Pakistan asıllı Amerikalı çocuk edebiyatı yazarı Aisha Saeed; ABD'nin Georgia eyaletinin Atlanta şehrinde yaşamını sürdürmekte. Ağırlıklı olarak çocuk kitabı yazsa da genç yetişkin kitapları da kaleme alıyor. New York Times'ın en çok satan yazarlarından biri. Yazıları; BBC, NBC, HuffPost gibi önemli yayınlarda neşredildi.
Ebeveynleri geleneksel, daha doğrusu gerici görüşlere sahipti, Saeed'i istedikleri kişiyle gönülsüzce evlendirdiler. Hayatının en güzel yıllarını yaşayamadı, içindeki kapanmaz boşluğu kitaplarla kapatmayı denedi, fakat bu yöntemi işe yaramadı.
Bu sebeple farklı kültürel özelliklere sahip karakterler yaratarak okurun kendisini bulabileceği metinler yazdı.
Gördüklerini yaz! Hayallerini yaz.
Çocuk edebiyatında çeşitliliği, çok renkliliği artırmak adına We Need Diverse Books (Çeşitli Kitaplara İhtiyacımız Var) organizasyonunu kurmuştur.
Kız çocuklarının pek önemsenmediği, görüşlerine değer verilmediği bir coğrafyadan gelen Saeed, kitaplarındaki kahramanları yine bu talihsiz coğrafyadan seçer. Okumak İstiyorum 1 eserinin başkahramanı Emel, 12 yaşındadır.
Pakistan'ın Nabay isminde küçük bir köyünde, 5 kız çocuklu bir ailenin en büyük çocuğudur. Okumayı çok sever, araştırmaya meraklıdır. Öğretmen olmaktır hayali.
Ortadoğu coğrafyası ya da benzer zihniyete sahip yerlerde ailenin en büyük oğlu ikinci baba, kızı ise ikinci annedir. Ailenin en fedakârı, kendinden ödün vereni bunlardır, toplumun beklentisi de bu yöndedir.
Annesinin 5. çocuğunu dünyaya getirmesiyle Emel'in yedek annelik sorumluluğu fiilen başlar, gitgide okuldan uzaklaşır.
…evde ne kadar uzun kalırsam okuldan da o kadar geri kalıyordum. Buna fazla devam edemezdim…
Zor geçen doğumun ardından annesinin yatakta uzun süre kalması evin ve kardeşlerinin tüm yükünü onun sırtına bindirir. Ütü, temizlik, yemek yapma, kardeşlere bakma Emel'in yeni vazifesi olur.
Annesinin ağlayarak dünyaya getirdiği kız çocuğu için babasından özür dilediğini işittiğinde Emel, ailesinin erkek evlat beklediğini ve kızların ikinci sınıf olarak görüldüğü bir yerde yaşamakta olduğunu anlıyor:
Ailemin bir erkek çocuk istediğini elbette biliyordum… Ama annem ile babamın yüzündeki ifadeye baktığımda onların hayal kırıklığına uğradıklarını değil, yıkıldıklarını gördüm. Diğer kız kardeşlerim doğduğunda… o zamanki tepkileri de böyle mi olmuştu acaba? Ben doğduğumda da bunlar yaşamış mıydı…
Babasının eğitimini önemsememesinin nedeninin kendisinin kız çocuğu olmasından kaynaklandığını anladı. Erkeklerin gittiği okulun kütüphanesindeki kitapların çok, kızlarınkinin az olması; erkeklerin az, kızların çok iş yapmasının nedeninin cinsiyetler arasındaki eşitsizliğin alametleri.
Sınıfımızda küçük bir kitap koleksiyonumuz vardı ama erkeklerin okulunda onlara daha çok seçenek sunan büyük bir kütüphaneleri olduğu bir sır değildi.
Kitaplarda eğitimin en temel hak olduğu yazar. Ancak dünyanın bir köşesinin küçük bir köyünde, gericiliğin hâkim olduğu toplumlarda eğitimin temel hak olduğu sadece kitaplarda yazar, gerçek hayatta hiçbir karşılığı yoktur.
Küçük yaşta kardeşlerine bakması, yüz yüze geldiği zorluklar, okumak için verdiği mücadele Emel'in güçlü ve dayanıklı bir karakter olduğunu gösteriyor.
Onun yaşadıklarını farklı biçimlerde yaşamış olduğumuz yüksek ihtimal. Fakat günümüz çocukları, pamuk içerisinde, hiçbir zorlukla karşılaşmadan büyütüldükleri için zorluk nedir bilmezler.
Okumanın ehemmiyetini anlamaları, avantajlı çocukların olduğu gibi dezavantajlı olanların da olduğunu bilmeleri için çocukların, gençlerin bu kitapla karşılaşmalarını isterim. Kitabın dili sade, anlatımı akıcı ve gereksiz betimlemelerden kaçınılmış.
Aishe Saeed'in Okumak İstiyorum'u çocuk kitabı olduğu sizi yanıltmasın. Anasınıfı ve birinci sınıf öğrencileri hariç; her yaştaki okura hitap ediyor.
Erkek çocuğu olsaydım, çamaşırları katlayıp kıyafetleri ütülemek için evde kalmak zorunda olacak mıydım? Erkek çocuğu olsaydım babam hayallerimi unutmam gerektiğini bu kadar rahat bir şekilde söyleyebilecek miydi?
Keyifli okumalar…
Not: Alıntılar "Okumak İstiyorum" kitabından alınmıştır.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish