CHP'nin "Şimdi İktidar Zamanı" sloganıyla düzenlediği 39. Olağan Kurultayı'nda ikinci gün çalışmaları Divan Başkanı Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin konuşmasıyla saat 10.00'da başladı.
CHP'nin Ankara Arena'da gerçekleştirdiği 39. Olağan Kurultayı'nda ikinci gün çalışmalarına başladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eşi Didem Özel ile birlikte saat 10.20 sıralarında salona gelerek, oluşturulan platform üzerinden seyircileri ve delegeleri selamladı.
Özel, eşi Didem Özel ile yan yana otururken, Didem Özel'in yanında İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, Özgür Özel'in öbür yanında ise eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın oturdu. CHP'nin önceki cumhurbaşkanı adaylarından Muharrem İnce ve eski Genel Sekreter Önder Sav da protokolde yer aldı.
Parti programı, tüzüğü ve kurultay yönetmeliğinin oylandığı kurultayın ilk günü seyircisiz tamamlanırken, bugün seyirciler salondaki yerlerini aldı.
Salona, CHP Gençlik Kollarınca hazırlanan "Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz" yazılı ve tutuklu belediye başkanlarının çizimlerinin yer aldığı dev afiş asıldı.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
"Ülkeyi yöneteneler, kaybetmeye mahkum oldukları iktidarı bırakmaya hazır değil"
Özel ve eşinin salonda yerini almasının ardından, Almanya Şansölye Yardımcısı Lars Klingbeil'in videolu mesajı ile CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun yapay zeka yardımıyla hazırlanmış mesajları izletildi.
İmamoğlu mesajında, "Seçimlerden önceki son olağan kurultayımız olduğu için önemi çok büyük" diyerek, “31 Mart 2024 seçimlerinden birinci parti olarak çıktıktan sonra yaşadıklarımız tarihsel bir eşikte olduğumuzu gösteriyor. 23 senedir ülkeyi yöneteneler, kaybetmeye mahkum oldukları iktidarı bırakmaya hazır değil. 19 Mart 2025’den beri yaşadıklarımız iktidardakilerin kendilerinden başkasının seçimleri kazanmasını engellemek için her yola başvurabileceklerini gösteriyor. Türkiye’yi iktidarların demokratik seçimler yoluyla değiştiği bir ülke olmaktan çıkarmaya çalışıyor olabilirler. Böyle bir eşikteyiz" ifadesini kullandı.
İmamoğlu, "39. Kurultayımız bu tarihsel eşikten nasıl geçeceğimizi tayin edecek, seçimlerden önceki son olağan kurultayımız olduğu için önemi çok büyük" mesajını verdi.
CHP 39. Olağan Kurultayı
— Independent Turkish (@TurkishIndy) November 29, 2025
İmamoğlu'nun yapay zeka yardımıyla hazırlanmış mesajı izletildi
"Ülkeyi yöneteneler, kaybetmeye mahkum oldukları iktidarı bırakmaya hazır değil"
https://t.co/i8ANdL5hwn pic.twitter.com/NqIXB57R9C
Özel: Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır
Kurutayda konuşan Özgür Özel özetle şunları söyledi
Birlikte türküler söyledik. Birlikte göğüsledik zoru biz. Güzeli birlikte düşledik. Sesimiz kısık çıktı bazen. Yine de türküler söyledik. Sendeledik yolda ilerlerken ama hiç geriye dönmedik. Kim demiş sustuk? Kim demiş sustuk? Kim demiş direnmeyip teslim olduk? İşte teslim olmayanlar burada. İşte teslim olmayanlar burada. İşte direnenler burada. Merhaba dostlarım. Merhaba. İki yıl sonra yine omuz omuza, yürek yüreğe aynı salondayız.
İki yılda kara kışlardan dar yollardan geçtik. Bize ömür biçenler oldu. Dayanamazlar dağılırlar dediler. Vazgeçerler dediler. Teslim olacaklar dediler. Ama yine buradayız. Ayaktayız. Bin kere budadılar körpe dallarımızı. Bin kere kırdılar. Yine çiçekteyiz işte. Yine meyvedeyiz. Bin kere korkuya boğdular zamanı. Bin kez ölümlediler. Yine doğumdayız işte. Yine sevinçteyiz. Hepiniz, hepiniz Cumhuriyet Halk Partisi'nin muhalefetteki son kurultayına hoş geldiniz, şeref verdiniz. 81 ilde 973 ilçede Baba ocağının Baba ocağının bacasını tüttürenler burada.
“Türkiye'ye sandığı getiren partidir”
Sabahın seherinde kapıyı açanlar, çayı koyanlar o kapıyı gün boyu açık tutanlar burada. Atatürk'ün askerleri, Cumhuriyetin muhafızları burada. Tribünlerde yurdun dört bir yanından büyük bir coşkuyu ortak olmak için gelenlere hoş geldiniz diyorum. Hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Ayrıca kurultayımızı onurlandıran Türkiye'deki siyasi partilerin değerli temsilcilerini, onların şahıslarında değerli genel başkanlarını, tüm üyelerini salonumuzu şereflendiren değerli büyükelçilerimizi, diplomatları, Sosyalist Enternasyonal'den, Avrupa Sosyalist Partisi'nden ve dünyadaki kardeş partilerimizden buraya gelen tüm yoldaşlarımızı saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz.
Bugün kim olduğumuzu hatırlama unutanlara hatırlatma günüdür. Cumhuriyet Halk Partisi Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyetleri'nden yani Kuva-yi Milliye'den doğmuştur. İlk kurultayımız 4 Eylül 1919 tarihli Sivas Kongresi'dir. İlk delegelerimiz Sivas Kongresi'nin kahraman 41 delegesidir. Cumhuriyet Halk Partisi önce kurtuluşu sonra kuruluşu örgütleyen Türkiye'ye eşit yurttaşlığı, temel insan haklarını getiren, ülkemizi çok partili demokratik sisteme taşıyan yani Türkiye'ye sandığı getiren partidir.
“Kurultaylarımız ülkeyi değiştirme görevi ve sorumluluğu taşır”
70'lerde sosyal demokrasiyi iktidar yapan partidir. Bu parti yıllarca iktidar olmasa bile milletin gücünden başka bir güç tanımayan, başka bir güce inanmayan, demokrasi fikrinden bir milim sapmayan partidir. Gün olmuş, partimiz ağır bedeller ödemiştir. 12 Eylül darbecileri tarafından kapatılmıştır. Mallarına el konmuştur. Genel başkanlarımız hapse atılmıştır. Ama bir Anka kuşu gibi küllerinden doğmayı başarmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk'ün yaktığı ateşi söndürmeye kimsenin gücü yetmemiştir. Bundan sonra da yetmeyecektir. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'ye yön veren Türkiye'nin kurucu iradesini temsil eden partidir. Bizde kurultay varsa ülkenin gündemi o kurultaydır. Her kurultay öncesi ülkeye bir seçim ruhu, seçim havası hakim olur. Kurultaylarımız hem partiyi hem ülkeyi değiştirme görevi ve sorumluluğu taşır. Sizler Sivas Kongresi'ndeki 41 delegenin bugünkü temsilcilerisiniz. Birileri ülkede sandığı kaldırmaya çalışırken mahallelerden başlayarak mahallelerimize koyduğumuz sandıklardan ilçeye, ilçe kongrelerinden ile il kongrelerinden bu salona görevlendirilen ve omuz başlarında 2 milyon üyemizin hem de 86 milyon vatandaşımızın yüklerini, sorumluluğunu taşıyorsunuz.
Bu kurultayda vereceğiniz kararla partimizi iktidara taşıyacak kadroları belirlemeye geldiniz. Bunun için bu önemli günde buraya bu görevi yapmaya büyük bir disiplinle kararlılıkla gelen tüm delegelerimizin şahsında Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün ve tüm üyelerinin karşısında saygıyla eğiliyorum. Hoş geldiniz. İyi ki sizlerle yol arkadaşıyız. İyi ki birlikteyiz."
"İki yılın hesabını verme günüdür"
2 yıldır her günümüz birlikte mücadeleyle geçti geçiyor. Bugün benim için de geçtiğimiz 2 yılın hesabını sizlere, kurultayımıza verme günüdür. Bugün verdiğimiz sözleri tutabilmenin iç huzuruyla karşınızdayım. Tarihin o dönüm noktasında o dönüm noktasındaki kurultayımızda mertçe yarıştık, mertçe rekabet ettik. Kurultayımızın ardından 4 ayda ilk seçimlerimize hazırlandık. Kadınlara, gençlere ve bilime güvenerek yola çıktık. Dar vakte tam 106 yerel seçim mitingi sığdırdık. Örgütümüze güvendik. Özgüvenli siyaset yaptık. Ve söz verdiğimiz gibi ilk seçimde partimizi 47 yıl sonra Türkiye'nin 1. partisi yaptık. %25 olan oyumuzu 10 ay sonra ittifak olmadan %38'e çıkardık. Milletimizin desteğiyle alınamaz denilen yerleri, mucize gibi düşünülen ilçeleri, şehirleri kazandık. Kilis'i, Adıyaman'ı, Kütahya'yı, Afyon'u, Uşak'ı, Kastamonu'yu, canım Manisa'mı, Denizli'yi, Bursa'yı, Balıkesir'i kazandık. O gece 411 belediye başkanlığı ile nüfusun %85'ine hizmet etme imkanını yakaladık. Bunu tek başımıza biz değil. Her biri birbirinden kıymetli adaylarımızla evet ama tek başımıza değil. Örgütümüzle ve milletimizle birlikte başardık. Yerel seçimlerden sonra da durmadık. İllerimizi dolaştık. 21 Halk buluşması gerçekleştirdik. Yetmedi. Partimizi yeniden sokağa, meydanlara ısındırdık.
Atanmayan öğretmenlerden işçilere, emeklilerden çiftçi buluşmalarına kadar 9 ayrı tematik miting yaptık. Partimizin yurt dışındaki bağlarını güçlendirmek için çok çalıştık. Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcılığı görevini üstlendik. 11 ülkeye toplamda 20 ziyaret gerçekleştirdik. 19 Mart'tan sonra darbeye karşı direniş evresine geçtik. 255 günde 72 eylemde toplamda 11 milyon yurttaşımızla meydanlarda buluştuk. Ve 2 yılda 62 ilde 208 kez meydanları doldurduk. Meydanlara dolmadık, meydanlardan hep birlikte taştık. Ankara'da oturmadık. Ankara merkezli siyaset yapmadık. Bize istikamet çizenlere de teslim olmadık. Millet merkezli siyaset yaptık. Milleti de bu siyasete kattık, bu siyaseti ortak ettik. Baba ocağına katılımları arttıracağımızın sözünü vermiştim. 2 sene önce 1.2 milyon olan üye sayımızı tam 2 milyona ulaştırdık. Yeni döneme uygun bir tüzük ihtiyacını dile getirmiştik. Aylar süren çalışmalar sonucunda 81 il başkanımızın sahiplenmesiyle ve büyük emekleriyle büyük bir mutabakatla yeni tüzüğümüzü yaptık. Neredeyse oy birliği ile oy birliği ile kabul ederek yürürlüğe koyduk. Gençlerin ve kadınların önünü daha da açtık. Örgütümüzün ve üyelerimizin adaylıklardaki söz hakkını güçlendirdik. Küçük kurultayımızı yeniden şekillendireceğimizi söylemiştik.
Örgüt Temsilcileri Meclisimizi oluşturduk, katılımcılığı arttırdık. Yeni bir programın sözünü vermiştik. Bir yıl boyunca emek emek dokuduğumuz programımızı hazırladık. Önce 81 ilde sonra 923 ilçede sonra tekrar 81 ilde il danışma kurullarıyla yerelde ilçeden ilden başlayarak sivil toplumla, sendikalarla, meslek örgütleriyle, kanaat önderleriyle çalışarak olgunlaşan raporları Ankara'ya yolladık. Dünyaya doğru zeminden, doğru perspektiften bakan harika bir ekibin çalışmasıyla başarılı sosyal demokrat programları sosyal demokratları iktidara taşımış programları inceledik. Onların bize uygun kısımlarından yararlandık. 600 akademisyenle 600 örgüt temsilcisi ile gençlik ve kadın kollarımızın dışında 250 genç arkadaşımızla hep birlikte çalışarak gençlik kollarının, kadın kollarının içine sinen, parti dışındaki gençleri, kadınları da duyan, gören ve hepsini birden aynı metnin içinde buluşturabilen bir çalışmayı tamamladık. 4-9 Eylül'ü genel başkanlarımızın Allah gani gani rahmet eylesin. Altan Abi oradan hepimize gurur duyan, özlem duyan gözlerle bakıyor.
Bir önceki kurultayda birlikteydik. Saraçhane'de otobüsün üstünde birlikteydik. Bu tüzüğü yaparken örneğin delegelerden imza toplamak imza toplandı, toplanmadı tartışmaları alıp başını gidecek. Başkası aday olabilecek mi? Genel Merkez ne kadar hakim tartışmalarının partiyi boşu boşuna, mevcut genel başkanı da partiyi de boşu boşuna yıprattığı tespitiyle Altan abimizin önerisiyle Hikmet Başkanımızın biraz önce telefonda konuştuk. Çok yakında otobüsün üzerinde olacağının sözünü, müjdesini buradan vererek sevgili Hikmet Çetin'i selamlıyorum Genel Başkanımızı. Hiçbir zaman bizi yalnız bırakmayan Sayın Murat Karayalçın'la birlikte örneğin tüzüğün mevcut genel başkan imza toplamaz. Talebi halinde adaydır. 70 imza toplamıyorsa zaten aday olmaz.
Ama imzaları mevcut genel başkan hiç toplamaz. Aday olanlar da %5'i ile aday olabilirler diyerek o bu sefer kullandığımızda ne kadar işe yarayan, tartışmaların önünü kesen gerçek konuşulacak gündem yerine gündeme sis etkisi yapacak uygulamayı genel başkanlarımızın önerisiyle örneğin tüzüğümüze derç ettik. Ve o 4-9 Eylül Kuruluş Haftası fikriyle delegelerimizin bunu tüzüğe koymasıyla bu sene de 4-9 Eylül'ü 4 Eylül Sivas Kongresi'nden 9 Eylül hem ülkenin düşman işgalinden kurtulduğu sembol güne, hem partimizin kurulduğu güne, kapatılan partimizin yeniden kurulduğu güne atfen 4-9 Eylül Kurtuluş Haftamızı bu sene yine coşkuyla kutladık.
"Şimdi iktidar zamanıdır "
Ve içinde bir yıllık emeğin sonunda ortaya çıkan programımızı hep birlikte konuştuk tartıştık. Varsın olsun. Ekranı ortadan ikiye böldüler. Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul'daki Baba ocağına kayyım atadılar, 5.000 polisle saldırdılar. Bunu tam da bu bunu tam da programımızı hep birlikte bu kurultaya yollayacak son halini verdiğimiz 8 Eylül gününde yaptılar.
Bize yapılan her provokasyona her türlü saldırıya bizi pozitif gündemden başka gündemlere çekmeye çalışanlara inat sesi yükselttiğimiz gün de oldu ama sözü yükseltmenin içeriye önem vermenin ve bu ülkeyi yönetecek kadrolarında bu ülkeyi yönetecek programında hazır olduğuna inancımızla milletimizin hep karşısında kararlılıkla, hem cesaretle hem metanetle durduk.
