Hanefi Avcı 15 Temmuz'u değerlendirdi: Aşırıya kaçılıyor; siyasetçilerin ve basın mensuplarının cezasını halk vermeli

Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, Gülen Cemaati'nin emniyetteki yapılanmasını anlattığı kitabı yayımlandıktan 1 ay sonra Devrimci Karargah adlı sol örgüte yardım ettiği iddiasıyla tutuklanmıştı

Fotoğraf: AA

FETÖ'nün emniyetteki yapılanmasını anlattığı Haliç'te Yaşayan Simonlar adlı kitabı yayınladıktan bir ay sonra Devrimci Karargah adlı örgüte yardım etme suçlamasıyla tutuklanan eski emniyet müdürü Hanefi Avcı, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi ve sonrasındaki gelişmeleri Independent Türkçe'ye değerlendirdi. 

"15 Temmuz, bir daha kimsenin benzeri rüyalar göremeyeceğinin göstergesidir"

15 Temmuz'un ve 15 Temmuz sonrasındaki gelişmelerin, ülke tarihinde yaşanan bir çok olaydan çok daha büyük olduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Avcı, neticelerinin gelecekte de devam edeceğini söyledi. 

"Türk halkı büyük bir sınav vermiştir. Halk, güvenlik güçleriyle birlikte darbeye karşı koymuştur." diyen Avcı,  bundan sonraki sürece ilişkin "Kimsenin benzeri rüyalar göremeyeceği, hiç kimsenin demokratik yollar haricinde bu ülkede yönetime gelemeyeceğinin göstergesidir." yorumunu yaptı.

"Bu saatten sonra darbe gibi bir şey mümkün değil"

Türkiye'de bir daha askerin darbe yapmayacağını savunan Avcı, "Bu saatten sonra bu ülkede darbe gibi bir şey mümkün değil. Herkes alması gereken dersi aldı." diye konuştu. 

"Muhalifleri susturma boyutuna vardı"

15 Temmuz'daki darbe girişiminin faillerinin cezalandırılması için yapılan işlemlerin muhalifleri susturma boyutuna vardığını dile getiren eski emniyet müdürü, "Olayların faillerini cezalandırmak adına yapılan bazı işlemler, muhalifleri susturma boyutuna varmıştır. Ama insanlar mevcut iktidarın demokratik yollarla değişmesi gerektiğine inanmıştır." diye konuştu. 

"İktidara karşı olan herkes aynı kefeye konuldu"

Soruşturmalarda devletin daha akılcı ve stratejik davranması gerektiğini ancak aşırıya kaçıldığını da söyleyen Avcı, şunları söyledi:

O cenaha selam vermiş kişilere bile işlem yapılıyor. Keşke böyle olmasaydı. İçlerinden masum olanların kazanılması gerekirdi. Salt suç işleyenlere, darbeye karışanlara cezai işlemler, diğerlerine idari işlemler yapılabilirdi. Mevcut iktidara karşı olan herkesi aynı kefeye koymak gibi bir hata yapıldı, keşke bu da olmasaydı.

"Siyasetçilerin ve basının cezasını halk vermeli"

Hakkında işlem başlatılan ancak masum olduğu ortaya çıkan kişilerin varlığına değinen Avcı, "Beraat etmiş, ceza almamış ya da hiçbir tahkikata uğramamış insanların mağdur edilmemesi gerekirdi. Devlet zaman zaman olağanüstü önlemler alabilir ve mağduriyetler doğabilir ama mağdur olanların süratle mağduriyetlerinin giderilmesi gerekirdi" derken, siyasetçiler ve basına ilişkin şu görüşleri paylaştı: 

Türkiye'de her olayın hesaplaşması mahkemeyle, cezaeviyle yapılır sanılıyor. Hesaplaşma, olan bitenden ders çıkararak, bir daha aynı noktaya gelmemek için önlem alınarak yapılır. FETÖ'nün siyasi ayağı dediğimiz kesimin, siyaseten cezalandırılması gerekir. Yaptıkları teşhir edilsin, siyasi karşılığı olsun. Mahkemeye çıkarırsanız bunun sonu gelmiyor. Tutuklama bir tedbir olmamalı. Basın, yaşanılanları tarafsızca ortaya dökebilmeli, vatandaş da kanaatini öyle oluşturmalı. Dünyada siyasetçinin hatasının karşılığı, halkın oyuyla verilir. Hakimin savcının karşısına götürülerek değil. Basın mensupları için de aynı şey geçerli. Basın mensuplarının ve siyasetçilerin cezasını halk vermelidir.

 

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU