephesinde iz bırakan bölüme ise özellikle dokunmadık. Bu topraklarda verdiğimiz zorlu mücadelelerin canlı şahidi olarak o izi aynen muhafaza ettik. Yaklaşık 450 milyon liraya mal olan restorasyon çalışmasıyla Selimiye'ye, Allah'ın izniyle, yüz sene daha kazandırdığımıza inanıyorum. Hayırlı, uğurlu olsun. Emeği geçenleri tebrik ediyorum. Rabbim minarelerinden ezan-ı Muhammediyeleri, kubbelerinden Kur'an-ı Kerim tilavetlerini eksik etmesin diyorum.
Burada şu müjdeyi de vermek istiyorum. Şehrimizin bir diğer sembolü, 93 Harbi'nde infilak ettirilmek suretiyle yıkılan tarihi Edirne Sarayı'mızdı. Yıllarca ihmal edilen ve hayvanların otlak alanı olarak kullanılan Edirne Sarayı'nı ve bahçelerini inşallah yeniden ayağa kaldırıyoruz. Talimatımız doğrultusunda Milli Saraylar Başkanlığımız çalışmalara başladı. Avrupa'nın en büyük ihya projesiyle inşallah 2027 yılının sonuna doğru Edirne Sarayı'nın açılışını yapacağız. Sarayın ihyasıyla inanıyorum ki Edirne yeni bir çehreye bürünecek, 150 yıl önceki ihtişamına yeniden kavuşacak.
"Mimari yadigârlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz"
Kardeşlerim, sizin aşkınız, sizin coşkunuz hiçbir yere benzemez. Mehter Marşımızdan rahatsız olan, tarih bilmez, ecdat bilmez şuursuzlara rağmen tarihi ve mimari yadigârlarımıza sahip çıkmaya inşallah devam edeceğiz. Kıymetli kardeşlerim, bugün Edirne'ye elimiz dolu dolu geldik. İçişlerinde toplam bedeli 1,1 milyar lirayı bulan projeleri, millî eğitimde toplam 670 milyon lira yatırım tutarına sahip 7 okulu, aile ve sosyal hizmetlerde 75 milyon lira değerinde 2 eseri şehrimize kazandırıyoruz.
İstikbalimizin güvencesi olan gençlerimizi geleceğe hazırlamak için yoğun bir çaba içindeyiz. Gençlik ve sporda, içinde semt sahaları, kamp alanları, öğrenci yurtları ve statların da olduğu toplam 1,3 milyar lira değerinde 27 yatırımı Edirne'mize kazandırıyoruz. Kültür ve turizm alanında, Selimiye Camii restorasyonu dâhil toplam 1,5 milyar lira tutarında 16 projeyi sizlerin resmen hizmetine veriyoruz.
"Sağlık yatırımlarında cumhuriyet tarihinin en başarılı iktidarıyız"
Sağlık, biliyorsunuz bizim en çok önem verdiğimiz alanlardan biridir. Sağlık yatırımlarında Cumhuriyet tarihinin en başarılı iktidarıyız. Hastane masrafları dolayısıyla cenazelerin rehin alındığı günlerden işte bugünkü seviyelere ulaştık. Bir dönem bizim insanımız tedavi için Batı'ya giderken, şimdi yurt dışından milyonlarca hasta ülkemize geliyor. İnşallah çok daha iyi olacak. Bunun için durmadan, duraksamadan çalışıyoruz. Edirneli vatandaşlarımıza daha iyi sağlık hizmeti sunabilmek için toplam 590 milyon lira değerinde 9 projeyi hayata geçirdik.
Sanayi ve teknolojide yatırım bedeli 2,2 milyar lirayı bulan, 3 milyon metrekare büyüklüğünde 4 organize sanayi bölgesini hizmete açıyoruz. Adalette 1,2 milyar lira tutarında üç projemizi hizmete verirken bir müjdemizi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Yargılamaların daha etkin, hızlı ve verimli yürütülmesi için Edirne'de Bölge İdare Mahkemesi'ni kurduk. Edirne Bölge İdare Mahkemesi'nin yargı çevresi Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale olacak. Şehirlerimize ve adalet camiamıza hayırlı olsun diyorum.
"Milletin, ana muhalefetin koltuk kavgalarıyla heba edecek tek bir anı yok"
Şunu Edirneli kardeşlerimizin çok çok iyi bilmesini isterim. Zengin tarihi mirasıyla, kadim kültürel birikimiyle, bereketli topraklarıyla, farklı kesimlerin huzur içinde yaşadığı hoşgörü iklimiyle, velhasıl her yönüyle göz bebeğimiz olan Edirne'ye aşkla hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Sevgili Edirneliler, bakın biz şuna gönülden inanan, çok samimi olarak inanan bir kadroyuz. Türkiye'nin artık gereksiz tartışmalarla kaybedecek tek bir saniyesi yok. Bu aziz milletin, ana muhalefetin koltuk kavgalarıyla heba edecek tek bir anı, boşa harcayacak tek bir günü yok. Etrafımızda olan bitenler muhalefetin gündeminde olmasa da inanıyorum ki sizler hadiseleri takip ediyorsunuz.
Henüz bir kriz çözülmeden bakıyorsunuz, ertesi gün yenisi başlıyor. Füze ve bomba seslerinin çocuk çığlıklarını bastırdığı günler yaşıyoruz. Yarın ne olacağını, nerede silahların patlayacağını kimse kestiremiyor. İşte görüyorsunuz, Rusya-Ukrayna Savaşı bitmeden şimdi bölgemiz İran'a yönelik saldırıların ağır ekonomik faturasını ödüyor. Gazze ve Lübnan'da Siyonist katiller her türlü hukuku, kuralı, ilkeyi ayaklar altına alarak kan dökmeye devam ediyor.
Sorunlar devam ederken Doğu Akdeniz'de yeni tezgâhlar kurulduğunu, yeni oyunlar oynandığını görüyoruz. Bölgemiz ve dünyamız belki de İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki en kritik gelişmelere şahit oluyor. İktidar ve Cumhur İttifakı olarak hem Türkiye'yi bu ateş çukurundan uzak tutmaya hem de hizmet ve eser siyasetimizi sürdürmeye çalışıyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizde ise ülkemizin yarım asırlık bir sorununu kalıcı biçimde çözmenin gayretindeyiz. Terörün karanlık gölgesini önce ülkemizin, sonra bölgemizin üzerinden tamamen kaldırmak istiyoruz. Bu hedefe giden yolda şimdiye kadar çok önemli mesafe katettik. İnşallah tempomuzu biraz daha artıracağız. Bizim tek bir derdimiz vardır. O da 86 milyonun huzuru ve güvenliğidir. Bizim tek bir hedefimiz vardır. O da Türkiye Yüzyılı'nın inşasıdır. Bizim tek bir arzumuz vardır. O da milletimizin duasına mazhar olmaktır. 23 yıldır hep Hakk'ın rızasını umarak halkımız için çalıştık, çabaladık, ter döktük, mücadele ettik. Türkiye'yi ilklerle tanıştırdık. Türkiye'yi devler ligindeki bir ülke konumuna yükselttik. Bütün engellere rağmen, bütün engellemelere rağmen iç politikada, dış politikada, demokratikleşmede kelimenin tam anlamıyla devrim yaptık. İnşallah daha fazlasını yapacağız. Millet olarak hep birlikte çok daha güzel günler göreceğiz. Kayıkçı kavgalarının asla tarafı olmayacak 86 milyon için eser üretmeye, hizmet üretmeye devam edeceğiz. Şunu burada altını çizerek ifade ediyorum. Biz başkalarıyla değil, kendimizle yarışıyoruz. Biz başkalarının iç meseleleriyle değil, milletin sıkıntılarıyla ilgileniyoruz. Buna rağmen haberlere baktıkça Türk siyaseti adına, bu ülkenin ana muhalefeti adına inanın biz üzülüyoruz. Millet işi gücü bıraktı, aksiyon filmi izler gibi her gün CHP izliyor. Siyasi parti değil, sanki dövüş kulübü. Herkes bir başkasına yumruk atmanın, bir başkasına çelme takmanın, tuzak kurmanın peşinde. Herkes bir ucundan tutmuş Gazi Mustafa Kemal'in partisini oradan buraya çekiştiriyor. Hatta bazıları çıkmış, sırf kaybettikleri koltuklarını korumak için topyekûn ayaklanmaktan bahsediyor. Hırsları boylarını aşan bu şahsiyetlere sormak lazım. Hayırdır? Siz milletvekili misiniz? Yoksa militan mısınız?
Independent Türkçe