Trump'ın profilini kim çiziyor?

Liberal medyada Trump hakkındaki bu "nadir" cevabın ne temelleri ne de dalları var… Sadece boş bir salonda yankılanan yapayalnız bir mırıltı

Fotoğraf: Reuters

Tarih beni nasıl hatırlayacak?

Tarih seni nasıl hatırlayacak?

Bu iki sorudan ilki, kişinin kendisine yönelttiği; ikincisi ise, "başkasından" kendisine yöneltilen bir soru.

İkisi de tarihin yargısına ve onun saygı ve hürmetine nasıl layık olacağınıza odaklanıyor.

Genelde bu soru politikacılara, kanaat önderlerine, sanatçılara, sporculara ve bilim insanlarına yöneltilir.

Tarihin kendilerini nasıl hatırlayacağı ile ilgilenmeyen sıradan insanlara değil çünkü onlar anın sularına dalmış durumdalar.

Ancak bu bir tuzak ya da kesinlikten yoksun bir soru.

Örneğin şöyle söylemek yeterli olacaktır:

Hangi tarihten bahsediyoruz? Hangi pencereden bakıyoruz?

Bunun, milliyetçilik, etnik, mezhep, din, parti ya da herhangi bir akım olsun önyargılı etmenlerden sıyrılmış objektif bir resme dayanan mutlak bir tarih hükmü olduğuna kim karar verecek?

Böyle mutlak bir tarih hükmü var mı ya da tarihi yazan bazılarının ve bu yazılanları pazarlayanların bir hükmü var mı?


Daha gerçekçi bir ifadeyle Beyaz Saray'dan ayrılan ABD Başkanı Donald Trump'ın tarih kamerasındaki imajına kim karar veriyor?

Hangi tarihte, hangi kameraman tarafından ne tür bir kamerayla, nasıl ve nerede sunuluyor bu imaj? Seyirciler kimler?

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Hepsi kesinliği olmayan göreceli ölçütlerdir. Trump ikinci dönem başkanlığını kazanmış, bir medya aracı ve sosyal medya platformları inşa etmeyi başarmış, Trumpçı partinin yapısını genişletmiş, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını patlak vermemiş ve bir grup serseri ABD Kongre Binası'na baskın düzenlememiş olsaydı o zaman ki imajla şimdiki imaj bir olur muydu?

BBC, bazı entelektüellere ve siyaset bilimi profesörlerine yönelik bir anket düzenledi.

Çoğu Trump'ın mirası hakkında gelen bir soruya çeşitli suçlamalarla olumsuz bir şekilde cevap verdi.

Bazı suçlamalarda haklılık vardı ancak Trump bunda tek başına değildi.

Bazıları abartılmıştı. Bazılarında Trump tek başına suçu üstlenmeyi hak ediyordu.

Bazılarında işin dalgasına bakılıyordu. Bazılarında solun şiddetli intikamından bahsediliyordu.


BBC anketindeki çarpıcı cevaplardan biri "O, gelişmiş bir ekonomi inşa eden ve ABD'nin Çin karşısındaki tutumunu daha Kovid-19 salgını patlak vermeden önce yeniden şekillendiren bir başkan. Terör liderlerini savaş alanından temizleyen, uzay programını yenileyen, ABD Yüksek Mahkemesi içerisinde muhafazakar çoğunluğu sağlayan ve rekor bir sürede Kovid-19'a karşı aşı üretimini hızlandırma sürecine izin veren bir başkan" şeklinde geldi.

Ancak liberal medyada Trump hakkındaki bu "nadir" cevabın ne temelleri ne de dalları var… Sadece boş bir salonda yankılanan yapayalnız bir mırıltı.


Yukarıda yazılanlar Trump'ı savunmak için değil. Bu sözleri başlatan da bu değil…

Baskı ve medya selinin gücüyle nasıl bir imaj yaratılacağının üzerinde düşünmek için yazıldı bu ifadeler…

Irak'ın acılı bilgesi Ma'rûf er-Rusâfî şöyle demiş:

Bir nesil kendisinden sonra gelenlerin çizgisini aşarsa
Övgü dolu yalanlarla süslenir
Anlatılanların hepsinde tarih mi yazıldı sanırsın
Oysa okuyucuları için uydurma sözden başka bir şey değildi
Şimdikilerin işine baktık da kuşkulandık
Eskilerin işine bakıp da nasıl inanalım?

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Independent Türkçe için çeviren: Sema Sevil

Şarku'l Avsat

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU