Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde "TRT Genç Kanalı Açılış Etkinliği"nde konuştu.
Erdoğan'ın konuşmasının satırbaşları şöyle.
Türkiye'nin hem belleği hem de geleceği olan TRT ülkemizde ve Dünyada pek çok tarihi hadiseye tanıklık etti. Babalarımızın kulakları her akşam ajanslardaydı. Biz de Türkiye ve Dünyayı uzun yıllar TRT'den takip ettik. Her alanda TRT hayatımızda vazgeçilmez bir konuma sahip oldu. "Bizim kuşak ve bizden sonra ki nesil TRT ile büyüdü." dersek herhalde abartılı bir cümle kurmuş olmayız. TRT bugün de önemli bir misyon üstleniyor. TRT iyiyi doğruyu hakkı önceleyen yayın ve yapımlarıyla kültürel yozlaşmaya karşı milli değerlerimizin bir seti olarak karşımızda duruyor. Burada şunu da gururla ifade etmek isterim. TRT imzasını taşıyan bazı yapımların dünyadan ödüllerle dönmesi takdire şayan bir başarıdır. Dizilerden sinemaya ilgili ilgisiz her yere özenle yerleştirilen karakterlerle çarpık ilişkiler özendiriliyor, sapkınlıklar teşvik ediliyor. Bizim için TRT'nin başarısı ailedeki tüm fertlerin hiçbir endişe duymadan izleyebileceği yapımlara imza atmasıdır. TRT Genç'le bu çizgideki yayınların daha da artacağına inanıyorum
"Her telefon kumarhane haline geldi"
Çağımızın vebası olan bağımlılıkla mücadelede TRT Genç gibi mecraların katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Sanal bahis, kumar ve uyuşturucu başta olmak üzere bağımlılıkta ciddi artış yaşanıyor. Gençlerimiz dijital platformların ve sosyal medyanın etkisiyle bu belalara daha çok düşüyor. Her telefon maalesef bir kumarhane haline geldi. Tütün, sigara, alkol, uyuşturucu kullanımı da bu mecralar tarafından özendirilmekte. Son dönemde ülkemizde yaşanan aile facialarında en büyük müsebbibin alkol, bahis, kumar ve uyuşturucu olduğunu görüyoruz. Boşanmaların ve aile kavgalarının en başında bu illetler geliyor. Meseleyi bütün yönleriyle değerlendirdiğimizde; uyuşturucu, alkol, bahis, kumar ve sigara bağımlılığı terör kadar hatta terörden daha zararlı boyutlara ulaşmıştır. Grup kürsülerinde kumarı masumlaştırmaya çalışanların, iktidara gelince içkiyi ucuzlatacağız diyerek görmediği gerçek budur. Zehir tacirlerini aklama yarışına girenlerin yüzleşmek istemedikleri durum budur.
“Ankara’yı susuzluğa mahkum ettiler”
Malumunuz, Türkiye’nin başkentinde yaşayan milyonlarca vatandaşımız kışın ortasında haftalarca susuzluğa mahkûm edildi; insanlar gece yarılarında ellerinde bidonlarıyla su kuyruklarına girdi, aileler çamaşır, bulaşık ve banyo gibi en temel ihtiyaçlarını giderebilmek için musluğun, çeşmenin başında saatlerce nöbet tuttu. Sosyal medya, çektikleri eziyeti paylaşan, yetkililere seslerini duyurmaya çalışan insanlarımızın feryatlarıyla doluydu. 2026’nın Türkiye’sine asla yakışmayan bu sahnelere hepimiz kimi zaman üzülerek, kimi zaman sorumlular adına utanarak tanık olduk. Yani ortada, görevi kamu adına gözcülük yapmak olan medya açısından görmezden gelinemez bir haber vardı; kamu yararını gözeten basın kuruluşlarımız da milyonları perişan eden bu sorunu haberleştirdi, vatandaşa mikrofon uzattı, geceleri soğukta su bekleyen insanlarımızın şikâyetlerini ekranlara taşıdı. Peki ne oldu? Medya, siyaset ve vatandaşın artan tepkisi, günlerdir halkın çığlıklarını umursamayanları en azından zahirde harekete geçirmeye zorladı; neticede meseleyi tam olarak çözemeseler bile rahat koltuklarından kalkıp halkımıza açıklama yapmak mecburiyetinde kaldılar, fakat her işlerinde olduğu gibi bunu da ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Söz var ya; "Şıracının şahidi bozacı" diye. Birbirlerinin kusurlarını örtüyorlar. Bu beceriksizler korosuna şunları sormamamız lazım. Gecenin ortasında vatandaşı elinde su bidonlarıyla sıraya sokanlar mı suçlu, yoksa bunu haberleştirenler mi suçlu? Kabahat, kış mevsiminin ortasında şehirlerimizi susuz bırakanlarda mı, yoksa vatandaşın çilesini ekrana taşıyanlarda mı? Basının görevi, kamu adına yöneticileri denetlemek, halkın şikâyetlerine mikrofon uzatmak ve vatandaşın sorunlarına özellikle ekranda yer vermektir. Dün bir tanesi çıkmış, kışın ortasında susuz bıraktığı insanlarımızdan özür dilemek yerine, TRT'yi suçluyor, AA'yı suçluyor, özel televizyon kanallarını suçluyor. Aynı zatın genel başkanı itham ve iftiralarla şahsımızı hedef alıyor.
Independent Türkçe