Avrupa'da protesto dalgası: "Radikal sağcılar kaostan faydalanıyor"

Avrupa'nın önemli ekonomilerinde patlak veren eylemler giderek büyüyor

Fransa'da polisle eylemcilerin çatıştığı protestolar nedeniyle Paris'in belirli bölgelerinde uygulanan sokağa çıkma yasağı devam ediyor (Reuters)

Avrupa'da ekonomik koşulların yarattığı sorunlara karşı protestolar yayılırken, yükselen yaşam maliyetleri seçimler öncesinde radikal sağcı partilerin elini güçlendiriyor.

Fransa'da haftalardır süren protestolar Sarı Yelekliler'in de katılımıyla ivme kazandı. Özellikle 17 Ekim'deki gösterilerde polisle eylemciler arasında çatışma çıkmış, birçok ünlü markanın dükkanı yağmalanmıştı.

Bunun ardından Paris'in merkezindeki bazı kesimlerde sokağa çıkma yasağı yürürlüğe kondu.  

İtalya'nın Milano kentinde de hayat pahalılığı ve hükümet karşıtı protestolar patlak verdi. Geçen hafta başlayan eylemlerde göstericiler tanınmış markalara ait mağazalara ve süpermarketlere saldırdı, polisle çatıştı.

İspanya'nın başkenti Madrid'de, María del Carmen Abascal'ın 70 yıldır yaşadığı evden geçen ay mahkeme kararıyla tahliye edilmesi büyük bir protesto dalgasına yol açmıştı. Konut krizine karşı düzenlenen protestoların sembolüne dönüşen 87 yaşındaki kadın, tedavi gördüğü hastanede hayatını yitirmişti.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Madrid'de öğretmenler, eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle geçen hafta sendikaların çağrısı üzerine greve gitmişti. Eylemlere öğrenciler de destek vermişti.

Portekiz'de hızla yükselen kira ve konut fiyatları karşısında hükümetin harekete geçmesini isteyen eylemciler Lizbon'da protesto düzenlerken, Belçika'da da eğitim politikalarına ve bütçe kesintilerine karşı hafta sonu binlerce kişi eylem yaptı.

Arnavutluk'ta da eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle öğrenciler sokaklara döküldü. Balkan ülkesinde ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın turizm projelerine karşı yürütülen protestolar da devam ediyor.

Reuters'ın analizinde Avrupa'yı saran protesto dalgasının "kıta siyasetini giderek daha fazla şekillendiren daha geniş kapsamlı ekonomik endişeleri yansıttığı" ifade ediliyor.

Avrupa genelinde İran ve Ukrayna'daki savaşların da etkisiyle hızla yükselen akaryakıt fiyatlarının Fransa, İtalya ve Almanya gibi ülkelerde gelecek yıl yapılacak seçimler öncesinde radikal sağ partilere yeni bir ivme kazandırdığı yazılıyor.

Avrupa Komisyonu, İran savaşının ticaret ve enerji piyasalarında yarattığı aksaklığın Avrupa'ya yaklaşık 100 milyar euro zarara yol açtığını tahmin ediyor. Doğalgaz fiyatları yaklaşık yüzde 140 artarken, dizel fiyatları iki katına çıktı.

Fransa'da hükümet bütçe açığı ve tahvil piyasalarından gelen baskıyla mücadele ederken, radikal sağcı Marine Le Pen'in akaryakıttan alınan katma değer vergisini önemli ölçüde düşürme önerisi kamuoyunda destek gördü.

Radikal solcu aday Jean-Luc Mélenchon ve partisi Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) da akaryakıtta tavan fiyat uygulanması gerektiğini savunuyor.

Almanya'da ise radikal sağcı Almanya için Alternatif (AfD), Rusya'yla enerji ticaretinin tekrar canlandırılması için kampanya yürütüyor. AfD'ye göre Berlin hükümetinin Ukrayna'ya desteği Moskova'yla ilişkileri bozarak Alman ekonomisini zayıflatıyor.

Amerikan haber ajansı AP, "Sağcı siyasetçiler bu kaostan faydalanıyor" diye yazıyor. İspanya'daki Deusto Üniversitesi'nden sosyolog María Silvestre, eylemlere ilişkin şu yorumları yapıyor:

Genç Avrupalılar yoğun bir belirsizlik yaşıyor ve kontrolü kaybettiklerini hissediyor. Belirli koşullar bir araya geldiğinde, bu hoşnutsuzluğu yönlendirebilecek ve insanları sokaklara dökebilecek bir kıvılcım aniden alevlenir.

 

Independent Türkçe, Reuters, ABC News, Wall Street Journal, Le Monde 

Derleyen: Yasin Sofuoğlu

DAHA FAZLA HABER OKU