Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sergi Salonu'nda 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin “Kuzey Atlantik Konseyi Toplantısı”nda konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Zirvesi'nde yaptığı konuşmada savunma sanayiinden bölgesel krizlere, NATO'nun geleceğinden terörle mücadeleye kadar birçok başlıkta önemli mesajlar verdi. Türkiye'nin savunma sanayisinde üretim ve ihracat kapasitesi bakımından dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdiğini belirten Erdoğan, 2030 yılından önce savunma harcamalarının milli gelire oranını yüzde 3,5'e yükseltmeyi hedeflediklerini açıkladı. NATO içinde savunma sanayi alanındaki kısıtlamaların kaldırılması çağrısını yineleyen Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük kara ordusuna sahip müttefik olarak ittifakın güvenliğine katkı sunmayı sürdüreceğini vurguladı.
Konuşmasında bölgesel gelişmelere de değinen Erdoğan, İran krizinin çözüm sürecinde ABD Başkanı Donald Trump'ın benimsediği yaklaşımı desteklediğini ifade ederek, Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi için Türkiye'nin gerekli katkıyı vermeye hazır olduğunu söyledi. Orta Doğu'da kalıcı barışın iki devletli çözümden geçtiğini yineleyen Erdoğan, Gazze ve Lübnan'da sükûnetin sağlanmasının uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğunu dile getirdi. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda hem Kiev'e desteğin sürdüğünü hem de Moskova ile diyalog kanallarının açık tutulduğunu belirten Erdoğan, Trump'ın barış vizyonunu desteklediklerini ifade etti. Erdoğan ayrıca, terörün tüm biçim ve tezahürleriyle mücadelede NATO müttefiklerinin tam dayanışma içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"Türkiye olarak 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3,5 oranına yükseltmek için tedbirlerimizi aldık. Güvenlik ve dayanıklılık ile ilgili harcamalarımızı yüzde 1,5 payına ulaştık. Böylece Lahey'de belirlenen orana 5 yıl evvel ulaşmayı planlıyoruz. Şüphesiz ki ülkemizin başarısı savunma sanayindeki atılımdadır. Dünyada ilk 10 ülke arasına girdik. 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını karşılamış olacağız. İttifakta eksikliği en çok hissedilen hava ve füze kabiliyetine, 'Çelik Kubbe' ile karşılamış olacağız.
Avrupa'daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan aşamada ittifakın hizmetine sunmanın gayretindeyiz. Kosova'da, Karadeniz'de, Baltıklar ve diğer coğrafyalarda ittifakın harekat, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz. İHA ve SİHA'ları gerçek muharebe alanlarında başarıyla kullanan bir müttefik olarak tesisini öngördüğümüz insansız sistemlere karşı koyma mükemmeliyet merkezimizi NATO 'ya akredite etmeyi temenni ediyoruz.
Bu merkezin bilhassa hava ve deniz. drone tehditlerine karşı mukabele kabiliyetimizi destekleyeceğine inanıyorum. Değerli misafirler, NATO 3.0 hedefine en kısa zamanda ulaşmamız için şu iki hususa özellikle dikkat çekmek isterim. Birincisi savunma sanayi başta olmak üzere savunma işbirliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Savunma sanayi formunda bu mesajın, hem endüstri hem hükümet yetkilileri tarafından vurgulanmış olmasını memnuniyetle karşılıyoruz. İkincisi Avrupalı müttefikler olarak kıta savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenirken ittifakın bütünlüğünü ve transatlantik ilişkileri zayıflatabilecek tasarruflardan da kaçınmamız gerekiyor.
Birliğin güvenlik alanındaki çabalarında azami fayda ancak ve ancak NATO'yla gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla mümkün olabilir. Aklın ve mantığın emrettiği bir işbirliği modeli mümkünken birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtlı kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa'da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır. Bu tutumun Sayın Genel Sekreter'in işaret ettiği transatlantik savunma sanayi altyapısına hizmet etmediği de açıktır.
Ukrayna savaşında Sayın Trump'ın barış vizyonunu paylaşıyor, Ukrayna'nın öncelikli ihtiyaç listeleri girişimine desteğimi bildiriyorum. Ukrayna'yı desteklerken Rusya'yı da barışa yönlendirecek şekilde iletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz. İran krizinin çözüm yoluna girmesinde sabotaj teşebbüslerine rağmen dostum Sayın Trump'ın sergilediği kararlı tutumu takdirle karşılıyorum. Diplomatik çabalarımıza ilave olarak Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız. Bu vesileyle Türkiye'yi hedef alan füzelere karşı NATO unsurları tarafından sağlanan destek için Amerika ve İspanya başta olmak üzere ilave hava savunma bataryaları konuşlandıran Almanya ve İtalya'ya teşekkürlerimizi ifade ediyorum.
Konuşmamızı artırmamızın şart olduğuna inandığım İstanbul işbirliği girişimi mensubu ortaklarımızın bugün bizlerle olmalarını önemsiyorum. Orta Doğu'da kalıcı barış anahtarının iki devletli çözüm olduğunu bir kez daha vurguluyorum. Özellikle Gazze ve Lübnan'da sükunetin sağlanması için hepimize görev düştüğünü ifade etmek istiyorum. Son olarak terörün tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele konusunda tam bir dayanışma içinde olmamız gerektiğini hatırlatıyorum. Ankara Zirvesinin hayırlara vesile olmasını diliyor. Zirvenin hazırlıklarında Hazırlıklarında emeği geçenlere teşekkür ediyorum."
AA