Bu kurultaydan, geçen kurultayda olduğu gibi bir söz vererek ayrılmayı ve bu sözü tutmayı kendim için hayatımın onur meselesi sayıyorum. Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40’ıncı kurultay, iktidardaki ilk kurultayımız olacak. Artık iktidar zamanıdır, şimdi iktidar zamanıdır
“Bu süreç CHP'ye yarıyor korkusuyla normalleşme havasını bozmayı tercih ettiler”
İktidar zamanıdır. Şimdi iktidar zamanıdır. İktidara hazır mıyız? Şimdi iktidar zamanı gençlerin dediği gibi iktidar iktidar iktidar. Değerli yol arkadaşlarım. Bugün karşımızda milletin iradesine direnenler vardır. Vakti gelmiş bir değişime engel olacaklarını sananlar vardır. 2 yılda bu ülkede açılan derin yaraları hatırlamamız gerekir. Yerel seçimlerden sonra bir yandan partimizde politika üretirken diğer yandan belediyelerimizde hizmetler ürettik. Kısa sürede belediyelerimizden memnuniyet oranları yerel seçimde alınan oyların da çok daha üzerine çıktı. Partimiz de yapılan tüm anketlerde birinci parti olmaya devam etti.
Birinci parti olmanın sorumluluğuyla siyasetin yönünü milletin sorunlarına çevirmek için çabaladık. Biz normali bu dedik. Adı normalleşme kaldı. Daha önce bayramda seyran da bizi aramayanları seçmenlerine hürmeten biz aradık. Şehit cenazesinde selam vermeyenlere selam verdik. Anıtkabir'de yüzümüze bakmayanlara misafir olduk, misafir ettik. Bu ülkede kavgayı kutuplaşmayı bitirmek istedik. Millet bizden kavga değil hizmet bekliyor.
CHP Genel Başkanı Özel:
— Independent Turkish (@TurkishIndy) November 29, 2025
Partimizi değil bir cephe olarak demokratik siyaseti savunuyoruz
Herkesi bir Stockholm sendromuna kapılmamaya, dün elinden elinden zor kurtulduğunuz celladınıza aşık olmamaya davet ediyorum https://t.co/i8ANdL4JGP pic.twitter.com/VA4G4berHC
“Onun artık bizimle siyasi rekabet edecek takati yoktur”
Milletin sesini duyun. Milletin sandıkta yazdığı mektubu okuyun dedik. Bu tutumumuz vatandaşlardan büyük bir destek gördü. Ne olduysa olanlarda bundan sonra oldu. Anketlerde geriye düştüğünü, CHP'nin oylarının emanet olduğunu, seçimden sonra hemen döneceğini düşünüp de Cumhuriyet Halk Partisi'ni her ay biraz daha iyi bir noktada görenlere bu süreç CHP'ye yarıyor. Bu süreci bitirin. Hatta bitirmeyin, onlara bitirtin dediler. Bu süreç CHP'ye yarıyor korkusuyla normalleşme havasını bozmayı tercih ettiler. Yeniden kavgaya, kutuplaşmaya döndüler. Düşman olmadan siyaset yapamayacaklarını o günden belli ettiler. Sosyal Güvenlik Kurumu borçları üzerinden belediyelerimizin gelirlerini kesmek istediler. Bakanlarına canlı yayında CHP'li belediyeleri silkeleyin talimatı verdiler.
Daha sonra tarihimizde görülmemiş bir yola tenezzül ettiler. Tayyip Bey bizimle siyasi rekabet edemeyeceğini anlamıştı. Kendisine de, partisine de artık güvenmiyordu. Ana kademesine, kadın kollarına, gençlik kollarına güvenmiyor, inanmıyordu. İşte o yüzden hiçbir partide olmayan 4. bir kolu kurdu. Ve AK Parti yargı kollarının başına anayasaya aykırı olarak bir bakan yardımcısını, bir siyasi kişiliği İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı sıfatıyla atadı. Çünkü onun artık bizimle siyasi rekabet edecek takati yoktur.
“Milletin hafızasından hiçbir zaman silinmeyecek bir darbeye kalkıştılar”
AK Parti'nin bu örgütle mücadele etmeye cesareti yoktur. Tayyip Bey'in tek güvendiği AK Parti'nin yargı kollarıdır. AK Parti yargı kolları kurulduktan sonra saldırılar başladı. İlk kez 30 Ekim 2024'te Esenyurt Belediye Başkanımız sevgili Ahmet Özer'i tutukladılar. Türkiye'nin en büyük ilçesine Esenyurt'a kayyum atadılar. Erken seçim istediğimiz için ve artık bu yapılanların yani Esenyurt'ta başlayan, Beşiktaş'la devam eden ve adım adım bir darbe pratiğinin işlediğini gördüğümüz süreçte bunu bir savaş ilanı kabul ettik. Bundan sonra ne yapacaksınız diye değerli basın mensupları sorduğunda savaş ilan ettiler. Biz masada oturuyorduk, masanın altından balta çektiler. Savaş ilan edilen, saldırıya uğrayan kimse, yapı, parti ne yaparsa bundan sonra yapacağız, mücadele edeceğiz dedik.
Erken seçim istedik. Erken seçimin adayı erken belirlenir diyerek yola çıktık. 23 Mart'ta ön seçimle adayımızı belirleyemeyeceğimizi ilan ettik. İşte o zaman, o zaman daha da paniklediler. Millet erken seçim isterken onlar darbe hazırlığını erkene çektiler. Ekrem Başkanımızın ön seçim başvurusu yaptığı günden bir gün sonra 22 Şubat'ta 31 yıllık diplomasına soruşturma açtılar. 19 Mart günü fakültenin yönetim kurulu toplanacaktı. Fakülte yönetimini bu hukuksuz bu akıl almaz karara ikna edememişlerdi. Bu yüzden işi üniversitede çöp toplatmak, ring seferlerini düzenlemek olan üniversite yönetim kurulunu yetkisiz olduğu halde topladılar ve diplomayı siyasi atamalarla kendilerinden yaptıkları üniversite yönetim kuruluna diploma iptali yaptılar.
Ön seçime 5 gün kala bir iftar zamanında bu yetkisiz kurul diplomayı iptal etti. O kadar korkuyorlardı ki diplomayı iptal etmekle yetinmediler. İptalden saatler sonra bir sahur vaktinde Ekrem Başkanımızın evine yüzlerce polisle baskın yaptılar. Tepedeki bir kişi 3 savcı, 3 hakim, 3 gizli tanıkla bu milletin hafızasından hiçbir zaman silinmeyecek bir darbeye kalkıştılar.
Darbeciler bu kez postalla, tankla değil üzerlerindeki cübbeleriyle geldiler. Sonra herkes sussun, kimse tepki göstermesin istediler. Gösterileri yasakladılar. Meydanları ablukaya aldılar. Otobüsleri durdurdular, metroları kapattılar, köprüleri kaldırdılar, vapurları bağladılar. Her şeyi hesap ettiler ama milleti hesap edemediler. Cumhuriyet Halk Partililer, Vatan Emniyetin önünde öğrenciler, Beyazıt Meydanı'nda toplandı. İki tarafta, iki tarafta seçtiğine sahip çıkmak için sandığa sahip çıkmak için, iradesine ve geleceğine sahip çıkmak için önlerine konulan barikatları aştılar ve Saraçhane'de buluştular.
