Özgür Özel: Türkiye ittifakı olarak AK Parti’nin kara düzenine karşı tüm demokratlarla birlikte hareket edeceğiz

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Çekmeköy mitinginde iktidarın “kara düzen” kurduğunu savunarak, “Bu bataklığı kurutacağız; kurtuluş ya hep beraber ya hiçbirimiz” dedi ve erken seçim çağrısını yineledi

Fotoğraf: CHP

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingleri kapsamında İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde gerçekleştirilen 83’üncü mitingde konuştu. Özel, Türkiye’nin derin bir ekonomik ve sosyal kriz içinde olduğunu savunarak, “Bu bataklık kurumadan kimse kurtulmaz. Bataklığı bu hale getiren kara düzendir, ondan kurtulacağız” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun serbest kalması ve erken seçim talebiyle başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingleri kapsamında İstanbul'un Çekmeköy ilçesindeki 83'üncü mitingde konuştu. Özel, şunları kaydetti:

"Buradan Türkiye'den tüm emekçileri, tüm çiftçileri, tüm esnafları, tüm işsizleri, tüm gençleri, Meclis'te emekliler için verilen mücadeleye destek vermeye davet ediyorum. Birazdan ben buradan inince hızla Meclise gideceğim. Ya bu gece sabaha karşı, ya yarın akşam saatlerinde Meclis'te o oylama yapılacak. AK Parti dışında herkes o ücrete 'sefalet ücreti' diyor. CHP'nin, DEM'in, Yeni Yol'un ve MHP'nin milletvekili sayısı tamamen emeklilerin istediği maaşı geçirmeye yetiyor. AK Parti'nin 275 milletvekili, MHP'nin 47. MHP, AK Parti'ye destek verince 300'ü onlar geçiyor, biz azınlıkta kalıyoruz. MHP, bu tarafa destek verse emekliler çoğunluğa geçiyor. Ben bir kez daha buradan herkesi sözünün arkasında durmaya, AK Parti'nin kara düzeninin değil, emeklinin haklı talebinin, zam talebinin arkasında durmaya davet ediyorum. Tüm emeklileri, dostu düşmanı ayırmak için Meclisi izlemeye, emekliye oy vermeyene artık sokakta selam vermemeye davet ediyorum.

"Bu bataklık kurumadan kimse kurtulmaz"

AK Partili, MHP'li, CHP'li, İYİ Partili, DEM'li, Saadetli, Gelecekli, DEVA'lı hepsi bunlar kardeş, arkadaş. Onlara dostluk eden hepsinin dostudur. Emekliye düşmanlık eden partinin, emekliyle de işi yoktur. Madem ki hep beraber söylediniz, emekçinin de, çiftçinin de, esnafın da, işsizin de, gençlerin, emeklilerle birlikte ortak haraket etmesi gerekir. Çünkü kurtuluş yok tek başına ya hep beraber, ya hiçbirimiz. Bunun için hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz. AK Parti'nin kara düzeni, Türkiye'yi yoksullukta, yüksek enflasyonda, yüksek faizde, işsizlikte, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa 1'incisi yaptı. Türkiye ittifakı olarak, AK Parti'nin kara düzenine karşı, Türkiye'nin bütün demokratları Türkiye'yi bu acımasız, haksız sarmaldan kurtaracağız. AK Parti'nin ne kadroları, ne becerisi, ne enerjisi bu sorunlara çözmeye yeter. Türkiye, herkesin her geçen gün biraz daha dibe göründüğü, boğulduğu bir bataklığa dönüştü. Bir yanda uyuşturucu, bir yanda sanal bahis, bir yanda sokakta çeteler, bir yanda yoksulluk, bir yanda işsizlik, bir yanda güvencesizlik. Bu bataklık kurumadan kimse kurtulmaz, hiçbir çözüm olmaz, sivrisineklerle uğraşmayı bırakın. Bataklığı kurutacağız. Bataklığı bu hale getiren kara düzenidir, ondan kurtulacağız.

"Bu düzen değişecek"

Yargıya güvenin yüzde 20'lere düştüğü, AK Partili kadın seçmenin, çocuğunun aldığı eğitimden memnuniyetin yüzde 18'lere düştüğü, 19 Mart darbesinden beri 307 günde yüzde 15 olacak dedikleri enflasyonun, yüzde 30'larda çıktığı... Geçen sene 600 TL olan kıymanın 800 TL olacakken ki ona da isyan ediyoruz, bin TL olmasının sebebi bu darbe düzenidir. Yatırımcıları kaçıran, faizi azdıran, borcu çoğaltan, hayatı zorlaştıranlara karşı tek çare vardır, birlikte mücadele, birleşik mücadele. Kredi kartından yüzde 96 gecikme faizi alan düzen, AK Parti'nin kara düzenidir. Emekliyi açlığa mahkum eden, çocukların geleceğini çalan, çeteleri sokağa salan, devlet eliyle kumar oynatan, herkesin perişan olmasına sebep olan AK Parti'nin kara düzenidir. Bu düzen değişecek, bu düzen değişecek, hakça bir düzen, halkın düzeni kurulacaktır.

"Sen kaç, ben sandığa kadar kovalıyorum"

Buradan Erdoğan'a sesleniyorum. Bak senden zam isteyen yok, senden iş isteyen yok. Millet senden bir şey istiyor. Aç kulağını da dinle. Ey Erdoğan, adayımı bırak, sandığı getir, adayımı yanımda sandığı önümde istiyorum. Duydun mu Erdoğan. Zam isteyen yok, iş isteyen yok, sandık istiyoruz. Millet kurtuluşu sandıkta görüyor sandıkta. Bu Erdoğan, 2025 yılı bitti ya, karne aldık. Bu Erdoğan karne almış. Türkiye'deki 9 anket şirketinin ortalamasında kararsızlar dağıtılmadan Erdoğan'ın notu 28,5'tan 29. Ne yapmış Erdoğan, çakmış. Şimdi buradan Erdoğan'a sesleniyorum, 28,5'tan 29 Erdoğan, seni orada oturtmam. Size soruyorum, bu Erdoğan'ı seçim sandığına kadar ben kovalayacağım, seçim sandığında siz kovalayacak mısınız? Erdoğan, milletle bu sıfır derecenin altında, Ocak'ın 21'inde görevleri paylaştık. Sen kaç, ben seni sandığa kadar kovalıyorum. Millet de seni sandıkta kovalayacak.

"Hesap soracağız"

Ekrem Başkan'a yolsuz dediler, olmadı. PKK'lı dediler, casus dediler, tutmadı. Bütün yalanları ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Buradan boynumun borcu hatırlatacağım. Bütün baharı, bütün yazı, bütün sonbaharı geçirdik. Kara kışın ortasındayız. 560 milyar yolsuzluk diyorlardı, 560 kuruşu ispatlayabildiler mi? Şimdi onu ağzına alan var mı? Bin 200 cep telefonunu ispatlayabildiler mi? Para dolu çantalarla çıktılar, görüntüsü var diyorlardı, bu görüntüleri iddianameye koyabildiler mi? Çünkü, yok. İmamoğlu'nun lüks araçları dediler, MHP'li bir milletvekiline ait çıktı. Para dolu valizler var dediler, içinden jammer çıktı. Gaziosmanpaşa Belediyesi'nin kasasından dolar çıktı dediler, mühür çıktı. Bu iftiraları tekrar edebiliyorlar mı? And içerim ki o hesabı soracağız.

"Tutuklu yargılamayı bitir"

Ekrem Başkanla baş edemediler, diplomasını iptal ettiler, bu kadar iftira ettiler, en son şimdi bir uçak yalanı çıkmıştı, duydunuz mu? Uçak yalanını attılar, haysiyet cellatlığı yaptılar. O uçağın sahibi AK Partili çıktı, 'Ben reisçiyim' dedi. Uçağı işleten AK Partili çıktı, 'İmamoğlu'na hiç vermedik, biz siyasetten uzak durduk' dedi. Sonra o uçakla gezen Murat Gülibrahimoğlu, İmamoğlu'nun adamı dediler, AK Partili çıktı. Önceki AK Parti İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe'nin 2019'a kadar ortağı çıktı. İstanbul Valisi'nin bu kişiye daha geçen yıl devletin koruma polisini verdiği çıktı. Cebeci Hafriyat Alanı'nın Enerji Bakanlığı'nda olduğu, Bakanlığın Gülibrahimoğlu'na, 'İstanbul Valiliği'ne destek olacaksın' dediği ortaya çıktı. Bu sorgulamalar sırasında Gülibrahimoğlu'nun elemanına sorular sorulurken, 4 milyon euroluk bir yere gelince atlandığı, 'Bunu niye sormuyorsun' dendiğinde, 'onu geç' dendiği, o paranın AK Partililere verildiği ortaya çıktı. Buradan şu kadar bizimle ilgisi olmayan konudan uçak yalanı uyduranlara söylüyorum, ne yaparsanız yapın. Çekmeköy'deyim, 21 Ocak gecesindeyim. Eksi 1 derece sıcaklıktayım, otobüsün üzerinde, insanların arasındayım. 1 ay sonra değil 11 ay sonra insanların yüzüne bakıyorum. Sen de cesaret var mı? Gelesin Çekmeköy'e, çıkasın meydana. Ben, arkadaşlarıma güveniyorum, Ekrem İmamoğlu masumdur, arkadaşlarımız masumdur. Kendine güveniyorsan, tutuklu yargılamayı bitir, tutuksuz yargılamayı getir, kendine güveniyorsan canlı yayını getir, TRT'den verilsin, isteyen kanallardan verilsin, kendine güveniyorsun, savcına güveniyorsan canlı yayına evet dersin biz kendimize güveniyoruz.

"Bilboardlar apar topar toplandı"

Geçen hafta, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı haksız, hukuksuz kanuna aykırı bir şekilde kayyım atanan bilboardlara iftiralara doldurdu. Onlar dediler ki metrolar ilerlemiyor, metroların ışık hızıyla ilerlediği ortaya çıktı. Yandı dedikleri otobüslerin, film çekiyoruz diye kendilerinin yaktırdıkları ortaya çıktı. Metroların merdivenleri çalışmasın diye onları sabote ettikleri ortaya çıktı. Milletin tepkisi ayyuka çıktı, o bütün bilboardlar apar topar toplandı, kuyruğu kıstırdılar, bir kenara çekildiler.

AK Parti'nin Türkiye'deki, İstanbul'daki insan kaynağı sıkıntısı, belediye başkanından istifa ettirip il başkanı bulmasındadır. Koca AK Parti, İstanbul'da İl Başkanı bulamamış, ilçe belediye başkanından il başkanı icat etmiş, o da panoyla, parayla siyasete kalkışmıştır. Bak benim İl Başkanım Özgür Çelik. Bak Erdoğan, il başkanı bulacaksan panoyla siyaset yapan, parayla siyaset yapan değil, bizim gibi yüreğiyle siyaset yapanları bulacaksın. Yüreksizlere, ciğersizlere, iftirayla pano doldurup bir gece yapıştırıp üç gece sonra kaçanlara söylüyorum. Kaçın, kaçın sandığa kadar kaçarsınız. Sizi elimizden hiçbir şey kurtaramaz, perişan olacaksınız. İstanbul susuz kalsın diye, yağmur yağmasın duası edenlere söylüyorum, rahmet geliyor. Millete aç bırakanlara söylüyorum, seçim geliyor. Gençlere kıyanlara söylüyorum, adalet geliyor. Korkmayan aslan gibi sizlere söylüyorum, zafer geliyor, zafer geliyor. Hep beraber AK Parti'nin kara düzenini yıkmaya hazır mısınız? Hep birlikte iktidara koşturmaya hazır mısınız? Ekrem Başkan yerine kapı kapı sokak sokak dolaşmaya hazır mısınız? Birlikte yürüyecek miyiz? Hadi o zaman yolumuz açık olsun."

ANKA

DAHA FAZLA HABER OKU