T24'ten Cansu Çamlıbel'e konuşan Girasun, parti içinde bölünme ya da alternatif bir Kürt siyaseti ihtimali görmediğini belirtirken, Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde tutulmasının siyasal bir karar olduğunu savundu ve önümüzdeki seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olmamasının “eşyanın doğasına aykırı” olacağını ifade etti.
“Öcalan'ın parti üzerindeki etkisinin artacağı bir sürece doğru gidiyoruz”
Girasun, “Öcalan'ın ve belki de Kandil'deki kadronun parti üzerindeki etkisinin daha da artacağı bir sürece mi giriyoruz?” sorusuna şöyle karşılık verdi:
Öcalan'ın parti üzerindeki etkisinin artacağı bir sürece doğru gidiyoruz evet.
“Yakında Öcalan liderliğinde bir DEM Parti mi olacak sizce?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:
Herhalde resmi olarak olmasa da fiili olarak olur. Çünkü Öcalan’ın artık doğrudan doğruya iletişim kuracağı, iletişim kanallarının açık olacağı bir ortam olacak. Bu da Öcalan'ın etkisinin, Öcalan'ın kararlarının daha belirleyici olacağı bir siyasi parti anlamına gelir.
“Böyle bir sürecin sonunda DEM Parti bölünebilir mi?” sorusuna Girasun şu karşılığı verdi:
Yok, DEM Parti bir canlı organizmadan ziyade şu anda daha çok zaten bir temsili yönetiyor. Yani bir teveccühü yönetiyor. O yüzden DEM Parti klasik anlamda diğer siyasal partilerdeki gibi kliklerin olduğu, bu kliklerin birbirlerine karşı güç mücadelelerine girdiği bir siyasal parti değil. Tırnak içerisinde daha çok bir bürokratik yapıyı temsil ediyor. O yüzden buradan böyle canlı siyasal tartışmaların çıkacağı, bir bölünmenin oluşacağı, buradan bir tepki ortaya çıkacağı kanaatinde değilim.
“O halde yakın zamanda alternatif bir Kürt siyasetinin oluşma ihtimalini de görmüyorsunuz…” sorusuna ise şöyle yanıt verdi:
Ben alternatif bir Kürt siyaseti ihtimali görmüyorum.
“Demirtaş bu sürecin yeni dönemin dilinin taşıyıcısı olabilecek bir isim”
“Selahattin Demirtaş’ın sürecin başından beri yaptığı bütün açıklamalarda ‘Ben de bu sürece katkı verebilirim’ mesajları vardı. O da aslında ‘alternatif’ önermiyor, öneremiyor diyebilir miyiz?” sorusuna Girasun şu karşılığı verdi:
Demirtaş’ın sürecin silahsızlanma boyutuyla ilgili zihni çok net. Toplum ile aynı noktada duruyor bu konuda. Yani Öcalan’ın karşısında değil yanında duruyor.
“Demirtaş’ın cezaevinde olmasının sebebi de demokratikleşme talebi ve ısrarı. Yanlış bir okuma mı bu?” sorusuna ise şöyle yanıt verdi:
Evet, sürecin demokratikleştirme arzusunun olmaması Demirtaş’ın içerde olmasının sebebidir. Demirtaş Türk siyasetinde demokratikleşmenin ve sivilleşmenin önünün açıldığı bir anda, alanı genişleyecek bir isim. Kürt meselesinin silahlardan arındırıldığı bir denklemde Demirtaş’ın söyleyeceği sözün etkisinin artacağını söyleyebiliriz.
“Bu konuda kim tereddüt içinde?” sorusuna Girasun şöyle yanıt verdi:
Demirtaş dışarıda değilse bunun siyasal kararı Erdoğan'la alakalı. Hukuk işletilmediğine göre bu siyasal karar Erdoğan'da bitiyor. Erdoğan'ın Demirtaş'ın dışarıya çıkarılmasıyla ilgili itiraz var çünkü öncelikle 7 Haziran travması var. İkincisi de sürecin nasıl gideceği konusunda henüz emin değil. Sürecin bozulup bozulmayacağını netleştirmeden adım atmak istemiyor. Çünkü Demirtaş tanımlanmış bir aktör değil iktidar nezdinde, o yüzden risk barındırıyor. Bir de tabii, Demirtaş'a özel bir şey çıkarmak istemiyor Erdoğan.
Ayrıca şu değerlendirmede bulundu:
Bu arada, Demirtaş’la bir pazarlığa girildiği veya girilmek istendiği veyahut bu yüzden serbest bırakılmadığı veyahut bu yüzden serbest bırakılacağı gibi yorumların hiçbirine katılmadığımı da yeri gelmişken belirtmek isterim.
“Selahattin Demirtaş’ın cumhurbaşkanı adayı olmaması bence eşyanın doğasına aykırı”
“Demirtaş'ın içeride olduğu bir süreç zaten olamaz” değerlendirmesini yapan Girasun şöyle konuştu:
Demirtaş'ın içeride olduğu bir süreç zaten olamaz. Bir kamusal karşılık üretemez. İstenilen herhangi bir siyasal etki de yaratamaz.
“2027-2028 adayının Selahattin Demirtaş olacağına inanıyor musunuz?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:
Buna hem inanıyorum hem de öyle öngörüyorum diyeyim.
“DEM, Öcalan, Kandil hep beraber Selahattin Demirtaş'ı 2027 seçimlerinde aday gösterecek yani…?” sorusuna karşılık şöyle dedi:
Toplumun talep ettiği, istediği, ortaya çıkardığı bir organik söylemin bir mühendislik eliyle, başka kaygılarla reddedilemeyeceğini düşünüyorum.
“Öcalan buna nasıl ikna olacak?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:
Ben Öcalan'ın buna itiraz edeceği kanaatinde değilim. Demirtaş, Öcalan’ın da elini güçlendirecek bir aktör.
Demirtaş’ın serbest kalması halinde siyasetten uzaklaşıp uzaklaşmayacağı sorusuna ise şu ifadeleri kullandı:
Hayır! Söylediğim gibi Demirtaş, Kürt siyasetinin muhtemel en güçlü cumhurbaşkanı adayı önümüzdeki seçimlerde.
Ve şu değerlendirmeyi yaptı:
Selahattin Demirtaş’ın cumhurbaşkanı adayı olmaması bence eşyanın doğasına aykırı, kaçınılmaz bir şey.
T24