7 gün, 7 gece aynı meydanda aynı otobüsün üstünde aynı mikrofondan yükselen sesimize güç verdiler. Darbecilere geçit vermediler. Onları Saraçhane'den püskürttüler. Saraçhane'deki 7 gün, 7 gece süren ve ilk gece ne olacaksa bu gece olacak dediğimiz ve 1.000 kişi bile toplanamaz dedikleri önlemlere rağmen 110.000 kişiyle toplanıp 23'ü akşamı Saraçhane'de 1.200.000 kişi olan ve darbeyi püskürten, o gün orada olmasa da kendi memleketinden, ilinden, ilçesinden bu mücadeleye yüreğini koyanlara selam olsun, helal olsun.
"Z planımız da İmamoğlu"
Dört günlük gözaltı süresini 23 Mart'ta ön seçime denk getirmişlerdi. Dediler ki: Aday gözaltındayken ön seçimi yapamazlar. Ama bu hesapları tutmadı. Sandığı koyduk. Sandığın yanına dayanışma sandıklarını da koyduk. Milletimizi davet ettik. Ve 2 milyon üyesi olan Cumhuriyet Halk Partisi yanına koyduğu dayanışma sandıklarıyla 15,5 milyon vatandaşımız koştu, geldi, oylarını kullandı. En genci 18, en yaşlısı 104 yaşındaydı. Elbette 6 yaşında çizdiği resmini sandığa atanlar da vardı. Karnında 3 aylık bebeğiyle gelen de oldu. 2 elinde 2 bastonuyla merdivenleri tırmanan da. Biz onlara "Gelin, seçin, tarihe geçin." demiştik. Geldiler, seçtiler, tarihe geçtiler. Hepsinin önünde saygıyla eğiliyorum. Bugün adayımızın metrodaki sesinden, duvardaki resminden, sosyal medyadaki hesabından bile korkuyorlar. Onlara buradan bir kez daha söylüyorum: Ekrem İmamoğlu adayımızdır. A planımız da, B planımız da, Z planımız da budur. Onunla mücadelenin meşru yolu sandıkta yarışmaktır. Ekrem İmamoğlu milletin adayıdır. Saray'ın adayı kimse, kendisine güveniyorsa meydana çıkmalıdır. Ekrem İmamoğlu'nu alt edeceksen millete güveneceksin, karşısına çıkacaksın. Hodri meydan yargı kollarına değil teşkilatına güveneceksin. Ben örgütüme güveniyorum. Ben milletime güveniyorum. Adayım burada örgütüm burada sandık nerede? Hodri meydan getirin sandığı, millet versin kararını.
“CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak”
Bugün 15 belediye başkanımız ve yol arkadaşımız tutukludur. Her birinin değerli aileleri, eşler, çocuklar, anneler babalar bu salondadır. Bize emanettir, millete emanettir. Yalanlar, iftiralar attılar. Yalana, iftiraya doymadılar. Tam 237 gün sonra iddianame yazabildiler ama attıkları 8 aydır tartıştırdıkları yalanların iddianamede arkasında duramadılar, iddianameye o yalanları yazamadılar, bizi yargılayacakları iddianamede bu aziz milletin vicdanında kendileri yargılanır oldular. Çünkü millet günün mağdurlarının nasıl zalim olduğunu gördü.
Sayın Erdoğan da bu gerçekleri görünce rahatsız oluyor ve anlatamıyorsunuz diyor. Gazetecilere, basın mensuplarına, yandaş basına yükleniyor zorluyor. Ama bir yalan bir doğrunun karşısında, bir iftira bir hakikatin karşısında ne kadar dayanabilir ki?
Bu parti bizi sokaklardan, meydanlardan koparmak isteyenlerden arınacak. Çünkü bu parti artık seçim gecesi ışıklarını erkenden söndüren, üyelerinin gözyaşı döktüğü bir parti olmayacak. CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak. Artık kimse bizi yenilgiye alıştıramayacak.
Müesses Nizamla mücadeleden dönüş yoktur. Dönüşü olmayan bu yolda korkanlara da yer yoktur. Müesses Nizama işbirlikçi olanlara kara düzenin sesi olanlara, bu örgütlerin vermediği görevleri başka kapılarda arayanlara yer yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi arınacaksa işte bu anlayıştan arınacak.
Bizi yüzde 25'e hapsetmek isteyenlerin sokaklardan, meydanlardan koparmak isteyenlerden arınacak. Çünkü bu parti artık seçim gecesi ışıkları erkenden söndüren üyelerinin gözyaşı döktüğü bir parti olmayacak. Bu parti Bu parti kadın kollarının seçim akşamı tülbenti sirkeye basıp başına bağladığı bir parti olmayacak.
Bu parti gençlik kollarının ışığı sönmeden kendi evine giremediği, boynu bükük sokakta beklediği, babası ne oldu seçim deyince yere bakan gençlik kollarının partisi olmayacak. CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak. Artık Artık kimse bizi yenilgiye alıştırmayacak. Ya müesses nizamın paslı zincirleri bu milleti saracak ya da bu millet bizimle birlikte zincirlerinden kurtulacak."
CHP Genel Başkanı Özel:
— Independent Turkish (@TurkishIndy) November 29, 2025
CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak
Müesses Nizama işbirlikçi olanlara kara düzenin sesi olanlara, bu örgütlerin vermediği görevleri başka kapılarda arayanlara yer yokturhttps://t.co/i8ANdL4JGP pic.twitter.com/dDV0HPBxiP
Özel tek aday
CHP'nin Ankara Spor Salonu'nda devam eden 39'uncu Olağan Kurultayı'nda genel başkan adaylığı için başvuru süresi tamamlandı. Genel Başkan Özgür Özel'in tek genel başkan adayı olduğu ilan edildi. Özel'in, Kurultay Başkanlık Kurulu Başkanlığı'na, "Tüzüğümüzün 51/2 maddesi 'Mevcut Genel Başkan isteği üzerine adaydır imza toplamaz, adına imza toplanamaz' ifadelerine haizdir. Bu tüzük maddesi uyarınca 39'uncu Olağan Kurultay'da Genel Başkan adayıyım" dilekçesi okundu. Divan, genel başkanlık için başka başvuru olmadığını ilan etti. İlerleyen saatlerde genel başkanlık için seçim yapılacak.
CHP 39. Olağan Kurultayı'nda genel başkan seçimi için oy verme işlemine geçildi
CHP 39. Olağan Kurultayı'nda genel başkan seçimi için oy verme işlemine geçildi. Genel başkanlık için 15.30'da başlayan oylama 17.00'ye kadar sürecek. Seçimlerde CHP'nin kayıtlı 1300'ün üzerinde kurultay delegesi sandığa gidecek.
Genel Başkan Özgür Özel, başkanlık seçimlerinde oyunu 1 numaralı sandıkta kullandı. Özel, oyunu kullanmasının ardından yaptığı açıklamada, "Bugün bizim açımızdan yeni bir başlangıçtır. Bu yeni başlangıçta bizle mertçe rekabet etmek isteyen herkesle rekabete hazırız. Bizi hala daha yıldırmaya çalışıyorlarsa ve soruyorlarsa ki 'Nasılsınız?' diye biz, bildiğimiz gibiyiz, biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, dostu düşmanı birbirinden ayırmakta" diye konuştu.
Öte yandan Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) adaylığı için de yarın 08.30'a kadar başvuru süresi verildi. PM'ye aday olabilmek için 10 kurultay delegesinin imzası gerekiyor
CHP'nin 39. Olağan Kurultayı'nda Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi
Partinin Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen 39. Olağan Kurultayı'nda genel başkan seçimi için oy kullanma işlemi tamamlandı.
Oyların sayımı ve tasnifinin ardından yapılan açıklamada, kurultayda tek aday olan Özgür Özel'in geçerli 1333 oyun tamamını alarak yeniden genel başkan seçildiği belirtildi.
Böylece Özel, 4'üncü kez üst üste genel başkanlığa seçilmiş oldu.
Independent Türkçe, ANKA, AA