Ege Üniversitesi’nde 160 köpeğin toplatılmasına tepki

Ege Üniversitesi’nde öğrencilerin bakımını üstlendiği yaklaşık 160 köpeğin gece yarısı toplatılması üzerine bir araya gelen yaşam hakkı savunucuları, uygulamaya tepki gösterdi. Açıklamada, hayvan haklarına ilişkin yasal düzenlemeler eleştirildi

Fotoğraf: ANKA

İzmir'de yaşam hakkı savunucuları, Ege Üniversitesi'nde öğrencilerin bakımını üstlendiği yaklaşık 160 köpeğin gece yarısı toplatılmasını protesto etti. Grup adına yapılan açıklamada, "Tüm karşı duruşlara rağmen nefret pompalayarak, halkın vergilerini trollere akıtarak, Türkiye tarihinin en kanlı hayvan düşmanı yasalarından birini çıkaran AKP iktidarı ve bu yasayı uygulayan yerel yönetimler sorumludur" denildi.

İzmir'de yaşam hakkı savunucuları, Ege Üniversitesi kampüsünde öğrencilerin bakımını üstlendiği yaklaşık 160 köpeğin Bornova Belediyesi tarafından toplatılmasına tepki göstermek amacıyla Bornova Cumhuriyet Meydanı'nda bir araya geldi. Buradan Bornova Belediyesi önüne yürüyen grup, basın açıklaması yaparak uygulamaya tepki gösterdi.


Grup adına Pınar Alp tarafından yapılan açıklamada, Ege Üniversitesi kampüsünde Hayvan Hakları Topluluğu'na tahsis edilen yaşam alanındaki köpeklerin gece saatlerinde toplatıldığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

Ege Üniversitesi'nde 2022 yılında rektörlük tarafından Hayvan Hakları Topluluğu'na tahsis edilen, yaklaşık 160 köpeğin padoklar içinde öğrenciler tarafından bakıldığı yaşam alanına gece 00.00 sıralarında Bornova Belediyesi ve çevik kuvvet eşliğinde baskın yapılarak köpeklere el konuldu. Buna karşı çıkan öğrenciler ve hak savunucuları polis tarafından darbedildi, biber gazı sıkıldı, alanda darptan dolayı yaralananlar oldu ve bu işkence gözükmesin diye alandaki tüm elektrik kesildi. Bu alan, kampüsteki köpeklerin öğrencilerin harçlıklarından artırdıkları paralarla tedavi ettirdikleri, besledikleri, ilgilendikleri; çoğu öğrencinin de mezun olduktan sonra alandan bir köpeği sahiplenip memleketine götürdüğü bir alandı. Tarikat ve cemaat uzantıları olduğunu bildiğimiz AKP'li kayyum rektör Musa Alcı, yaklaşık 6 ay önce Cumhurbaşkanı kararnamesiyle Ege Üniversitesi'ne rektör olarak atandı. İlk icraatı okula eylem yasağı koymak olduktan sonra ikinci icraatı da gece yarısı çevik kuvvet eşliğinde yaşam alanından köpek toplatmak oldu. Musa Alcı'nın şikayeti üzerine boşaltılan alanın, özel yurt inşaatı için kullanılacağına dair söylemleri duymaktayız. Musa Alcı bu üniversiteye rektör olmadan önce AKP'ye secde ederken bu köpekler bu kampüsteydi. Bu köpeklerin çoğu çipliydi ve bu alan topluluğa Ege Üniversitesi Rektörlüğü tarafından tahsis edilmişti. Yasa dışı hiçbir şey yoktu. Buna rağmen öğrencilerin yıllardır emek vererek kurduğu yaşam alanı, gece yarısı baskınıyla dağıtıldı.

"Hayvanların yaşamını savunanları hedef gösteriyorsunuz"

Sokak hayvanlarına yönelik uygulamalar ve hayvanların toplatılmasına ilişkin politikaları eleştiren Alp, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin açıklamalarına tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, her geçen gün yeni bir oran paylaşarak köpeklerin toplatıldığını söylüyordu. Son açıklamasında İzmir'i de hedef gösterdi. Ardından İstanbul'da selden etkilenen kedilerle videolar paylaşarak hayvan sevgisinden bahsetti. Siz kimi kandırıyorsunuz? Önce kısırlaştır, aşıla, yerinde yaşat politikasını ortadan kaldırdınız; yerine katliam yasasını getirdiniz. Türkiye'nin dört bir yanında köpekler damarlarına çamaşır suyu enjekte edilerek, kafalarına kürekle vurularak, çuvallara konularak öldürüldü. Şimdi de hayvanların yaşamını savunanları hedef göstererek bu katliamın sorumluluğunu üzerinizden atmaya çalışıyorsunuz. İnsanlar açlıktan ölüyor, emekliler geçinemediklerini söyleyerek Anayasa Mahkemesi önünde intihar ediyor, sokaklarda uyuşturucu, kadın cinayetleri ve çocuk istismarı almış başını gidiyor. Fon vurguncuları halkın cebindeki parayı hortumluyor. Hiçbirimiz bu devlet yüzünden güvende değiliz. Ama bu devletin koskoca İçişleri Bakanı köpeklerle uğraşıyor. Bize 'alın kendiniz besleyin' diyen devlet, kendi imkanlarımızla beslediğimiz köpeklerimizi işkenceyle elimizden alıyor. Devletin bütün kaynakları hayvanları toplamak ve yaşam alanlarını ortadan kaldırmak için seferber ediliyor. İnsanların yaşam hakkını, çocukların güvenliğini, kadınların hayatını güvence altına almayanlar; hayvanların yaşamını savunanları düşman ilan ediyor. Kimin yaşamaya değer görüldüğüne karar veren, yaşamı denetim altına almaya çalışan ve itiraz eden herkesi susturmak isteyen bu iktidar anlayışıyla yılmadan mücadele etmemiz gerektiğinin bilincindeyiz. Tüm karşı duruşlara rağmen nefret pompalayarak, halkın vergilerini trollere akıtarak, Türkiye tarihinin en kanlı hayvan düşmanı yasalarından birini çıkaran AKP iktidarı ve bu yasayı uygulayan yerel yönetimler sorumludur.

ANKA

DAHA FAZLA HABER OKU