Trump'ın Zengezur taktiği, Grönland için bir prova mıydı?

Dr. Osman Gazi Kandemir, Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

Donald Trump'ın Azerbaycan-Ermenistan barışını "bir günde" sağladığı iddiası, uluslararası diplomaside yankı uyandırmıştı. Geçtiğimiz yılın sonunda Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüşmesinde, her iki ülkeye de %200 gümrük vergisi tehdidi yönelterek tarafları anlaşmaya zorladığını açıkça ifade etti. Ancak asıl soru şu: Kafkasya'daki bu "ekonomik şantaj" taktiği, şimdi Grönland için bir şablon mu oluşturuyor? Avusturyalı analist Velina Tchakarova'nın değerlendirmesi kritik: “Trump, Kafkasya gibi küçük bir sahada elde ettiği sonucu, Avrupa Birliği gibi devasa bir blok üzerinde uygulanacak daha büyük hamlenin provası olarak kullanıyor.”

Kafkasya'daki Tarihi Anlaşma

Ağustos 2025'te Beyaz Saray'da imzalanan Azerbaycan-Ermenistan barış anlaşması, 35 yıllık çatışmaya diplomatik bir son verdi. Ancak sürecin arka planı, klasik arabuluculuktan çok ekonomik zorlamaya dayanıyordu. Trump'ın anlatımına göre, Aliyev ve Paşinyan'a ticari ilişkilerin tamamen kesileceği ve %200 gümrük vergisi uygulanacağı bildirilince, taraflar ertesi gün anlaşmayı kabul etti.

Barış sürecinin kendisi 2022'den beri devam ediyordu. Nisan 2022'de başlayan müzakereler, Ekim 2022 Prag Zirvesi'nde toprak bütünlüğü teyidi ile hukuki zemin kazandı. 2023 sonbaharından itibaren süreç ikili nitelik aldı ve Mart 2025'te taslak metin üzerinde uzlaşma sağlandı. İşte bu son aşamada, Trump'ın "maksimum baskı" taktiği devreye girdi ve süreci tamamladı.

Anlaşmanın en stratejik çıktısı TRIPP (Trump Route for International Peace and Prosperity) koridoru oldu. Azerbaycan ile Nahçıvan'ı birleştiren bu 25 millik hat, Ermenistan toprakları üzerinden geçiyor ancak 99 yıllığına ABD'ye kiralandı. Koridorun bazı kaynaklarda "Trump Koridoru" olarak anılması, Washington'un bölgesel prestij yatırımını simgeliyor. Daha da önemlisi, anlaşma Rus sınır muhafızlarının konuşlandırılmasını yasaklayarak bölgede Batı yanlısı bir güvenlik mimarisi oluşturuyor.

Grönland Hamlesindeki Benzerlikler

Ocak 2026'da Trump, Grönland'ın satın alınması konusunda Danimarka dahil sekiz Avrupa ülkesine karşı önce %10, ardından %25 tarife uygulama kararı aldı. İki hamle arasındaki paralellikler dikkat çekici:

Güvenlik gerekçesi: Trump, Kafkasya'da barışı "küresel güvenlik" için zorunlu görürken, Grönland'ı "Dünya Barışı" ve ABD ulusal güvenliği ile ilişkilendiriyor. Her iki durumda da Rusya ve Çin'in "bu topraklarda gözü olduğu" iddiasıyla müdahalesini meşrulaştırıyor.

Müttefikleri hedef alma: Kafkasya'da ABD ile yakın ilişkili Azerbaycan ve Ermenistan hedef alınırken, Grönland vakasında NATO müttefiklerine tarife uygulanıyor. Bu durum, Trump doktrinin sadece rakiplere değil, anlaşmaya direnen herkese uygulandığını gösteriyor.

Aşamalı baskı stratejisi: Kafkasya'da %200 gibi uç bir rakamla "şok etkisi" yaratıldı. Grönland'da ise önce %10, altı ay sonra %25 uygulanarak müzakere alanı bırakılıyor. Bu yaklaşım, ekonomik psikolojide "çıpa etkisi" olarak bilinen taktiğe benziyor—yüksek bir başlangıç rakamı, sonraki her rakamı makul gösteriyor.

Uzun vadeli varlık: Her iki durumda da hedef, tek seferlik bir anlaşma değil, kalıcı Amerikan varlığı. TRIPP koridoru 99 yıllık kirayla, Grönland ise doğrudan toprak edinimi ile ABD stratejik haritasına kalıcı olarak işleniyor.

Taktiğin Etkinliği ve Sınırları

Azerbaycan ve Ermenistan için %200 tehdidi yıkıcıydı. Her iki ülke de ekonomik olarak kırılgan ve ABD pazarından dışlanmak, stratejik yalnızlaşma riski taşıyordu. Özellikle Ermenistan, Rusya'dan uzaklaşıp Batı'yla entegrasyon sürecindeydi—bu tehdit, Paşinyan'ın dış politika yönelimini kökten sarsabilirdi.

Grönland vakası ise daha karmaşık. Danimarka ve diğer Avrupa ülkeleri, Azerbaycan-Ermenistan'dan çok daha güçlü ekonomilere sahip. AB içinde dayanışma mekanizmaları var ve karşı yaptırım tehdidi ortada. Ancak Trump'ın hesabı farklı: Avrupa enerji ve güvenlikte ABD'ye bağımlı, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası. Bu bağımlılık, ekonomik baskıya karşı manevra alanını daraltıyor.

Avrupa liderlerinin tepkisi henüz "uyarı" seviyesinde. Almanya ve Fransa "aşağı sarmaldan" bahsederken, somut karşı önlemler belirsiz. Trump'ın Kafkasya'daki hızlı başarısı, Avrupa başkentlerinde "acaba" sorusunu güçlendirmiş durumda.

Yeni Dünya Düzeni: Ekonomik Zorlama Çağı

Trump'ın taktiği, uluslararası ilişkilerde "yumuşak güç" ve "sert güç" arasındaki dengenin yerini ekonomik zorlamaya bıraktığı bir dönemi işaret ediyor. Geleneksel diplomasi, karşılıklı saygı ve uzlaşmaya dayanırken, bu yeni model "teslimiyet veya anlaşma" ültimatomuna dayanıyor.

Ancak zorlamayla sağlanan barışın sürdürülebilirliği sorgulanıyor. Ermenistan'da 2026 seçimleri, bu "zoraki barışın" halk desteğini test edecek. Eğer Paşinyan hükümetine karşı sert bir muhalefet yükselirse, anlaşma tehlikeye girebilir.

Sonuç: Grönland Sonraki Durak mı?

Trump'ın Zengezur'da uyguladığı taktiği Grönland için denemesi oldukça olası görünüyor. İki vaka arasındaki paralellikler, bilinçli bir doktrin oluşturulduğunu gösteriyor. Kafkasya'daki başarı, ekonomik tehdidin diplomatik bir araç olarak kullanılabileceğini kanıtladı.

Grönland'ın sonucu, küresel ticaret sisteminin geleceği açısından kritik. Eğer Trump, Avrupa müttefiklerini tarife tehdidiyle Grönland'ı satmaya zorlayabilirse, ekonomik zorlamanın sınırları yeniden çizilecek. Ancak Avrupa'nın karşı koyma kapasitesi, Kafkasya'dakinden çok daha güçlü.

Önümüzdeki aylar, "tarife diplomasisinin" gerçek etkinliğini gösterecek. Trump, Kafkasya'daki küçük bahsi kazanmış görünüyor, şimdi sıra Grönland'daki büyük bahiste.

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU