Bakan Şimşek: Makroekonomik istikrar ve reform programı dayanıklılığı artırmamıza yardımcı oldu

Mehmet Şimşek, küresel ekonomide artan belirsizliklere rağmen Türkiye’nin uyguladığı makroekonomik istikrar ve reform programı, serbest ticaret anlaşmaları ve güçlü hizmet ihracatı sayesinde dayanıklılığını koruduğunu vurguladı

Fotoğraf: AA

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan’ın El-Ula kentinde Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ile Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından düzenlenen Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı’nın “Yükselen Piyasalar için Dayanıklılık ve Ekonomik Dönüşüm Yolculuğu” başlıklı kapanış panelinde konuştu.

Küresel belirsizlikler gelişmekte olan ülkeleri zorluyor

Geçen yıl küresel ekonomide yüksek oynaklık, belirsizlik, karmaşıklık ve muğlaklığın hâkim olduğunu belirten Şimşek, özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından zorlu bir dönem yaşandığını söyledi. Şimşek, bu ülkelerin ihracata ve doğrudan yabancı yatırımlara daha bağımlı olduklarını, korumacı politikaların kırılganlıkları artırdığını ifade etti.

Serbest ticaret anlaşmaları Türkiye’ye avantaj sağlıyor

Türkiye’nin küresel ticaretteki parçalanmalara görece daha dayanıklı olduğuna dikkat çeken Şimşek, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği’nin yanı sıra 27 ülkeyle serbest ticaret anlaşması bulunduğunu hatırlattı. Şimşek, ihracatın yaklaşık yüzde 62’sinin bu anlaşmalar kapsamında gerçekleştiğini belirterek, bunun tam bir güvence olmasa da önemli bir koruma sağladığını vurguladı.

Hizmet ihracatı Türkiye’nin güçlü alanı

Türkiye’nin hizmet ticaretinde dünyada ilk 20 ülke arasında yer aldığını belirten Şimşek, turizmde dördüncü sırada olunduğunu, inşaat ve dizi ihracatında da küresel ölçekte güçlü bir konumda bulunulduğunu söyledi. Hizmet sektörünün yüksek katma değer ve istihdam yarattığını ifade eden Şimşek, bu alana özel önem verdiklerini kaydetti.

Reform programı kırılganlıkları azalttı

Son iki buçuk yıldır uygulanan makroekonomik istikrar ve reform programının etkilerine değinen Şimşek, programın tamponları güçlendirdiğini ve Türkiye’nin dayanıklılığını artırdığını söyledi. Zorlu bir coğrafyada bulunulmasına rağmen büyüme ve ticaretin dirençli seyrettiğini ifade eden Şimşek, yapısal adımlarla sürdürülebilirliğin güçlendirildiğini belirtti.

Türkiye-Çin ticaret açığı gündemde

Türkiye’nin Çin ile olan ticaret açığının 47 milyar dolara yaklaştığını aktaran Şimşek, bu rakamın toplam ticaret açığının yarısından fazlasını oluşturduğunu söyledi. Şimşek, bu sorunun tek taraflı çözülemeyeceğini belirterek Çinli muhataplarına karşılıklı ve sürdürülebilir bir ticaret yapısı önerdiklerini dile getirdi.

Çin ile üretim ve yatırım odaklı iş birliği çağrısı

Bakan Şimşek, daha fazla Çinli turistin Türkiye’ye gelmesi, Çinli bankaların uzun vadeli altyapı ve sanayi yatırımlarına yönelmesi ve Çinli şirketlerin Türkiye’de üretim yaparak pazara girmesi yönünde öneriler sunduklarını açıkladı.

Yapay zeka, enerji ve altyapı yatırımları öncelikli

Türkiye’nin yapay zeka alanına yatırım yaptığını belirten Şimşek, bu alanda altyapı yatırımlarının yanı sıra insan sermayesine, eğitime ve beceri geliştirmeye önem verdiklerini söyledi. Yapay zekanın yüksek enerji ihtiyacı doğurduğunu vurgulayan Şimşek, nükleer enerji yatırımlarının artırılacağını ve önümüzdeki yıllarda yeni santrallerin devreye alınmasının hedeflendiğini ifade etti.

Orta Koridor ve bölgesel bağlantısallık vurgusu

Bölgesel entegrasyon ve bağlantısallığın stratejik öneme sahip olduğunu dile getiren Şimşek, Türkiye’nin Pekin’den Londra’ya uzanan Orta Koridor’un önemli bir parçası olduğunu belirtti. Ayrıca Körfez ülkelerini Türkiye üzerinden küresel pazarlara bağlayacak yeni koridorlar üzerinde çalışıldığını kaydetti.

Panele IMF Başkanı Kristalina Georgieva, Katar Maliye Bakanı Ali bin Ahmed Al Kuwari ve Ekvador Maliye Bakanı Sariha Moya da katıldı.

AA

DAHA FAZLA HABER OKU