Tunus Cumhurbaşkanlığı Divanı’ndan bir istifa daha

Eski Tunus Başbakanı Şahid kendisini el-Baci’yi “devirmekle” suçlayanlara dava açacak

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (DPA)

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in ekibinden gelen yeni bir istifa arkasında şiddetli siyasi bir tartışma ve cumhurbaşkanının beş yıllık görev süresi içinde bir buçuk yıldan az bir sürede istifa eden kişi sayısının sekize ulaşmasının ardından Cumhurbaşkanlığı Divanı’nın saflarını ayıran peş peşe gelen istifaların sebepleri hakkında bir soru dalgası bıraktı.

En son istifa eden kişi 2019 yılının Kasım ayında Cumhurbaşkanlığı’nda ataşe olarak görev yapmaya başlayan İsmail el-Bedivi oldu. Bedivi, Cumhurbaşkanlığı Divanı’ndan istifa eden sekizinci kişi oldu. Bu durum Tunus kamuoyunda şaşkınlığa  yol açtı.

Genelde istifa eden kişiler, istifa kararlarının gerçek sebebine işaret eden açıklamalarda bulunmaktan kaçınıyorlar ve “kişisel sebeplerden dolayı” istifa ettiklerini söylemekle yetiniyorlar. Ancak Tunuslu bazı siyasetçiler bu istifalardan bazılarının özellikle kendisini yerel sahneye bağlayan siyasi ve toplumsal krizler ışığında Cumhurbaşkanlığının çevresindekiler ile ilişkilerinde tecrübe eksikliği yüzünden geldiğini söylüyor.

Geçtiğimiz birkaç ay içerisinde Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın içinde neler olup bittiğiyle ilgili kulisler hakkında pek çok soru uyandı. Muhalefet partisi liderleri daha önce Said’in siyasi ve diplomatik performansına yönelik sert eleştirilerde bulunmuş, kendisini divanındaki meseleleri kontrol edememek ve danışmanlarını seçememekle suçlamıştı. Peş peşe gelen istifalar da buna yorulmuştu.

İstifa eden kişilerin listesinde Tunus Cumhurbaşkanlığı Divanı Başkanı Büyükelçi Tarık Bittayyib, Ulusal Güvenlik Danışmanı General Muhammed Salih el-Hamidi, Siyasi İşlerden Sorumlu Kıdemli Danışman Abdurrauf Bittabib ve Protokol ve Teşrifattan Sorumlu Danışman Tarık el-Hanaşi yer alıyor. Buna ek olarak Medya Danışmanı Reşide en-Neyfer, Cumhurbaşkanlığı Divanı Basın Ataşesi Hale el-Habib ve Cumhurbaşkanlığı Divanı’nda Siyasi İşlerden Sorumlu Ataşe Rim Kasım da bu listede yer alıyor.

İstifa edenlerin çoğu medyaya konuşmamayı tercih etse de Ulusal Güvenlik Danışmanı Muhammed Salih el-Hamidi aralarındaki en cesur kişiydi. Hamidi terörle mücadelede başarılı saha planlarına öncülük eden üst düzey askeri çerçevelerden biri olmasına rağmen görüşünün dikkate alınmadığına işaret ederek “kendisine danışılmayan bir danışman” olduğunu söylemesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndan istifa etmesinin sebeplerine değinmesi bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Cumhurbaşkanı Said, Cumhurbaşkanlığı ekibinin performansına uzanan eleştirilere cevaben, hataların yapılabileceğini ve karşılığında bu hataların boyutunun azaltıldığını vurguladı. Said danışmanlarından oluşan ekipte farklı bakış açıları ve çalışma algıları olduğunu kabul ederek, eleştirmenlerini “kendisini karmaşıklığa düşürmek amacıyla başarısızlıklar aramakla” suçladı.

Süregelen istifaların nedenlerine ilişkin bazı yerel medya kuruluşlarında çıkan haberlerde, Tunus Üniversitesi’nde Cumhurbaşkanı Said’in eski bir arkadaşı olan Nadiya Ukkaşe’nin Cumhurbaşkanlığı Divanı müdiresi olarak atandığından beri danışmanların kalması veya onları istifaya zorlama konusunda oynadığı merkezi role işaret edildi.

Ukkaşe’nin Cumhurbaşkanlığı’na girmesi birçok eleştiriyi de beraberinde getirmişti. Bu kararı eleştirenler “Ukkaşe’nin siyasi tecrübesi olmamasını” gerekçe gösteriyorlardı. Ukkaşe’nin cumhurbaşkanına yaptığı her ziyaret veya toplantıda eşlik etmesi, kendisinin siyasi kararların belirlenmesinde önemli bir unsur olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte geçtiğimiz aralık ayında medya ve web siteleri, kardeşinin bir suça karıştığını örtbas etmeye çalıştığından ötürü görevinden alındığı haberini yaymıştı. Ancak daha sonra bu haberin yalan olduğu ortaya çıktı.

Bu bağlamda Tunuslu siyasi analist Cemal el-Arfavi, cumhurbaşkanının parti sistemi dışından gelmesinin “saray içinde ve Cumhurbaşkanlığı Divanı’nın işleyişinde bu karmaşaya sebep olan faktörler arasında olabileceğini” söyledi. Arfavi cumhurbaşkanının danışmanlarının seçimlerinde, ekip ruhuyla çalışmak yerine aralarında bir uyumsuzluk ve çatışma oluşmasına sebep olan gerçek bir sorun olduğuna işaret etti.

Öte yandan eski Tunus Başbakanı ve Yaşasın Tunus Hareketi Başkanı Yusuf eş-Şahid, kendisini 2019 yılında merhum Cumhurbaşkanı el-Beci Kaid es-Sibsi’yi devirmeye teşebbüs etmekle suçlayan siyasi partilerin hakkında şikayet dilekçesi vereceğini vurguladı. Ancak “kendisine güvendiği için” Tunus Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Tunus Parlamentosu eski Başkanı Muhammed en-Nasır’ı bundan muaf tuttu.

Bu suçlamalar Muhammed en-Nasır’ın “İki Cumhuriyet, Bir Tunus” başlığı altında yayınlanan anılarında yer almıştı. Merhum Cumhurbaşkanı el-Beci Kaid es-Sibsi’nin yönetimde olduğu sırada dönemin Tunus Başbakanı Yusuf eş-Şahid ve Raşid el-Gannuşi liderliğindeki Nahda Hareketi’nden gelen “şüpheli hareketlere” ilişkin bilgiler yer alıyordu. Bu hareketler farklı tepkilere yol açarken, muhalefet bunu Cumhurbaşkanı el-Baci Kaid es-Sibsi’ye yönelik “siyasi darbe girişimi” olarak yorumlamıştı.

 

*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Şarku'l Avsat

DAHA FAZLA HABER OKU