Erbil saldırısını hukukçular yorumladı: Erbil zanlıyı Türkiye’ye teslim ederse yasaları çiğnemiş olur

Hukukçulara göre, Türkiye'nin Erbil Başkonsolosluk çalışanının hayatını kaybettiği saldırı Irak topraklarında gerçekleştiği ve Irak vatandaşları da öldüğü için zanlı Mazlum Dağ'ın Türkiye’ye iade edilmesi söz konusu değil

IKB'nin başkenti Erbil'de geçen çarşamba günü bir restorana silahlı saldırı düzenlenmişti / Fotoğraf: AA

Irak Kürdistan Bölgesi’nin (IKB) başkenti Erbil'de 17 Temmuz Çarşamba günü bir restorana düzenlenen silahlı saldırıda Türkiye'nin Erbil Başkonsolosluğu'nda görevli bir diplomat ve iki Irak vatandaşı hayatını kaybetmişti. 

IKB Güvenlik Ajansı anti-terör birimi cumartesi günü Facebook hesabından yaptığı açıklamada Erbil'de Türk konsolosluk çalışanlarına yönelik saldırının baş zanlısı Mazlum Dağ ve beraberindeki üç kişinin yakalandığını duyurmuştu.

Erbil saldırısı.jpg

Erbil'deki saldırının baş faili Mazlum Dağ (solda) ve Dağ'a yardım ettiği belirtilen Muhammed Bisksız./ Fotoğraf: AA


Türk konsolosluk çalışanlarına yönelik saldırıda yer aldığı şüphesiyle gözaltına alınan Mazlum Dağ’ın Türkiye vatandaşı olması yargılama sürecindeki tartışmaları da beraberinde getirdi.  

IKB’nin Dağ’ı teslim etmesi ve yargılamasının Türkiye’de yapılmasının hukuki boyutunu, uluslararası ceza hukuku uzmanı Dr. Masoud Sılevani ve Süleyman Şeyhnebi Independent Türkçe’ye değerlendirdi.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Dr. Masoud Sılevani’ye göre, Irak Kürdistan Bölgesi federal bir bölge olduğu için yargılama Irak anayasası referans alınarak yapılacak.

Irak ve Türkiye arasında “suçluların iadesi” ile ilgili anlaşmanın 1970 yıllarında imzalandığı hatırlatan Dr. Sılevani, 2005 yılında Irak anayasasında yapılan değişiklikle suçluların iadesi konusunun zorlaştırıldığını söyledi.

“Türkiye iade talebinde bulunsa da iade kararını IKB değil Irak Federal Mahkemesi verir"

IKB veya Irak’ın iki sebepten zanlıyı Türkiye’ye teslim edemeyeceğini anlatan Dr. Sılevani, şunları söyledi:

Birincisi, IKB kendi başına suçluları iade edemez çünkü Irak Federal Mahkemesi’nin bu yönde içtihatları var. Sadece Federal Mahkeme suçluları iade edebilir.

İkincisi, Irak Anaysası'nda ‘mekanın tahsisi’ adlı bir kanun maddesi var. Yani olayın meydana geldiği yer IKB toprakları içerisinde olduğu için zanlı veya zanlıların Erbil’de bir mahkemece yargılanması lazım.


Dr. Sılevani’ye göre, zanlıyı yargılamak için Türkiye iade talebinde bulunsa bile IKB’nin zanlıyı iade etme gibi bir kararı olamaz, iade kararını ancak Irak Federal Mahkemesi verebilir. 

Dr. Masoud Sılevani.jpg
Dr. Masoud Sılevani / Fotoğraf: Independent Türkçe


“Suç sabit görülürse idamla yargılanacaklar”

IKB yönetiminin zanlıları Türkiye'ye teslim etmesi durumunda kanunsuzluk yapacağını söyleyen Sılevani şu ifadeleri kullandı: 

Eğer olaya siyaset karışmazsa ve meseleyi tamamen hukuk bağlamında ele alırsak şunu söyleyebilirim, kanunlara göre IKB zanlıları Türkiye’ye teslim edemez. Şayet teslim ederse kanunsuzluk yapmış olur.

Mesela geçen sene bir IKB vatandaşı Almanya’da bir kızı öldürdükten sonra Erbil’e kaçtı. IKB zanlıyı yakaladı ve Almanya’ya teslim etti. Zanlının teslim edilmesi büyük tepkiye neden oldu. IKB’nin zanlıyı Irak Federal Mahkemesi’nin kararıyla teslim etmesi gerekiyordu.


Zanlıların suçunun sabit görülmesi halinde Irak Anayasası'nın 406'ncı maddesine göre idamla yargılanacaklarını dile getiren Dr. Sılevani, IKB’de idam infaz hükmünün çok özel durumlarda uygulandığını sözlerine ekledi.

“IKB’nin faili iade etme gibi bir yükümlülüğü yok”

IKB ile yakın hukuksal ilişkiler içerisinde olan avukat Süleyman Şeyhnebi, ülkelerin hukuksal yapıların değişiklik gösterdiğini belirterek, ülkelerin kendi topraklarında işlenen suçlarda vatandaşı olsun olmasın mağdur ülkeye failleri iade etme mecburiyetinin olmadığını söyledi.

Süleyman Şeyhnebi.jpg
Süleyman Şeyhnebi / Fotoğraf: Independent Türkçe


Fail ve mağdurların arasında vatandaşının olmasından dolayı Türkiye’nin iade talebinde bulunma hakkı olduğunu ifade eden Şeyhnebi, “IKB'nin failleri Türkiye’ye iade etme gibi bir zorunluluğu yok. İade etmek isterse tabii ki eder ama büyük olasılıkla kendisi yargılayacaktır. Çünkü olay hem kendi topraklarında olmuş hem de vatandaşları zarar görmüş. Dolayısıyla zanlının iade edileceğini düşünmüyorum” değerlendirmesinde bulundu. 

“Türk makamları yargı sürecine dahil olabilir”

Ceza hukuk sisteminin Irak Anayasası'ndan alındığı için muhatabın Bağdat, özelde ise Erbil hükümeti olduğunu düşünen Şeyhnebi’ye göre Irak Kürdistan Bölgesi, Türk makamlarını yargı sürecine dahil edebilir. 

IKB’nin faili Irak merkezi hükümetine de teslim etmeyeceğini görüşünü paylaşan Şeyhnebi, şöyle konuştu: 

IKB, Bağdat mahkemesi tarafından yargılanan eski Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve sünni siyasetçi olan Tarık Haşimi’yi de teslim etmedi. Haşimi, suçlu ve aranmakta olmasına rağmen Türkiye’de ikamet ediyor. Geçmişte buna benzer örnekler var. IKB, failleri ne Irak’a ne ne Türkiye’ye teslim etmeyecek.


Öte yandan Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, güvenlik güçlerinin 17 Temmuz’da gerçekleşen saldırının baş zanlısı ve ona yardım eden birini başarıyla yakaladıkları için yayımladığı tebrik mesajında "Yakalananlara ve onlara yardım edenlere yasalar çerçevesinde muamele edilecektir” ifadeleri kullanmıştı.

 

Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU