Libya’daki uzlaşı siyasi çözüme dönüşür mü?

Libya’daki birçok siyasi çevre, Bingazi ve Trablus arasında benzeri görülmemiş bir görüş ayrılığına yol açan müzakereleri kimin yürüttüğü konusunda ‘tamamen eksik olan ayrıntılarla’ ilgili birçok soru yöneltti

UMH Başkanı Fayiz es-Serrac (solda) LUO Lideri Halifer Hafter (Sağda) (AFP)

Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanı Fayiz es-Serrac tarafından ‘ateşkesin sağlanması ve siyasi diyaloğun yeniden başlaması' hususunda ayrı ayrı yapılan açıklamalar, Libya'nın içerisinde ve dışında büyük bir yankı buldu. Yıllardır Libya sorununa önem veren ülkelerin çoğu ve uluslararası- bölgesel kurumlar, söz konusu açıklamalardan sonra memnuniyetlerini dile getirdi.

Zamanlaması ve detayları açısından sürpriz şekilde karşılanan bu açıklamaların oluşturduğu iyimserlik atmosferine rağmen özellikle de UMH içerisinde muhalif seslerin yükselmesinden ve Bingazi'deki LUO tarafından kayda değer herhangi bir yorum yapılmamasından sonra ülkede, krizi sona erdirecek kapsamlı barış anlaşması hususunda soru işaretleri gündeme gelmeye başladı.

Bu açıklamalar ve uzlaşı açıklamasının her iki taraftan da eş zamanlı olarak yapılmış olması, uzlaşıya olanak tanıyan gizli kulislerde yaşananlara dair çeşitli sorulara kapı araladı.

Detaylar

Libya'daki birçok siyasi çevre, Bingazi ve Trablus arasında benzeri görülmemiş bir görüş ayrılığına yol açan müzakereleri kimin yürüttüğü konusunda ‘tamamen eksik olan ayrıntılarla' ilgili birçok soru yöneltti. Görüşlerin çoğunluğu, birkaç hafta önce bir rüya olan anlayışlara olanak tanıyan, Libya'nın içinde ve dışındaki çatışma taraflarına baskı uygulamış ABD'nin gizli rolünün varlığı hususunda hemfikir.

Bu görüşler, söz konusu gelişmelerin Libya'daki benzeri görülmemiş ABD müdahalesinden birkaç hafta sonra meydana gelmesine ve Washington'un Libya Büyükelçiliği ile Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla arka arkaya açıklamalarda bulunmasına dikkati çekti. Büyükelçilik ve Bakanlık, açıklamalarında ‘silah ambargosu ve yabancı savaşçıların gönderilmesi ile ilgili uluslararası kararlara aykırı davrananlara cezalar uygulanması ve Libya'da askeri tırmanışın durdurulması' meselelerine değinmişti.

Washington'un baskısı

UMH'nin eski siyasi danışmanı Sami el-Atraş, bu ilerlemenin sağlanması ve siyasi tıkanıklığın aşılması hususunda üçüncü bir tarafın varlığının kesin olduğunu vurguladı.

Atraş, “Hiç şüphe yok ki Libya meselesine dair son gelişmelerde ABD, gerçek oyuncudur. Yaşananlar, uzlaşıya dayalı bu formül için ABD'nin Libya'daki ve yurt dışındaki tüm taraflara uyguladığı baskıların bir sonucudur” dedi.

Libyalı gazeteci Muhammed Arabi, Independent Arabia'ya yaptığı açıklamada, “Son günlerde ABD yönetiminin Libya meselesine olan ilgisi, koşulları eskisi gibi bırakmayacak. Bana göre bu, Washington'un başta Türkiye ve hatta Rusya olmak üzere sınırları dışındaki Libya yandaşları üzerindeki büyük etkisinden kaynaklanıyor. Bu nedenle cuma günü yaşananlar, ABD'nin planlaması, iradesi ve desteğiyle yaşandı. Bu, şüphe duymadığım bir şey” değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlar, şüphelere yol açtı

Öte yandan Bingazi ve Trablus'tan yayınlanan açıklamalara ilişkin yapılan bazı yorumlar, gerçek, kapsamlı ve nihai bir barış anlaşması hususunda ilerleme fırsatları hakkında şüphelere neden oldu.

UMH Sözcüsü Muhammed Kanunu, Independent Arabia'ya yaptığı açıklamada, “UMH'ye bağlı askeri bir güç olarak, bu bildiriyle ilgili tavrımızı belirleme sürecindeyiz” dedi. UMH Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz es-Serrac tarafından ilan edilen ateşkese bağlılıklarını ve nihai bir tutum ortaya koymayı reddeden Kanunu, şu anki tavırlarının, bildiriden sonra Burkan el-Gadab (Öfke Volkanı) operasyonunun internet sitesindeki açıklamalarla ifade edildiğini vurguladı.

