Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta spor tırmanışı inceliyoruz.
Bir duvar, iki farklı mücadele. Spor tırmanış dışarıdan bakıldığında yalnızca yukarıya doğru ilerlemekten ibaret gibi görünebilir.
Oysa yarışmacıların karşısındaki duvar, her disiplinde farklı bir sınava dönüşüyor. Hız tırmanışında rakibini geride bırakmak için saniyelerle yarışan sporcular, lider disiplininde kendilerine verilen süre içinde mümkün olduğunca yükseğe çıkmaya çalışıyor.
Dünya Tırmanış Serisi'nin 23-25 Ekim'de Şili'nin Santiago kentinde düzenlenecek etabı da bu iki farklı yaklaşımı bir araya getirecek.
Parque Bicentenario de Cerrillos'ta yapılacak organizasyon, Dünya Tırmanış Serisi'nin Şili'de düzenlenen ilk etabı olma özelliğini taşıyor. Üç gün sürecek yarışlarda dünyanın önde gelen sporcularının yanı sıra ev sahibi ülkenin temsilcileri de mücadele edecek.
Hız tırmanışı, spor tırmanışın en kolay takip edilebilen disiplinlerinden biri. Çünkü burada amaç açık: 15 metre yüksekliğindeki duvarın tepesine rakibinden önce ulaşmak.
Geleneksel iki şeritli formatta sporcular, birbirinin aynısı paralel rotalarda aynı anda tırmanmaya başlıyor. Yarışı, duvarın tepesindeki bitiş noktasına ilk ulaşan sporcu kazanıyor.
Bu nedenle her hareketin önemi büyük. Küçük bir tereddüt ya da tutuşta yaşanan hata, yarışmacının birkaç salise kaybetmesine ve rakibinin gerisine düşmesine yol açabiliyor.
Lider disiplininden farklı olarak hız tırmanışında rotalar bütün turlar boyunca değişmiyor. Sporcular aynı güzergahı tekrar tekrar çalışabiliyor ve hareketlerini mümkün olduğunca otomatik hale getirmeye uğraşıyor.
Burada hedef yalnızca güçlü olmak değil, gücü, dengeyi ve koordinasyonu mümkün olan en kısa sürede bir araya getirmek.
Hız tırmanışı, spor tırmanışın kendi dünya rekorları bulunan tek disiplini. Uluslararası organizasyonlarda iki şeritli duvarlar uzun süre standart olarak kullanılırken 4 şeritli format da son yıllarda öne çıkmaya başladı.
Bu formatın 2024'te Madrid'de test edilmesinin ardından 2025'te Çin'in Chengdu kentindeki Dünya Oyunları'nda uluslararası sahneye çıkması, yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
Lider disiplini ise bambaşka bir mücadele. Burada sporcular, güvenlik halatıyla bağlı şekilde, 15 metrelik duvara tek tek tırmanıyor.
Her yarışmacının 6 dakikası ve tek denemesi var. Amaç, süre dolmadan mümkün olduğunca yükseğe ulaşmak.
Hız tırmanışında bütün sporcuların önünde aynı, önceden bilinen rota bulunurken lider disiplini yarışmacıları karşılarına çıkan rotayı çözmek zorunda.
Tırmanış sırasında hangi tutamağın kullanılacağı, bir sonraki hamlenin nasıl yapılacağı ve enerjinin nerede korunacağı büyük önem taşıyor. Yalnızca kas gücüyle ilerlemek yeterli değil, sporcuların duvarı okuyabilmesi ve doğru hareketi doğru zamanda yapması gerekiyor.
Sıralama, yarışmacının ulaştığı en yüksek tutamağa göre belirleniyor. Aynı tutamağa ulaşan iki sporcu arasında ise hamlenin devamında ne kadar ilerleme kaydedildiği de fark yaratabiliyor.
Puanlamada kullanılan "+" işareti, sporcunun ulaştığı tutamaktan sonraki tutamağa doğru bir hareket başlattığını gösteriyor.
Lider yarışmalarında rotalar eleme turları, yarı finaller ve finaller arasında yeniden hazırlanıyor. Böylece sporcular her aşamada yeni bir parkurla karşılaşıyor.
Yarı final ve final öncesinde yarışmacılara rotayı birlikte incelemeleri için 6 dakika veriliyor ancak bu süre içinde duvara tırmanmaları yasak.
Eleme turunda ise böyle bir rota inceleme süresi bulunmuyor. Yarı final ve finalde sporcular, rakiplerinin denemelerini görmeden yarışıyor. Böylece herkes rotayı kendi başına çözmek zorunda kalıyor.
Spor tırmanışın bugünkü profesyonel yapıya ulaşması epey yakın bir geçmişe dayanıyor. Tırmanışın kendisi çok eski bir uğraş olsa da sporcuların belirlenmiş kurallar çerçevesinde birbirleriyle yarışması, diğer pek çok spor dalına kıyasla yeni.
Modern spor tırmanışın başlangıcı genellikle 1985'te İtalya'da düzenlenen SportRoccia yarışmasına dayandırılıyor.
İlk yıllarda müsabakalar çoğunlukla doğal kaya yüzeylerinde yapılıyordu. Bu durum yağmur gibi hava koşullarının yarışları etkilemesine ve sporcuların aynı şartlarda mücadele edip etmediği konusunda tartışmalara neden oluyordu.
1990'da uluslararası yarışmaların yapay tırmanış duvarlarında düzenlenmesi kararı alındı. Böylece parkurların standartlaştırılması ve yarışmacıların daha eşit koşullarda mücadele etmesi mümkün hale geldi.
Sporun uluslararası ölçekte büyümesinde 2007'de Uluslararası Spor Tırmanış Federasyonu'nun (IFSC) kurulması da önemli bir dönüm noktası oldu.
Dünya kupaları ve uluslararası şampiyonalarla gelişen rekabetçi tırmanış, 2016'da Tokyo 2020 Olimpiyatları için resmi olarak programa alındı.
Pandemi nedeniyle 2021'de düzenlenen Tokyo Olimpiyatları'nda ilk kez yer alan spor tırmanışta sporcular lider, kısa kaya ve hız disiplinlerini içeren birleşik formatta yarıştı.
Paris 2024'te ise format değişti: Hız tırmanışı kendi madalya kategorisine kavuşurken lider ve kısa kaya birleşik yarışta yer aldı. Bu ayrım, hız disiplininin kendine özgü yapısını daha belirgin hale getirdi.
Şili'deki yarışlarda Slovenyalı Janja Garnbret, Japon Sorato Anraku ve Japon Neo Suzuki gibi uluslararası tırmanışın tanınmış isimleri de yer alacak.
Üç günlük programda cuma günü lider disiplininde kadınlar elemeleri, hız tırmanışında ise erkekler ve kadınlar elemeleri yapılacak. Cumartesi erkekler lider elemeleri ve hız tırmanışı finalleri düzenlenecek. Pazar günü ise lider yarı finalleriyle kadınlar ve erkekler final mücadeleleri gerçekleştirilecek.
Santiago etabı, tırmanış sporunun iki farklı yönünü aynı organizasyonda izleme fırsatı sunuyor. Hız tırmanışında kazananı bazen saniyenin küçük bir bölümü belirlerken lider disiplininde yarışmacılar her hamlede hem fiziksel sınırlarını hem de problem çözme becerilerini ortaya koyuyor.
İkisinin ortak noktasıysa aynı: Duvarın tepesine ulaşmak için yalnızca güçlü olmak yetmiyor, her hareketi doğru zamanda yapmak gerekiyor.
Kaynaklar: World Climbing, British Mountaineering Council
© The Independentturkish