İstanbul Valisi Davut Gül, geçen hafta yaşanan sel felaketinde 7 kişinin hayatını kaybettiğini, doğrudan ve dolaylı zararın yaklaşık 10 milyar liraya ulaştığını belirterek, “Geçen hafta yaşadığımız taşkınlar da İstanbul'umuz başta olmak üzere Marmara için bir milat olması lazım” dedi.
İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen Marmara Havzası Havza Su Kurulu Toplantısı'na katıldı. Toplantıda su kaynaklarının korunması, su kirliliğinin önlenmesi, taşkın ve tarımsal kuraklıkla mücadele çalışmaları ile yatırım ihtiyaçları ele alındı.
Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever'in açılış konuşmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Gül, geçen hafta yaşanan sel felaketinin etkilerine ve alınması gereken tedbirlere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Gül, yaklaşık 500 yılda bir karşılaşılabilecek düzeyde yağış yaşandığını belirterek, selde hayatını kaybeden 7 kişinin ailelerine başsağlığı diledi.
Felaketin boyutuna dikkati çeken Gül, “Aslında o kadar büyük bir sel geldi ki 7 değil, bugün Allah muhafaza farklı rakamları konuşuyor olabilirdik” ifadelerini kullandı.
“Bu selin oluşmasında herkesin az ya da çok kusuru var”
Sel felaketinin yalnızca dere ıslahı çalışmaları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Gül, zamanında gerekli tedbirlerin alınması halinde can kayıplarının önlenebileceğini söyledi.
Gül, “Durduk yerde sel olmadı. Aslında hemşehrilerimiz olarak, vatandaşlarımız olarak, idareciler olarak bu şehirde yaşayan herkesin az ya da çok bu selin olmasında kusuru var” dedi.
Taşkın yaşanan bölgelerde su yataklarının daraltıldığını ve gerekli önlemlerin alınmadığını gördüklerini aktaran Gül, sorunun geçmişten gelen bir süreçle bağlantılı olduğunu belirtti.
“Yıkılan binalar dere yatağında, ruhsatsız ve depreme dayanıksız”
Sel sırasında yıkılan binaların özelliklerine değinen Gül, bu yapıların dere yataklarında bulunan, ruhsatsız ve depreme dayanıksız binalar olduğunu ifade etti.
Gül, bazı yapıların deprem olmadan da yıkılabilecek durumda bulunduğunu belirterek, vatandaşların dere yataklarına ve tapusuz alanlara yapı yapmasının yanı sıra ilgili kurumların da bu yapılaşmaya zamanında müdahale etmesi gerektiğini söyledi.
Sorunun yalnızca son birkaç yılın meselesi olmadığını vurgulayan Gül, “Bu tabii 3 senenin, 5 senenin, 10 senenin meselesi değil. 50 senelik, 100 senelik hepimizin ve bizden öncekilerin de kusurları” diye konuştu.
Gül, bundan sonraki süreçte mevzuatta belirlenen görevlerin yerine getirilmesi, kuralsız yapılaşmaya izin verilmemesi ve dere yataklarında risk oluşturan yerleşimlerin önlenmesi gerektiğini kaydetti.
“10 milyara yakın zarar var”
Sel felaketinin ekonomik boyutuna ilişkin de bilgi veren Gül, doğrudan ve dolaylı zararın yaklaşık 10 milyar lira olduğunu bildirdi.
Su kaynaklarının hem kuraklıkla mücadele hem de taşkın riskinin azaltılması açısından önem taşıdığını belirten Gül, suyun uygun koşullarda depolanması, taşınması ve dere yataklarının mühendislik esaslarına göre düzenlenmesiyle risklerin azaltılabileceğini ifade etti.
Gül, “Bu aşamadan sonra nasıl 17 Ağustos depremi bir milat olduysa, geçen hafta yaşadığımız taşkınlar da İstanbul'umuz başta olmak üzere Marmara için bir milat olması lazım” dedi.
Taşkınlara karşı alınacak önlemlerin ve yapılacak çalışmaların önemine işaret eden Gül, toplantıda alınacak kararların yaşanan sorunların çözümüne katkı sunmasını umduğunu belirtti.
ANKA