Kanunu, söz konusu internet sitesinde yaptığı açıklamada, ‘Libya'nın tüm şehirleri özgür kalıncaya kadar askeri operasyonlara devam edeceklerini' duyurmuştu. Muhammed Kanunu, Temsilciler Meclisi ve LUO'ya atıfla, “Daha önce karşı taraftan gelen ihlaller, ateşkes ilanlarına asla güvenmememiz gerektiğini gösteriyor. Çünkü onlar ihanete alışkın” açıklamasında bulunmuştu.

Serrac'ın ateşkes sağlama ve Libya'nın doğu cephesiyle müzakereleri kabul etme adımına karşı ret, yalnızca askeri kolu ile sınırlı değil, aksine kendisine yakın bazı politikacıları da kapsıyor. Öyle ki Başkanlık Konseyi'nin BM temsilcisi Tahir el-Sunni, işlenen suçların zaman aşımına uğramaması için geçiş süreci adaletinin sağlanması ve savaş suçu işleyenlerden hesap sorulması gerektiğini vurguladı. Bugüne kadar tüm samimi girişimleri memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Sunni, “Ama bunu insanlara detaylıca anlatmayı kabul etmiyoruz. Çünkü halkın kendi kaderini tayin hakkı vardır. Soru şu; Trablus'a savaş başlatan, onu tebrik eden, destekleyen ve daha sonra mağlup olan bir taraf mı ateşkese bağlı kalacak? Göreceğiz. Ancak herhangi bir manevrayı veya tehdidi kabul etmeyeceğiz” dedi.

Serrac'a istifa çağrısı

Serrac'ın eski siyasi danışmanı Sami el-Atraş, savaşı sonuna kadar götüremediği ve Libya topraklarının kontrol altına alamadığı taktirde Başkanlık Konseyi Başkanı'na istifa çağrısında bulundu. Atraş, Independent Arabia'ya yaptığı açıklamada, “Fayiz es-Serrac, Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı olarak, eğer Libya halkının kontrolünü ve meşruiyetini tüm Libya topraklarında genişletmek için söz verdiği şeyi başaramayacak durumdaysa, o halde geri çekilmeli ve sahneyi terk etmelidir” ifadelerini kullandı. Aynı şekilde Sirte'yi silahtan arındırılmış bir bölge yapma önerisini kabul etmeyi dolayısıyla Serrac'ı eleştiren Atraş, dış taraflarla savaşta olmadıklarına dikkati çekti.

Yakın zamanda üçüncü bir tarafın arenaya dahil olacağını söyleyen Sami el-Atraş, “Dünkü açıklamanın, silahtan arındırılmış bir bölgenin inşası için çalışacak ve uluslararası bir askeri güç olacak üçüncü bir gücün dahil olmasının önünü açmasını bekliyorum. Bu durum, ABD tarafından yönetilebilir, ki bu benim için ve diğer pek çok kişi için kabul edilemez bir durumdur” dedi.

Koordinasyon reddedildi

Öte yandan Temsilciler Meclisi Medya Bürosu Direktörü Hamid es-Safi, söz konusu açıklamalar öncesinde Akile Salih ve Trablus'taki herhangi bir taraf arasında doğrudan temas veya koordinasyon olduğunu yalanladı. Temsilciler Meclisi Başkanı'nın Medya Danışmanı Fethi el-Merimi de “Ateşkes, ister Türk ister paralı askerler olsun tüm yabancı kuvvetlerin Libya'dan tamamen ayrılmasını ve milislerin dağıtılmasını gerektiriyor” dedi. Merimi, Independent Arabia'ya yaptığı açıklamada, Temsilciler Meclisi'nin açıklamasının ‘ateşkesi, siyasi müzakerelerin yeniden başlamasını, parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini, kalıcı ve kapsamlı bir barışı destekleyen Berlin Konferansı sonuçlarından ve Kahire girişiminde belirtilenlerden' kaynaklandığını vurguladı.

Hafter'in nasıl tavır alacağı bekleniyor

Bu atmosfer ortasında LUO Sözcüsü Ahmed el-Mismari'nin ‘ordunun ret ettiğine' dair haberleri yalanlamasına rağmen LUO'nun ateşkes ilanına ilişkin tavrı hala belirsizliğini koruyor. Mismari, “UMH ve Temsilciler Meclisi tarafından eş zamanlı olarak yapılan ateşkes ilanı hususunda, şu ana kadar henüz hiçbir açıklama yapılmadı” dedi.

 

*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Independent Türkçe için çeviren: Şarku'l Avsat

https://www.independentarabia.com/node/145511/

DAHA FAZLA HABER OKU