İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Osman Kavala’nın avukatlarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesinin 25 Ağustos 2026 tarihli kararına dayanarak yaptığı tahliye, infazın durdurulması ve yeniden yargılama başvurusunu reddetti. Mahkeme, mevcut hükmün infazının devamına karar verdi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Osman Kavala hakkında 13 Ekim 2026 tarihli ek kararını açıkladı.
Kavala’nın avukatları, AİHM Büyük Dairesinin 25 Ağustos 2026 tarihli kararını gerekçe göstererek yeniden yargılama yapılması, hükmün infazının durdurulması ve Kavala’nın tahliye edilmesi talebiyle mahkemeye başvurdu.
Cumhuriyet savcısının yazılı mütalaasını alan mahkeme, başvuruyu değerlendirdikten sonra taleplerin reddine karar verdi.
Mahkemenin gerekçesi
Mahkeme kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kabul edilebilirlik koşullarına ilişkin hükümlerine atıfta bulunularak iç hukuk yollarının tüketilmesi şartının temel usul koşullarından biri olduğu belirtildi.
AİHM’nin bir temyiz mahkemesi olmadığı yönünde değerlendirmede bulunan mahkeme, delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesinin ulusal hukuk ile ulusal mahkemelerin yetkisinde olduğunu savundu.
Kararda, aksi yöndeki bir yaklaşımın AİHM’nin “ilk derece mahkemesi veya temyiz mahkemesi gibi hareket etmesi” sonucunu doğuracağı ifade edildi.
İtiraz yolu açık
Mahkeme, Kavala’nın avukatlarının infazın durdurulması, tahliye ve yeniden yargılama taleplerini Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 318/3. maddesi kapsamında reddetti.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 2021/178 esas ve 2022/178 karar sayılı hükmün infazının devamına da hükmetti.
Oy birliğiyle alınan ek karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edilebilecek.
ANKA