DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan: Artık Abdullah Öcalan’ı dinleme zamanı

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu

Ekran alıntısı: Youtube

Doğan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında verdiği ve diğer siyasetçiler için de emsal oluşturan ihlal kararına dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:

Bu bir intikam davası dedik. Bunun hukukla, yargıyla izah edilebilecek herhangi bir tarafı yok dedik. Burada suç yok, makul şüphe yok. Hiçbir şey yok. Olmayan bir şey ne olabilir? Siyasi bir rövanş olabilir. Neticede bugün geldiğimiz noktada hem iç hukuk, hem dış hukuk, hem toplumsal kanaat neyi gösteriyor? Bizim söylediğimizin adeta bir teyidi çıktı ortaya.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un AİHM kararının ardından yaptığı açıklamalara da değinen Doğan, Demirtaş ve benzeri davalardaki tutuklulukların sürmesine tepki gösterdi:

“Bunu söylediği andan bu ana saatler, günler geçti. Tahliyeler için daha ne bekleniyor? Niye tahliye edilmiyor? Onlarca yıldır haksız, hukuksuz bir biçimde hapsedilenler var. Ki bu konuda siyasi bir davadan bahsediyoruz. Bu konuda siyasetçiler de o dönem tam karşısında yer alanlar da görüşlerini açıkladılar. Yani siyaseten de verilmesi gereken talimat verildi. Açık söyleyeceğiz, bunu gizlemeyeceğiz. Ne yazık ki bu ülkede yargı siyasi talimatlarla işliyor. Bugüne kadar böyle oldu. Bunca saat, bunca gün bir mahkeme kararının tebliği nasıl ulaşamıyor buraya?”

“Adalet tesis edilmeli”

Adaletin sağlanması gerektiğini vurgulayan Doğan, Türkiye’nin normalleşme sürecinin hukukla mümkün olabileceğini söyledi:

Beklenen tek şey adaletin tesis edilmesi. Buna dair umudun büyütülmesi ve demokratik siyasete yapılan darbelerle yüzleşme. İşte bu yüzleşmeyi adaletle sağlayabiliriz. Kaybedilen bu zamanı nasıl onarabiliriz? Hukukun gereğini yerine getirerek. Türkiye'nin normalleşmesi ve toplumsal barışın tesisi de bu hukuka uymaktan geçer. Artık vicdanda bu davanın bir hükmünün kalmadığını, zaten olmadığını hep söyleye gelmiştik.

“Yaprak kımıldamıyor”

Doğan, Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrılar, PKK’nin kongresini toplaması ve silah bırakma yönündeki adımlarına rağmen hâlâ somut bir gelişme yaşanmadığını belirterek şunları kaydetti:

Şimdi geçenlerde tüm bunlar oluyor ancak yaprak kımıldamıyor dedik. Aksini ancak somut bir eylemle, adımla gösterebiliriz. Oysa ne oluyor? Hukuksal altyapıya ilişkin çalışmalar nelerdir? Kamuoyu bilmiyor. Bizler bilmiyoruz. Komisyon toplanamadı.

“Doğrudan iletişim kurulmalı”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın komisyonun herkesi dinlemesi gerektiğine yönelik açıklamalarına değinen Doğan, komisyonun bu konuda hâlâ bir adım atmadığını belirterek şöyle konuştu:

Peki, komisyon neden hâlâ herkesin konuştuğu, herkesin bahsettiği, bu kadar önemli gelişmelerin yaşandığı bu gündemi değerlendirmiyor ve bu gündemle toplanmıyor, diye soruyoruz. Bunda bu kadar ısrar etmemizin nedeni şu; Sayın Öcalan yalnızca PKK’nin kurucu önderi değil. Etkili bir liderlik gücünden bahsediyoruz. Sınırlı koşullarda, sınırlı imkânlarla devasa bir sorunu eşit bir kardeşlik hukuku temelinde, silahları tümden ve kalıcı bir biçimde devre dışı bırakarak, stratejik bir değişim ve dönüşümle bir süreç yürütmeye çalışıyor. Şimdi asıl aktörü, ana muhatabı duymadan, görüşleri komisyona ulaşmadan, doğrudan iletişim olanakları sağlanmadan patinaj yapmaya devam mı edilecek? Yoksa sürecin ivme kazanması için cesur adımlar mı atılacak? Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu şey çok açık: siyasetin cesur davranması ve cesur adımlar atması.

“İktidar tutumunu net ifade etmeli”

Ayşegül Doğan, hükümetin bu süreçte açık ve cesur bir tutum sergilemesi gerektiğini vurgulayarak şu çağrıda bulundu:

Sorumluluk üstlenmeli, cesur olmalı demiştik. Bu çağrıyı yineleme ihtiyacı hissediyoruz. Meclis Komisyonu’nun, toplumun çeşitli kesimlerinin tartıştığı bu konuyu artık gündeme almasını öneriyoruz. İktidar Partisi bu konudaki tutumunu herhangi bir tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde net bir biçimde ifade etmeli. Aksi başka tartışmalara neden oluyor. Siyasi irade burada cesur da davranmaya dönük gayretini göstermeli. Duyulmak istenen ses ve ihtiyaç duyulan ses de tam olarak bu. Yani şimdi artık Sayın Abdullah Öcalan’ı dinleme zamanı. Silahların devre dışı bırakılması, bunun kalıcı hâle gelmesi için bunun yapılması lazım.

Doğan, son olarak Meclis Komisyonu’nun İmralı’yı ziyaret etmesini umduklarını belirterek, Abdullah Öcalan’ın tutulduğu koşulların da değiştirilmesi gerektiğini ifade etti.

 

Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU