26 Haziran 2013'te, çözüm süreci kapsamında oluşturulan Akil İnsanlar Heyeti olarak Dolmabahçe'de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'la bir araya geldik. Toplantıda raporlarla ilgili bilgi verildikten sonra Başbakan bize söz hakkı verdi. Ancak heyet üyelerinin çoğu söz almadı. Söz alanlar arasında sürece ilişkin değerlendirmelerini ve eleştirilerini dile getirenler olduğu gibi, farklı konulara değinenler de vardı.
O gün toplantıda neler konuşuldu? Hangi eleştiriler dile getirildi, ben neler söyledim ve Başbakan Erdoğan bunlara nasıl karşılık verdi?
Aradan geçen yıllara rağmen, o toplantıda yaşananların ve aramızda geçen diyaloğun kayda geçirilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Aşağıda aktaracağım metin, kendi kişisel notlarıma dayanıyor. Konuşmaların bire bir deşifresi değil; ancak dile getirilen düşüncelerin özünü ve toplantıda yaşananları aktarıyor.
Bu yazı dizisinde, 26 Haziran 2013 tarihli toplantıda yaşananları ve Başbakan Erdoğan'la aramızda geçen diyaloğu, hatırladığım ve notlarıma geçirdiğim şekliyle paylaşacağım.
Arkadaşların anlattığı kadarıyla, toplantıda eleştirel olarak 2-3 kişi söz aldı ve ikinci aşamaya geçmemeyi eleştirdi.
Gerisi eleştiri falan yapmadı. Hatta bazıları, kişiliklerini de ele veren, tamamen ilgisiz şeylerden bahsettiler.
***
78'liler sözcüsü arkadaşım Celalettin Can, toplantıdan önce Vatan'a şu demeci vermişti:
Neyi söylemem gerekirse dile getiririm. Gezi konusuna da değineceğim.
Dolmabahçe toplantısı Kürt meselesiyle ilgili bir platform. Henüz masa devrilmiş değil. Gezi olaylarının başladığı ilk gün, Akil insanlar olarak bir açıklama yapmamız gerektiğini ifade ettim. Celalettin Can olarak Akillere yönelik "Taksim'de kötü şeyler oluyor, barış kavramını yitiriyor" dedim. Akil ve vicdanlı insanlar olarak açıklama yapmamız önerisini getirdim. O gün yapmış olsaydık belki de belki de olaylar çok fazla tırmanmayacaktı. Tavrım belli. Saygılı bir üslup içinde görüşlerimi belirtir, kimseye hakaret etmem. Bana edilmesine müsaade etmem.
Müsteşarlık'ta bu 26 Haziran toplantısına ilişkin tutanaklar yoktu. Esas söz alıp konuşanları kendi girişimlerimle tespit edebildim.
Cereyan eden tartışmaların en ayrıntılı safahatını, Celalettin Can'ın ricam üzerine bana yolladığı notlardan izledim.
Kaynak: Baskın Oran,
"Kürt Barışında Batı Cephesi",
"Ben Ege'de Akilken..."
Celalettin Can'ın ağzından 26 Haziran toplantısı
Aşağıda, Baskın Oran'ın Ben Ege'de Akilken... başlıklı çalışmasında, Celalettin Can'ın kendisine ilettiği notlardan hareketle aktardığı bölüm yer alıyor. Can'ın notları, 26 Haziran 2013 tarihli toplantıda yaşanan tartışmaları ve Başbakan Erdoğan'la arasında geçen diyaloğu kendi anlatımıyla ortaya koyuyor.
26 Haziran 2013 tarihli Dolmabahçe toplantısında raporlarla ilgili bilgi verildikten sonra Başbakan bizlere söz hakkı verdi. Bunun birçok açıklaması olabilir. Ama heyet üyeleri pek söz alma eğilimi göstermedi. Benim dışımda söz alan Tarhan Erdem, "Demokratik adımların atılmasını beklendiğini" anlatmaya çalıştı. Kadın İnanır, "Sayın Başbakan, her zaman böyle yumuşak olsanız" mealinde bir cümle kurdu. Orhan Gencebay —barajlarla ilgili söylenenlerden dolayı mı, başka bir nedenle mi bilemiyorum— "barajların yararından, depremlerden" bahsetti. Doğu Ergil'in, Tarhan Erdem'e benzer cümlesini hatırlamıyorum. İzzettin Doğan ise —Alevileri koruma güdüsüyle olmalı— Başbakan'ın ifade ettiği gibi Alevilerin Gezi Parkı'na toplu gitmediğini, bütün Alevilerin CHP'li olmadığını, Reyhanlı'da ölenlerin Sünni vatandaşlar olarak açıklanmasının uygun olmadığını ifade etti (...)
Aşağıda yer alan tutanak tamamen kişisel notlarımdan oluşmuştur. Aktarımlar bire bir konuşmaların deşifresi değildir. Ancak meali ve özü aynıyla vuku bulmuştur. (...)
Olayın tarihselliği ve önemi dikkate alındığında, toplantıda dile getirdiğim düşünceleri, Başbakan ile aranızda geçen tartışma diyaloglarını olabildiğince geniş bir çerçevede izah etmem zorunluluk olarak belirdi. Bu nedenle uzun bir metin ortaya çıktı. Metinde italik karakterlerle yazılan bölümler toplantıda dile getirdiğim düşüncelerdir.
(Devam edecek...)
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish