ABD Başkanı Donald Trump, ABD-İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının ardından artan gerilim ortamında, Hürmüz Boğazı’ndan geçen tüm deniz ticareti ve nakliye hatları için siyasi risk sigortası ile mali güvence sağlanacağını açıkladı. Trump, söz konusu teminatların ‘makul’ fiyatlarla sunulacağını bildirdi.
Trump dün Truth Social platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD donanmasının petrol tankerlerine Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri sırasında refakat edeceğini belirtti. “Şartlar ne olursa olsun ABD dünyanın enerji akışının serbest şekilde sürmesini garanti edecek” ifadesini kullanan Trump, ABD’nin ekonomik ve askeri gücünün dünyadaki en büyük güç olduğunu vurguladı ve ilerleyen süreçte ilave adımlar atılacağını kaydetti.
ABD Başkanı Donald Trump bir başka paylaşımında ABD’nin askeri cephaneliğinin üstünlüğünü vurgulayarak, orta ve yüksek kalibreli mühimmat stoklarının hiç olmadığı kadar güçlü seviyede olduğunu belirtti. Trump, kendisine verilen bilgilere göre bu silahlardan neredeyse sınırsız tedarik bulunduğunu ifade ederek, “Sadece bu stoklarla savaşlar sonsuza kadar ve büyük bir başarıyla sürdürülebilir” dedi.
Trump, ülkesinin ‘ezici bir zafer’ elde etmeye tamamen hazır olduğunu savunurken, selefi Joe Biden’ı Ukrayna’ya yüz milyarlarca dolar harcamakla ve mühimmat stoklarını yenilememekle suçladı. İlk başkanlık döneminde orduyu yeniden inşa ettiğini ve bu süreci sürdürdüğünü kaydetti.
Daha önce yaptığı açıklamada İran’a yönelik saldırıların düşmanın deniz ve hava kapasitesini ‘tamamen yok ettiğini’ öne süren Trump, ABD’nin ilk hamleyi yapmaması halinde İran’ın Washington’a saldıracağını iddia etti. ABD-İsrail saldırıları olmasaydı İran’ın nükleer silaha ulaşmış olacağını ileri sürdü.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Trump ayrıca, İran Dini Lideri Ali Hamaney ile birinci ve ikinci kademe yöneticilerin büyük bölümünün öldürüldüğünü iddia ederek, “Askerî açıdan İran’ı yendik… Füze fırlatma sistemlerine yönelik saldırılarımız sürüyor” ifadelerini kullandı. Bazı İranlı yetkililerin dokunulmazlık arayışında olduğunu savunan Trump, “İran’ı içeriden yönetecek kişileri görmeyi tercih ederim” dedi. İsrail’in kendisini savaşa zorladığı yönündeki iddiaları da reddeden Trump, “İsrail beni bu savaşa zorlamadı, belki de ben onları zorladım” diye konuştu.
Dün sabah Beyaz Saray’da Almanya Başbakanı Friedrich Merz’i kabulü sırasında konuşan Trump, İran’ın ‘tarafsız ülkeleri’ ve sivil alanları hedef aldığını ileri sürdü. “Şimdi onları sert şekilde vuruyoruz. Bombardıman geniş çaplı hale geldi. Artık hava savunmaları ya da herhangi bir tespit sistemleri yok, bu nedenle ağır zarar görecekler” diyen Trump, ABD’nin operasyonlara devam edeceğini ve ordunun performansından memnun olduğunu ifade etti.
İran’ın son şahının oğlu Rıza Pehlevi hakkında yöneltilen bir soruya yanıt veren Trump, “Nazik birine benziyor ancak şu an için popüler görünmüyor” değerlendirmesinde bulundu ve iktidarın ‘içeriden bir isim tarafından’ üstlenilmesinin daha uygun olacağını söyledi.
Trump ayrıca İngiltere ve İspanya’yı eleştirirken Almanya ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin performansını övdü. Bazı Avrupa ülkelerinin tutumlarından memnun olmadığını dile getiren Trump, İspanya’nın üslerinin kullanımını reddetmesinin ardından Hazine Bakanı’ndan bu ülkeyle mali işlemlerin kesilmesi seçeneğini değerlendirmesini istediğini açıkladı.
Almanya’nın tutumu
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise savaşın sona ermesi ve İran’da yeni bir hükümetin kurulması yönündeki temennisini dile getirdi. Ticaret anlaşmaları ile Rusya-Ukrayna savaşının ele alınması çağrısında bulunan Merz, “Tahran’daki bu nefret edilen rejimden kurtulma gerekliliği konusunda hemfikiriz. Ticaret anlaşmamızı en kısa sürede görüşmeli, Ukrayna’yı, toprak bütünlüğünü ve güvenlik çıkarlarını ele almalıyız” dedi.
Görüşme öncesinde ABD-İsrail saldırılarına yönelik açık bir eleştiride bulunmayan ancak doğrudan destek de vermeyen Merz, “İkilemin farkındayız” ifadesini kullandı. Merz, daha önce yürütülen diplomatik girişimlerin İran’ın nükleer silah geliştirmesini ya da kendi halkını baskı altına almasını engellemede başarısız olduğunu söyledi.
Çok sayıda sorun
Trump ile Merz arasındaki görüşmede, başta İran’a yönelik saldırılar olmak üzere yeni gümrük tarifeleri tehdidi, petrol ve enerji fiyatlarındaki artış endişeleri ile bunların Avrupa’ya etkileri ve Rusya-Ukrayna savaşı ele alındı. Görüşmede ayrıca, Alman liderin Çin’e gerçekleştirdiği son ziyaret de gündeme geldi.
Merz’in ziyareti, ABD-İsrail’in İran’a karşı başlattığı ortak askeri operasyonların ardından büyük bir Avrupa lideri tarafından gerçekleştirilen ilk resmi temas olma özelliğini taşıyor. Söz konusu operasyonların Ali Hamaney’in ölümü, kilit nükleer tesislerin imhası ile deniz ve hava taşımacılığında aksamalara yol açtığı belirtiliyor.
Görüşme, Avrupa’nın artan bölgesel gerilimler karşısında stratejik özerkliğini güçlendirmeye çalıştığı hassas bir dönemde gerçekleşti. ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump tarafından getirilen gümrük tarifelerini iptal etmesi, ticari gerilimi artıran bir unsur olarak öne çıkıyor. Almanya’nın savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 2’sine çıkarma taahhüdüyle desteklenen Merz’in, Trump ile pozitif bir ilişki sürdürmeyi hedeflediği değerlendiriliyor.
Temas, Avrupa’nın ABD ile ittifakını sürdürürken stratejik bağımsızlığını koruma kapasitesi açısından bir sınav niteliği taşırken, Trump’ın İran dosyasındaki yaklaşımını pekiştirme ve ekonomik başlıkları Avrupa ile ilişkilerinde baskı unsuru olarak kullanma arayışı dikkat çekiyor.
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir